Bir Değirmendir Bu Dünya

·
Okunma
·
Beğeni
·
32413
Gösterim
Adı:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Baskı tarihi:
9 Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
286
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754732481
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Baskılar:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Bir Değirmendir Bu Dünya
Bir Değirmendir Bu Dünya, şiirlerinden, anı yazılarından ve hikâyelerinden tanıdığımız Zarifoğlu`nu başka bir açıdan tamamlamaktadır. O herkesin entel takıldığı bir zamanda çevresindeki meraklı insanlara, dostlarına, okuyucularına ilmihal okumayı tavsiye ediyordu. Namazların tadil-i erkân üzere kılınmasını, gece namazlarına kalkılmasını, hanımlara iyi davranılmasını, çocukları adam yerine koyarak karşımıza almamızı, yollarda zikirle yürümemizi telkin ediyordu. Daha doğrusu müslüman olarak iç dünyamızı zenginleştirmek, çağa donanımlı bir müslüman olarak yetişmemiz için elinden geleni yapıyordu. Hem çocuklar için yapıyordu, hem de büyükler için.
Bu kitaptaki yazılara, kendi yatağında sessiz, sakin ve içten içe maveraî uğultularla akan bir nehrin zaman zaman coşup kabarması olarak da bakılabilir.
312 syf.
·Beğendi·9/10
“Akil isen can gözün aç, tut kulak bu sözüme
Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi”

Cahit Zarifoğlu bu kitabınızı okumadan önce sizi şiirlerinizden tanıyordum.

Muhafazakar bir görüntü içinde yazdığınız bu kitap, bir öğüt, bir tavsiye niteliğinde. Son derece samimi bir dil kullanmışsınız. Dünya görüşünüz beni yansıtıyor. Keşke sizi tanıma imkanım olsaydı. İçinde bulunduğumuz toplumun sosyal, siyasi ve dini yönlerini ele alır, kendimizce çözümler üretirdik. Belki siz göremediniz ama biz kazanıyoruz. Kaybettiğimiz değerleri geri kazanmaya başladık.

Ne de güzel belirtmişsiniz, ileri bir görüş ile:
“Bakın, kalbimin inancını söyleyeceğim: Kazanan biz olacağız!”

Sevgi ve saygı ile
Özgür Beden
312 syf.
1940 yılında Ankara da doğan Zarifoğlu zengin bir eğitim dünyasına sahiptir. Üslubu , tarzı ve tavrı ile diğer şair ve yazarlardan ayrı bir yerdedir her zaman. Şiirlerindeki derinlik, yazılarında ki şairane düzen onun hayatı ve kişiliği hakkında da okuyucuya bilgiler sunmaktadır.
Zarifoğlu, yaşadığı dönemin olaylarını net gören ve sancılar içinde ruhu yaşama direnen güçlü bir karakterdir. Onun; kitapları , şiirleri , denemeleri ve yazıları ruhunun yansıması ve samimiyetinin birer kanıtıdır. Abartıdan uzak yalın ve anlaşır bir dille her okuyucusuna hitap eden zarif bir şairdir. Okuyucusunu anlam ve kavrama konusunda yormayan anlatmak istediğini net anlatabilen bir üsluba sahiptir.

Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi. İsmini verdiği deneme kitabı ; Zarifoğlu'nun duyarlılığını , hassasiyetini , kendi iç dünyasındaki huzursuzluklarını , müslümanların her gün düçar olduğu acıların sancılarını yüreğinde hisseden modern dünyanın bunalımlarından kaçmak için yazılarına sığınan ve bu uğurda yazdığı denemelerinden oluşan eşsiz bir eserdir. Her sayfa da buram buram acı kokan Batı'nın kirli oyunlarını , kapitalist sistemin müslümanlar üzerinde oynadığı oyunları anlatan ve bu sistemde müslümanların İslam dünyasının nasıl bir tehdit altında olduğunu gözler önüne serer. Kendi yazdığı dönemden bugünün Müslümanlarına da yazılmış güzide bir eserdir.
Müslümanlar için ilmihal okumalarının kuran ve siyer ışığında aydınlanmanın önemine vurgu yapar . Evlerimize kendi ellerimizle koyduğumuz televizyon ve kitle iletişim araçlarının tehlikelerinden ve bunun toplum üzerindeki etkilerinden bahseder. Kapitalist sistemin insanları nasıl hasta ettiklerini , ilaç sanayi sektöründe dönen oyunlara da atıfta bulunur.
Batı'nın korkunç nice oyunlarını , İslam'a olan düşmanlıklarını, müslümanları nasıl yok ettiklerini yerine sahte bir yüzle saygı kisvesi görünümüne bürünüp içten içe İslami yok etmenin oyunlarını nasıl oynadıklarını da anlatır . Doğu Türkistan'daki Müslümanların içten nasıl bölündüklerini Rusya ve kızıl Çin şarlatanlarının hilelerini de yazar. Batı'nın korkunç ve kirli yüzü gün yüzüne çıkar .
Evlerimizde , TV karşısında binlerce Müslümanın uğradığı zulümleri işkenceleri koltuklarımızda evlerimizde nasılda duyarsızca geviş getire getire rahatlıkla izlediğimizden yakınır yazar . Yıllar önce yazılmış ama bugünün Müslümanını ne iyi anlatır . Hangimiz bugün evimizde zulüm gören bir insana, müslümana , İslam'a yapılan düşmanlığa direnip elinden hiç birşey gelmezse bile elini açıp onlar için dua edebilecek kadar hassasiyetini korumuş durumda. Bir gece Teheccüd vakti tüm gönlünü samimiyetini de yanına alarak ellerini Mevla'ya açıp dünyanın her yerinde zulüm gören müslümanlar için ihlâsla dua et . Öyle içten bir dua olsun ki ruhen müslümanların üzerine yağan mermilere , bombalara siper ol gövdenle bir avuç duanla. Ola ki senin duan hatrına bir evlat yetim kalmaktan kurtulur , ola ki bir baba evlatsız kalmaktan. Ellerin gökte avucunda gözyaşlarınla ulaşırsın tüm acı çeken gönüllere.

Görünüm olarak müslüman lakin davranış ve yaşayış olarak sınıfta kalıyor bugünün modern müslümanları. Derler ki : sahabileri görseniz bunlar müslümandır dersiniz. Lakin sahabiler bugün müslümanları görse vallahi bunlar müslüman değildir derler.
Sürekli kolaya kaçma , rahata kavuşma , derdinde . Kurban kesmemek adına kendisine binlerce fetva çıkaran insanlar var bugün. Kur'an'ın sünnetin ehemmiyetini idrak edemeyecek kadar zişuur koflar dolu meydanlarda. Modernlik ve çağdaşlık adı altında islamı ve müslümanları gerici ilan edenlerde var. Bizde cihad edecek güç yok, lakin bir şeyi elimizle veya dilimizle düzeltecek takatimizde yok. Bozgunculukta ve kolaycılıkta üstümüze yok. Hele dedikodu gıybet varsa saatlerce süren anlamsız kelimeler yığını ile beş vakit namaza dururken aklımızda kalbimizde namazda duramazken bedenen artık huzurdayız . Onu da aradan çıkarıvermek adına .
Gözden geçirmek lazım , kendimizi , yaşayış şeklimizi davranışlarımızı tutarsız/ tutulamayan yanlarımızı. En önemlisi de kalbimizi... İçim temiz demekle büyük hesap gününden sıyrılamayşımızı. Bugün hanelerimizi teknolojil saldırılardan koruyamayabiliriz.
Lakin kalbimizi korumak elimizde orası bizim kurtuluşa giden tek yolumuz. Orası duzelirse davranışlarımız , hallerimiz, kelimelerimiz de düzelir .

Kitap benim tavsiye listemde. Etrafta eline yeni kalem almış üç beş satır aşk şiirleri yazıp , aşıklıktan dem vuran , dünyadan insanlardan bir haber olan yazarları okumak yerine . Size birşeyler katan özünuze , geçmişinize sahip çıkmanızı telkin eden yazarlara yönelin. Bu neden Zarifoğlu olmasın.

Keyifli okumalar
312 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Şair kimliğinin yanı sıra denemede de başarısını göstermiş, soyadı gibi zarif, düşünceli, insanları doğru yola sevkeden bir şair, Cahit Zarifoğlu. 1977 ile 1984 yılları arasında günübirlik aktüel ve siyasi yazılarını ele aldığı deneme de, ne kadar ağır bir dil ile yazılmış olsa da - ki ben bunu yazıldığı döneme bağlıyorum- şiirlerinde de olduğu gibi doğal, samimi bir şekilde yazdığını kabul etmek lazım.
Genel olarak kitabın konusu:
Hayatın acımasız gerçeklerini ele alarak; Afganistan'ın işgali, İran İslam Cumhuriyeti'nin kurulması, Hama'da bir gecede binlerce Müslümanın yok edilmesi, Müslümanların içinde bulunduğu durum.
Benim tavsiyem eğer deneme seviyorsanız okumanız yönünde. Eminim Zarifoğlu'ndan birşeyler alacaksınız.
312 syf.
Müslüman dünyasının acılarını yüreğinde hissedip kendi deyimiyle “Zengin Hayaller Peşinde Koşan” bir hayaller adamıdır,Cahit ZARİFOĞLU….Müslümanların iç dünyasını zenginleştirmek ve çağa donanımlı Müslüman bireyler yetiştirmek en büyük ideali olmuştur.



