Bir Delinin Güncesi

8,1/10  (21 Oy) · 
57 okunma  · 
18 beğeni  · 
1.021 gösterim
Merkezin, tüm merkezlerin dışına kaçan, yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan, sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Hayatta her şeyi acemice yapan, ölçü ve stratejiden anlamayan, bir türlü "dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan "kodum mu oturturum !"tavrı) olamayan,travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi...
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2012
  • Sayfa Sayısı:
    166
  • ISBN:
    9789752893191
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
mısra 
 21 May 01:37 · Kitabı okudu

Bir Delinin Güncesi Aslı Erdoğan'ın gazete ve dergilerde yayınlanan yazılarından oluşuyor. Yazılarının bir kısmı 90'lı yıllarda ülkemizde yaşanan olaylara ilişkin. Gözaltındayken dövülerek öldürülen gazeteci Metin Göktepe, sendikacı Hüseyin Yeter sabah evden çıkmışlar bir daha evlerine dönememişler aileleri çaresizce kendilerinden haber beklemişler her tıkırtıda, evlerine yaklaşan her ayak sesinde umutlanmışlar ancak sonunda ölüm haberlerini almışlardır. Yapılan mahkemede sanıklar için tahliye kararı çıkmıştır. 'Sizin Hiç Oğlunuz Öldü mü?' başlıklı yazıda gözaltında, cezaevlerinde işkenceler sonucunda ölenler karşısında adaletin sessiz kalmasını yazmıştır.

"Fırtınalı havada çakan şimşeğin kurşuni ışığı, bir mine çiçeğine değerse, o çiçek renginin yitirirmiş" cümlesiyle başlayan ‘Fırtına Çiçekleri’ başlıklı yazının sonundaki, "ilk yaz çiçeklerinin üzerine kar yağmış parlak ürkek, saf düşler fırtınada dağılmıştı." cümlesi Manisalı çocukların ruhlarında açılan yaraların kapanmayacağını, adalet, insanlık, vicdan gibi heybetli sözlüklerin yıkıldığının ifadesi.

“Uçurumun Dibindeki Kahkaha” da oğlunun parçalanmış yüzünü görüp de tanıyamayan bir mahkûm annesinin durumu karşısında atılan kahkahayı yazmış. Böyle bir durum karşısında nasıl gülünebilir ki?

Kız R.D., R.K. , K.İ.’nin sessiz çığlıkları. Megrican, R.D.’nin Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakılan korucunun tecavüzü sonucunda doğan bebeği. R.D. her gece onu rüyasında ağlarken görüyor. Oysa ki Megrican ‘ağlama benim canım’ demek.

Bu şekilde insanın uğradığı zulmü anlatan birçok yazı var kitapta özneleri farklı gibi görünmesine rağmen derine indiğinizde aslında biziz.

Aslı Erdoğan Boşluğun Resmi başlıklı yazısında biz okurlara, duygular alanına tehlikeli dalışlar yapmayan insan yüreğinde ölümcül saltolar atmayan sizin düşüncelerinizi berraklaştıran tablet biçiminde geri sunan yazıları mı okumak istersiniz diye soruyor. Kendi tercihinin bedenle konuşan yazıları gırtlağa çökenleri, mideye bir yumruk salllayanları karanlığı yadsıyanları değil, karanlıkla birlikte tam karanlıktan yazılanlar olduğunu söylüyor ve bu yazılarında bu tercihini sonuna kadar kullanmış. Karanlıklar içinde kalan sessiz çığlıkları, yaşanan acıları bütün yüreği, insanlığıyla duyumsamış, hayran kaldığım insanın içine işleyen sarsıcı cümleleriyle gün ışığına çıkarmış. İç açıcı bir okuma değil ama bu çığlıklara başka çığlıklar eklenmesin diye kulak vermek gerek.

“Yaralar çoğu kez dilsizdir, ama bir konuştular mı, sesleri korkutucudur ve yalan söylemeyi beceremezler.”

Manisalı çocukları merak etmiştim. Bu link onlarla ilgili.
https://bianet.org/...i-cocuklarin-16-yili

mehmet pak 
15 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

SPOİLER İÇERİR

Öncelikle yazar hakkında bilgi vermek istiyorum. ''1997'de Deutsche Welle'in düzenlediği yarışmada Tahta Kuşlar öyküsüyle birincilik ödülü aldı. Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaρtı. "Tahta kuşlar" adlı kitabı, dokuz dile çevrildi. "Mucizevi Mandarin" Fransa'da Actes Sud tarafından basıldı. "Kırmızı Pelerinli Kent" romanı Norveç Gyldendal Yayınları'nın Marg -omurilik- Serisi'ne seςildi. Kitabın Fransızca baskısı yine Actes Sud tarafından yaρıldı. Romanın Bulgarca, Almanca, İngilizce ve Yunanca baskıları hazırlanıyor. Uluslararsı basında pek çok övgüyle adını duyuran yazar Lire Dergisince "geleceğin 50 yazarı" arasında gösterildi. "Hayatın Sessizliğinde" adlı şiirsel- düzyazı metni 2005 yılında yayınladı. Kitaρ, Dünya Yayınlarınca düzenlenen yılın kitabı ödülünü kazandı. "Hayatın Sessizliğinde" metninin bir bölümü Piccolo tiyatrosunda sahnelendi. Ayrıca kitaρtan bölümler, dans tiyatrosuna dönüştü. Gazete yazıları ve çeşitli dergilerde çıkan öykülerinin toplandığı iki seçki; "Bir Kez Daha" ve "Bir Delinin Güncesi" adı altında 2006 yılında yayınlandı. Meet bursunu kazanarak, St.Nazere davet edildi. Yurtiςi ve yurt dışı pek çok sergide metinleri yer aldı. ''

Toplumsal sorunlara değinen , siyasi kararlar sonucunda halk kitlelerinin üstünde oynanan kirli oyunları gün yüzüne çıkaran , kendini sisteme yedeklememiş , gücün ve iktidarın kuyrukçuluğunu yapmamış ,iktidarın resmi görüşüne katılmadığı için ilk fırsatta yakılacaklar arasına konulmuş bir çok yazar gibi Aslı Erdoğan 'ın yolu da hapishaneye düştü.Ben gücümü GERÇEĞİ söylediğimi bilmekten alıyorum, bunun için de hiçbir seyirciye, hakeme ihtiyacım yok .Yüreğimin tanıklığı şu an ciddiye aldığım tek tanıklık diyen Aslı Erdoğan 'ı yüreğinden öpüyorum.

Gerçek ,yüzleşmesi faydalı ,uygulaması en zor olan! Gerçeklerle yüzleşmek neden bu kadar korkutabilir ki insanlığı ? Henüz 15 yıl öncesi tarihe gidilemeyen bir toplum da Bir Delinin Güncesi neden okunmamalı ? Nedir bizi korkutan ? Karanlık tarihimizle yüzleşmek , hatalardan ders çıkarmak geleceğimizi aydınlatmaz mı ?

Aslı Erdoğan Bir Delinin Güncesiyle '' öteki ''bizden olmayan bizim gibi düşünmeyen her bireyin nasıl yok edildiğini anlatırken ,bizi Diyarbakır zindanlarına önce bir götürüyor ,kız kardeşimize kollarımız askıya bağlıyken gözlerimizin önünde tecavüz edilişini anlatıyor. ( duymamışızdır ,görmemişizdir )

Her hafta taksimde toplanan Cumartesi Annelerinin sesi oluyor . Göz altına alınıp bir daha evlerine dönmeyen çocuklarının kemiklerini arayan annelerin çığlığı oluyor.

Hayata dönüş operasyonlarında öldürülen 15 tutukluyu unutmamış Aslı Erdoğan.Pardon operasyonun adı neydi ? Hayata dönüş !

5 Martta göz altına alınıp 7 Martta işkence de öldürülen sendikacı Süleyman Yeter.

Bir anda tokat gibi suratıma indirdi Manisalı çocukları ! Bilir misiniz dedi Manisalı çocukları ? Hani 14 - 16 yaşında olan ortaokul ve liseli çocukların göz altında yaşadığı tacizleri , tecavüzleri, işkenceleleri .

Sonra Güney doğu 'ya doğru bir yolculuğa çıkardı ,keşke çıkmasaydım dediğiniz anlar ! Faili meçhulleri ,zorunlu göçleri ,işkenceleri ,korucular tarafından tecavüze uğrayan kız çocuklarını okurken kitabı parçalamak istemiştim.

Göz altında dövülerek öldürülen Metin Göktepe 'yi unutmamış tabi ki.'' Anne Fadime Göktepe , baklava çalan çocukların 18 yıla çarptırıldığını hatırlatarak, oğlumun baklava kadar değeri yokmuş , '' Fadime ananın da sesi olmuş.

Evine yapılan polis baskınında '' baba beni bunlara bırakma '' diyerek kendini 7.kattan aşağı atan 22 yaşındaki Medineyi . Göz altın da polis , cezaevinde gardiyanlar tarafından tecavüze uğrayan ve adli tıp tarafından defalarca tecevüz edilmiş raporu verilen Asiye (lerin) üniforma düşmanlığını da anlamamızı istemiş.Bunu isterken de kimliğinizi ,dilinizi , dininizi , ırkınızı askıya asın sadece ''insan'' olun ve insan olarak okuyun .

