Bir Delinin Hikayesi

10,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
3 beğeni  · 
863 gösterim
Sovyetler Birliği döneminin ünlü hiciv yazarı Mihail Afanasyeviç Bulgakov yeni bir öykü seçkisiyle yeniden Türkiyeli okurlarla buluşuyor. Bir Delinin Hikâyesi, Polina Antonova’nın derleyip Rusça aslından çevirdiği on sekiz adet öyküden oluşuyor. Bu seçkideki öyküler okurları kimi zaman İç Savaş yıllarının zorluklarıyla, Sovyetlerin inşasından sonra herkesçe tecrübe edilen konut problemleriyle, Sovyet Rusya’sındaki gündelik yaşamın akışıyla, kimi zaman da Bulgakov’un yazarlık serüveninde deneyimlediği güçlüklerle yüzleşmeye çağırıyor. Yazarın kendine has hicivli üslubu kitap boyunca parıldarken, bazı öykülerde de yaşamını kalem oynatarak sürdüren Bulgakov’un ilham perisiyle mücadelesine şahit oluyoruz.

Kitapta yer alan öykülerin listesi:

Ben Öldürdüm
Kızıl Taç
No 13: Elpit, İşçi Komün Evi
Hatıra
Kırk Kere Kırk
Dört Portre
İlahi
Tekerlekli Konut
Bir Delinin Hikâyesi
Beyin İltihabı
Ferapont Ferapontoviç Kaporsev’in ‘Altın’ Haber Yazıları
KNP ve KP
Aydınlanma Haftası
Eski Mısır Mumyası
Kızıl Ada
Aritmetik
Han Ateşi
Gizli Arkadaşıma
Nesrin Ay 
29 Oca 16:14 · Kitabı okudu · 7 günde · Puan vermedi

Bence Bulgakov 'sistem eleştiricisi' etiketinin altında küçültülmüş bir edebi kişilik. Yasaklanmış kitapları uzun bir süre basılamamış, tamam, para kazanabilmek için gazetelerde hikayecikler yazmış editörün isteği doğrultusunda, o da tamam ama niye ille de bu yönünü öne çıkarıyoruz? Niye biz insanoğlulları illa bir kalıp kullanma sevdalıyız? Yazar işte. Rus edebiyatında Gogol'la birlikte anılan, yazdığını okutan, kalemi kuvvetli, gözlemi kuvvetli, yer yer gülümseten, araştırmaya, empati yapmaya sevk eden okunulası bir yazar.

Bir Delinin Hikayesi döneminin aynası bir kitap ya da 'izlenilebilecek' bir kitap da denilebilir. Bulgakov yaşanılan ne varsa kendi algı kapısından bizi içeri davet ediyor. Zenginlikten 'kamulaştırma' sonucu fakirliğe adım atan insanlar; konut eksikliğinin ( ki insanlar tek odada yaşamaktan ve komünal binada ortak bir tuvaleti, mutfağı kullanmaktan bıkmış ama o bile lüks bulunamıyor.) yol açtığı barınamayan, barınma için evraklara, özel imzalara ihtiyaç duyan biçareler; savaşın karanlık yüzünde kendini, aklını kaybeden deliler ve yazarın kendisi kitabın ana eksenini oluşturuyor.

Keyifle okunulabilecek bir dönem kitabı. Ve Verita Yayınevi çevirmeni ile birlikte çok güzel bir iş çıkarmış, dipnotlar muhteşem.