Bu eserde Cahit ZARİFOĞLU’nun ömrünün son 9 yılında günübirlik aktüel siyasi yazıları ve hayattayken çıkardığı “Bir Değirmendir Bu Dünya” yazıları serpiştirilerek oluşturulan yazılar yer almıştır. Afganistan’ın işgali, İran İslam Devrimi, Hama Katliamı, 12 Eylül İhtilali ve Türkiye’deki modernist akımlar gibi etkilendiği olayları /değişkenleri yazılarında işlemiştir.
312 syf.
Uyan bak anlamadığin, huzur bulamadığım hayatını, tarihini , cansız kalan düşüncelerini karlar altına gizlediler.... sadece uyan. Sana sunulan onca varlıkları dininle Islamla kavra. Köşelerde tembellesen benliginin idrakiyetine var. Seni oyalayan şeyin aslında gerçeğin olmadığını gör. Zulme uğramiş ecdadini anla, gelecek nesil için değerlerini manaya kavustur. Çünkü onları beynimizde manasizlastirdilar... uyan baharlar elbet bizim olacaktır.....
268 syf.
·Beğendi·10/10
Cahit ağabeyin deneme türünde yazdığı 2 kitabından birisi. Gazetede yazdığı yazılarından oluşuyor. Basit bir dili var, anlatılanlar o kadar net ve açık ki bir düğüne gidip okusanız bile ne okuduğunuzu anlarsınız.
Eserin alâkası olmayan tek şey Cahit beyin soyadı sanırım; Sert, kızgın, öfkeli, boyun eğmeyen ve açık sözlü yapısı. O kadar samimi ve yakın hissediyor ki insan. Ardından dökülen göz yaşlarını zerresine kadar hak eden bir şair.

Kitap ilkkez 1986 yılında yazılmış. Yani 33+ sene önceki olaylar üzerine. Ama bunları bilmeden Zarifoğlunu tanımadan alelâde elinize alsanız bu kitabı, eminim ki 2019 yılının Aralık ayında basılmış bir kitabı dersiniz. Keşke demesek, keşke dede ve ninelerimizden dinlediğimiz yabancısı olduğumuz bir acı hatıra gibi olsa burada yazanlar. Ama ne yazık ki aynı olaylar halen devam ediyor. Ne yazık ki bunlar acı birer hatıra olarak değil de köz haline geldikçe odun atılan bir ateş gibi capcanlı dipdiri.

Biz çok çabuk yumuşuyoruz, öfkemizi diri tutmak, hafızamızı tazelemek, gerçeklerle yüzleşmek için bir şairin kaleminden harika bir eser.

Bu eseri tatlı su Müslümanlarına, doğruya doğru diyemeyene, hakikatten burun kıvıran adamlara, islâmı küçğmseyenlere tavsiye etmiyorum.

Yazımı İsmet Özel'in Zarifoğlu için söylediği şu sözle bitirmek istiyorum: "Ben yaşadığım sürece onun eksikliğinin farkına varacağım."
312 syf.
·9/10
"Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür." diye ünlü bir atasözümüz vardır hani hepimiz pek bir severiz. İnsan hafızasının eksikliğinin unutkanlık olduğunu anlatır bize.

Zarifoğlu'nun 1977 - 1984 yılları arasındaki dönemi anlattığı yazılarını okurken bu sözü hatırladım sık sık. Ve dahi bu unutuşumuzun bireysel anlamda bizleri ve ümmeti nasıl öğüttüğünü ...

Geçmişi bilmek bugünü daha iyi anlamlandırmada en önemli kıstaslardan biri zannımca...

Bazı şeylerin hiç değişmediğini görmek ne acı !!!
312 syf.
·Beğendi·10/10·
“Bir Değirmendir Bu Dünya”

Isminden anlaşıldığı gibi Dünya bir değirmene benzetiliyor ve buğday nasıl değirmende öğütülüyorsa bizim de bu dünya değirmeninde öğütülücegimizden pişecegimizden bahsediyor.Dertli bir dava eridir. Zarif adam zarif düşünce...


