Bir Dersim HikayesiMurathan Mungan

·
Okunma
·
Beğeni
·
640
Gösterim
Adı:
Bir Dersim Hikayesi
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9789753428729
Kitabın türü:
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
"Onca uygarlığın kurulduğu, dağıldığı, el değiştirdiği; onca dilin, dinin, inancın, kültürün yaşadığı, çatıştığı, iç içe geçtiği zorlu bir coğrafya burası. Ve her geçen gün biraz daha öğreniyoruz bu topraklarda her inkârın ardında yakın ya da uzak tarihli bir toplu mezarın yattığını...Toprağa yalnızca ölülerin değil, hakikatlerin, dillerin, kültürlerin, kelimelerin gömüldüğünü..."

"Kendisi farkında olsun ya da olmasın bu ülkede herkesin bir Dersim hikâyesi vardır. İlle de içinde olmaları gerekmez.
Bazen bir ucunun kendisine değdiğini bile bilmeden yaşayıp gitmişlerdir. Ben de bu kitap için yazarlardan bunu istedim:
Bir Dersim hikâyesi anlatmalarını..."
-Murathan Mungan-

Seçkide, Ahmet Büke, Yalçın Tosun, Ayhan Geçgin, Cemil Kavukçu, Behçet Çelik, Ayfer Tunç, Burhan Sönmez, Hatice Meryem, Şule Gürbüz, Hakan Günday, Ayşegül Çelik, Haydar Karataş, Murat Yalçın, Karin Karakaşlı, Murat Uyurkulak, Gaye Boralıoğlu, Sema Kaygusuz, Yavuz Ekinci, Seray Şahiner, Murat Özyaşar, Jaklin Çelik, Gönül Kıvılcım ve Barış Bıçakçı'nın birer öyküsü yer alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabın moderatörü Murathan Mungan arka kapakta kitabın yazılış hikâyesini çok güzel dile getirmiş:
"Kendisi farkında olsun ya da olmasın bu ülkede herkesin bir Dersim hikâyesi vardır. İlle de içinde olmaları gerekmez.
Bazen bir ucunun kendisine değdiğini bile bilmeden yaşayıp gitmişlerdir. Ben de bu kitap için yazarlardan bunu istedim:
Bir Dersim hikâyesi anlatmalarını..."

Anadolu'nun geçmişte yaşamış olduğu acı ve kıyımlara merakım olduğu için, özellikle Dersim konusunda araştırmalar yapıp, yaşamış kişilerden anılarını dinlediğim için kitaptaki hikâyeleri okurken hiç yabancılamadım.

Kitabı okurken bunların gerçekten yaşandığını düşündükçe eminim tüyleriniz ürperecek.

Kitapta, Ahmet Büke, Yalçın Tosun, Ayhan Geçgin, Cemil Kavukçu, Behçet Çelik, Ayfer Tunç, Burhan Sönmez, Hatice Meryem, Şule Gürbüz, Hakan Günday, Ayşegül Çelik, Haydar Karataş, Murat Yalçın, Karin Karakaşlı, Murat Uyurkulak, Gaye Boralıoğlu, Sema Kaygusuz, Yavuz Ekinci, Seray Şahiner, Murat Özyaşar, Jaklin Çelik, Gönül Kıvılcım ve Barış Bıçakçı'nın birer öyküsü yer alıyor. Ayrıca yazarların hepsinin iyi birer öykü yazarı olması da kayda değer.

Mutlaka okunması gereken bir seçki. Eminim okurken tüyleriniz ürperecek, gözyaşlarınız süzülecek.
"Herkesin bir Dersim hikayesi vardır "
Kalbimde ağrıyla okuduğum tek kitap. Bir çok kişinin düşüncesiyle yazılmış bu kitap, insanların yaşadığı acıları, korkunç şeyleri ve yaşanmışlıkları gün yüzüne çıkartıyor. Üstelik bu kitapta yazanlar sadece bir kısmı, daha kim bilir neler yaşanıp tarihe karışmıştır Dersim'de…

