Bir Cinayet Romanı

7,5/10  (10 Oy) · 
42 okunma  · 
8 beğeni  · 
873 gösterim
Çağdaş edebiyatımızın usta kalemi Pınar Kür'ün Türkçenin ilk postmodern romanlarından biri sayılan yapıtı Bir Cinayet Romanı uzun yıllar sonra yeniden Can Yayınları’nda. Yaşamak, yaşatmak, yaratmak, yok etmek, yazmak, yalan atmak arasındaki bağlantılar, ilişkiler, çelişkiler... Pınar Kür, bu romanı boyunca bu sorular ve sözcüklerle oynayarak yaşam-sanat karşıtlığına yeni boyutlar getiriyor. Dilin olanaklarını alabildiğine zorlayarak neredeyse matematiksel bir anlatım yaratıyor. “Bir cinayet olayı ne zaman başlar? Öldürme düşüncesi aklınıza düştüğünde mi? Öldürme düşüncesini hemen reddedeceğinize ya da kısa bir süre sonra unutacağınıza, yavaş yavaş geliştirmeye koyulduğunuzda mı? Öldürme düşüncesi, öldürme kararına dönüştüğünde mi?
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2017
  • Sayfa Sayısı:
    368
  • ISBN:
    9789750734915
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Cansu Koçak 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir Cinayet Romanı, Pınar Kür'ün üçleme polisiye serisinin ilk kitabıdır. Genelde kitaplarında özellikle Asılacak Kadın romanında kadın kimliğini ön plana çıkaran bir yazar olan Pınar Kür, bu romanıyla farklı bir tarz oluşturmuştur.
Roman, post-modern tarzında yazılan bir romandır. Post-modern, edebiyatı kendi içerisinde barındıran bir tür olarak karşımıza çıkar ve belirsizlikler, olasılıklar çerçevesinde okuyucuya sunulur.
Bir Cinayet Romanı, belirsiz bir romandır. Bu roman diğer polisiye romanlar gibi bize rahatlık sunmamaktadır. Ama bu romanda anlatıcı da, kurgu da belirsizdir. Katilin kim olduğu sorusundan ziyade, bir suçun nasıl oluştuğu, katilin neden öldürdüğü üzerine kurulu bir romandır.
Romanda değişik bir şekilde Y-E-L harfleriyle oluşturulan bölümler var ve biz yazara kalsaydık eğer bütün "Y"lerin aynı kişi olabileceğini düşünebilirdik. Ama romanın ortalarında her şey ikili bir hale gelmektedir.
Romanın sonuna kadar suçlunun kim olduğu bize hissettirilmiyor. Romanda, yazarın belirlediği araştırmacılar var ve bu araştırmacılardan biri de yazarın ta kendisidir.
Kafa patlatmanıza yardımcı olabilecek bir kitap olduğunu söylemekle beraber romanın biraz yapaylığa kaçtığını da söylemeden geçemeyeceğim. Yine de tavsiye edebileceğim bir kitap. Keyifli okumalar! :)

Türk romanında özellikle anlatım tekniğiyle bir yenilik getiren, postmodern edebiyata dahil edilebilecek bir eser. Klasik kurgudan ve bilinen, alışılmış anlatıcılardan biri tarafından anlatılmayan çok farklı bir tarzda deneme. Hikâye çok da önemli ve ilginç olmayan bir cinayet öyküsü. Bu kitapta asıl önemli olan öykü değil, anlatırken kullanılan yöntem. Hikâye farklı roman kahramanlarının ağzından, birinci tekil ağızla, kendi bildikleriyle sınırlı bir şekilde, parça parça anlatılıyor. Doğrusal zaman akışının da kırıldığı bu parçaları sıraya dizip düzgün bir öykü çıkarmak okurun işi. Sonunda beklemediğim şekilde sonuçlandı, beni şaşırttı. Tabiî burada hikâyeden ve sonundan bahsetmeyeceğim. Bir roman yazarının, bir cinayet romanı yazmak için yakınlarından yardım istemesiyle başlıyor. Herkese başka görevler verip, onların yaptıkları ve yazdıklarıyla romanını oluşturmaya çalışıyor. Bu serüvende hangileri roman üzerine yapılan çalışmalar, hangileri gerçek hayat karışıyor. Ortada sadece bir cinayet romanı mı var, yoksa roman yazılmaya çalışılırken gerçekten bir cinayet mi işleniyor karışıklığı zaten okur üzerinde bırakılmak istenen etki. Zekice kurgulanmış. Üstelik kahramanlar adlarının sadece ilk harfleriyle anılıyorlar. Ve adı aynı harfle başlayanların birbiriyle karıştırılması da bilinçli olarak yapılan, romanın anlatım tekniğiyle ilgili bir tasarım. Bu kadar ilginç olmasına rağmen okurken bende çok heyecan uyandırmadı. Bunda kitabı okumadan önce, Berna Moran' ın bu kitapla ilgili yazısını okumuş olmamın etkisi olabilir. Her ne kadar öykünün ayrıntılarına girmemiş ve sonunu söylememiş olsa da sanırım ilginçliğini azalttı. Ancak eğer Moran' ın yazısını okumamış olsam bu kitabı hiç okumayacaktım. Dili basit, üslubu edebi sayılmaz. Her kahramanın kendi ağzından günlük konuşma diliyle yazılmış. Dil içerik ve üslupla uyumlu sayılabilir. Ancak birbirinden çok farklı insanların, kendi ağızlarından anlatıklarının hepsinde aynı dil ve üslup kullanılmış. Bir bilim adamıyla, bir sekreter; bir polisle, bir yazar aynı dille konuşuyor. Bu durum eserin kalitesini biraz düşürüyor. Evet bunu yapabilmek çok zor ama Pınar Kür' den daha özenli bir çalışma beklerdim. Yine de farklı anlatım tekniği için okunmasını tavsiye ederim. Zihin açıcı bir okuma olacaktır.

Özlem Balıkcı 
20 Şub 08:40 · Kitabı okudu · 5 günde · 5/10 puan

Kitabın en ilginç tarafı farklı karakterlerin gözünden parça parça yazılmış olması. Hatta ara ara konuşanı karıştırabiliyorsunuz. O yüzden fazla ara verilmeden (kopmak çok muhtemel) okunması gereken bir kitap. Karakter tahlilleri fena değil. Edebi bir lezzet bulamadım ve sonundan hiç hazzetmedim.

Kitaptan 1 Alıntı

Ufuk Uras Şalvarlar 
08 Ağu 09:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Olmaz mı, ağbi? Yanlış mı sayın hocam? Bizde adettir, biri öldürüldü mü, en yakınlarını, yani nikahlı ya da nikahsız karısını, manitasını,sermayesini filan sıkıştırırız. Edepsizlenirler, tabi. Yani, edepsizlik dediniz mi, ev kadınlarının hayat kadınlarından aşağı kalır yanları yoktur.

Bir Cinayet Romanı, Pınar Kür (Sayfa 226 - Everest)Bir Cinayet Romanı, Pınar Kür (Sayfa 226 - Everest)