Bir teferrüç eyledim bakdım cihânın yüzüne
her neye baktım ise ibret göründü gözüme

âkil isen can kulağın aç, nazar kıl sözüme
bir değirmendir bu dünyâ, öğütür birgün bizi

câhidî geç bu hayâlden, bakma dünyâ mâlına

zehr olur her kim sunarsa elin anın balına âkil isen kıl seyâhat, git resûlün yoluna
bir değirmendir bu dünyâ, öğütür bir
gün bizi..

Kitap asil adını Ahmet Cahidi Ahmet Efendi hz.nin bu beyitinden almış. Üstadı şiirlerinden hayallerinden belki çoğumuzun bilmesini sağlayan diziden hikayelerinden az çok tanıyoruz.

Üstad Cahit Zarifoğlu Alem-i İslam`ın çektiği acıları yüreğinde hissedip bu kitapta bulunan yazıları genel olarak 1977 ile 1984 yılları arasında yaşadığında yazmıştı. İslam dünyasında yaşanan savaşlara siyasi çalkalanmalara karşı kayıtsız kalmamış, çeşitli gazete ve dergilerde bu konular üzerine makaleler kaleme almışti.İste Bu kitap Zarifoğlu`nun bu meseleler üzerine yazdığı makalelerin derlemesinden oluşuyor.

"cihat fetvası içeriyor tesvik ediyor" nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmış olan kitaptır aynı zamanda.Bizim asıl politikamız davamız gaza ve cihat değil de neydi ?Oturup köle olmak ve herşeyi kabullenmek miydi?

"Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda değil cihat etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır? "
(sayfa 17)

Kitap, Türkiye özelinde Müslümanların batı güdümlü sistemler izmlerle imtihanını irdeleyerek başlıyor. Gücünü inancından alan bir halkın işgal ve sömürüye karşı direnerek savunduğu, emperyalist devletlere geçit vermediği toprakların; muasırlaşma adına aynı güçlerin kültürel sömürgesi hâline getirilmesine değiniliyor.
Afganistan’ın işgali, İran İslam Devrimi, Hama Katliamı, 12 Eylül İhtilali ve Türkiye’deki modernist akımlar gibi etkilendiği olayları /değişkenleri yazılarında işlemiştir.

Modernitenin dayattığı ihtiyaç olmayan bir sürü şeyin ihtiyaç olarak algılatılması ve tüketime dayalı bir toplum oluşturulmaya çalışılmasına şiddetle karşı çıkar ve batının bir tür dayatması olan sahte hastalıklara kapılıp ilaçların putlaştırılmaması gerektiğine değinir. İnsanımızın her şeyden daha değerli olduğunu, ailemize ve kendimize vakit ayırmamız gerektiğini, insanımıza istihdam alanları açmamız ve onları dış etkenlere karşı korumamız gerektiğini özellikle vurgular.   

Kitabın ikinci bölümünde modern zamanlar isimli başlık altında şöyle sorar zarifoğlu;

"medeniyetin başımıza ördüğü çorabı çekiyorum çekiyorum çıkmıyor. var mı içinizde bir formülünü bilen?"

Kemalizmin muasırlaşma teranesiyle Müslümanları sindirme, baskılama, uysallaştırma çabalarını; batıya yaranma adına işlediği cürümleri; Müslümanların batıya bakışı, batının Müslümanlara bakışı da konu ediniliyor.

Kitap bir müslümanın diliyle hali arasındaki dengeden bahseder."adı müslümanlara" karşı çoğu yerde haklı serzenişler de bulunur.Popüler kültüre alet edilen kullanılan medyanın yaftalamasiyla kirletilen bir çok değeri günyüzüne çıkarıp asıl amacını anlatır.

Afganistan işgali var bu kitapta… Zulüm ile istimlak edilmeye çalışılan İslam beldelerinde yaşanan insanlık dramları; bombalar altında talan edilen cennet misal şehirler, öldürülen çocukların sesi. Yıkılan gelecekler, yerle bir edilen binalar, sönen umutlar..

