Adı:
Bir Garip Vaka: Matmazel P.
Baskı tarihi:
Ağustos 1996
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755391496
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Strange Case of Mademoiselle P.
Çeviri:
Serpil Durak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bir Garip Vaka: Matmazel P., duyular üzerine, özellikle de görme duyusu üzerine bir roman. Gündelik hayatımızda nesnelerle ilişkilerimizi görmek hakkında bazı temel varsayımlar yönlendirir. Bunlara göre, dış dünyayı gözlerimiz sayesinde “içimize alır” ve “bilir”iz. Görsel sanatlar alanındaki kuramsal çalışmalarıyla tanınan O’Doherty ise bu ilk romanında görmenin doğal değil “öğrenilen” bir yeti olduğunu düşünmeye sevk ediyor bizi. Bakmayı öğrenmediğimiz sürece gözlerimizin bize ne kadar kaotik ve dehşet verici bir dünya resmi sunabileceğini tasvir ediyor. Adlarla nesneler, dil ve görme, aydınlıkla karanlık arasındaki ilişki, iyi müziğin kulaklarımıza yönelttiği sorular, “müziğin ruhu”, evrendeki “armoni” ve sanlar arasındaki “armoni yoksunluğu” gibi temalar etrafında gelişen bir roman Matmazel P.

Olay 18. yüzyılda Viyana’da geçiyor. Resmi tıp biliminin temsilcilerinin iyileştirmek şöyle dursun, tam bir yıkıma uğrattığı birçok hastayı, manyetizmaya dayalı yöntemleri sayesinde iyileştirmiş olan Dr. Anton Mesmer’e yeni bir hasta getirilir. Hasta üç yaşında saptanabilir hiçbir fiziksel nedene dayanmaksızın kör olmuş, on sekiz yaşındaki Marie Thérèse’dir. Son derece yetenekli bir piyanist olan Marie Thérèse’in babası imparatorluk sekreteridir ve kendisi de bizzat İmparatoriçe’nin korunması altındadır. Kız Mesmer’in tedavisi altında ağır ağır görmeyi öğrenirken, sarayda ve resmi tıp çevrelerinde entrika ağları örülmeye başlanmıştır bile. Bilimden başka mürşit tanımayan bu insanlara göre, Mesmer Kartezyen bilimin temellerinin sorgulanmasına yol açacak farklı bir yöntem geliştiren biri değil, ruhçu bir şarlatandır.

