Bir Dünyanın Eşiğinde

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,1bin
Gösterim
Adı:
Bir Dünyanın Eşiğinde
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
431
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754703672
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Bir Dünyanın Eşiğinde
Bir Dünyanın Eşiğinde
Cemil Meriç'in ilk telif eseri ve yazarın düşünce serüveninde bir dönüm noktası. Avrupa dışı kültürler ve Doğu, yazarın "tecessüslerin coğrafyasına" Hint'le, Hint Edebiyatı çalışmasıyla girdi. "Olemp'i ararken Himalaya çıkmıştı" karşısına. Kitap, alışılmış edebiyat tarihi ve incelemesi kalıbına uymaz. Meriç'in Doğu'yu ve "mazlum medeniyetler"i Türkiye'nin düşünce gündemine sokma çabasının ilk ifadesi, hatta manifestosudur: "Hint, bir kitabın ilk cümlesi. Onu sizler için yazdım."
(Tanıtım Bülteninden)
431 syf.
Kitap kitaba götürür, bu kitap Hindistan'a..
Bu dolu dolu yolculukta bana rehberlik eden Cemil Meriç, gidiş dönüş ve mükemmel anlatımıyla Himalaya zirvesinde bir macera yaşattı bana...
Ayaklarında demir çarığı, elinde demir asası, düşüncenin ve şiirin cangıllarında dolaşa dolaşa...

onu sizler için yazacağım, okursanız birkaç cümle
daha yazarım, okursanız, yani severseniz.

Buyrun...

Bu yolculuğa başlarken, kendim için şarkılar söyledim. Kendim ve rehberim için..

Ama daha şarkılar söylerken, bir ilham perisi kulağıma fısıldadı:"CM dedi, bütün birikimi, bütün çalışması, bütün anlama cehdi, aylarca süren okumalar, yıllar boyu şekillenen düşünceler sonucu vardığı hükümleri, “cüruflarından” temizledikten, elması kömürden ayırıp yonttuktan, işledikten sonra, kadife bir mahfaza içinde okuyucusuna sunan bir kuyumcu, bir sanatkâr. Öğretmek endişesinden çok öğrendiğini, özümsediğini, biraz da gururla, bazen kibirle çağdaşlarının “suratına fırlatan” mağrur bir yazar. Karşımızda, ürperten, coşturan, tedirgin eden nefis bir üslup, imbikten geçirilmişcesine damıtılmış bilgi damlaları, inci taneleri gibi, pırıl pırıl. Bazen bir kolye oluşturuyor bu inciler, bazen de taneler
darmadağın, bu darmadağınlık içinde şaşkın ve biraz da çaresiz, her bir inciyi hayranlıkla seyrederken bütünü göremeyebiliyorsunuz."

Cümle cümle gizem.. Hayret ve hayranlık..
Daha yolculuğun ilk başında cesaretimi kırmıştı bu peri. Ama olsundu. Ciddi bi merak ve deli sorular çoğalmış beni rahatsız ediyordu. Napmaliydim? İyisi mi susup sessizce ilerlemeli miydim onunla, yoksa başlamadan bitirmeli miydim bu serüveni? Bilmiyordum.

Devam ettik yolculuğa..
Birşeyler söylüyordu en son. Anlayamıyordum. Merak içindeydim Musa gibi, O ise sabırla devam ediyordu Hızır gibi. Ve Hükmün hikmeti sonlarda belli olacaktı. Sabır.

Seni kendime yakın bulmasam, yoldaş seçmezdim, diyordu. Oysa onun bilgi birikimi, araştırmaları, kafasında oluşturduğu planları ve en önemlisi hayat tecrübesi.. bunların hepsine yabancıydım. Bu Derin adam, daha da meraklandiriyordu beni. Ve yenik düşüp, tekrar sormuştum. Sabırsızlık.

“Derin bir düşünceyi anlamak, o düşünceyi
kavradığımız anda derin bir düşünceye sahip olmaktır, kendi içine, kendi kalbine inmektir. Nesneleri bulutlar arkasından görürüz. Düşünmek bu sisleri yırtarak aydınlığa varmaktır”
Artık beni sorulara ve düşünmeye hapsetmişti bu cevap. Avazim çıktığı kadar susmuştum. Teslimiyet.