''Oysa devleti toplumun üzerinde gören ,dokunulmaz , sorgulanmaz ,kutsal kabul eden anlayış, tekeline aldığı şiddeti her türlü denetim ve sınırlamadan muaf tutar. Böylece iktidar sahibi olmayanların en temel haklarının sistematik biçimde çiğnendiği bir şiddet ortamı oluşur.Güçsüze karşı şiddeti alkışlayan , iktidarın karşısında secde eden bir toplum ;içselleştirdiği ''devlet''in gücüyle esrik ,baskıcı ve otoriter bireylerden gündelik hayatlarında aynı ilişki biçimini yeniden üreten uyurgezer bireylerden oluşan bir toplum ...Şu günlerde , anlamlı ve onurlu tek çaba ''daha az şiddet dolu '' bir yarın çabası gibi geliyor. Yaralanmış adalet duygumuz ve vicdanımızla yol arkadaşımız yok. ''


Böylesi kitaplar lazım . Belki okurken kutsallaştırılmış değerlerimizin önüne geçirebiliriz vicdanımızı . Bir çoğumuzun henüz duymadığı bir çok olayı kısa denemeler şeklinde okuyucuya anlatılırken , kullanılan dil oldukça yalın ve anlaşılır.
Keyifli okumalar diyeceğim ama maalesef ki keyifle okuyamayacaksınız.

Erkan Akdemir 
05 Eyl 15:54 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aslı Erdoğan benim gibi okurların bile değerini tam olarak bilmediği, sesini daha çok tutuklanırken duyurduğu değerli bir yazar. Sadece yazar değil mühendis gazeteci aynı zamanda. Her yazarı tanıma bilme lüksümüz yok ama en azından bu kadar cesur yazan yazarları tanımali okumaliyiz.
Kitap yazarın Cumhuriyet tarihinin karanlık olan tarihinin ennn karanlık dönemlerin başında gelen 1980-2000 arasını kapsayacak şekilde gazetelerde yazılmış yazılarını ele alıyor.
Bu ve benzeri olayları yaşamış, görmüş, okumuş biri olarak tekrar okuyunca bir daha yaşamış gibi oldum.
Pek çok yazılan olayı daha önce okumuştum. Ama okumadıgim bilmediğim olaylar da var içinde. Manisa'daki liselilerin başına gelenleri ilk olarak burda okudum.
Ne karanlık bir geçmiş ne kirli bir geçmiş yaşamışiz.
Ve bugün bu kirlilik artarak devam ediyor. Yarın bizleri okuyanlar acaba bu insanlar nasıl dayanmisla? nasıl yaşamıslar? nasıl yaşayabilişler? Diye soracaklar kendilerine. Tıpkı bizim geçmişte yaşayanlara sorduğumuz gibi.
Dünya daha güzel olur mu? Gelecek daha iyi olur mu? Tüm iyi insanların çabalarına, verdikleri mücadeleye, onurlu direnişlerine rağmen benim umudum yok. Çünkü kötülerin hakimi altında olan bir yerde güzel bir gelecek olmaz.
Ve dünyayı en kolay güzelleştirmenin yolu okumaktir. Belki genel olarak dünyayı geliştiremeyiz ama kendi dünyamızı geliştiririz...

ebru cemre 
12 Nis 22:01 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Aslı Erdoğan'ın köşe yazıları ve denemelerinden oluşan,yazıldıkları günden daha geniş bir zamanı kuşatan bir metinler kitabı.

Başta ismi garip geliyor: neden deli ?
okudukça anlıyor insan,tamamlanıyor parçalar.kitapta bahsi geçen olaylar hiç uzak değil.
Aslı Erdoğan Türkiye gerçeğini tokat gibi yüzümüze vuruyor kitabında.
Diyarbakır cezaevinde öldürülen mahkumlar,manisa'da işkence gören liseli gençler,her hafta gözaltına alınan cumartesi anneleri,şefkat operasyonu,
ölüm oruçları...
Bunlar uzak değil bize,bu topraklara.
Bu tür deneme sevenler mutlaka büyük bir keyif alarak okuyacaktır kitabı.
Siyasetle ya da haberler,gündem vs... ilgisi olmayan biri olarak benim pek keyif aldığım söylenemez.
Keyif alınacak olaylar değildi ya o da ayrı bir konu.

Böylesi kitaplar lazım.On yıl öncesini bile hatırlayamayan insanlara hatırlatacak,bazılarının kalbini hep acıtacak,belki yetkililere vicdani sorgulatmalar yaptıracak kitaplar lazım bize.

Kitabın adı: bir delinin güncesi.
DELİ,Evet.
Bir insan tüm bu olayları bilip,görüp,olay tanıklarıyla konuşup,çevresine baktığında herkesin çoktan tüm bunları unuttuğunu görürse...
nasıl delirmeden kalabilir ki ?
'

esraaltunerrr 
 09 Şub 15:27 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Deneme kitabı olarak aldığım bir kitabı. Daha çok gazetelerde ve dergilerde yazmış olduğu makalelerin biraraya gelmiş seçkisi. Kitabın yarısı siyasi karalayıcı yazılarla dolu. Türkiye'yi anlatırken oldukça karamsar davranmış. Yurtdışında yaşayan ve bu kitabı okuyan bir insan için Türkiye'nin anayasal düzeninin olmadığını, sürekli cinayetlerin hakim olduğu, tecavüzlerin had safhada olduğunu düşündürür. Yazar kendisi de kitabın içerisindeki bir yazısında Rio'nun illegal havasının psikolojisinden çıkamadığını ve umutsuz ruhundan çıkmadığını anlatıyor. Memleketini anlatmasında da bu ruhun etkin olduğunu düşünüyorum. Ben ise kitaplarda umudu severim. Her kitaba hakkıyla da yorum yapmayı isterim. Bir insana saygım nasıl sonsuzsa kitaplara karşı da muamelem aynıdır. İlk denemeye bakarak aldım ben kitabı ama daha çok siyasi içerikli gazete köşe yazıları, makaleleri okuyacağımı bilseydim asla almazdım.

Nuh 
19 Tem 14:39 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Tavsiye üzerine alıp okuduğum ve okunacaklar listesine bütün kitaplarını eklediğim bir hanımefendi. Özellikle şu cümlesi derinden etkilemişti beni: “Dünya dediğin camda bulanık bir imgeden başka nedir ki! Lekeli, çok lekeli, hiçlik üzerine uzun bir şiir…”

Fatoş öz 
29 Ağu 16:59 · Kitabı okudu · 12 günde · Puan vermedi

Küçük küçük sözler fakat acı duyuyor insan her satırında anlam veremeden sözler bitiyor Aslı Erdoğan sevmekle sevmemek arasındayım kitap bitince anlıycaz

BAŞAK TOKER 
30 Oca 18:24 · Kitabı okudu · 6 günde · 6/10 puan

Kitap deneme türünde yazıldığı için romanları kadar akıcı olmadı haliyle.Bir de yazar hep aynı konuları işlemiş.aslı erdogan in her konudan bahsettiği bir kitabi okuyacagim için heyecanlıydım ama tekrarlar ve ayni konular kitabın akiciligini yitirmesine neden olmuş maalesef.

Kitaptan 84 Alıntı

mısra 
14 May 22:55 · Kitabı okudu · İnceledi

Anlatamıyorum. Anlatabileceğimden fazlasını gördüm, gördüğümden fazlasını anladım.

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 46)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 46)
mısra 
14 May 23:00 · Kitabı okudu · İnceledi

Siz hiç birini, “ona değil, bana yapın,” diyecek denli sevdiniz mi? Sizin hiç oğlunuz öldürüldü mü?

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 114)
mısra 
14 May 22:58 · Kitabı okudu · İnceledi

Bugün açlık grevinde 65. gününü dolduran iki kardeş, taleplerinin dinlenmesini hak edecek kadar “insan” değil mi?

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 77)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 77)
filiz güngör 
01 Nis 16:02 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Kendi düş ağacını budamış, dünyayla hesabını süresiz ertelemişti."

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 32 - Everest)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 32 - Everest)
Onur Erol 
01 Nis 10:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir zamanlar gencecik bir çocuk şöyle demiş: "Sen hayata rest çekemezsin, o, sana çeker."

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 23 - Everest)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 23 - Everest)
mehmet pak 
10 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Orman diyor ki : '' Yeniden dirilmeyi umuyorsan , toprağa gömülmen gerek yalana değil. Bir ağaç gibi , köklerini derinlere sal ki karanlıkta büyüyebilesin. ''

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 81 - Everest Yayınları.)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 81 - Everest Yayınları.)
seher 
16 Mar 12:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

..........dünyadan tiksinmekle onu çözümlemek arasında kararsızım.

Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 28)Bir Delinin Güncesi, Aslı Erdoğan (Sayfa 28)