Bir Bulut Kaynıyor

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.202
Gösterim
Adı:
Bir Bulut Kaynıyor
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
151
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Toros Yayınları
Baskılar:
Bir Bulut Kaynıyor
Bu Diyar Baştan Başa 4
Bir Bulut Kaynıyor
Bir Bulut Kaynıyor
204 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu Diyar Baştan Başa Serinin son kitabı da bitti ve Yaşar Kemal’i her okuduğum da bana hakim olan duygu tüm benliğimi sarmış durumda. Yaşar Kemal’in gazetecilik yıllarının bir özetidir bu dörtleme. İl il , bölge bölge , köy köy gezdiği yurdun sorunlarını o kadar güzel vermiş ki; günümüz Türkiye’si bu gün hala o yılların ceremesini çekiyor. Din üzerinden insanların nasıl cahil bırakıldığından nasıl sömürüldüğünden tutun da bilinçsiz köylülerin tarla açmak için, hem de sadece birkaç yıl mahsul alıp sonra erozyonla taşa kaya ya dönüşeceğini bile bile katlettiği ormanlar, bilinçsiz avlanma ve sanayi atıklarıyla yok edilen deniz canlıları. Kısacası 1952-1982 arası Türkiye panoraması. Ben o dönemde siyasetçi olsa idim bu idealist gazetecinin hiçbir yazısını aksatmadan okur ve çözümler üretmeye çalışırdım. Ve inanıyorum ki böyle idealist bir siyasetçi olsaydı, bugün Türkiye çok başka yerlerde olurdu. Hocam denize girdim orucum bozulmuşmudur soruları yerine, ben bu ülkeyi daha nasıl kalkındırabilirim, gelecek kuşaklara doğayı katletmeden nasıl bırakabilirim gibi sorulara cevap arıyor olurduk.
204 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
İnsanımızı mı öğrenmek istiyorsunuz? O vakit okumalısınız.Bu eser, okudukça içinde olmadığınız ama sanki içindeymiş gibi tanık olduğunuz bir dramı, insanın insan olmakla mücadelesini anlatıyor. Yaşar Kemal'ce diliyle yazılmış sayfalarda Anadolu'yu ve insanı keşfe çıkıyorsunuz. Yalın anlatım ve samimiyetin bir arada olduğu yazılardan oluşan kitabımız Yaşar Kemal ile dostluğunuzu daha da arttıracaktır.
204 syf.
·2 günde·10/10 puan
Hiç bir güç bana sabahın 4’ünde kitap incelemesi yazdıramazdı.
Ama bırak incelemeyi 9 senedir aşkla yaptığım uğruna iki üniversite okuduğum mesleğimi sorgulattı, ömrüm bilgisayar başında çizim yaparak mı geçecek, adam gezmiş arkadaş.
Adam yaşamış ulan!
Sokak çocuklarından, Avrupanın gözdesi olmuş ressamlarına ulaşmış hepsinin gönlünü kazanmış bu adam!
Hangi birimiz gecekonduya böyle anlam yükleyebilir?
Hangi birimiz altını ıslatan sidik kokan çocukla arkadaş olur?
Hangi birimiz!
Bu kitaptan yaptığım alıntılara dönüp dönüp bakacam yarın sabah! Her birini ezberleyene kadar.
Ha bu arada bir sorunun cevabını buldum, Yaşar Kemalin kitapları bitince ne yapacam ben diyordum, bu kitapta 7 defa Sait Faikten bahsedip övüyor onu. Sanırım Sait Faik’in Yaşar Kemal’e nasıl iz bıraktığını araştıracam.
Kucaklıyorum hepinizi, kim bilir sizin anlatacak ne güzel hikayeleriniz vardır? İşte mesele dünkü kitapta anlattığı o güveni bulmakta.
Sevgiyle kalın.
180 syf.
·2 günde·10/10 puan
Selamlar

Serimizin son kitabını kısa kısa ve gözüme çarpan kısımlarıyla anlatmaya çabalayacağım. Takdir siz değerli okuyucularındır.

Köylü çocuğu, yiğit kaymakam Memet Can'ın hikayesini okuyarak maceramız başlıyor. Okurken bize karanlıkta yol açtığını görecek, "böyle yöneticiler kaldı mı?" diyerek hayıflanacaksınız.

1967 yılında Kadıköy'de minibüsüne "proleter" ismini veren, bu sebeple başına iş açan şoför abimizi dinleyeceksiniz.