Üstadın yaşadığı dönemde Afgan halkı, Sovyet işgaline karşı dişleriyle, tırnaklarıyla tertemiz bir mücadele yürütüyordu.
O mücahitler kafa kesmezler, kalp çıkarmazlardı.
Gülümsemesini bilirlerdi.
Vahşet uygulamazlar, vahşete maruz kalırlardı.
İşte o mücahitlere selam yollamıştı üstad Zarifoğlu.
Afganistan’ın yoksul çocuklarının, devasa yalnızlığının, destansı kahramanlığının, ağaçtan okullarının şiirlerini yazmıştı.
Afgan çocuklarının şiirlerini yazmıştı.
Vietnam’ın çocukları için nasıl şiirler yazıldıysa öyle yazmıştı.
Şili’nin okulları için nasıl şiirler yazıldıysa öyle yazmıştı...

Şimdi almışlar bu şiirleri ellerine...
Bugünün Suriye, Esad, cihat, “El Kaide” tartışmalarına malzeme yapmaya çalışıyorlar.
Bunu yaparken de Cahit Zarifoğlu gibi bir büyük şairi “cihatçı şair” kategorisine sokup harcamak istiyorlar.
O Cahit Zarifoğlu ki...
Turgut Uyar’ın dil akrabası, Sezai Karakoç’un mahcup öğrencisi, Edip Cansever’in duygu arkadaşı, Cemal Süreya’nın imge ahbabıdır.
İkinci Yeni’nin farklı çocuğudur.

Hayatı da şiir gibidir Üstad  Cahit Zarifoğlu’nun...
Avrupa’yı otostopla dolaşan ilk İslamcıdır.
Yedi Güzel Adam’dan biridir.
Sürprizcidir, detaycıdır, bağımsızdır, münzevidir.
“Düştümse sana bakarken düştüm” diyecek kadar âşık, “Seçkin bir kimse değilim” diyecek kadar mütevazı, “Yüzü güneş parıltılı kız” diyecek kadar sinematografiktir.
İslami kesimden yükselen “Şiirlerini hiç anlamıyoruz” feryadına zerre kadar önem vermemiş ve “anlaşılmaz” bulunan şiirlerini yazmaya devam etmiştir.

… Hepsine kalem çalınmış.

Filistin halkının yürek sızlatan mazlumiyetine değiniyor. Filistin ümmetin yüreğidir. İşgalci siyonizm, ümmetin yüreğine saplanan paslı hançerdir. Kanayıp durmaktadır biteviye. Sürmektedir işgal. Müslümanlar yüreğine saplanan hançeri söküp atmalı, ümmeti bu acıdan kurtarmalıdır.

"Hama… Şehid Hama… Müslümanların içini kaplayan can yakıcı bir keder.

Demek bitmedi Kerbela,

 Hama Kerbela`sı dehrin

Nasıl kuru dudakları devlet olduysa Hüseyn`in

Şehit ağzını değdir üstüne ölü kalbimin

Bülbüller anıp susar sesini

Nice tevhid çekti dillerin” 

O gün Hama için bu ağıtı yakmıştı şair. Bu gün yaşıyor olsaydı kim bilir ne ağıtlar yakardı bu dağlanan kalbimize ve daglanan İslam ülkelerine …

C.Zarifoğlu, dünya hayatının bizleri nasıl oyalayıp kandırdığı uhrevi saadet için Kur’anın anlayarak okunmasını, siyer kaynaklarının ve diğer İslami kaynakların anlayarak okunmasının gerekliliğinin üzerinde durur. Olaylara bakarken İslami filtreler kullanmayı, duyarlı olmayı ve bilmenin ukalalığıyla değil de bildiği ile amel etmenin enginliğine ulaşmak gerektiğini özellikle vurgular.

Yüreğinde İslam ümmetinin acılarını taşıyan herkesin okuması gereken bir kitap… “Bir Değirmendir Bu Dünya.”

Kitabın içeriği şöyle;

Sunuş 9

Birinci Bölüm

Cihad ve Arınma, 11

Labirentimiz, 11

Asıl müslümanlığı unutanlar ve hatırlamak isteyenler, müslümanlığı bilmeyip anlamak isteyenler için okunması gereken kitaptır.
Kitap "Namazda iken namazda olun" diye telkin eder.

Okuyun okutun vesselam..
312 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın gazete köşesinde ki yazılarının toparlandığı bir kitap olarak karşımıza çıkıyor. Anlatılanların güncelliği ileriyi görerek kaleme aldıkları yazıları yıllar öncesinde tesbit ettiği sıkıntılar adeta okurken evet bugün bunlar yaşanıyor diyor insan.
Okuyanları sıkmayan Türkiyeden Filistinden Filiplerden Hamadan birçok yerden bahseden Zarifoğlu bazen güldürüyor bazen duygulandırıyor bazende ağlatıyor okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
312 syf.
·13 günde·Puan vermedi
Selâm size Zarifoğlu. Kitabınızı okudum, hislerimi yazmaya geldim.
Şiirsel cümleler kurmak değil niyetim, zaten anlamam da şiirden. Ama bazı şiirler benden anlar. Mesela siz yazmıştınız ya, "Geçen ibadetler özürlü, eski günahlar dipdiri" diye, beni yazmışsınız işte. İsmimin baş harflerinde değil kimliğim belki ama vicdanımın orta yerinde...

Sahi siz kendinizi mi kastetmiştiniz, "Hayat boş geçti, geri kalan korkulu" derken? Gerçekten mi? Öyleyse vay hâlime, vay hâlimize...
Bu kitabı yazmamıştınız belki de o zaman. Çünkü bu kitap bi ibadet, bi tefekkür. İyiliği emredip kötülüğü nehyettiniz, bi de bi tokat attınız ki; kendine gelmeyen okur utansın...
Şimdi bu kitabın etkisinden nasıl kurtulurum diye mi düşünmeliyim, yoksa bu etki hiç geçmesin diye dua mı etmeliyim? Bilemiyorum, içime bi öküz oturdu tabiri caizse. Hayırlısı...

'Tarih tekerrür etmez, hatalar tekerrür eder' demiş ya Abdülhamid Han Hz., aynı hataları hâlâ yapıyoruz biz biliyo musunuz? Siz 40-50 yıl önceki meseleleri ele aldınız ama biz bunları hâlâ yaşıyoruz. Neden mi? Çünkü gözümüz hep yukarıdaydı, haset ettik, nankörlük ettik, aşağı bakıp halimize şükretmedik, sonra hep televizyon izledik, durmadan izledik, biz ona değil o bize sahip olana kadar izledik, bunda hiç de mahsur görmedik. Şeriat gelsin dedik ama şeriati yaşamadık.
Anladım, boşuna dememiş Cahidî Ahmet Efendi; 'bir değirmendir bu dünya, öğütür bir gün bizi'...

Rabbim razı olsun, mekanınızı cennet eylesin...
Hazreti peygamber namazda iken bir çocugun agladıgını duysa onun ıstırabını dindirmek için namazı hafif tutardı.Böylece İslam'da sevgi ve merhamet hissi aile içi duygu alışverişi olmaktan başlayarak,dünyaya,insanlara,hayvanlara ve bütün yaratılanlara bakışın temeli çıkış noktası oldu...
Rasim Özdenören, İdris’e sordu:

-Herhalde İncil-i de okudun?
-Evet, okudum.
-İncil de edebiyat yönü olan bir kitap. Hangisi daha etkileyici?
-Kur’an.
-Niçin?
-Çünkü Kur’an doğru söylüyor. 

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Baskı tarihi:
9 Temmuz 2019
Sayfa sayısı:
286
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754732481
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Baskılar:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Bir Değirmendir Bu Dünya
Bir Değirmendir Bu Dünya, şiirlerinden, anı yazılarından ve hikâyelerinden tanıdığımız Zarifoğlu`nu başka bir açıdan tamamlamaktadır. O herkesin entel takıldığı bir zamanda çevresindeki meraklı insanlara, dostlarına, okuyucularına ilmihal okumayı tavsiye ediyordu. Namazların tadil-i erkân üzere kılınmasını, gece namazlarına kalkılmasını, hanımlara iyi davranılmasını, çocukları adam yerine koyarak karşımıza almamızı, yollarda zikirle yürümemizi telkin ediyordu. Daha doğrusu müslüman olarak iç dünyamızı zenginleştirmek, çağa donanımlı bir müslüman olarak yetişmemiz için elinden geleni yapıyordu. Hem çocuklar için yapıyordu, hem de büyükler için.
Bu kitaptaki yazılara, kendi yatağında sessiz, sakin ve içten içe maveraî uğultularla akan bir nehrin zaman zaman coşup kabarması olarak da bakılabilir.

Kitabı okuyanlar 2.878 okur

  • Hatice gülaçtı
  • Fatma Memiş
  • Arife Ertan
  • Emre
  • Esra kzmz
  • Samet Sundu
  • Sena,
  • GÖÇMEN
  • Gizem Buse AKGÜL
  • Burcu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.9 (16)
9
%1.3 (11)
8
%1.1 (9)
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları