Bir Değirmendir Bu Dünya

·
Okunma
·
Beğeni
·
38,5bin
Gösterim
Adı:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
155
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nehir Yayınları
Baskılar:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Bir Değirmendir Bu Dünya
Şeytanî bir duygu önümüzde paralı askerlerini, kiralık katillerini, gerillalarını indirmektedir. Arkamızı verdiğimiz kaya duvar, siyaset laboratuarlarında üretilen mikroplar tarafından için için kemirilmiştir bile. Gerileyip, arkamızı sağlama aldık diye güvenip yaslandığımız anda belki de başımıza yıkılacaktır. O zaman katillerimiz mızraklarını kalbimize saplamadan önce kahkahalarla gülecekler. Ve Beyaz Saray’ın ve Kremlin’in bahçesindeki zafer kütüğüne bir çivi daha çakılacak. Bir kâbus bu.
312 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10
“Akil isen can gözün aç, tut kulak bu sözüme
Bir değirmendir bu dünya öğütür bir gün bizi”

Cahit Zarifoğlu bu kitabınızı okumadan önce sizi şiirlerinizden tanıyordum.

Muhafazakar bir görüntü içinde yazdığınız bu kitap, bir öğüt, bir tavsiye niteliğinde. Son derece samimi bir dil kullanmışsınız. Dünya görüşünüz beni yansıtıyor. Keşke sizi tanıma imkanım olsaydı. İçinde bulunduğumuz toplumun sosyal, siyasi ve dini yönlerini ele alır, kendimizce çözümler üretirdik. Belki siz göremediniz ama biz kazanıyoruz. Kaybettiğimiz değerleri geri kazanmaya başladık.

Ne de güzel belirtmişsiniz, ileri bir görüş ile:
“Bakın, kalbimin inancını söyleyeceğim: Kazanan biz olacağız!”

Sevgi ve saygı ile
Özgür Beden
312 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Şair kimliğinin yanı sıra denemede de başarısını göstermiş, soyadı gibi zarif, düşünceli, insanları doğru yola sevkeden bir şair, Cahit Zarifoğlu. 1977 ile 1984 yılları arasında günübirlik aktüel ve siyasi yazılarını ele aldığı deneme de, ne kadar ağır bir dil ile yazılmış olsa da - ki ben bunu yazıldığı döneme bağlıyorum- şiirlerinde de olduğu gibi doğal, samimi bir şekilde yazdığını kabul etmek lazım.
Genel olarak kitabın konusu:
Hayatın acımasız gerçeklerini ele alarak; Afganistan'ın işgali, İran İslam Cumhuriyeti'nin kurulması, Hama'da bir gecede binlerce Müslümanın yok edilmesi, Müslümanların içinde bulunduğu durum.
Benim tavsiyem eğer deneme seviyorsanız okumanız yönünde. Eminim Zarifoğlu'ndan birşeyler alacaksınız.
312 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap adının hakkını veriyor. Öğüt tadında güzel anlatımlar. Kimi zaman kan donduran bilgiler, Müslümanların nasıl zorlu süreçlerden geçtiğini anlatıyor. Okuyunca kötü oldum nasıl bu kadar gaddar olabilir insanlar birbirlerine hele ki Müslümanlara..
286 syf.
·Beğendi
Okuduğum en güzel kitaplardan biriydi diyebilirim. Kitabı okurken bazı yerlerde, nedense aklıma "Barış Manço" geldi hep. Sanırım bunun sebebi Zarifoğlu'nun da tıpkı Barış Abi gibi kıvrak zekalı ve ülkenin değişmeyen sorunlarını ele alıyor olması.. Evet, nasıl ki Barış Abi ülke problemlerini şarkılarında belirtmişse aynı şekilde Zarifoğlu'da bu kitabın da belirtmiş. Siyasetten tutun tıp alanına kadar, batıya olan(olmaz olsun) hayranlığımızdan tutun bilim dünyasındaki yerimize kadar aklınıza gelebilecek ne kadar mes'ele varsa ve kimsenin söylemeye dahi cesaret edemediği şeyler hakkında yazar açmış ağzını yummuş gözünü. Gafletten uyanmak isteyen okumalı
312 syf.
Müslüman dünyasının acılarını yüreğinde hissedip kendi deyimiyle “Zengin Hayaller Peşinde Koşan” bir hayaller adamıdır,Cahit ZARİFOĞLU….Müslümanların iç dünyasını zenginleştirmek ve çağa donanımlı Müslüman bireyler yetiştirmek en büyük ideali olmuştur.