Hürriyet aşkını doruklarında yaşayan irade, arayışında olduğu hazineyi, güneşin bir başak misali yükselip dünyayı aydınlattığı toprakta bulmuştu.
Şöyle diyordu: "her inanca söz hakkı tanıyan bir ülke olduğu için ikinci vatanım oldu. Bu kitapta rüyaları ve realitesiyle bütün Hint var... yani bütün insan."
Her arayanin bulmadığı ama her bulanin aradığı bu gezegende, Olemp'te aradığımı Hint'te buldum.

O ülke düşünce hürriyetinin vatanıdır... Hint’ten tesamuhu öğrendim, düşüncenin gökkuşağını bütün renkleriyle sevmeyi öğrendim, peşin hükümlerin mahpesinden kaçmayı, hakikatin çeşitli yönlerine eğilmeyi, hayatın her tecellisine saygı beslemeyi öğrendim. Hint bir çağrıdır, güzele, sonsuza, hoşgörüye çağrı

“eşref saati” yakalayamamış
bu tedirgin rehber, gezginini bulamamaktan, anlaşılamamaktan hep şikâyetçiydi. Her kitap bir davetti onun için. Kimi, nereye davet ediyorsun, kaç kişi okudu bu davetiyeyi, kaç kişi okuyacak?” diyordu. Davetine icabet edilmeyecek kaygısı vardı sanki onda.

Neyse, devam etmiştik..
İnançları, Düşüncesi, Edebiyatı ile Hint'i anlatmıştı bana.Sanskrit Edebiyatı ve Orta Hint Dillerini,
Brahmanizmin Kutsal Metinlerini,
VEDALAR’IN ALACA KARANLIĞINDA,
İlahiler Çağını
Upanisadlari
Brahmaları
Sutraları
HİND’İN ÜÇ BÜYÜK TANRISI;
Brahma,Vişnu ve Şiva'yı
TANRISI OLM AYAN İKİ DİN;
Cainizm ve Budizm'i
Ve Trajedisi Olmayan Sahnelerle, şiir, tiyatro ve masallar ile Hint'i anlatmıştı..

O coğrafyaya dört yılını sayfa sayfa, harf harf işlemişti.
Hint, onun rüyaları, hicranları.. Onun türbesi, o gün ziyaretçisi yoktu,peki bugün ziyaretçisi olacak mı?
431 syf.
·7 günde·8/10 puan
"Tanımıyoruz Hint'i. O ülkeye en büyük hükümdarını armağan eden Türk, Hint'i tanımıyor. El Birûni'ye rağmen tanımıyoruz Hint'i. Tanımıyoruz Hint'i. Tasavvufun ana kaynağı olan Hint'i tanımıyoruz. Tanımıyoruz Hint'i. Kanuni devrinde yazılan ve Osmanlıca'dan Avrupa dillerine en fazla çevirilen Hümayunnâme'ye rağmen tanımıyoruz. Binbir Gece'ye, Binbir Gün'e, Tutinâme'ye, Ramayana'ya, Kelile ve Dimne'ye rağmen tanımıyoruz."

(Jurnal 1, s.147-148).

Hint Edebiyatına ömrünü vakfeden Cemil Meriç, fazlasıyla zengin yeni bir dünyayla tanıştırıyor bizi. Okuyucu kitabı okumaya başladığı esnada gerçekten de fazlasıyla derin ve farklı bir dünyanın eşiğinden içeri adım atmakta olduğunu fark ediyor. Eser genel olarak iki kitabı kapsıyor. Ilk kitapta Hint dünyasına ait pek çok düşüncenin Hellenizm'e maledildiğinden fakat bu düşüncelerin aslında Hint'e ait olduğundan bahsediyor yazar. Hint dünyasına duyulan hayranlığın pek çok devirde devam ettiğini fakat Roma İmparatorluğu'nun yıkılışının ardından bu hayranlığın arka plânda kaldığını görüyoruz satırlarda. Hint düşüncesinin Batı tarafından kimi zaman anlaşılıp kimi zaman anlaşılmadığını, anlaşıldığı dönemlerde de sırf Batı'nın çıkarına hizmet etsin diye anlaşıldığını gözler önüne sermiş yazar.

Ardından Hint dünyasına karşı duyulan hayranlığın pek çok Avrupalıyı bizzat o topraklara ziyarete yönlendirdiğini öğreniyoruz. Bu ziyaretler pek çok unsurun keşfine ve bir o kadar da eserin yazılmasına sebebiyet vermiş. Bunların yanı sıra ülkeyi menfi amaçlarla ziyaret eden ve sömürge haline getiren İngiltere çıkıyor karşımıza. Yazar Hindistan'ın özünün kaybettirilmeye çalışıldığına dair çarpıcı bir örnek sunuyor okuyucuya. Her ne kadar uygulamaya geçilememiş dahi olsa Tac Mahal'in yıktırılıp, mermerlerinin açık arttırmayla satılmasının düşünüldüğünü ifade ediyor.

