Bir Demet İstanbul

7,6/10  (7 Oy) · 
55 okunma  · 
7 beğeni  · 
550 gösterim
"Bir şehre ruhunu veren, o iklimin, o coğrafyanın, o kültürün, o şehri yapan insanların birlikte kotar-dıkları biricik oluştur. Bu bazan bir pencere biçiminde kendini gösterir, bazan bir ağaç seçiminde. Meselâ İstanbul ve Bursa için Erguvan vazgeçilmemesi gereken bir ağaçtır. Şehrin Erguvan'a ihtiyacı vardır. Erguvan pembesinden arındırılmış bir Boğaziçi, baharda, gelinini yitirmiş duvağa benzer.

Bir şehre ruhunu veren bazan o mıntıkada kaynayan bir su, bazan sadece o bölgede pişirilen bir yemek, oynanan bir oyun, bir yapı tarzı, bir davranış, bir mezar, bir tepe, bir ziyaretgâh, bir mesire-dir. Urfa'da Halilü'r-Rahman, Konya'da Mevlâna kadar Meram, Safranbolu'da evler, Erzurum'da Çifte Minare kadar eski çeşmelerden akan eski sulardır.

Bir şehre ruhunu veren çocukların oyun oynarken söyledikleri türküler ve tekerlemelerdir. Esnafın müşteriyi karşılamasıdır. Topluca yaşanmış elemler, topluca yaşanmış kederlerdir.

Bütün bu unsurlardan yoksun kalan şehir ruhunu kaybeder. Belki büyür, modernleşir, hatta azmanlaşabilir; ama ötekilerden bir farkı kalmaz, çekici bir yanı olmaz, içinde ikamet eden insanlara vereceği bir şeyi yoktur artık onun."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2016
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9789759957520
  • Yayınevi:
    Dergah Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 20 Alıntı

Her gün önünden geçip gittiğimiz nice binayı, tarihi eseri, ağaçları, güzellikleri görmeden yürüyoruz.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 14)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 14)
Furkan 
31 Mar 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

İstanbul
İstanbul tükendi.Hani bir vakitler bir yabancının Osmanlı için söylediği bir söz vardı:"Şu Osmanlı ne menem bir yapı imiş ki, biz dışarıdan, siz içeriden yüz yıldır vuruyoruz hala yıkılmadı" ...Hayfa ki,o çoktan yıkıldı,şimdi sahnelenen oyun bir cesedin üzerinde cereyan ediyor.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 41)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 41)
Salih Çermik 
10 Oca 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Mahalle yıkıldı, sokaklarda yabancılar dolaşıyor. Kimse kimseye selam vermiyor. Eşsiz bir yalnızlık yaşanıyor, herkesin yüzü asık ve mutsuzluk moda.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 187 - Dergâh Yayınları - 1. Baskı)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 187 - Dergâh Yayınları - 1. Baskı)
Sümeyye K. 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Apartmanlar yükseldikçe yükselir ve orada nefes alınmaz bir ortam doğar.
Kimliksiz ve kişiliksiz bir yapılanma.
Bunu mu istiyoruz?

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 13)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 13)
Ümit 
12 Ağu 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Baharat
Modern batının teknolojik medeniyetinde aracın kendisi amaçtır. Siz televizyonu alırsanız onun ahlakı da beraber gelir. Onu kendimize uydurmaya kalkarsanız ortada televizyon kalmaz, ona resimli radyo denir.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 195 - Dergâh)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 195 - Dergâh)
Sümeyye K. 
21 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir şehre ruhunu veren çocukların oyun oynarken söyledikleri türküler ve tekerlemelerdir. Esnafın müşteriyi karşılamasıdır. Topluca yaşanmış elemler, topluca yaşanmış kederlerdir.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 11)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 11)

Bir Şehrin Ruhu
Eski ve kendine has kimliği olan bütün bölgeler insafsızca ve gösteriş uğruna yıkıldı. Farklı olan her şey gözden çıkarıldı.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 10)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 10)
Sümeyye K. 
22 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Fabrikalar standart mal üretiyor, bu tek tip mal üretimi tek tip insan istiyordu. Yeni insanın standartlaşan örnek ihtiyaçları cetvelle çizilen caddelerden geçecekti. Sokaklar kavsini, sihrini, sürprizini kaybedince sakinlerine dar gelmeye başladı. Nasıl gelmesin önceleri beşyüz kişinin yaşadığı mekâna neredeyse beşbin kişi doluvermişti.

Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 37)Bir Demet İstanbul, Mustafa Kutlu (Sayfa 37)
2 /