Bir Düğün Gecesi Dar Zamanlar 2

8,5/10  (24 Oy) · 
66 okunma  · 
22 beğeni  · 
1.382 gösterim
"İntihar etmeyeceksek içelim bari!"

"Denebilir ki, Türkiye'de aydın sorununu Türkiye'nin tarihsel dönüşümüne somut insana eklemleyen romanlar, ilk kez Adalet Ağaoğlu'nun çabasıyla gerçekleştirilmiştir. Ağaoğlu, günümüzün hiç kuşkusuz en önemli romancısı. Bir Düğün Gecesi, yalnız uzmanların, eleştirmenlerin üzerinde düşünce birliğine vardığı bir roman değil; aynı zamanda geniş bir okuyucu kitlesi tarafından benimsenen, tartışılan bir eser."
-Hilmi Yavuz-

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı ile aydınların iç dünyasına açılan pencere, Adalet Ağaoğlu'nun o nefis yapıtı Bir Düğün Gecesi ile Tanpınar'ın Huzur'unun bir uzantısı niteliğine bürünmektedir.
-Vedat Günyol-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2014
  • Sayfa Sayısı:
    380
  • ISBN:
    9786051417301
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Mithril / Morpheus 
14 Mar 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 9/10 puan

"Dar Zamanlar" üçlemesinin, Ölmeye Yatmak'dan sonraki ikinci kitabı..
Kitap bir düğün gecesindeki 2-3 saatlik zamanda geçmektedir. Ama bu sürede 1970li yıllardaki Türkiye portresi çok güzel bir şekilde çizilmektedir.
Bu dönemdeki gençlerin psikolojisini, sağ-sol ayrımını, üniversitelerdeki protestoları, sınıf farklarını başarıyla aktarmıştır.
İlk kitaba kıyasla tarihi bilgi zenginliği daha az olmasına rağmen edebi yönden ben (Kendi adıma) çok daha fazla tatmin oldum. Bir düğünde gerçekleşen bir olayın farklı kişilerin bakış açısından aktarılması bana farklı geldi. Ayrıca, anlatıcı kişiler arasındaki geçişler de oldukça yaratıcı ve keyifliydi.

Döngüsel 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 8/10 puan

Ah Tezel!

Başlarda, yine "ben nerelere geldim, hangi çıkmaz sokaklarda, hangi yanlış yollarda yürüyorum" soruları ile sayfaları çevirmeye devam etsem de, Tezel ile birlikte tüm pencereler açıldı. Tertemiz hava zihnime doldu. Tüm duygularımı uyandırdı.

Mükemmel bir kitap, okuyalım.:)

Bu kez birebir Aysel'in olmadığı bir kitapla karşı karşıyayız. Adalet Ağaoğlu, üzerinde durulması gereken her bir karakter için yeterince yer ayırmış, kendine özgü üslubunu geliştirmiş ve bu kez de yetmişli yıllara giderek gerçekliği olabilecek en iyi şekilde yansıtıp eleştirmiş. İlk kitaptaki Aysel'in ölmeye yatışı gibi, burada da kısa bir zaman diliminden, yani bir "düğün gecesi"nden yansıtılmış düşünceler bütünüyle burun buruna geliyoruz. Yine dikkatli gözlerle bakarsak eğer, bu "Bir Düğün Gecesi"nin 12 Mart ile olan sembolik ilişkisini görebiliriz.

Okuduğunuz zaman dikkatinizi çekti mi çekecek mi bilmiyorum, ama fark ettiyseniz, Ölmeye Yatmak'a kıyasla daha yetkin bir dil önümüze geliyor. Fakat buna ve birçok açıdan çok beğenmeme rağmen bu kitap, ilkinin yerini alamaz benim için. Dikkatli okumalar.

•••MERVE••• 
 21 Tem 2016 · Kitabı okudu · 14 günde

Adalet Ağaoğlu ile tanıştığım kitap...

Farklı bir anlatım tarzı benimsemiş yazar. Bu anlatım tarzında okuduğum ilk kitap. Kitapta genel olarak yer alan zaman bir düğün gecesi ama kahramanların anlattıkları ve düşündükleri yardımıyla düğün gecesinden ayrılıp geçmiş zamana giderek kahramanların geçmişteki yaşantıları hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.

Kitap bölümlerden oluşuyor, her bölümde bir kahramanın bakış açısından düğün gecesinde yaşananları, kahramanın düşüncelerini, geçmişteki olaylara kahramanın bakış açısını ve kahramanın yaşadıklarını öğreniyoruz. Bu yüzden bu anlatım tarzının benimsenmesi olaylara ve kahramanlara birçok değişik açıdan bakmamızı sağlıyor.

Kitapta zengin kesimin alışkanlıkları, dünya görüşü, ilişkileri vs. eleştirel bir bakışla ele alınıyor. Yakın geçmişin siyasi ve sosyal olaylarının insanların yaşamına etkileri ile ilgili ipuçları bulmak mümkün. Kahramanların yaşamlarının görünen yüzü ile gerçek arasındaki farklılıklar samimi bir anlatımla ele alınmış. Güce ve paraya düşkünlük, aile ilişkilerinin kopukluğu, aydınların sorunları, insan ilişkilerinde sahtelik kitapta anlatılan konulardan sadece birkaç tanesi. Her açıdan sosyal bir roman.

Kitapta yaşam tarzları, dünya görüşleri, ekonomik durumları, eğitim seviyeleri birbirinden farklı birçok kahramanı bulabiliyoruz.

***** Bu kısımdan sonrası spoiler içerir*****

Kitapta sıkça geçen 'Tezel' ismi başlarda çok tuhafıma gitmişti. Ama sonraları kitapta sevdiğim karakterlerden biri olmaya başladı. Farklı dünya görüşü ve aile çevresinin sahteliklerinin içine girmek istemeyişini çok beğendim. Hayallerinin peşinden gidip olmak istediği insan olmuş, bu da onun aile çevresinden dışlanmasına sebep olmuş, belki de onlardan kendi uzaklaşmıştır, okuyucunun yorumuna göre değişir. Aile çevresindeki insanların paraya tapmalarına, fikirleri sorgulamadan kabullenmelerine, suya sabuna dokunmaz hallerine karşı cesur bir duruş sergilemiştir.

Ayşen'e çok üzüldüm. Arkadaşları arasında dışlanması, ailesinin ona karşı tavırları, halasının kocasına(Ömer'e) olan duyguları, sevmediği bir adamla evlenmesi... Her açıdan kitabın dram kısmını sırtlanan Ayşen olmuş.

Kitabın çok beğendiğim kısımlarından biri de Yıldız ve Tuncer'in aşklarıydı.

Hüseyin İlhan 
22 Eyl 2015 · Kitabı okumadı · Beğendi · 9/10 puan

kitabın sloganı kendi sloganım oldu. Müthiş bir dille yazışmış hiç sıkılmadan karakterlere bağlanarak okuyacaksınız.

''intihar etmiyeceksek içelim bari''

Kitaptan 128 Alıntı

Bak işte şu an, kendinin olsun, başkalarının olsun yanlışlarımızı unutmanın tam sırası. Hatta o yanlışları sevmenin. Yanlış insanlıktır.

Bir Düğün Gecesi, Adalet AğaoğluBir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu
Mine Can 
07 Tem 2015 · 8/10 puan

"Ama art arda kopuşların hüznü değil bendeki. Art arta kopa kopa kopacak tek şeyi kalmamış olmanın hüznü. Hüzün duyulması gereken her şeyden hiç hüzün duymamak, altından kalkılması en ağır hüznü yığıyor üstüme. Biri olmalı. Birini aramalıyım. O birinin karşısında hiç konuşmayabilirim. Sürekli susabilirim. Yine de çok konuşmuş gibi, içime durmadan yığılan ağırlığı, adına yalnızlık denen bu kötü yükü atabilirim üstümden."

Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 72)Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 72)
Ayçagül Akar 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Benim asıl ümidim ümitsizliğimdir! Mutluluksa mutsuzluğun bilincinde olmaktır.

Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 45)Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 45)
Muzaffer Akar 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Ağla be ulan! Ağla hergele! Ağlayamadan insan mı olurmuş?"
Sonra sarıldı bana. Yutkundu o da. Öksürdü. Leblebiler boğazında gıcık yapmıştı sanki. Oysa, gözpınarlarında yaşlar.

Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 202)Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 202)
Muzaffer Akar 
12 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İki yanağımdan öpüldüğümü duydum. Bıyıklarımın iki yanına birer çiçek asılmış da, onları düşürmek istemezmişim gibi kıpırtısız kaldım.

Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 187)Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 187)

Ülke kaynıyor. Siz hâlâ oturunca, ‘Anne, arayamadık sizi... Evin eşyaları değişecekti...’ diyorsunuz. ‘Anne, canımız burnumuzdan geldi. Bizim Gaziosmanpaşa’daki arsaya gecekondular yerleşmiş, uğraş da uğraş...’ diyorsunuz. Ben surda bir gencin vurulduğunu, burda bir arkadaşımın tutuklandığını söylüyorum. Hiç duymuyorsunuz sanki:
“Kavunlar ne tatsız çıkıyor bu yıl,” diyorsunuz.
Başınıza o kavunlardan birini fırlatmak istiyorum.

Bir Düğün Gecesi, Adalet AğaoğluBir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu

Yahu, unutsana artık. Kaç yıl geçmiş. Hatırası kıt kocakarılar gibi dönüp dolaşıp aynı noktaya takılıyorsun.

Bir Düğün Gecesi, Adalet AğaoğluBir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu
Muzaffer Akar 
11 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Zaman, sen ne büyük öğretmensin, ah saygıdeğer zaman, sen ne büyük bir bilgesin! Gaddar bir bilgesin ama. Acimasız...

Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 92)Bir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu (Sayfa 92)

Ama şuramda bir bulantı. Gitmiyor, geçmiyor. İnsanlar arasında durmadan mikrop gibi yayılan bir hastalığın bulantısı bu. Kuşku ve güvensizlik. Bunları böyle böyle düşünmek zorunda kalışım... Yoklaya yoklaya yaklaşmak herkese. Şu anlamda ya da bu anlamda... Adımları hesaplı atmak. Yürekleri hesaplı açmak. Açık olamamak. Hergün biraz daha kapanmak. Hergün biraz daha köstebekleşmek, tilkileşmek, böcekleşmek...

Bir Düğün Gecesi, Adalet AğaoğluBir Düğün Gecesi, Adalet Ağaoğlu