1968 yılında 6. filoya geçit yok diyen İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerine ait yurdun bir gece polisler tarafından basılışını hem öfkeyle hem de üzülerek öğreneceksiniz.

Abidin Dino, Çetin Altan röportajları ilginizi çekecek, bir gecekondunun yıkılışıyla zenginlerin mezarı arasında bir fark olmadığını anlayacaksınız.

Son olarak kitabımızın yarısı balıkçılardan, hayatlarından, denizlerden ve mücadelelerinden bahsediyor. Benim gibi deniz ve balık kültürüne uzak olsanız bile meraklanarak okuyacaksınız.

Ülkesini, insanını, doğayı, yaşamayı seven herkesin özellikle gençlerimizin mutlaka okuması gereken eserler bırakmış Yaşar Kemal.

Saygılarımla iyi okumalar diliyorum.
204 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Marmaris' teki balıkçılığı ve onların hazin hikayelerini anlatıyor. Dalgıçların ve denizden geçim sağlayan insanların dramatik hikayeler yer vermiş. İstanbul' da gecekonduculuğun nasıl başladığını yaşadıkları dramı ve çektikleri sıkıntıları anlatıyor. Zengin mezarlarına verilen önemi fakirin yaşadığı mekanlara verilmediği ifade ediliyor. İçim sızlayarak okudum .
204 syf.
·10/10 puan
Serinin son kitabının bitmesiyle buruk bir hüzün kapladı içimi. Balıkçılıkla ilgili birçok terim öğrendiğim, yeni balık isimlerini okur okumaz daha önce adını bile duymadığım balığı yeme isteğimin geldiği bir serüven oldu.

Gecekondulaşmaya, apartmanlara olan bakış açım değişti. Gecekondu şehrin yapısını çok bozuyor tamam kabul, peki ya apartmanlar?

Kitapta işlenen zengin mezarları, fakir evleriyse bu zamana kadar zengin fakir ayrımının edebi olarak doruk noktasıydı. Zenginlerin ölüleri, fakirlerin dirilerinden bile daha diri...

İnce Memed gibi kült bir eserin nasıl meydana geldiğini anlamak isteyenler, Bu Diyar Baştan Başa serisini sonuna kadar okumalı.
204 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Yaşar Kemal'in 1950-1965 yılları arasında, Anadolu'nun her köşesini bizzat dolaşarak, insanları ile bizzat yaşayarak, üşüyerek, ıslanarak, korkarak, terleyerek gerçekleştirdiği röportajlarını ve başından geçen serüvenlerini anlattığı bir seri..
Anadolu'yu, insanını, doğasını, hayvanını Koca Yaşar kadar iyi anlatabilen, tasvir edebilen var mı bilmiyorum?
Tarihi anlamı da bulunan bu seriyi kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.. Milli Eğitim Bakanı olsam, Türkiye'nin yakın tarihinin anlaşılması için okullarda okutulmasını zorunlu kılardım.. Saygılarımla..

