Bir Dinozorun GezileriMina Urgan

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.023
Gösterim
Adı:
Bir Dinozorun Gezileri
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
279
ISBN:
9750801385
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu.

Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi.

Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır.

Türkiye şimdi de onun yeni kitabı Bir Dinozorun Gezileri ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. Dinozorca yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.
rn
Gezi, anı ve yaşantı kitapları bazen sıkıcı olabiliyor. Sonuçta tanımadığımız insanlardan, görmediğimiz yerlerden bahsediyor yazarlar. Ancak anlatılanlar mizahi bir dille anlatılınca hiç de öyle olmuyor. Hele bir de huysuz, tatlı bir kadın anlatıyorsa.

Sadece şunun da olmasını isterdim: Yazar, 'Samsun dışında bütün Karadeniz kentleri birbirinden güzeldir.' yazmış ancak Samsun'u neden sevmediğini belirtmemiş. Gerçi Karadeniz gezilerine genel olarak çok küçük bir yer ayırmış. Samsun'da okuyan biri olarak orada neler yaşadığını merak ettim gerçekten. Keşke biraz daha -bir Bodrum kadar olmasa da- yer ayırsaymış Karadeniz gezilerine. Okuyucuyu merakta bıraktığını düşünüyorum, yani en azından beni.
Genelde kitaplara eleştiri yazmak huyum değildir fakat bu kitaba bir yorum yapmak geldi içimden. Kitabın ilk kısımlarında birçok kere bırakıp başka kitapları okudum. Bu kitabı yarıda bırakıp iki üç kalın kitap bitirdigim oldu :)
Kitabi anlatmam gerekirse genel itibarı ile özgür fikirli Mina Urgan'ın küçük bir serçe misali ordan oraya uçuşunu konu aliyor. Adından da anlaşılacağı gibi gezilerini akıcı samimi bir üslupla anlatmış Mina Urgan. O kadar uçarı kaçarı ki ben 23 yaşında olmama rağmen onun dinozor dediği yaşında yaptıklarını yapamam. Zıpır bir kişiliğe sahip Mina hanım tam bir Cumhuriyet kadını olarak kendini anlatmis. Solcu bir kişilik ve gördüklerini de bu çerçeveden aktarıyor. Kitabı okurken bir elim sürekli telefondaydı. Anlattığı yerleri görmek arzusu çok ağır basıyordu. Bu sebepten çok yavaş ilerledim. Okurken bazı görgü kurallarından bahsetmesi beni de uyardı. Kendimi tarttım ve nasıl davranmam gerektiği hakkında bir rehber gibi hissettirdi. Bazı kısımlar vardı ki beni rahatsız etti. Misal yazarın içkiye ve sigaraya karşı aşırı isteği beni sarstı. Şu an yaşıyor olsaydı bu dediklerimin zerresi umrunda olmazdı fakat ben yine de rahatsız oldum. Hatta bir kısımda yine sigara yasağını çiğneyip amerikalıları bu yasaktan dolayı yobaz olmakla suçluyordu. Bu durumda benim aklıma gelen tek şey kapalı bir ortamda diğer insanları umursamadan sergilenen davranışların o insanları nasıl etkiledigidir. Astımı olan bir insan var ise eminim bu durum onu çok kötü etkileyecektir. Kafama takılan tek soru bir insan nasıl hem görgü kurallarından bahsedip hem de görgü kurallarını bu denli çiğneyebilir.
Bu yazıyı okuyanlar yazarı sevmediğimi düşünebilir tam aksine bu davranışları 50-60 yaşlarındaki ak saçlı tatlı kadını daha sevimli hale getirmiş fakat yine de eleştirimi yaparım.
Modern yaşamı sevip gericiliğe tahammül edemeyen Mina hanım aynı zamanda gökdelenlerden de hiç hoşlanmaz. Benim gibi doğallık peşindedir. Oldum olası insan icadı şeylerden bir yanımla hep uzak durmak istemişimdir. Ne var ki bu isteğim hicbir zaman olmadı. Ne kadar uzak durmak istediysem o kadar gömüldüm kaldım bu çirkin şeylere.
Yazımı daha da uzatmak isterdim ama bundan sonrası kitabın büyüsünü bozacaktır.
Şimdiden iyi okumalar. Özellikle gezi severlere.