Bu eserde Cahit ZARİFOĞLU’nun ömrünün son 9 yılında günübirlik aktüel siyasi yazıları ve hayattayken çıkardığı “Bir Değirmendir Bu Dünya” yazıları serpiştirilerek oluşturulan yazılar yer almıştır. Afganistan’ın işgali, İran İslam Devrimi, Hama Katliamı, 12 Eylül İhtilali ve Türkiye’deki modernist akımlar gibi etkilendiği olayları /değişkenleri yazılarında işlemiştir.
312 syf.
·1 günde
Uyan bak anlamadığin, huzur bulamadığım hayatını, tarihini , cansız kalan düşüncelerini karlar altına gizlediler.... sadece uyan. Sana sunulan onca varlıkları dininle Islamla kavra. Köşelerde tembellesen benliginin idrakiyetine var. Seni oyalayan şeyin aslında gerçeğin olmadığını gör. Zulme uğramiş ecdadini anla, gelecek nesil için değerlerini manaya kavustur. Çünkü onları beynimizde manasizlastirdilar... uyan baharlar elbet bizim olacaktır.....
286 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Beni ciddi manada tesiri altına alan bir kitap oldu. Değerli kitapsever dostum Okuyan_semra 'nın ısrarla tavsiye ettiği bir kitaptı. İyi ki okumuşum ama çok ağır geldi bu kitap bana, yanlış anlaşılmasın dili anlaşılır, anlamak yönünde bir sorun yok, okuyan kişilerin dil yönünden zorluk yaşayacağını düşünmüyorum. Nefsime ağır geldi, yazılanları kabullenmek istemedim gerçek oldukları halde kaçmak istedim, bu kitabı okurken benliğim hüzünle doldu, birçok kısımda sayfayı çeviremedim gözlerim doldu. 1986 yılında yazılmış olmasına rağmen birçok husus şuan benzer hatta daha ağır derecede. Peki nedir bu hususlar, bu kitap neden beni bu denli etkiledi onu anlatayım.

Yazarımız kitapta hayatı, insanları ve dünyada yaşanan olayları İslami açıdan ağırlıklı olmak üzere birçok hususta ele alıyor. Zarifoğlu, yaşadığı dönemin olaylarını net gören ve sancılar içinde ruhu yaşama direnen güçlü bir şahsiyettir. Bu kitabı dikkatle okuyan bir okur yazarın ruhundaki bu sancıları kendi ruhunda muhakkak hissedecektir. Müslümanlar dünyanın her köşesinde zulme uğramaktadır, yazar kendi döneminde yaşananları ele almış sonrasında yaşananları şöyle bir düşündüm ve kaldıramadım ağırlığını. Batı diye tek bir başlık altında adlandırmaya çalıştığımız başta ABD, İsrail, Rusya, İngiltere ve Çin olmak üzere birçok ülke dünyanın farklı köşelerinde Müslümanlara açıkça zulmetmekte ve bunu kirli oyunlar ile arka planda da ayrıca yapmaktalar. Birde bizleri İslamdan uzaklaştırmak için kurdukları düzenleri, sistemleri var. Gün geçtikçe Müslümanları özlerinden uzaklaştırmak için, sözde Müslüman olup manada alakası olmayan, yaşayış ile İslamdan uzak bir Müslümanlığın oluşması için her türlü oyunu oynamaktalar. Peki biz ne yapıyoruz, onların kurdukları ne oyun varsa onun peşinden gidiyoruz bir kukla gibi. Evlerimizde televizyon denen aletler ile günümüzde gençlerin beyinlerini yıkayan oyunlar ile saçma sapan daha bir çok husus ile İslamdan uzak bir hayatın peşindeyiz. Müslümanlar olarak mücadele etmek ve Müslümanca yaşamak zorundayız, Müslümanca yaşamamak için her türlü bahanemiz hazır. Artık zulüm gören Müslümanları televizyon karşısında görünce bir hissiyat içerisine bile girmiyoruz sadece kanal değiştiriyoruz. Zarifoğlu ilmihal okumamız gerektiğini, kuran ve siyer ışığında aydınlanmamız gerektiğini vurguluyor. Yer yer dil değil konu ağır gelebilir ama gelmeli de çünkü bunlar ciddi meseleler. Bu kitabı herkes muhakkak okumalı ve açıkça söylüyorum ki bu kitap rahatınızı kaçıracak. Ayrıca kitapta siyasi noktalara da değinmiş yazarımız ve açıkça çekinmeden söylüyorum ki kitaptaki her cümleye istisnasız katılıyorum. Keşke senin döneminde olup senin dilinden bu konuları dinleyebilseydim Zarif ve Güzel Adam. Ruhun şad olsun.
312 syf.
·Beğendi·8/10·
“Bir Değirmendir Bu Dünya”

Isminden anlaşıldığı gibi Dünya bir değirmene benzetiliyor ve buğday nasıl değirmende öğütülüyorsa bizim de bu dünya değirmeninde öğütülücegimizden pişecegimizden bahsediyor.Dertli bir dava eridir. Zarif adam zarif düşünce...


Bir teferrüç eyledim bakdım cihânın yüzüne
her neye baktım ise ibret göründü gözüme

âkil isen can kulağın aç, nazar kıl sözüme
bir değirmendir bu dünyâ, öğütür birgün bizi

câhidî geç bu hayâlden, bakma dünyâ mâlına

zehr olur her kim sunarsa elin anın balına âkil isen kıl seyâhat, git resûlün yoluna
bir değirmendir bu dünyâ, öğütür bir
gün bizi..

Kitap asil adını Ahmet Cahidi Ahmet Efendi hz.nin bu beyitinden almış. Üstadı şiirlerinden hayallerinden belki çoğumuzun bilmesini sağlayan diziden hikayelerinden az çok tanıyoruz.

Üstad Cahit Zarifoğlu Alem-i İslam`ın çektiği acıları yüreğinde hissedip bu kitapta bulunan yazıları genel olarak 1977 ile 1984 yılları arasında yaşadığında yazmıştı. İslam dünyasında yaşanan savaşlara siyasi çalkalanmalara karşı kayıtsız kalmamış, çeşitli gazete ve dergilerde bu konular üzerine makaleler kaleme almışti.İste Bu kitap Zarifoğlu`nun bu meseleler üzerine yazdığı makalelerin derlemesinden oluşuyor.

"cihat fetvası içeriyor tesvik ediyor" nedeniyle hakkında soruşturma başlatılmış olan kitaptır aynı zamanda.Bizim asıl politikamız davamız gaza ve cihat değil de neydi ?Oturup köle olmak ve herşeyi kabullenmek miydi?

"Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda değil cihat etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır? "
(sayfa 17)

Kitap, Türkiye özelinde Müslümanların batı güdümlü sistemler izmlerle imtihanını irdeleyerek başlıyor. Gücünü inancından alan bir halkın işgal ve sömürüye karşı direnerek savunduğu, emperyalist devletlere geçit vermediği toprakların; muasırlaşma adına aynı güçlerin kültürel sömürgesi hâline getirilmesine değiniliyor.
Afganistan’ın işgali, İran İslam Devrimi, Hama Katliamı, 12 Eylül İhtilali ve Türkiye’deki modernist akımlar gibi etkilendiği olayları /değişkenleri yazılarında işlemiştir.

Modernitenin dayattığı ihtiyaç olmayan bir sürü şeyin ihtiyaç olarak algılatılması ve tüketime dayalı bir toplum oluşturulmaya çalışılmasına şiddetle karşı çıkar ve batının bir tür dayatması olan sahte hastalıklara kapılıp ilaçların putlaştırılmaması gerektiğine değinir. İnsanımızın her şeyden daha değerli olduğunu, ailemize ve kendimize vakit ayırmamız gerektiğini, insanımıza istihdam alanları açmamız ve onları dış etkenlere karşı korumamız gerektiğini özellikle vurgular.   

Kitabın ikinci bölümünde modern zamanlar isimli başlık altında şöyle sorar zarifoğlu;

"medeniyetin başımıza ördüğü çorabı çekiyorum çekiyorum çıkmıyor. var mı içinizde bir formülünü bilen?"

Kemalizmin muasırlaşma teranesiyle Müslümanları sindirme, baskılama, uysallaştırma çabalarını; batıya yaranma adına işlediği cürümleri; Müslümanların batıya bakışı, batının Müslümanlara bakışı da konu ediniliyor.

Kitap bir müslümanın diliyle hali arasındaki dengeden bahseder."adı müslümanlara" karşı çoğu yerde haklı serzenişler de bulunur.Popüler kültüre alet edilen kullanılan medyanın yaftalamasiyla kirletilen bir çok değeri günyüzüne çıkarıp asıl amacını anlatır.

Afganistan işgali var bu kitapta… Zulüm ile istimlak edilmeye çalışılan İslam beldelerinde yaşanan insanlık dramları; bombalar altında talan edilen cennet misal şehirler, öldürülen çocukların sesi. Yıkılan gelecekler, yerle bir edilen binalar, sönen umutlar..

Üstadın yaşadığı dönemde Afgan halkı, Sovyet işgaline karşı dişleriyle, tırnaklarıyla tertemiz bir mücadele yürütüyordu.
O mücahitler kafa kesmezler, kalp çıkarmazlardı.
Gülümsemesini bilirlerdi.
Vahşet uygulamazlar, vahşete maruz kalırlardı.
İşte o mücahitlere selam yollamıştı üstad Zarifoğlu.
Afganistan’ın yoksul çocuklarının, devasa yalnızlığının, destansı kahramanlığının, ağaçtan okullarının şiirlerini yazmıştı.
Afgan çocuklarının şiirlerini yazmıştı.
Vietnam’ın çocukları için nasıl şiirler yazıldıysa öyle yazmıştı.
Şili’nin okulları için nasıl şiirler yazıldıysa öyle yazmıştı...

