Bir Dünya Ozanı Şivan Perwer

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Bir Dünya Ozanı Şivan Perwer
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758794302
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınları
Adı Şıvan, Kürtler yıllardanberi onu, sazıyla, sözüyle tanıyor. O çaldıkça, söyledikçe herkes, onda kendini görüyor. Şıvan "bir gün söylemesem dilim şişer, parmaklarım ağrır" diyor ve ekliyor: "Anamın dili, dilimde çözülünce, sazı elime alıp söylemeye başlarım, anamın dili kalbimden beynime bir çağlayan gibi akıp durur. İşte o zaman hiç bir şey duramaz karşımda." Ses karşısında, söz karşısında kim durabilmiş ki? Şıvan'ın sazı, halkın dilidir, halkın duygularının tercümanıdır, dilini, tarihini, kültürünü sevmektir Şıvan'ı dinlemek. Şıvan, söz ve saz bir üçlemedir. "Ben sazın sesine aşıktım. Nerede sazın sesini duysam, peşinden koşardım. Bazı zamanlar müzik grupları köylere gelirdi, onların sesini duyduğum an, kendime hakim olamazdım, yerimde duramazdım. Sazın sesi benim için melodi, duygu, güzellik, yaşam ve doğadır; yaşamın renkliliğini ifade eder. Saz çalmaya başladığımda daha çocuktum. Çoğu zaman, ben kendim sazımı yapardım" diyor ve sazla ilk buluşmasını şöyle anlatıyor: "Evet, sekiz yaşındaydım. Bir gün, pekmez, eşya konan kaplardan birini boşalttım. Annemin hazırlayıp kuruttuğu bir post ile bir sopa buldum. Annem şehre gitti. Ona dedim ki, 'Bana tel getir...' Annem, tespih için kullanılan telden getirdi. Oturdum, tek başıma kendime bir saz yaptım. Akort ve tonunu ayarlamasını bilmiyordum, kendimce iyi bir ayar yaptım. Çok iyi hatırlıyorum. Babam eve geldi. Sekide, yüklerin üstündeki sazı gördü. Dedi ki, 'Hayırdır? Oğlum çingene mi olacak ne?' Sazı eline alıp alay etti. Annem sazı elinden kapıp, 'dokunma' demeseydi, ben saz çalamazdım."
Türkiye' de ilk kez ayrıntılı bir Şivan portresi sunuyoruz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Dünya Ozanı Şivan Perwer
Sayfa sayısı:
142
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758794302
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Elma Yayınları
Adı Şıvan, Kürtler yıllardanberi onu, sazıyla, sözüyle tanıyor. O çaldıkça, söyledikçe herkes, onda kendini görüyor. Şıvan "bir gün söylemesem dilim şişer, parmaklarım ağrır" diyor ve ekliyor: "Anamın dili, dilimde çözülünce, sazı elime alıp söylemeye başlarım, anamın dili kalbimden beynime bir çağlayan gibi akıp durur. İşte o zaman hiç bir şey duramaz karşımda." Ses karşısında, söz karşısında kim durabilmiş ki? Şıvan'ın sazı, halkın dilidir, halkın duygularının tercümanıdır, dilini, tarihini, kültürünü sevmektir Şıvan'ı dinlemek. Şıvan, söz ve saz bir üçlemedir. "Ben sazın sesine aşıktım. Nerede sazın sesini duysam, peşinden koşardım. Bazı zamanlar müzik grupları köylere gelirdi, onların sesini duyduğum an, kendime hakim olamazdım, yerimde duramazdım. Sazın sesi benim için melodi, duygu, güzellik, yaşam ve doğadır; yaşamın renkliliğini ifade eder. Saz çalmaya başladığımda daha çocuktum. Çoğu zaman, ben kendim sazımı yapardım" diyor ve sazla ilk buluşmasını şöyle anlatıyor: "Evet, sekiz yaşındaydım. Bir gün, pekmez, eşya konan kaplardan birini boşalttım. Annemin hazırlayıp kuruttuğu bir post ile bir sopa buldum. Annem şehre gitti. Ona dedim ki, 'Bana tel getir...' Annem, tespih için kullanılan telden getirdi. Oturdum, tek başıma kendime bir saz yaptım. Akort ve tonunu ayarlamasını bilmiyordum, kendimce iyi bir ayar yaptım. Çok iyi hatırlıyorum. Babam eve geldi. Sekide, yüklerin üstündeki sazı gördü. Dedi ki, 'Hayırdır? Oğlum çingene mi olacak ne?' Sazı eline alıp alay etti. Annem sazı elinden kapıp, 'dokunma' demeseydi, ben saz çalamazdım."
Türkiye' de ilk kez ayrıntılı bir Şivan portresi sunuyoruz.

Kitap istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.