Ufak bir tebessüm..
Elysee Sarayı’nın görkemli bir salonunda Cumhurbaşkanı Mitterrand dört kişiye Legion D’Honneur madalyası veriyor. O dört kişi yan yana dizilmiş. Joris Ivens, Elie Viesel, Federico Fellini ve Yaşar Kemal. Salonda ağır bir teşrifat havası var. Konuşmalar yapılıyor, Mitterrand madalyaları takıyor. En son Yaşar Kemal’e geliyor sıra. Yine o soğuk tören konuşmaları yapılıyor; Mitterrand Yaşar Kemal’e ödülünü takmak için yaklaşıyor ama o da ne! Koca Yaşar Kemal sarılıyor adama; o da Yaşaaaar deyip sarılmaz mı? O şatafat, o resmiyet birden insan sıcaklığına dönüşüveriyor; herkes onun sihirli dostluğuyla rahatlıyor.
Zülfü Livaneli
180 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Demokrasi karanlıkta kalmış her köşe bucağa ışık tutar. Karanlıkta çalışanların işine gelmez demokrasi. Basınımızda demokrasiyi, gerçek demokrasiyi, her şeye rağmen savunmaya çalışanlar ışıktan korkmayanlardır. Işıktan korkacak kadar kirli işlere yatmış olmayanlardır. Demokratik gerçekler memleketin iktisadi platformunu da ortaya koyar. Böyle açık bir platformda milli gelir dağılımına göre, işletmecilik esaslarına göre, eşitlik, özgürlük ilkelerine göre babıali basınının durumu epeyce falsoludur. Gerçek demokrasi bu falsoyu ister istemez ortaya çıkaracağı için demokrasiyi uyutmaya çalışırlar. Demokrasiye giden yolda bir uyutursun iki uyutursun, sonra yolun yönü değişir. Bu da onların belalarını bulmaları demektir.
204 syf.
·5 günde·10/10 puan
Serinin en beğendiğim kitabı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. O kadar çok alıntı ekledim ki zaten oradan da anlaşılabilir. Denizi bu kadar iyi anlatan başka bir yazar var mıdır? Bilemiyorum! Daha önceki kitaplarında da bu konudan derinden etkilenmiştim. Öyle bir yazıyor ki kendinizi o denizin kıyısındaymış gibi hissediyorsunuz. Her kitabında daha fazla hayran kalıyorum ve yaşarken onu okumadığım hatta tanışmadığım için çok hayıflanıyorum. Gerçeği, yaşanmışlığı ve tanık olduğu şeyleri yazmış olması daha da cezbediyor insanı. Çok güzel bir seriyi daha bitirmiş olmaktan mutluluk duyuyorum. Okumadıysanız, mutlaka okuyun derim.
204 syf.
·2 günde·10/10 puan
Bu Diyar Baştan Başa serisinin son kitabı. Öğrencilik yıllarımda yazarın bir çok kitabını okumuştum. Salgın nedeniyle evlere kapandığımız şu günlerde bazı kitaplarımı yeniden okurken en sevdiğim yazar ve kitaplara da bir merhaba diyorum. Yaşar Kemal’in diğer romanları gibi betimlemeler harika anın içimdeymişçesine okuyorsunuz, yaşıyorsunuz. Anadolu’yu karış karış gezen yazarımız yaptığı edebi röportajlarına yer vermiş bu kitapta. Anadolu’yu en iyi tanıyan yazar olarak da bilinen sevgili Yaşar Kemal’in bu röportajları yaptığı o yıllardan günümüze hiç bir şey değişmemiş ne yazık ki.
204 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10 puan
Serinin dördüncü kitabı. Serinin diğer kitaplarını daha çok beğendim. Diğer üç kitapta daha çok yazarın Anadolu’nun çeşitli şehirlerindeki izlenimlerini aktarırken bu kitap neredeyse tamamen İstanbul odaklı bir kitap olmuş. Dönemin sorunları üzerinde durulmuş. Özellikle gecekondusu yıkılan insanlar, Marmara denizi problemleri ve balıkçılar kitapta geniş yer tutuyor. Okunmaya değer bi kitap. İyi okumalar.
204 syf.
En çok sevdiğim yazardır kendisi. Şimdiye kadar 30 kitabını okudum ve bütün kitaplarını okumaya düşünüyorum . Allahın Askerleri kitabını bulamıyorum. Sanırım baskısı bitmiş. Beklemedeyim. Her kitabında olduğu gibi bu kitabında da betimlemeler öyle güzel, öyle gerçekçi ki sanki o an orada durup manzaraya bakıyorsunuz. İnsanlarla yaptığı röportajlar , o bölgenin tarihi , kültürü, yaşayışı kısaca herşeyi hakkında bilgi ediniyorsunuz. iyi okumalar.
Niçin bu haldeyiz, biliyor musunuz, hâlâ binlerce köy toprak altında, milyonlarca insan mağara çağını niçin yaşıyor, biliyor musunuz, bizde düşüncesini satan yazar çoğunlukta olduğu için.
Bir gün bir yazar çıkar da Anadolu kasabalarının içyüzünü yazarsa, işte o zaman niçin bir çıkmazdayız, niçin bu kadar geri, korkunç durumdayız, her şey gün gibi ortaya çıkar. Türkiye'nin en büyük problemi ortaya çıkar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Bulut Kaynıyor
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
151
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Toros Yayınları
Baskılar:
Bir Bulut Kaynıyor
Bu Diyar Baştan Başa 4
Bir Bulut Kaynıyor
Bir Bulut Kaynıyor

Kitabı okuyanlar 346 okur

  • Meltem çelik
  • Burak Ergün
  • Öner Bozdemir
  • Zeynep Güldü
  • okan ünal
  • Fairclough
  • Hüseyin Çiftçi
  • Deniz Kalender
  • Gaye Gür
  • gedê bajêr

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.5 (2)
7
%0
6
%0.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0