İlk kitapta üzerinde durulan bir başka konu ise Almanya'nın Hint dünyasına olan düşkünlüğü ve bunun sebepleri. Hegel, Marx, Schopenhauer gibi isimlerin Hint'e dair verdikleri eserler de bu durumu kanıtlar niteliktedir. Hatta Rusya'da Hint'e duyulan hayranlığı ifade eden ilginç bir anektod çıkıyor karşımıza. Genç Gandi'nin Tolstoy'a yazdığı mektubu "şakirdiniz" diyerek bitirmesi daha önce karşılaşmadığım bir bilgiydi.

İkinci kitaba geldiğimizde ise Doğu dünyası olarak Hint dünyasını yeterince tanımadığımızdan yakınıyor Cemil Meriç, karşımızda El Biruni gibi bir rehber varken hâlâ bu dünyayı tanımayışımızdan. Bu düşüncesini şu sözlerle dile getiriyor;

"Ülkeler de kitaplara benzer. Onlarda aradığımızı buluruz. Abdülhak Hamit Bombay'a giderken en çok hindistan cevizi ağaçlarını merak ediyordu, Şair Azam'ın mektuplarında Hint şiirinden, Hint düşüncesinden tek pırıltı yok. Aydınlarımızın tecessüsü hiçbir zaman Himalaya zirvelerine yükselemedi. Rıza Tevfik'in tasavvuf bilgisi İran sınırlarını aşmaz. Süleyman Nazif'e göre, bir miskinler tekkesidir Hint."

Ilerleyen sayfalarda ise Hint Edebiyatı'nı yansıtan kutsal kitaplar, destanlar, şiirler, tiyatro eserleri, hikâyeler, masallar ve romanlar hakkında doyurucu bilgilere ve örneklere rastlıyoruz. Hint şiirinin bir güzelliģi değil, bütün güzelliği seven bir kültür olduğunu ögrenirken, diğer yandan hikâye konusunda Batıya kıyasla hikâyenin vermek istediği mesajın ön plânda tutulduğunu görüyoruz. Ayrıca Hint Edebiyatı'nda roman konusunda çok az örnek olduğu da yazarın okuyucuya verdiği bilgilerden biri.

İkinci kitabın ikinci bölümünde ise Hint dünyasına ait Yeni Hint Dilleri Edebiyatı ve Dravit Edebiyatı'na dair açıklamalara rastlıyoruz. Üçüncü bölümde de gerek Vedalardan, Upanişadlardan ve daha pek çok Hint eserlerinden kısımlara yer verilmiş. Kitabın sonunda ise Hint dünyasının kısa ve kronolojik bir tarihi, 2 harita ve kitabın içerisinde yer alan yabancı kavramlara dair bir sözlük yer alıyor.

Eser Hint dünyasını her yönüyle tanımak isteyenler için biçilmiş bir kaftan. Her ne kadar eserin içerisinde fazlaca yer alan eser ve şahıs isimleri zihin karışıklığına sebep olsa da bilgi edinmek açısından doyurucu. Kitabın hoşuma gitmeyen yönü kısımların dağınık olarak ele alınmış olmasıydı. Zira bazı kısımlar daha önde olması gerekirken alakası olmayan bölümler altında yer alıyor. Bu durum da okuyucunun konudan kopmasına sebep oluyor. Yeni bir kültürün unsurları keşfe çıkıldığı için yabancı kavramlar ve öğretiler çok fazla. Kitabın sonunda yer alan sözlük bu açıdan faydalı bir ek olmuş. Dikkatimi çeken yönlerden biri ise Hint'e dair verilen bütün bilgilerde Avrupalı kaynaklara atıf yapılmış olması.

Görüyoruz ki Cemil Meriç'in 48 yılını verdiği bu eser aslında Batı'ya karşı Hint dünyasının bünyesinde barındırdığı saklı güzellikleri ortaya çıkarma çabasının bir ürünü. Fazlasıyla zengin unsurlara sahip bu kültürü tanımak isteyenlerin hazmederek okuyabileceği kaliteli bir eser.
431 syf.
·Puan vermedi
Bizim için çok önemli bir yere sahip olan Cemil Meriç Hoca'yı her Türk gencinin tanıması gerektiğini düşünenlerden biriyim. Düşünceleri ve hayatındaki zorluklara rağmen (ki onun için gözlerinin görmemesi bir zorluk oluşturmamış) yine de büyük eserler veren ve karınca gibi çalışan büyük Türk mütefekkiridir. Çok beğendim bir sözünü paylaşmak isterim. Der ki "Zavallı Türk aydını… Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalışır. Sonra unutur hazineleri olduğunu. Düşmanın putlarının takdis eder, hayranlıklarını benimser. Dev papağanlaşır."
Neslihan
Neslihan Bir Dünyanın Eşiğinde'yi inceledi.
@Brem·08 Haz 2020·Okumadı
İlk telif eseri olan Bir Dünyanın Eşiğinde, o zamana kadar "coğrafyasında tek kıta, kafasında tek yarım küre" olan Meriç'in Asya'yı, özellikle "Hint"i keşfidir. Olemp'i ararken Himalaya çıkmıştır karşısına. 48 yılını gömdüğünü söylediği bu kitapta, düşüncesi ve şiiriyle, dini, felsefesi, masalıyla Hint edebiyatını ve uygarlığını inceleyen Meriç'e göre, "Çağdaş Avrupa, en aydınlık taraflarıyla Hint'in bir devamıdır". Düşünsel serüveninin tamamında olduğu gibi bu mihnetli çalışması sırasında da zaman zaman okuyucusunu bulamamaktan, anlaşılmamaktan şikayetçidir. Ama herkesi davet ettiği bu dünya düşünce hürriyetinin vatanıdır. "Hint", der Meriç, "her inanca söz hakkı tanıyan bir ülke olduğu için ikinci vatanım oldu. Bu kitapta rüyaları ve realitesiyle bütün Hint var... yani bütün insan."
431 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Kitap baştan sona kadar bilgi fışkıran bir içeriğe sahip Hint ve Asya hakkında geniş bilgi içeren kitap medeniyetin asıl olarak Asya'da başladığını sonradan Batı'nin bunları ele geçirdiği gibi bilgileri bize anlatır.
431 syf.
·9/10 puan
Tabi ki bu muazzam eser için bir inceleme yazısı yazmak haddime değil bunun farkındayım. Nasıl haddime olabilir ki, Cemil hoca bu kitabı yazmak için koskoca dört yılını vermiş ve ben kalkıp sadece okuduğumdan anladığımı buraya yazıyorum, kabul etmek hiçten bile değil. Cemil hoca bize hindistanı öyle bir tasfir ediyor ki onun oraları gördüğüne yemin edebilirsiniz. Tabi ki kitabın çoğu bölümünü anlayamıyorsunuz yada anladığınızı zannediyorsunuz ama sizi temin ederim Cemil hocanın kalitesini o harika üslubunu bu kitapta da buram buram hissediyorsunuz.
431 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitapta Hint edebiyatı ile ilgili aklınıza bilmediğiniz bir çok bilgi aksettiriliyor. Hint edebiyatından kutsal kitaplar, efsaneler, yazar,şairler, tiyatro, şiirler, masallar, hikayeler, kahramanlar... ve daha bir çok konu bu kitapta.
Nazım-nesir karışık bir kitap. Kitapta bilinmeyen terimler ve şahıslar için kitabın sonuna sözlük eklenmiş. Yazarın 48 yıllık düşüncesinin, emeğinin ürünü bu kitap.
431 syf.
·Puan vermedi
Hindistan'da ve Hint kültüründe bir cevalan.
Cemil Meriç'in coşkulu diliyle aralanan bambaşka bir dünya. Edebiyatımızda Hindistan'la ilgili yazılmış en sağlam kaynak denebilir. Tadından yenmez.
431 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Cemil Meriç. Hatay'lı yazar.
Mütercim , münekkit ve mütefekkir özellikleriyle yaşadığı çağın da ötesine seslenebilmeyi başarmış , üst kimlik oluşturmuş insan.
Cemil Meriç her şeyden önce fikirleriyle savaşan bir zat-ı muhterem.
Aklı selim düşünceye , olgun insana ihtiyacı olan coğrafyamızın mazisine adını altın harflerle yazdırmış bir değer.
Hatay ve çok değerli Zafer hocam bana bu şahsiyeti tanıttı. İkisine de teşekkür ediyorum. "Aydınların aydınlatmadığı ülkeyi soytarılar aydınlatır " diyerek hani en başta dedim ya düşünceleri ile çağının ötesine de kendini taşımayı başarmış diye işte tam da günümüz Türkiyesi 'ne nokta atışı tespit yapmış.

Bu eserinde Meriç Hind'i ele almış. Hind edebiyatını etraflıca inceleyerek bizlere bu eseri sunmus. Ona göre düşünce ve şiir ilk olarak Yunan'da değil Hind'de zuhur etti. Bunun savunuculuğunu yapiyor. Baştan sona düşünceden ibaret Cemil Meriç. Ayrıca kitabı okumak için sık sık sözlüğe başvuracağınız kesin. Eski Hind dili Sanskritce ile yazılmış eserlerden çokça söz etmiş. Hindin sosyalojik ortamının edebiyata etkilerinden bahsetmiş. Bizde de Hind'in yeterince tanınmadığını da belirtip bu konuda yanlış bir tutum sergiledigimizi ifade etmiş.




Okuyun efendim. Bu Ülkesi'ni , Jurnal'ini , Bir Dünyanın Eşiğinde 'sini , Kültürden İrfana'sını , Kırk Ambar'ını.
Ve lütfen okurken not alın.
Zira insan gelişmeye müsait varlıktır. Şekillendirilmeye açıktır.
Sizi doğru yönde şekillendirecek bir zat.
Sağcı ve İslami kimliğiyle tanınan , kendini doğu düşüncesinin yüceltilmesine adayan bu adamı her türlü idolojiyi bir kenara bırakarak "düşünce"ye odaklanarak okuyalım.
431 syf.
·Puan vermedi
Bilmediğim bir yere gitmek istiyorsam yapmam gereken sadece kitap okumak. Okudukça dünya ve insanlar çirkinleşse de ben kendime güzel bir yer buluyorum. Tüm sayfalar yeni bir yolculuk...
431 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Medeniyetin köklerinin ebter olmayıp, gayretli insanın imece şuurunu; Üstad, süzgecinden inci kiymetinde zerafetle ilmek ilmek işlemiş satırlara. Hind'in dahası kadim doğunun insanlığa doğurduğu irfanı, ilmi, düşü ezoteril dünyasından sıyırıp biz çağın türedilerinin zihninde ziyafete dönüştürür...
Kör olmak, sağır olmak gerek mutlu olmak için. Körler kötülükleri, çirkinlikleri görmez; kötü sözleri işitmez sağırlar.
Cemil Meriç
Sayfa 189 - İletişim Yayınları
Sevdiğim bir başkasına tutkun.
O bahtiyar rakipte başka bir dilberin esiri.
Bana da sevmediğim bir kadın aşık.
Cemil Meriç
Sayfa 197 - iletişim yayınları
Ama birçoklarını da köksüzleştirir İngiliz terbiyesi, sahneye Milton’u, Shakespeare’i tanıyan, ama kendi büyük şairlerini okuyamayan nesiller çıkar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Dünyanın Eşiğinde
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
431
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754703672
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Baskılar:
Bir Dünyanın Eşiğinde
Bir Dünyanın Eşiğinde
Cemil Meriç'in ilk telif eseri ve yazarın düşünce serüveninde bir dönüm noktası. Avrupa dışı kültürler ve Doğu, yazarın "tecessüslerin coğrafyasına" Hint'le, Hint Edebiyatı çalışmasıyla girdi. "Olemp'i ararken Himalaya çıkmıştı" karşısına. Kitap, alışılmış edebiyat tarihi ve incelemesi kalıbına uymaz. Meriç'in Doğu'yu ve "mazlum medeniyetler"i Türkiye'nin düşünce gündemine sokma çabasının ilk ifadesi, hatta manifestosudur: "Hint, bir kitabın ilk cümlesi. Onu sizler için yazdım."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 326 okur

  • Sadecesesizlik
  • İmer
  • Müzik kızı
  • Burcu Elma
  • Bukre Zeynep
  • Hanifi
  • Çağatay Sırtbaş
  • Merve Büyükköroğlu
  • Davut BAYRAKLI
  • Batuhan Çetin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%1.5
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.2
25-34 Yaş
%45.6
35-44 Yaş
%20.6
45-54 Yaş
%11.8
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%33.3
Erkek
%66.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.9 (45)
9
%18.3 (15)
8
%18.3 (15)
7
%3.7 (3)
6
%1.2 (1)
5
%1.2 (1)
4
%0
3
%1.2 (1)
2
%0
1
%0