Bir Delinin GüncesiAslı Erdoğan

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.702
Gösterim
Adı:
Bir Delinin Güncesi
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
166
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Merkezin, tüm merkezlerin dışına kaçan, yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan, sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Hayatta her şeyi acemice yapan, ölçü ve stratejiden anlamayan, bir türlü "dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan "kodum mu oturturum !"tavrı) olamayan,travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi...
(Tanıtım Yazısından)
Bir Delinin Güncesi Aslı Erdoğan'ın gazete ve dergilerde yayınlanan yazılarından oluşuyor. Yazılarının bir kısmı 90'lı yıllarda ülkemizde yaşanan olaylara ilişkin. Gözaltındayken dövülerek öldürülen gazeteci Metin Göktepe, sendikacı Hüseyin Yeter sabah evden çıkmışlar bir daha evlerine dönememişler aileleri çaresizce kendilerinden haber beklemişler her tıkırtıda, evlerine yaklaşan her ayak sesinde umutlanmışlar ancak sonunda ölüm haberlerini almışlardır. Yapılan mahkemede sanıklar için tahliye kararı çıkmıştır. 'Sizin Hiç Oğlunuz Öldü mü?' başlıklı yazıda gözaltında, cezaevlerinde işkenceler sonucunda ölenler karşısında adaletin sessiz kalmasını yazmıştır.

"Fırtınalı havada çakan şimşeğin kurşuni ışığı, bir mine çiçeğine değerse, o çiçek renginin yitirirmiş" cümlesiyle başlayan ‘Fırtına Çiçekleri’ başlıklı yazının sonundaki, "ilk yaz çiçeklerinin üzerine kar yağmış parlak ürkek, saf düşler fırtınada dağılmıştı." cümlesi Manisalı çocukların ruhlarında açılan yaraların kapanmayacağını, adalet, insanlık, vicdan gibi heybetli sözlüklerin yıkıldığının ifadesi.

“Uçurumun Dibindeki Kahkaha” da oğlunun parçalanmış yüzünü görüp de tanıyamayan bir mahkûm annesinin durumu karşısında atılan kahkahayı yazmış. Böyle bir durum karşısında nasıl gülünebilir ki?

Kız R.D., R.K. , K.İ.’nin sessiz çığlıkları. Megrican, R.D.’nin Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakılan korucunun tecavüzü sonucunda doğan bebeği. R.D. her gece onu rüyasında ağlarken görüyor. Oysa ki Megrican ‘ağlama benim canım’ demek.

Bu şekilde insanın uğradığı zulmü anlatan birçok yazı var kitapta özneleri farklı gibi görünmesine rağmen derine indiğinizde aslında biziz.

Aslı Erdoğan Boşluğun Resmi başlıklı yazısında biz okurlara, duygular alanına tehlikeli dalışlar yapmayan insan yüreğinde ölümcül saltolar atmayan sizin düşüncelerinizi berraklaştıran tablet biçiminde geri sunan yazıları mı okumak istersiniz diye soruyor. Kendi tercihinin bedenle konuşan yazıları gırtlağa çökenleri, mideye bir yumruk salllayanları karanlığı yadsıyanları değil, karanlıkla birlikte tam karanlıktan yazılanlar olduğunu söylüyor ve bu yazılarında bu tercihini sonuna kadar kullanmış. Karanlıklar içinde kalan sessiz çığlıkları, yaşanan acıları bütün yüreği, insanlığıyla duyumsamış, hayran kaldığım insanın içine işleyen sarsıcı cümleleriyle gün ışığına çıkarmış. İç açıcı bir okuma değil ama bu çığlıklara başka çığlıklar eklenmesin diye kulak vermek gerek.

“Yaralar çoğu kez dilsizdir, ama bir konuştular mı, sesleri korkutucudur ve yalan söylemeyi beceremezler.”

Manisalı çocukları merak etmiştim. Bu link onlarla ilgili.
https://bianet.org/...i-cocuklarin-16-yili
Aslı Erdoğan'ın köşe yazıları ve denemelerinden oluşan,yazıldıkları günden daha geniş bir zamanı kuşatan bir metinler kitabı.

Başta ismi garip geliyor: neden deli ?
okudukça anlıyor insan,tamamlanıyor parçalar.kitapta bahsi geçen olaylar hiç uzak değil.
Aslı Erdoğan Türkiye gerçeğini tokat gibi yüzümüze vuruyor kitabında.
Diyarbakır cezaevinde öldürülen mahkumlar,manisa'da işkence gören liseli gençler,her hafta gözaltına alınan cumartesi anneleri,şefkat operasyonu,
ölüm oruçları...
Bunlar uzak değil bize,bu topraklara.
Bu tür deneme sevenler mutlaka büyük bir keyif alarak okuyacaktır kitabı.
Siyasetle ya da haberler,gündem vs... ilgisi olmayan biri olarak benim pek keyif aldığım söylenemez.
Keyif alınacak olaylar değildi ya o da ayrı bir konu.

Böylesi kitaplar lazım.On yıl öncesini bile hatırlayamayan insanlara hatırlatacak,bazılarının kalbini hep acıtacak,belki yetkililere vicdani sorgulatmalar yaptıracak kitaplar lazım bize.