Benzer kitaplar

Kitaptaki hikayelerin farklı yazarlar tarafından ve farklı açılardan kaleme alınmış olması kitabı tek düze olmaktan çıkarmış. Okurken çok etkilendim... Üstünde gezindiğimiz toprakların çok acıları sakladığını bir kez daha hatırlattı.
Behçet Çelik ve Şule Gürbüz öyküleri daha dikkatle okunmalı. ..
...öyle ya herkesin bir dersim hikayesi vardır....
Her mungan seçkisi gibi bu da güzeldi.
Acının toprakları Anadolu.. Her dönem çeşitli bir yerinde acıya şahitlik etmiş. Bu kitapta da Dersim acısını yaşamış insanlarin ya da kenarından köşesinden buna şahitlik etmiş insanların hikayeleri bulunmakta. Hep acıyi yaşayanların hikayelerini biliriz yada onlar anlatılır. Birde acıyı yaşatanlar vardır isteyerek yada istemeyerek... Lori Lori ve Yıllar Önce Ben Bir Meydandaydım başlıklı hikayeler acıyı yaşayatanlarada dikkati çekiyor. Güzel bir derleme olmuş her ne kadar acıdan bahsediyorsada..
Murathan mungan moderatörlüğünde doğulu batılı pek çok yazarın "dersim" hakkında yazdığı hikayelerin biraraya getirilmesinden oluşan bir seçki kitap. Konu hakkında önyargısı olanlar için okuması zor gelebilir çünkü her yeni hikaye meselenin insani tarafında duran birisi için birer tokat niteliğinde. Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta da mahallenin dışındaki yazarların yazdıkları hikayelerde hep bir dersimli nene/dede figürüyle okuru cok zorlamadan, benzer hikayelerle yola çıkmaları oldu. Oysa o topraklardan gelenlerin hikayelerinden yansıyan acı bambaşka idi, okudukça baş etmekte zorlanıyor, bu topraklarda bunca acının yaşanmış olmasına şaşırıyor insan.
Haydar Karataş'ın öyküsü oldukça o topraklara ait. Diğerleri o duyguyu vermekte Haydar Karataş kadar başarılı değiller. Bu başarısız oldukları anlamında değil. O topraklarda yaşayanlar bunu daha iyi anlatır diye düşünüyorum. Ayrıca o öyküde geçen o gözleri görmeyen adam... Bir de bir patika yolu bulunca başka bir köye görmeyen gözlerle gitmesi.... Tarifsiz...
değişik kalemlerden birer dersim kurgusu eşliğinde yazılan kitap her ne kadar eksik ve değinilmemiş konular ardında bırakmış olsada okunalası bir kitaptır.
Insanın yumuşaklığı kalbinde değildi, kalbi gayetle sert ve tıkızdıda kendi kendine çok mağlup düştüğü için zamansız kırılıverir, takatten düşerdi.
Konuşursam sustuklarim incinir diye susardı sanki. Durmadan susardı. Sustukça o, satır satır bir defter olurdu alnı. Altı çizili cümleler yol yol olur, gider kapısı hep açık duran geçmişte biterdi. Geçmiş, yani günbegün devam eden bugün.
Konuşmak insanın ağusunu alır derler, zehrini yani. Alır da ne yapar acaba, nereye atar, böyle söze inanılır mı? Başkasının acısı gündelik bir havadisattır, işitilir yani kulak şöyle bir duyar sonra bir iç çekilir de ‘’Çıkarken şu ocağı kapat’’ diye seslenilir. Ocak ve konu aynı anda kapanır. Konusu kapanan acı acaba ne olur?
‘’Mı Kilıtê Kou kerde vınd,’’ derdi çok dertlenince. ‘’Ben dağların anahtarını kaybettim.’’
Dilinden düşürmediği türkünün " yavrumu uçurmadan yuvam dağıttı felek" sözüydü yüreğini yakıp göynüten...
Kazlar ömürlerinde bir kez evlenirlermis. Eşlerinden birinin başına birşey gelir yahut ölürse, ötekisi bir daha evlenemezmiş. Ateş yağar, nehir dururmuş o vakit. O inler dağlar dinlermis. Yüreğine Munzur dağları kadar bir ağırlık cokermiş sonra. Dünya ona dar gelir, dara cekilir gibi bir hal alırmış yüzü. Kimsiz kalır, koca: tenha bir yer olurmuş ona. Öyle yapayalnız kalirmis dünyada. Eşinin ölümü küçük bir kiyametmis , kıymet bilmek gerekmiş.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Dersim Hikayesi
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
200
ISBN:
9789753428729
Kitabın türü:
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
"Onca uygarlığın kurulduğu, dağıldığı, el değiştirdiği; onca dilin, dinin, inancın, kültürün yaşadığı, çatıştığı, iç içe geçtiği zorlu bir coğrafya burası. Ve her geçen gün biraz daha öğreniyoruz bu topraklarda her inkârın ardında yakın ya da uzak tarihli bir toplu mezarın yattığını...Toprağa yalnızca ölülerin değil, hakikatlerin, dillerin, kültürlerin, kelimelerin gömüldüğünü..."

"Kendisi farkında olsun ya da olmasın bu ülkede herkesin bir Dersim hikâyesi vardır. İlle de içinde olmaları gerekmez.
Bazen bir ucunun kendisine değdiğini bile bilmeden yaşayıp gitmişlerdir. Ben de bu kitap için yazarlardan bunu istedim:
Bir Dersim hikâyesi anlatmalarını..."
-Murathan Mungan-

Seçkide, Ahmet Büke, Yalçın Tosun, Ayhan Geçgin, Cemil Kavukçu, Behçet Çelik, Ayfer Tunç, Burhan Sönmez, Hatice Meryem, Şule Gürbüz, Hakan Günday, Ayşegül Çelik, Haydar Karataş, Murat Yalçın, Karin Karakaşlı, Murat Uyurkulak, Gaye Boralıoğlu, Sema Kaygusuz, Yavuz Ekinci, Seray Şahiner, Murat Özyaşar, Jaklin Çelik, Gönül Kıvılcım ve Barış Bıçakçı'nın birer öyküsü yer alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Yusuf Berkman
  • Tuğçe Merve
  • Çağla A.
  • Sertap
  • sz13
  • Sevgi Ecem Çetin
  • ahmet ihvani
  • Buket Poyraz
  • Murat Cevahir Altay
  • Selvi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (5)
9
%17.6 (3)
8
%23.5 (4)
7
%17.6 (3)
6
%5.9 (1)
5
%5.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0