Fiziksel körlük kadar, insanın başka bilgi edinme biçimleri karşısında duyarsız kalmasına yol açan manevi körlük ve iktidar hırsını da ele alan bu etkileyici romanı görsen sanatlarla ve müzikle ilgilenenlere olduğu kadar bütün “iyi okur”lara da öneriyoruz.
130 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Müthiş bir şekilde soyut kavramları kafamızın içinde elle tutulur ve gözle görülebilecek somut şeylere çeviriyor kitap.Çok leziz bir anlatım dili vardı, samimiyeti ve yer yer farklı karakterlerin gözünden paylaştığı kısımlar hikayenin okuyucu açısından empati kurma seçeneğini arttırıyordu.Sonlara doğru oldukça ağırlaşan bir hızı var. Çevirisi çok güzeldi. Uyarlandığı hikaye Mozart , klasik müzik ve doğuştan kör olmak üzerine kurulu.En büyülendiğim kısımları doğuştan görme engelli bir kızın kafasının içine girme şansınız oluyor. Onun görme yetisini kaybedişinin tasfiri sizin kendi biçim, görme ve algılama dünyanızı sorgulamaya itiyor. Bu kadar harika zihin ve görmek üzerine yapılmış tahliller beklemiyordum. Kitabın içindeki ilham veren kısımlar bizzat kitapta adı geçen doktorun mistik tıp anlayışını kaydettiği el yazması defterden alınmış. Bu yüzden bu kadar etkileyici olduğunu düşünüyorum. Kitabı okuduğunuzda gözleriniz hakkında yeteri kadar düşünmediğiniz hissine kapılıyorsunuz.
Kendi türünden kusurlu olanları reddeden hayvanlar gördüm.Öyle görünüyor ki bu acımasızlık, yani körlüğün bir başka biçimi,doğanın kendisinde var.Şu halde, alt benliğimizi aşıp kendimizi uygu armoni içine yerleştirmek için daha da çok uğraşmamız gerekiyor.
Zihin gözümle gördüğüm kadarıyla, sıvı,pürüzsüz,şeffaf bir öz,tek tip yoğunluğu var,etkisini atomdan atoma yayarken hiçbir şeye zarar vermiyor,tıpkı bir su birikintisine taş attığınızda bir dalın halkaların ortasında inip çıkması gibi.Dal hiç kıpırdamaz fakat dalga onu kaldırdığında titrer.
Kolektif biçimde kafa yormakta olan seçkin insanların otoritesini kullanarak bizler gibi onlara saygı gösterenleri kendilerine inandırıyorlar,ta ki sonunda kendi hissettiklerimiz, kolay kolay bastırılamayan o dirişken içsel sese bürünüp kendilerini ortaya koyuncaya dek.
Bana öyle geliyor ki, karşılaştığımız kişiler,içgüdüsel olarak, güzelliklerine göre sınıflandırıyoruz ve bu sıralama kusurları,anormallikleri de kapsayacak kadar genişleyerek,sarayda kullanılana benzer bir değer ölçeği yaratıyor, yani doğumla birlikte belirlenen sınıflandırma kişinin mevkisinin üstünde ve altında olanların nasıl davranması gerektiğini buyuruyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Garip Vaka: Matmazel P.
Baskı tarihi:
Ağustos 1996
Sayfa sayısı:
130
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755391496
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Strange Case of Mademoiselle P.
Çeviri:
Serpil Durak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bir Garip Vaka: Matmazel P., duyular üzerine, özellikle de görme duyusu üzerine bir roman. Gündelik hayatımızda nesnelerle ilişkilerimizi görmek hakkında bazı temel varsayımlar yönlendirir. Bunlara göre, dış dünyayı gözlerimiz sayesinde “içimize alır” ve “bilir”iz. Görsel sanatlar alanındaki kuramsal çalışmalarıyla tanınan O’Doherty ise bu ilk romanında görmenin doğal değil “öğrenilen” bir yeti olduğunu düşünmeye sevk ediyor bizi. Bakmayı öğrenmediğimiz sürece gözlerimizin bize ne kadar kaotik ve dehşet verici bir dünya resmi sunabileceğini tasvir ediyor. Adlarla nesneler, dil ve görme, aydınlıkla karanlık arasındaki ilişki, iyi müziğin kulaklarımıza yönelttiği sorular, “müziğin ruhu”, evrendeki “armoni” ve sanlar arasındaki “armoni yoksunluğu” gibi temalar etrafında gelişen bir roman Matmazel P.

Olay 18. yüzyılda Viyana’da geçiyor. Resmi tıp biliminin temsilcilerinin iyileştirmek şöyle dursun, tam bir yıkıma uğrattığı birçok hastayı, manyetizmaya dayalı yöntemleri sayesinde iyileştirmiş olan Dr. Anton Mesmer’e yeni bir hasta getirilir. Hasta üç yaşında saptanabilir hiçbir fiziksel nedene dayanmaksızın kör olmuş, on sekiz yaşındaki Marie Thérèse’dir. Son derece yetenekli bir piyanist olan Marie Thérèse’in babası imparatorluk sekreteridir ve kendisi de bizzat İmparatoriçe’nin korunması altındadır. Kız Mesmer’in tedavisi altında ağır ağır görmeyi öğrenirken, sarayda ve resmi tıp çevrelerinde entrika ağları örülmeye başlanmıştır bile. Bilimden başka mürşit tanımayan bu insanlara göre, Mesmer Kartezyen bilimin temellerinin sorgulanmasına yol açacak farklı bir yöntem geliştiren biri değil, ruhçu bir şarlatandır.

Fiziksel körlük kadar, insanın başka bilgi edinme biçimleri karşısında duyarsız kalmasına yol açan manevi körlük ve iktidar hırsını da ele alan bu etkileyici romanı görsen sanatlarla ve müzikle ilgilenenlere olduğu kadar bütün “iyi okur”lara da öneriyoruz.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Mehmet Çalışkan
  • Hilal
  • arya
  • Muhibb-i Kitap

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%66.7 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0