Kitabın adı: bir delinin güncesi.
DELİ,Evet.
Bir insan tüm bu olayları bilip,görüp,olay tanıklarıyla konuşup,çevresine baktığında herkesin çoktan tüm bunları unuttuğunu görürse...
nasıl delirmeden kalabilir ki ?
'
Deneme kitabı olarak aldığım bir kitabı. Daha çok gazetelerde ve dergilerde yazmış olduğu makalelerin biraraya gelmiş seçkisi. Kitabın yarısı siyasi karalayıcı yazılarla dolu. Türkiye'yi anlatırken oldukça karamsar davranmış. Yurtdışında yaşayan ve bu kitabı okuyan bir insan için Türkiye'nin anayasal düzeninin olmadığını, sürekli cinayetlerin hakim olduğu, tecavüzlerin had safhada olduğunu düşündürür. Yazar kendisi de kitabın içerisindeki bir yazısında Rio'nun illegal havasının psikolojisinden çıkamadığını ve umutsuz ruhundan çıkmadığını anlatıyor. Memleketini anlatmasında da bu ruhun etkin olduğunu düşünüyorum. Ben ise kitaplarda umudu severim. Her kitaba hakkıyla da yorum yapmayı isterim. Bir insana saygım nasıl sonsuzsa kitaplara karşı da muamelem aynıdır. İlk denemeye bakarak aldım ben kitabı ama daha çok siyasi içerikli gazete köşe yazıları, makaleleri okuyacağımı bilseydim asla almazdım.
Başlığı çok iyi seçilmiş bir kitap. Her ne kadar deneme olarak görülsede kitabı okuduğunuzda her bir yazıda isyan var, direniş var varoluş var. Her bi hikaye ve köşe yazılarını okudukça kitabın başlığının neden böyle secilecegini anlayacaksınız. Sadece Türkiye yok yazıda dünya var acı olaylar var umutlar var umudun içinde umutsuzluklar var. Böyle bir dünyada yaşıyorsak deli olmamak mümkün mü?
Tavsiye üzerine alıp okuduğum ve okunacaklar listesine bütün kitaplarını eklediğim bir hanımefendi. Özellikle şu cümlesi derinden etkilemişti beni: “Dünya dediğin camda bulanık bir imgeden başka nedir ki! Lekeli, çok lekeli, hiçlik üzerine uzun bir şiir…”
Küçük küçük sözler fakat acı duyuyor insan her satırında anlam veremeden sözler bitiyor Aslı Erdoğan sevmekle sevmemek arasındayım kitap bitince anlıycaz
Kitap deneme türünde yazıldığı için romanları kadar akıcı olmadı haliyle.Bir de yazar hep aynı konuları işlemiş.aslı erdogan in her konudan bahsettiği bir kitabi okuyacagim için heyecanlıydım ama tekrarlar ve ayni konular kitabın akiciligini yitirmesine neden olmuş maalesef.
Aslı Erdoğan bence çok çok büyük bir sanatçı zaten yazdıklarıyla bunu gösteriyor...


Bu kitap hakkında ise bence harika bir deneme ve muhteşem bir dili ve özgünlüğü yani nobel almak için mi yazıyorsun? sorusu aklımıza geliyor ve özgünlüğü ilr aslında nobel için değil gerçekten yazmak için yazmış.

Özellikle denemelerde değindiği sosyal konular bir sanatçının bu tür durumlar hakkında ki tutumuna örnek teşkil ediyor.
Benimde bazı denemelerde olduğu gibi o acıları çeken akrabalarım dostlarım vardı bunu böyle dile getiren Aslı Erdoğan'a
Sonsuz Teşekkürler....
Siz hiç birini, “ona değil, bana yapın,” diyecek denli sevdiniz mi? Sizin hiç oğlunuz öldürüldü mü?
Bugün açlık grevinde 65. gününü dolduran iki kardeş, taleplerinin dinlenmesini hak edecek kadar “insan” değil mi?
Bazen, insanın içi söylemek istedikleriyle dolar taşar; hani şöyle bir dokunsan, saatlerce, daldan dala atlayarak, sızlanarak, kendi kendine gülerek konuşacaktır.
Herhalde hepimiz barış istiyoruz. Ama yalnızca kendi koşullarında barış istemek, aslında barış istemek değildir. Kalıcı bir barış, adil bir barıştır her şeyden önce. "Herkes için barış, eşit koşullarda barış, herkes için adalet, eşit koşullarda adalet." Dile getirilmesi naiflik gibi görülen dileğim bu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Delinin Güncesi
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
166
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893191
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Merkezin, tüm merkezlerin dışına kaçan, yalnızca kendi çekim alanlarında savrulan, sık sık kendi kara deliklerine düşen yazılardı bunlar. Hayatta her şeyi acemice yapan, ölçü ve stratejiden anlamayan, bir türlü "dediğim dedik (köşe yazılarına çok yakışan "kodum mu oturturum !"tavrı) olamayan,travmalarını fazlaca ele veren birinden beklendiği gibi...
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 126 okur

  • Archie
  • B
  • Meryem şeyma çiftçi
  • Dervişmisali
  • Müzeyem
  • Yağmur Caner
  • Jîyan Demir
  • Dünyasız Bir Kafa
  • Meryem Özalp
  • Nur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.2
14-17 Yaş
%1.7
18-24 Yaş
%17.2
25-34 Yaş
%39.7
35-44 Yaş
%24.1
45-54 Yaş
%10.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65
Erkek
%35

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.1 (12)
9
%10.9 (5)
8
%23.9 (11)
7
%10.9 (5)
6
%17.4 (8)
5
%4.3 (2)
4
%2.2 (1)
3
%2.2 (1)
2
%0
1
%2.2 (1)