Bir Dinozorun Gezileri

·
Okunma
·
Beğeni
·
5571
Gösterim
Adı:
Bir Dinozorun Gezileri
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
279
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750801385
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu.

Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi.

Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır.

Türkiye şimdi de onun yeni kitabı Bir Dinozorun Gezileri ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. Dinozorca yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.
rn
280 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Genelde kitaplara eleştiri yazmak huyum değildir fakat bu kitaba bir yorum yapmak geldi içimden. Kitabın ilk kısımlarında birçok kere bırakıp başka kitapları okudum. Bu kitabı yarıda bırakıp iki üç kalın kitap bitirdigim oldu :)
Kitabi anlatmam gerekirse genel itibarı ile özgür fikirli Mina Urgan'ın küçük bir serçe misali ordan oraya uçuşunu konu aliyor. Adından da anlaşılacağı gibi gezilerini akıcı samimi bir üslupla anlatmış Mina Urgan. O kadar uçarı kaçarı ki ben 23 yaşında olmama rağmen onun dinozor dediği yaşında yaptıklarını yapamam. Zıpır bir kişiliğe sahip Mina hanım tam bir Cumhuriyet kadını olarak kendini anlatmis. Solcu bir kişilik ve gördüklerini de bu çerçeveden aktarıyor. Kitabı okurken bir elim sürekli telefondaydı. Anlattığı yerleri görmek arzusu çok ağır basıyordu. Bu sebepten çok yavaş ilerledim. Okurken bazı görgü kurallarından bahsetmesi beni de uyardı. Kendimi tarttım ve nasıl davranmam gerektiği hakkında bir rehber gibi hissettirdi. Bazı kısımlar vardı ki beni rahatsız etti. Misal yazarın içkiye ve sigaraya karşı aşırı isteği beni sarstı. Şu an yaşıyor olsaydı bu dediklerimin zerresi umrunda olmazdı fakat ben yine de rahatsız oldum. Hatta bir kısımda yine sigara yasağını çiğneyip amerikalıları bu yasaktan dolayı yobaz olmakla suçluyordu. Bu durumda benim aklıma gelen tek şey kapalı bir ortamda diğer insanları umursamadan sergilenen davranışların o insanları nasıl etkiledigidir. Astımı olan bir insan var ise eminim bu durum onu çok kötü etkileyecektir. Kafama takılan tek soru bir insan nasıl hem görgü kurallarından bahsedip hem de görgü kurallarını bu denli çiğneyebilir.
Bu yazıyı okuyanlar yazarı sevmediğimi düşünebilir tam aksine bu davranışları 50-60 yaşlarındaki ak saçlı tatlı kadını daha sevimli hale getirmiş fakat yine de eleştirimi yaparım.
Modern yaşamı sevip gericiliğe tahammül edemeyen Mina hanım aynı zamanda gökdelenlerden de hiç hoşlanmaz. Benim gibi doğallık peşindedir. Oldum olası insan icadı şeylerden bir yanımla hep uzak durmak istemişimdir. Ne var ki bu isteğim hicbir zaman olmadı. Ne kadar uzak durmak istediysem o kadar gömüldüm kaldım bu çirkin şeylere.
Yazımı daha da uzatmak isterdim ama bundan sonrası kitabın büyüsünü bozacaktır.
Şimdiden iyi okumalar. Özellikle gezi severlere.
279 syf.
·5 günde·Beğendi·7/10
Gezi, anı ve yaşantı kitapları bazen sıkıcı olabiliyor. Sonuçta tanımadığımız insanlardan, görmediğimiz yerlerden bahsediyor yazarlar. Ancak anlatılanlar mizahi bir dille anlatılınca hiç de öyle olmuyor. Hele bir de huysuz, tatlı bir kadın anlatıyorsa.

Sadece şunun da olmasını isterdim: Yazar, 'Samsun dışında bütün Karadeniz kentleri birbirinden güzeldir.' yazmış ancak Samsun'u neden sevmediğini belirtmemiş. Gerçi Karadeniz gezilerine genel olarak çok küçük bir yer ayırmış. Samsun'da okuyan biri olarak orada neler yaşadığını merak ettim gerçekten. Keşke biraz daha -bir Bodrum kadar olmasa da- yer ayırsaymış Karadeniz gezilerine. Okuyucuyu merakta bıraktığını düşünüyorum, yani en azından beni.
279 syf.
·2/10
Bir dinazorun anıları kitabı çok samimi ve güzel kaleme alınmış idi, okurken su gibi akmıştı. Gezilerinin de öyle olacağını düşünerek almıştım fakat bu kitap bölümler arasında epey kopuk olduğu için mi bilmiyorum çok sıkıcıydı. Atlaya atlaya okudum özellikle ingiliz edebiyatı profesorümüzün Ingiltere ile ilgili anıları için almıştım fakat beklentimi karşılamadı.
279 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Oldum olası kendimden yaşça büyük insanların anılarını dinlemeyi çok severim. Hele ki bu anılar, yaşamayı en çok istediğim yıllardansa... Mîna Urgan'ın anılarını yazdığı ikinci ve son kitabı olan Bir Dinozorun Gezileri, ilk kitaba kıyasla daha fazla gezi ve daha az anı içeriyor. O güzelim yerlerin şimdi nasıl değişip çirkinleştiğini ve bir daha asla eskisi gibi görünmeyeceğini bilince, burukluk duymadan okuyamıyor insan. Keyifle okuduğum ve artık yakın arkadaşımmış gibi gördüğüm Mîna Urgan'ın bu kitabını, ilk kitaptan sonra okumanızı tavsiye ederim. =)
279 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Mine Urgan’ı ilk kez okudum. Anılarını anlattığı ikinci kitabıyla başladım. Elime ilk olarak bu kitabı geçti çünkü ve laçkalaştımak istemedim. Doya doya okudum. Gerçekten keyif alarak, imrenerek, bazı yerlerde “böyleleri de mi varmış?” diyerek bazı yerlerde “seni yerim tontoşum” diye severek bitirdim. Çok güzel bir yolculuk yapıyor insan bu kitapta. Keşke o dönemlerde yaşasaydım da anlattı güzelliklere şahit olabilseydim, diye düşündüm çok kez. Tontişimi siz de okuyun lütfen, seveceksiniz :)
279 syf.
·16 günde·Beğendi·9/10
Eveeet gezmeyi seven birinin birinin gezilerini gezerken okumak zevkli oldu. Mîna Hanım çok şanslı bir dinsiz olduğuna kânaat getirdim. Başta geyet samimi bir başlangıç ile beni kendine epey çektin bu yüzden sizi caanı gönülden öpüyorum. Biraz uzun bir zaman diliminde okudum o da benim hatam ama olsun uzun zaman seninle vakit geçirmek güzeldi. Bir insanın çevresinin olmasının ne kadar önemli olduğunu da anladım Dünya'nın dört bir yanından arkadaşları olması insanın şahane bir şeymiş. Keşke bu kadar kötü alışkanlığa aşık olmasaydınız ama size olan sevgimi yine önüne geçemedi bu durum. Fransızcanıza da epey aşık oldum maşşallah yani. Okumak isteyenlere gelince elbette okuyun güzel bir yolculuk sizi bekliyor olucak :)))))
279 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Anılarının devamı olmuş gezileri. Anlatımı bana göre çok samimi. Gittiği bir çok yeri, adaları, koyları görmek istedim. Gezileri okurken daha çok "Keşke dil bilseydim." dedim.Evet çok içtiğini, sigarayi sevdiğini fazla dile getirmiş ama yadirgamadim, ayiplamadim da. Kitabı açıp her okuyusumda dobraliğını hissettirdi aksine. Ama derseniz iyi mi yazmış. Hayır diyeceğim. Yazar değil kabul de ediyor zaten. Ama yine de çok severek okudum. Kurduğu cümlelerin sonunda eskiden demesi ve bu cümlelerin arka arkaya gelmesi rahatsız etti beni biraz. Ama İngiliz Edebiyatı profesörü olmasının ve bazi şeyleri söylemesi özellikle 'sweet balls' gibi çok güldürdü beni.Sıkılabilirsiniz belki okurken. Olay yok çünkü. Sürüklemiyor fakat ilginç bir şekilde kendine çekiyor.
279 syf.
·Puan vermedi
Dünyanın bir çok yeri hakkında bilgi edilebildiğiniz,az parayla gezi yapılabileceğini öğrendiniz ,hayatın tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış gezileri anlatan bir kitap. Gezi kitabi okumak isteyenlere tavsiye ederim.
257 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitabın adı:Bir Dinozorun Gezileri
Yazarın adı:Mina Urgan
Okuyanın adı: Sıdıka Topal
Sayfa sayısı:257

Nurlar içinde yatsın müthiş bir kadınmış. Cesaret onda, yiğitlik onda gözü kara bir insanmış.

Seksenine yakın bir yaşta nerdeyse dünyayı gezmiş. Gezdiği yerleri sevip sevmediğini beğenip beğenmediğini dobra donra söylermiş. Denizi çok severmiş hiç çıkası gelmezmiş denizden denizi gördüğü yerde hemen mayosunu giyer dalarmış denize.

Gezilerinde iki defa parasını çaldırmış borçlanıp geziyi tamamlamış. Sevilen bir insanmış. Ama ne kadar gezerse gezsin memleketim, İstanbulum başka dermiş memleketine aşık biriymiş.
Bata çıka bir ömür geçirmiş ruhu şa'd olsun severek okudum.

Kitapla kalın....
279 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Bir Dinazorun Gezileri kitabını uzatabildiğim kadar uzatarak okudum ki, kitabın içinde daha uzun süre kalayım, daha çok o gezilerin hazzını yaşayabileyim diye...Bir çoğu gezip gördüğüm yerler olunca eski güzel anılara gitmek iyi geldi bana. Kitabı edebi bir esermiş gibi düşünmeden okumak lazım zira değil..Yazarın tamamen gezi anılarında yaşadıkları ve yaşadıklarından da çok hissettikleri yer alıyor..Keyifli okumalar..
279 syf.
·Beğendi·7/10
Hayat tarzı ve onun kaynağındaki hayat görüşü bana uzak olsa da gerçekten samimi ve eğlenceli bir dili vardı. Anılarını bu kadar net hatırlıyor olması ayrı bi şaşkınlık sebebiydi benim için. Gerçekten dolu dolu yaşamış ama diğer tarafa-asıl yaşama- hiçbir şey bırakmamış maalesef.
279 syf.
·3 günde·8/10
Mina Urgan;iştahlı onun deyimiyle obur, solcu (düşüncelerini kalıplara sokan her birey gibi bazı konularda sabit fikirli ve bunun farkında hatta kendini eleştiriyor da ) kendisiyle dalga geçmeyi bilen, para kavramı onun için bir araç; gezme ihtiyacını görsün, arkadaşına giderken eli boş gitmesin, yemek yanında biraz rakı ve sigara fazla beklentisi yok,ne istediğini bilen bir kadın... Anılarına misafirlik ediyorsunuz gıpta ettiğim arkadaş ortamı Sabahattin Eyüpoğulu mu dersiniz Halet Çambel mi Falih Rıfkı mı Sabahattin Ali mi Genco Erkal mı...Hayatı dinazorca ve güzel yaşamış öyle yeşillik olsun diye yaşayanlardan değil üsluba gelince samimi,doğal , gövdeli, özgün bir kalemi var insan bir çırpıda okumak istiyor.
Bir toplum cinsel yasaklardan ve baskılardan ne denli kurtulmuş olursa olsun,her yerde gizli yada açık genelevler vardır.Hele Amsterdam gibi bir liman kentinde genelevlerin bulunması çok doğaldır.Ne var ki bu mahalle iki nedenden ötürü beni çok tedirgin etti.Birinci neden kadınların bir kasap dükkanının cemâkanına kancalarla asılan et parçaları gibi,gözler önünde sergilenmesiydi.İkinci nedense birinciden çok daha fazla beni tedirgin ediyordu;satışa çıkarılan bütün kadınlar arasında kuzeyli tipli yani beyaz tenli sarı saçlı mavi gözlü bir tek kadın yoktu.Hepsi esmerdi.Bazıları kara tenli afrikalılar yada simsiyah saçlı çekik gözlü asyalılardı.Varlıklı Avrupanın kadınları değil üçüncü dünya ülkelerinin yada eski sömürgelerin zavallı yoksul kadınlarıydı satışa çıkarılanlar
.Amsterdam kerhaneleri bu et ticaretini vitrinlerde sergilerken,ırkçılığın korkunçluğunu ve ekonomik düzenin çirkinliğini de gözler önüne seriyordu sanki.
Yeni yapılan anıtlar arasında,bir tanesi çok duygulandırdı beni.1964’de Paris’ e gidişimde,Abidin Dino beni hemen oraya götürmüştü.Ne yazık ki,Paris’e giden yurttaşlarımın çoğu,bu anıtın farkında bile değiller.Nehrin üstünde ki Ile de la Cite yi bir gemiye benzetmiştim.Bu anıt o geminin en kıç ucundadır.Merdivenle inilen bir mahzendir orası.Mahzenin demir parmaklıklarından,nehrin bulanık suları görülür.İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerin toplama kamplarında ölen ikiyüzbinden fazla Fransızın adları,küçük seramik parçalarına yazılıp ,zemini kaplar...
Bana kalırsa, en keyifli okuma, güzel bir bahçede, iki ağaç arasında kurulmuş bir hamakta sallana sallana okumaktır. Bundan daha da güzeli, bir teknede deniz sizi sallarken okumaktır.
Bunca felâket, bunca zulüm, bunca haksızlıkla dolu bir dünyada köpekler gibi mutsuz olmanın kolaylığını bildiğim için, mutsuzluklarıyla övünenlere fena halde bozulurum. Mutsuz olmak bir marifet değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Dinozorun Gezileri
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
279
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750801385
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu.

Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi.

Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır.

Türkiye şimdi de onun yeni kitabı Bir Dinozorun Gezileri ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. Dinozorca yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.
rn

Kitabı okuyanlar 1.043 okur

  • Berkay Aksakal
  • Eda aydın
  • Beyza
  • Mustafa Kaan Kişmir
  • Özlem Ataünal
  • mert cömert
  • ik06
  • Selime Mehdi
  • ali veli
  • Gülşah

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%0.4
18-24 Yaş
%6.8
25-34 Yaş
%25.6
35-44 Yaş
%44
45-54 Yaş
%17.1
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.6
Erkek
%22.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23 (62)
9
%15.6 (42)
8
%33.5 (90)
7
%15.6 (42)
6
%6.3 (17)
5
%3.3 (9)
4
%1.5 (4)
3
%0.4 (1)
2
%0.4 (1)
1
%0.4 (1)

Kitabın sıralamaları