Bir Ceza Avukatının Anıları

8,4/10  (5 Oy) · 
19 okunma  · 
4 beğeni  · 
664 gösterim
Suçluyu Kazıyın Altından İnsan Çıkar

Bir tuhaftır ceza avukatlığı. Ayıplamayacaksınız, kızmayacaksınız, ağlamayacaksınız da. Bunlar olmaz mı? olur. Ama hep içinizde olmalı. Bakışlarınızda kaçak bulunmasın. Karşınızdaki suçlunun gözlerinin içine bakın, dostça. Orda derdini dökmek isteyen «insan»ı göreceksiniz. Bundan sonrası kolaylaşır. «İnsan, insanın zehrini alır» derler, halk dilinde. Ceza avukatlığının yarısı budur.
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2012
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9757734833
  • Yayınevi:
    Murat Kitap ve Yayınevi
  • Kitabın Türü:
kucukgrihucreler 
30 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ümanist doktrinin Türkiye'deki en büyük savunucusu, ceza hukukçusu Av. Prof. Dr. Faruk Erem'in anılarını okuduğunuzda, suçluların içinde aslında ne fırtınalar koptuğunu görecek; idam cezasının doğruluğunu tekrar tekrar düşüneceksiniz. Sadece hukukçuların değil, herkesin okuma listesinde olması gereken bir kitap.

"İnsanın nasıl soğuduğunu bilmezseniz, idam cezasını şiddetle savunursunuz." Av. Prof. Dr. Faruk Erem

Kitaptan 5 Alıntı

Nur baş 
 07 May 20:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kimlik
Tanık kimliğini söyledi, genelev kadını idi. Hepimiz ayağa kalktık. Başkan tanığa yemin verdiriyordu.
- Namusun, vicdanın üzerine yemin ediyor musun?
Kadın başkana baktı. Etrafına bakındı. Başkan bağırdı;
-Yemin etsene be kadın!
+Edemem Reis Bey, çarpılırım. Namus dediğini çıkar edeyim.
Başkan durakladı, bakışını başka tarafa çevirdi zabıt katibine yaz dedi;
-Tanığa usulen yemin ettirildi.

Bir Ceza Avukatının Anıları, Faruk Erem (Sayfa 27)Bir Ceza Avukatının Anıları, Faruk Erem (Sayfa 27)

Bilirsiniz, hukuk her şeyin süresinde yapılmasını ister. Fakat bir süre vardır ki, kanunda yerini bulamazsınız. Ölüm cezasına hükmedilmesinden, bu cezanın yerine getirilmesine kadar uzunca bir süre geçer. Buna -korkunç süre- adını verebiliriz. Anayasalar işkenceyi yasaklayadursun. Bu süre işkecedir.
Bir dergide okumuştum. Amerika'nın bir kentinde, hükümlü, geceleyin, gizlice elektrik sandalyesine oturtulur, ceza böylece yerine getirilirmiş. Fakat sandalye çok akım çektiğinden, lambalar zayıflayınca, hükümlüler olayı öğrenir bağırmaya, eşyaları parçalamaya, ağlamaya başlarlarmış. Düşünmüşler, özel bir jeneratörle sakıncayı gidermişler. Şimdi kimse fark etmiyormuş.

Bir Ceza Avukatının Anıları, Faruk Erem (Sayfa 10)Bir Ceza Avukatının Anıları, Faruk Erem (Sayfa 10)

Hocam Vasfi Reşit Sevük sıkıntı içinde öldü. Ölümü bana şu anıyı daima anımsatır: Ünlü bir baro başkanı ölürken yanında sevenleri toplanmıştı. Tok gözlüydü. O dönemde avukatlara kağıt para verilmezdi, bir ufak meşin torba içine birkaç altın konur, ayak ucuna bırakılırdı. Zaruret içinde yaşayan baro başkanına -Üstad, ayak ucunuza o kadar kese bırakıldı, neden böylesiniz?- diye soruldu. Yanıt şöyle oldu: Almak için eğilmek lazımdı, yapamadım.

Bir Ceza Avukatının Anıları, Faruk Erem (Sayfa 15)Bir Ceza Avukatının Anıları, Faruk Erem (Sayfa 15)