Şimdi almışlar bu şiirleri ellerine...
Bugünün Suriye, Esad, cihat, “El Kaide” tartışmalarına malzeme yapmaya çalışıyorlar.
Bunu yaparken de Cahit Zarifoğlu gibi bir büyük şairi “cihatçı şair” kategorisine sokup harcamak istiyorlar.
O Cahit Zarifoğlu ki...
Turgut Uyar’ın dil akrabası, Sezai Karakoç’un mahcup öğrencisi, Edip Cansever’in duygu arkadaşı, Cemal Süreya’nın imge ahbabıdır.
İkinci Yeni’nin farklı çocuğudur.

Hayatı da şiir gibidir Üstad  Cahit Zarifoğlu’nun...
Avrupa’yı otostopla dolaşan ilk İslamcıdır.
Yedi Güzel Adam’dan biridir.
Sürprizcidir, detaycıdır, bağımsızdır, münzevidir.
“Düştümse sana bakarken düştüm” diyecek kadar âşık, “Seçkin bir kimse değilim” diyecek kadar mütevazı, “Yüzü güneş parıltılı kız” diyecek kadar sinematografiktir.
İslami kesimden yükselen “Şiirlerini hiç anlamıyoruz” feryadına zerre kadar önem vermemiş ve “anlaşılmaz” bulunan şiirlerini yazmaya devam etmiştir.

… Hepsine kalem çalınmış.

Filistin halkının yürek sızlatan mazlumiyetine değiniyor. Filistin ümmetin yüreğidir. İşgalci siyonizm, ümmetin yüreğine saplanan paslı hançerdir. Kanayıp durmaktadır biteviye. Sürmektedir işgal. Müslümanlar yüreğine saplanan hançeri söküp atmalı, ümmeti bu acıdan kurtarmalıdır.

"Hama… Şehid Hama… Müslümanların içini kaplayan can yakıcı bir keder.

Demek bitmedi Kerbela,

 Hama Kerbela`sı dehrin

Nasıl kuru dudakları devlet olduysa Hüseyn`in

Şehit ağzını değdir üstüne ölü kalbimin

Bülbüller anıp susar sesini

Nice tevhid çekti dillerin” 

O gün Hama için bu ağıtı yakmıştı şair. Bu gün yaşıyor olsaydı kim bilir ne ağıtlar yakardı bu dağlanan kalbimize ve daglanan İslam ülkelerine …

C.Zarifoğlu, dünya hayatının bizleri nasıl oyalayıp kandırdığı uhrevi saadet için Kur’anın anlayarak okunmasını, siyer kaynaklarının ve diğer İslami kaynakların anlayarak okunmasının gerekliliğinin üzerinde durur. Olaylara bakarken İslami filtreler kullanmayı, duyarlı olmayı ve bilmenin ukalalığıyla değil de bildiği ile amel etmenin enginliğine ulaşmak gerektiğini özellikle vurgular.

Yüreğinde İslam ümmetinin acılarını taşıyan herkesin okuması gereken bir kitap… “Bir Değirmendir Bu Dünya.”

Kitabın içeriği şöyle;

Sunuş 9

Birinci Bölüm

Cihad ve Arınma, 11

Labirentimiz, 11

Asıl müslümanlığı unutanlar ve hatırlamak isteyenler, müslümanlığı bilmeyip anlamak isteyenler için okunması gereken kitaptır.
Kitap "Namazda iken namazda olun" diye telkin eder.

Okuyun okutun vesselam..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Baskı tarihi:
1986
Sayfa sayısı:
155
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nehir Yayınları
Baskılar:
Bir Değirmendir Bu Dünya
Bir Değirmendir Bu Dünya
Şeytanî bir duygu önümüzde paralı askerlerini, kiralık katillerini, gerillalarını indirmektedir. Arkamızı verdiğimiz kaya duvar, siyaset laboratuarlarında üretilen mikroplar tarafından için için kemirilmiştir bile. Gerileyip, arkamızı sağlama aldık diye güvenip yaslandığımız anda belki de başımıza yıkılacaktır. O zaman katillerimiz mızraklarını kalbimize saplamadan önce kahkahalarla gülecekler. Ve Beyaz Saray’ın ve Kremlin’in bahçesindeki zafer kütüğüne bir çivi daha çakılacak. Bir kâbus bu.

Kitabı okuyanlar 4.195 okur

  • zaimoğlu mehmet
  • Mustafa Uzun
  • Hamide karakuş
  • Fethi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları