Bir Düğün Gecesi (Dar Zamanlar 2)Adalet Ağaoğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.256
Gösterim
Adı:
Bir Düğün Gecesi
Alt başlık:
Dar Zamanlar 2
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051417301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"İntihar etmeyeceksek içelim bari!"

"Denebilir ki, Türkiye'de aydın sorununu Türkiye'nin tarihsel dönüşümüne somut insana eklemleyen romanlar, ilk kez Adalet Ağaoğlu'nun çabasıyla gerçekleştirilmiştir. Ağaoğlu, günümüzün hiç kuşkusuz en önemli romancısı. Bir Düğün Gecesi, yalnız uzmanların, eleştirmenlerin üzerinde düşünce birliğine vardığı bir roman değil; aynı zamanda geniş bir okuyucu kitlesi tarafından benimsenen, tartışılan bir eser."
-Hilmi Yavuz-

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı ile aydınların iç dünyasına açılan pencere, Adalet Ağaoğlu'nun o nefis yapıtı Bir Düğün Gecesi ile Tanpınar'ın Huzur'unun bir uzantısı niteliğine bürünmektedir.
-Vedat Günyol-
(Tanıtım Bülteninden)
"Dar Zamanlar" üçlemesinin, Ölmeye Yatmak'dan sonraki ikinci kitabı..
Kitap bir düğün gecesindeki 2-3 saatlik zamanda geçmektedir. Ama bu sürede 1970li yıllardaki Türkiye portresi çok güzel bir şekilde çizilmektedir.
Bu dönemdeki gençlerin psikolojisini, sağ-sol ayrımını, üniversitelerdeki protestoları, sınıf farklarını başarıyla aktarmıştır.
İlk kitaba kıyasla tarihi bilgi zenginliği daha az olmasına rağmen edebi yönden ben (Kendi adıma) çok daha fazla tatmin oldum. Bir düğünde gerçekleşen bir olayın farklı kişilerin bakış açısından aktarılması bana farklı geldi. Ayrıca, anlatıcı kişiler arasındaki geçişler de oldukça yaratıcı ve keyifliydi.
Bitmesin istediğim bir kitap oldu.
Dar Zamanlar Üçlemesi'nin ikinci kitabı. Birincisini okumamıştım, elime geçince ortadan başladım ama okumakta zorlanmadım.
Bir düğün gecesinde 3- 4 saatlik zaman diliminde bütün kahramanların iç dünyasına ayna tutuyor yazar. Ve bunu öyle ustalıkla yapıyor ki... Beğenmediğimiz , yadirgadiğimiz ya da çekindiğimiz insanların duyguları ne kadar bize yakınmış, ne kadar bizdenmiş. Biz aydiniyla avamiyla, güçlüsuyle zayifiyla, genciyle yaşlisiyla ne kadar aynıyız. Ama ne kadar da farklıyız.
Sözlerimizin, tavirlarimizin karşımızdaki insanlarda uyandırdığı karşılığı nasıl da farkedemiyoruz. Birbirimize ne kadar muhtacız. Yumuşak bir sese, tatlı bir bakışa...
Bunca kahramanın dünyasına girince zihnimde bu düşünceler oluştu. Kitap hakkında söylenecek daha çok söz var ama bunlar benim kitabı çok iyi diye nitelememe yetti.
Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
İyi okumalar
Postmodern tarzda yazılmış tam bir dönem romanı.Bilgi bakımından doyurucu.Dilinden, özellikle de bazı cümlelerinden çok etkilendim.Yazarla geç ama güzel tanıştık diyebilirim. Bu ilk ama son olmayacak.Yazarın diğer romanları şimdiden sırada beni bekliyor.
Ah Tezel!

Başlarda, yine "ben nerelere geldim, hangi çıkmaz sokaklarda, hangi yanlış yollarda yürüyorum" soruları ile sayfaları çevirmeye devam etsem de, Tezel ile birlikte tüm pencereler açıldı. Tertemiz hava zihnime doldu. Tüm duygularımı uyandırdı.

Mükemmel bir kitap, okuyalım.:)
Bu kez birebir Aysel'in olmadığı bir kitapla karşı karşıyayız. Adalet Ağaoğlu, üzerinde durulması gereken her bir karakter için yeterince yer ayırmış, kendine özgü üslubunu geliştirmiş ve bu kez de yetmişli yıllara giderek gerçekliği olabilecek en iyi şekilde yansıtıp eleştirmiş. İlk kitaptaki Aysel'in ölmeye yatışı gibi, burada da kısa bir zaman diliminden, yani bir "düğün gecesi"nden yansıtılmış düşünceler bütünüyle burun buruna geliyoruz. Yine dikkatli gözlerle bakarsak eğer, bu "Bir Düğün Gecesi"nin 12 Mart ile olan sembolik ilişkisini görebiliriz.

Okuduğunuz zaman dikkatinizi çekti mi çekecek mi bilmiyorum, ama fark ettiyseniz, Ölmeye Yatmak'a kıyasla daha yetkin bir dil önümüze geliyor. Fakat buna ve birçok açıdan çok beğenmeme rağmen bu kitap, ilkinin yerini alamaz benim için. Dikkatli okumalar.
O kadar çok beğendim ki anlatamam. Bir kere bana çok farklı şeyler hissettirdi okurken. Her sayfayı büyük merakla çevirip okudum.Tavsiye ediyorum muhakkak okuyun bence romanseverler bu kitaba bayılacak.
kitabın sloganı kendi sloganım oldu. Müthiş bir dille yazışmış hiç sıkılmadan karakterlere bağlanarak okuyacaksınız.

''intihar etmiyeceksek içelim bari''
Sınıf çatışmasının altının kalın kalın çizildiği, hayatın istenmeyen bir yaşana zorlaması karşısındaki çaresizliğin, bir kuşağın aile, sosyal çevresi ve kendi iç dünyasındaki çatışmalarının birkaç saatlik bir düğün sahnesiyle gösterildiği, Ayşen, Ömer, Tezel (en samimi kahraman), Aysel ... gibi kişilerle ve bu kişilerin bilinç akışı/iç konuşma tekniğiyle çatışmalarının görünür kılındığı bu anlatı türünün güzel bir örneği. Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına romanı okumuş ve beğenmişseniz, bakış açınızı sol kafaya doğru biraz daha genişletecek bir anlatı, üst kurmacaya yer verilmesi, okura boş alan bırakması gibi sebeplerden post-modernist bir roman. Bu tarz edebi anlatıların okurları ayrı bir dikkat gerektiğini bilir, bazı bölümleri birkaç kez okumaktan keyif alan, ayrıntı takibini yapabilen, sol düşünce yapısını anlamak isteyen, anlayıp hoşuna giden okurlara nasıl geçtiğini anlamadığını zihinsel bir yolculuk vaat ediyor, keyifli okumalar “Aşkın düğünü kendisidir.”
Adalet Ağaoğlu ile tanıştığım kitap...

Farklı bir anlatım tarzı benimsemiş yazar. Bu anlatım tarzında okuduğum ilk kitap. Kitapta genel olarak yer alan zaman bir düğün gecesi ama kahramanların anlattıkları ve düşündükleri yardımıyla düğün gecesinden ayrılıp geçmiş zamana giderek kahramanların geçmişteki yaşantıları hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.

Kitap bölümlerden oluşuyor, her bölümde bir kahramanın bakış açısından düğün gecesinde yaşananları, kahramanın düşüncelerini, geçmişteki olaylara kahramanın bakış açısını ve kahramanın yaşadıklarını öğreniyoruz. Bu yüzden bu anlatım tarzının benimsenmesi olaylara ve kahramanlara birçok değişik açıdan bakmamızı sağlıyor.

Kitapta zengin kesimin alışkanlıkları, dünya görüşü, ilişkileri vs. eleştirel bir bakışla ele alınıyor. Yakın geçmişin siyasi ve sosyal olaylarının insanların yaşamına etkileri ile ilgili ipuçları bulmak mümkün. Kahramanların yaşamlarının görünen yüzü ile gerçek arasındaki farklılıklar samimi bir anlatımla ele alınmış. Güce ve paraya düşkünlük, aile ilişkilerinin kopukluğu, aydınların sorunları, insan ilişkilerinde sahtelik kitapta anlatılan konulardan sadece birkaç tanesi. Her açıdan sosyal bir roman.

Kitapta yaşam tarzları, dünya görüşleri, ekonomik durumları, eğitim seviyeleri birbirinden farklı birçok kahramanı bulabiliyoruz.


***** Bu kısımdan sonrası kitapla ilgili keyif kaçıran ayrıntılı bilgi içerir. *****


Kitapta sıkça geçen 'Tezel' ismi başlarda çok tuhafıma gitmişti. Ama sonraları kitapta sevdiğim karakterlerden biri olmaya başladı. Farklı dünya görüşü ve aile çevresinin sahteliklerinin içine girmek istemeyişini çok beğendim. Hayallerinin peşinden gidip olmak istediği insan olmuş, bu da onun aile çevresinden dışlanmasına sebep olmuş, belki de onlardan kendi uzaklaşmıştır, okuyucunun yorumuna göre değişir. Aile çevresindeki insanların paraya tapmalarına, fikirleri sorgulamadan kabullenmelerine, suya sabuna dokunmaz hallerine karşı cesur bir duruş sergilemiştir.

Ayşen'e çok üzüldüm. Arkadaşları arasında dışlanması, ailesinin ona karşı tavırları, halasının kocasına(Ömer'e) olan duyguları, sevmediği bir adamla evlenmesi... Her açıdan kitabın dram kısmını sırtlanan Ayşen olmuş.

Kitabın çok beğendiğim kısımlarından biri de Yıldız ve Tuncer'in aşklarıydı.
'' Bir gün olsun birdenbire kaldırım taşları üstüne oturup da, ağlamadı bunlardan biri be! İçlerinden bir kez bile, yolda gördükleri sevgi dolu bir çifte üçüncü kişi olarak sarılmak geçmedi. Elbiseleriyle kendini suya atan da olmadı hiç. Taksi şoförlerine hep istedikleri parayı verdiler. Ne daha azını vermek için kavga ettiler, ne çoğunu vermek akıllarından geçti. ''
Adalet Ağaoğlu
Sayfa 44 - Everest Yayınları
"Ama art arda kopuşların hüznü değil bendeki. Art arta kopa kopa kopacak tek şeyi kalmamış olmanın hüznü. Hüzün duyulması gereken her şeyden hiç hüzün duymamak, altından kalkılması en ağır hüznü yığıyor üstüme. Biri olmalı. Birini aramalıyım. O birinin karşısında hiç konuşmayabilirim. Sürekli susabilirim. Yine de çok konuşmuş gibi, içime durmadan yığılan ağırlığı, adına yalnızlık denen bu kötü yükü atabilirim üstümden."
"Ağla be ulan! Ağla hergele! Ağlayamadan insan mı olurmuş?"
Sonra sarıldı bana. Yutkundu o da. Öksürdü. Leblebiler boğazında gıcık yapmıştı sanki. Oysa, gözpınarlarında yaşlar.
İki yanağımdan öpüldüğümü duydum. Bıyıklarımın iki yanına birer çiçek asılmış da, onları düşürmek istemezmişim gibi kıpırtısız kaldım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Düğün Gecesi
Alt başlık:
Dar Zamanlar 2
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Sayfa sayısı:
380
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051417301
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
"İntihar etmeyeceksek içelim bari!"

"Denebilir ki, Türkiye'de aydın sorununu Türkiye'nin tarihsel dönüşümüne somut insana eklemleyen romanlar, ilk kez Adalet Ağaoğlu'nun çabasıyla gerçekleştirilmiştir. Ağaoğlu, günümüzün hiç kuşkusuz en önemli romancısı. Bir Düğün Gecesi, yalnız uzmanların, eleştirmenlerin üzerinde düşünce birliğine vardığı bir roman değil; aynı zamanda geniş bir okuyucu kitlesi tarafından benimsenen, tartışılan bir eser."
-Hilmi Yavuz-

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ı ile aydınların iç dünyasına açılan pencere, Adalet Ağaoğlu'nun o nefis yapıtı Bir Düğün Gecesi ile Tanpınar'ın Huzur'unun bir uzantısı niteliğine bürünmektedir.
-Vedat Günyol-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • Ersin Kara
  • Mehmet Kuyumcu
  • İndicavia
  • Başak
  • Mehmet Eroğlu
  • Ferdi
  • Merve Güngör
  • Duygufayga
  • Duygu Örnek
  • Nazan Gurlevik

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.2
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%16.5
25-34 Yaş
%37.6
35-44 Yaş
%29.4
45-54 Yaş
%10.6
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.5
Erkek
%34.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.8 (15)
9
%24.1 (13)
8
%27.8 (15)
7
%9.3 (5)
6
%3.7 (2)
5
%1.9 (1)
4
%0
3
%1.9 (1)
2
%1.9 (1)
1
%1.9 (1)