Benzer kitaplar

Dünyanın bir çok yeri hakkında bilgi edilebildiğiniz,az parayla gezi yapılabileceğini öğrendiniz ,hayatın tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış gezileri anlatan bir kitap. Gezi kitabi okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Mina Urgan;iştahlı onun deyimiyle obur, solcu (düşüncelerini kalıplara sokan her birey gibi bazı konularda sabit fikirli ve bunun farkında hatta kendini eleştiriyor da ) kendisiyle dalga geçmeyi bilen, para kavramı onun için bir araç; gezme ihtiyacını görsün, arkadaşına giderken eli boş gitmesin, yemek yanında biraz rakı ve sigara fazla beklentisi yok,ne istediğini bilen bir kadın... Anılarına misafirlik ediyorsunuz gıpta ettiğim arkadaş ortamı Sabahattin Eyüpoğulu mu dersiniz Halet Çambel mi Falih Rıfkı mı Sabahattin Ali mi Genco Erkal mı...Hayatı dinazorca ve güzel yaşamış öyle yeşillik olsun diye yaşayanlardan değil üsluba gelince samimi,doğal , gövdeli, özgün bir kalemi var insan bir çırpıda okumak istiyor.
dunyayi dolasacak paraniz yoksa bu kitabi oluyun hem mina urganin yasadigi maceralari hem alt metinlerde verdigi elestirel dusunceleri hem 80 yasindaki kadinin bitmek tukenmeyen enerjisini okudukca kendisine hayran oluyoriz umarim yasliligimizda bizden gecti demek yerine mina urgan gibi buz gibi suda yuzecek enerjimiz olur. /sahsi olarak bende oyle bi enerji yok ama imrendim
Yazarın, herbiri kendi alanında tanınmış kişilerden oluşan dost grubu ile yaptığı yurt içi ve yurt dışı gezilerini akıcı ve eğlenceli bir dille kaleme aldığı güzel bir kitap. Gezi kitabı severler mutlaka okumalı
bir gün gelecek hayat bizi de eskitecek, bir baska baskıs açısından hayata nasıl anlamlar yüklendigini izlemek güzeldi, severek ve heyecanla okumutum....
Bir Dinazorun Gezileri kitabını uzatabildiğim kadar uzatarak okudum ki, kitabın içinde daha uzun süre kalayım, daha çok o gezilerin hazzını yaşayabileyim diye...Bir çoğu gezip gördüğüm yerler olunca eski güzel anılara gitmek iyi geldi bana. Kitabı edebi bir esermiş gibi düşünmeden okumak lazım zira değil..Yazarın tamamen gezi anılarında yaşadıkları ve yaşadıklarından da çok hissettikleri yer alıyor..Keyifli okumalar..
Bazı görüşlerinden dolayı kendisine katılmasam da bir çırpıda okuduğum bir kitaptı. Okurken eğlendim de aynı zamanda, beni güldüren bir kalemi varmış yazarın. Anı, gezi yazısı gibi türler bazen sıkabiliyor okuyucuyu ama bunu okurken sıkılmayacağınıza eminim. Mina Urgan'ın gezdiklerine, gördüklerine siz de ortak oluyorsunuz sanki.
Dinazor ölmek için yaşamış. Eee bilen bilir öteki dünyaya hayvanlar değil yalnızca insanlar gider. O yüzden yazarımız kitabın bir yerinde " gerçi öteki dünyaya hiç inanmam" diyor. Anlaşılan kitaba neden dinazor ismini verdiği belli. Çünkü hayvanların öbür dünyası olmaz :-) Ancak asıl mesele bu değil. Kitapta gördüğüm ve yazarımızın kendi düşüncesine çok ters düşen fikirleri ve bir hayat serüveni var. Şimdi sözü burda keserek sonradan fikirlerimi paylaşmak dileğiyle .
ilgimi çekmedi malesef, bir de gündem şu sıralar epey sıkıntılı, kafamı bir türlü veremedim. belki başka bir zaman diliminde devam edebilirim.
İlk sayfalarda ben bu kitabı neden aldım dedim. Tarzıma pek uygun gelmedi. Yine de bitireyim dedim. Sonradan anladım meğer çaktırmadan bişeyler öğretiyormuş. Kişiliğine saygı duyduğumu belirterek diyebilirim ki bu dünyada mutluluk iki türlü gerçekleşir: ya cahilsindir ya da hayalperest...
Bir toplum cinsel yasaklardan ve baskılardan ne denli kurtulmuş olursa olsun,her yerde gizli yada açık genelevler vardır.Hele Amsterdam gibi bir liman kentinde genelevlerin bulunması çok doğaldır.Ne var ki bu mahalle iki nedenden ötürü beni çok tedirgin etti.Birinci neden kadınların bir kasap dükkanının cemâkanına kancalarla asılan et parçaları gibi,gözler önünde sergilenmesiydi.İkinci nedense birinciden çok daha fazla beni tedirgin ediyordu;satışa çıkarılan bütün kadınlar arasında kuzeyli tipli yani beyaz tenli sarı saçlı mavi gözlü bir tek kadın yoktu.Hepsi esmerdi.Bazıları kara tenli afrikalılar yada simsiyah saçlı çekik gözlü asyalılardı.Varlıklı Avrupanın kadınları değil üçüncü dünya ülkelerinin yada eski sömürgelerin zavallı yoksul kadınlarıydı satışa çıkarılanlar
.Amsterdam kerhaneleri bu et ticaretini vitrinlerde sergilerken,ırkçılığın korkunçluğunu ve ekonomik düzenin çirkinliğini de gözler önüne seriyordu sanki.
Yeni yapılan anıtlar arasında,bir tanesi çok duygulandırdı beni.1964’de Paris’ e gidişimde,Abidin Dino beni hemen oraya götürmüştü.Ne yazık ki,Paris’e giden yurttaşlarımın çoğu,bu anıtın farkında bile değiller.Nehrin üstünde ki Ile de la Cite yi bir gemiye benzetmiştim.Bu anıt o geminin en kıç ucundadır.Merdivenle inilen bir mahzendir orası.Mahzenin demir parmaklıklarından,nehrin bulanık suları görülür.İkinci Dünya Savaşı’nda Nazilerin toplama kamplarında ölen ikiyüzbinden fazla Fransızın adları,küçük seramik parçalarına yazılıp ,zemini kaplar...
Bana kalırsa, en keyifli okuma, güzel bir bahçede, iki ağaç arasında kurulmuş bir hamakta sallana sallana okumaktır. Bundan daha da güzeli, bir teknede deniz sizi sallarken okumaktır.
"Küçük mutluluklarım dışında, iki büyük mutluluk kaynağım vardır. Biri kitap okumak, öteki de deniz."
"Yaşamda bunca gerçek felâket, bunca sefalet varken, ıvır zıvır kişisel sorunlarım yüzünden surat asmayı, ahlaksal açıdan ayıp saydım."
Kedisever soyuna geç girdiğim halde, bununla gurur duyuyorum. Çünkü bu soydan olanlar, kültürlü, ince, sanat meraklısı insanlardır genellikle. Dünyanın en büyük şairlerinden biri olan Charles Baudelaire'in Kediseverlerin Şahı olması; kedileri yücelten birbirinden güzel şiirler yazması, yeter de artar da bu gururu duymama.
Mina Urgan
Sayfa 13 - undefined

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Dinozorun Gezileri
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
279
ISBN:
9750801385
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu.

Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok sevdi.

Çünkü o, Türkiye aydınının sıcak ve zeki dilidir. Samimi bir düşünce sahibinin, aykırı da olsa, tüm kesimler tarafından kucaklanacağının kanıtıdır.

Türkiye şimdi de onun yeni kitabı Bir Dinozorun Gezileri ile yeryüzünde keyifli ve uygar bir yolculuk yapacak. Dinozorca yani az parayla, tadını çıkarmayı ve insanları tanımayı hedefleyerek yapılmış bu gezileri gülümseyerek okuyacak, okurken düşünecek, yeryüzünü ve kendini tanıyıp öğrenecek, sevecek.
rn

Kitabı okuyanlar 355 okur

  • BilgeSevgi
  • Murat Şancı
  • Ali celik
  • Kitap Odası
  • Cüneyt GAFFAROĞLU
  • Alper Erdogan
  • Merve Aydınay
  • Birsen Öztürk
  • Seçilmiş
  • Melek Işık

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%0.4
18-24 Yaş
%6.8
25-34 Yaş
%25.6
35-44 Yaş
%44
45-54 Yaş
%17.1
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%77.6
Erkek
%22.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.3 (17)
9
%11.2 (11)
8
%35.7 (35)
7
%15.3 (15)
6
%9.2 (9)
5
%6.1 (6)
4
%4.1 (4)
3
%1 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları