Bir Gün Tek Başına

8,9/10  (144 Oy) · 
396 okunma  · 
143 beğeni  · 
4.027 gösterim
27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürmektedir. Aslında mutsuzdur, içi ile barışık değildir. Bir meyhanede tanıştığı genç Günsel, içinde çürümemek için direnen ne varsa hepsini ateşleyiverir. Aşk, direniş, devrim günleri...Yaşam, Kenan'la kendini bir kez daha sınama olanağı verir...

Vedat Türkali'nin ilk romanı 30 yaşında...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2004
  • Sayfa Sayısı:
    744
  • ISBN:
    9789752891876
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hesna S. 
 08 Tem 00:10 · Kitabı okumadı

* Bir Gün Tek Başına... Yeri benim için çok ayrı bir kitaptır. O yüzden yazım biraz uzun olacak ama okuyun lütfen, sıkılmazsınız :)

* 15 yıl evvelinden bahsedeceğim. Fakülteye ilk girdiğim günler... Türk Dili hocamız inceleme ödevim için bu kitabı vermişti bana. Az buçuk araştırma yapınca bir aşk hikayesi olduğunu okudum ve hayal kırıklığına uğradım. Çünkü oldum olası aşk romanlarını okumaktan hoşlanmam ben. Romantizmi pek sevmem. O yüzden burun kıvırmıştım kitaba. Niye benim payıma bu düştü diye canım sıkılmıştı. Zaten kitabın adından da sonu belli değil miydi bu aşkın, ne gereği vardı bu kadar kalın bir kitabı okuyup incelemeye... Hani tükürdüğünü yalamak diye bir deyim vardır ya, heh işte onu gerçekleştirdim. Hem de üç kere... Yani o tuğla gibi kitabı üç kere okudum. Benim için değerli olan insanlara da okuttum. Beni hem Vedat Türkali gibi bir usta yazarla hem de bu romanla tanıştırdığı için hocama da çok minnettarım. Kulakları çınlasın.

* Ankara'da siyasi olayların fokur fokur kaynadığı bir fakültede okuyan ve bu durumlardan çok da uzak kalamayan bir üniversiteli olarak kitaptan etkilenmemem elde değildi zaten. Haftalarca beynimin içinde Günsel ve Kenan'ın iç sesleriyle okula gidip geldim. Kitabı okumuş olanlar neden bahsettiğimi hemen anlamışlardır.

* Peki kitap bir aşk romanı mı gerçekten? Tam olarak hayır. Arka fonda siyaset dönerken ön tarafta yasak bir aşk peydah olur. Günsel ve Kenan'ın aşkı... Öyle anlar gelir ki arka fonda aşk sessizce ilerlerken; ön tarafta politik oyunlar, siyasetin kirli yüzü ve darbeli günlerin acısı peydah olur. O yasak aşk da payını alır bundan. Kitabın sonunu belirler. Eğer bir aşk romanı beklentisi içinde okursanız hayal kırıklığı yaşatabilir size ya da siyasi bir roman olarak okursanız tatmin olamayabilirsiniz. Aşkı, güvensizliği, siyasi romantizmi, insan ilişkilerini, kişilerin iç dünyasını ve ülkemizin yakın tarihinden kesintileri barındırır bu kitap...

* 27 Mayıs 1960 askeri darbesi öncesi Türkiye'sindeyiz.... İnsanın kendi babasına bile güvenmediği, her an herkesten şüphelenildiği, solcuların rakı sofralarında memleket kurtardığı, akşam vakitlerinde köşe başlarında isimsiz ölümlerin olduğu, yaklaşan darbenin ülkeye göz kırptığı günler... Yıllar öncesinde karakolda yediği iki tokat darbesiyle arkadaşlarını satan, çevresindeki herkese ve özellikle kendisine olan güvenini yitirmiş eski bir devrimci Kenan ve işçi sınıfı fakir bir aileye mensup gururlu, başı dik ve bir o kadar da inatçı bir devrimci olan üniversiteli Günsel arasında hiç beklenmedik zamanda alevlenen bir yasak aşkla başlar kitap. Herkes sıradan çalkantılı bir aşk hikayesi beklerken olaylar birden beklenmedik hal alır ve okun yönü ülkedeki çalkantılı olaylara döner.

* Romanı bende etkileyici kılan en önemli şey Vedat Türkali' nin kalemi oldu. Çünkü çoğu yerde karakterlerin iç sesleriyle anlatmış olayları. Adeta kitabı okumuyorsunuz da o kişinin beyninde yaşıyormuşsunuz gibi. Kendilerinden en emin oldukları durumlarda bile aslında beyinlerinde ne fırtınalar koptuğuna şahit oluyorsunuz. İyi yönleriyle kötü yönleriyle karaktere kendinizi yakın hissediyorsunuz.

* Zaten kitaptaki karakterler çoğu romanda olduğu gibi iyilik timsali kahramanvari tipler değil. Çünkü kolaydır sağlam kişilikleri anlatmak. Yüzeysel, hata yapmaya meyilli - hatta karaktersiz ve ahlaksız da diyebiliriz -siyasi romantizmin dar kalıplarında sıkışıp kalmış sıradan insanları anlatmak ve sevdirmek zordur. En basitinden baş karakter Kenan... Yeri geliyor kendisine "Hay senin kalıbına tüküreyim, sen nasıl bir erkeksin?" diyorsunuz. Hatta bir röportajında Vedat Türkali de Kenan'a nefret kusmuştur. İlk okuduğumda ben de kendisine çok kızmıştım ama ikinci kez okuduğumda, kendimi Günsel'in yerine koyunca çok sevmiştim Kenan'ı.

* Kitap hakkında daha teorik bilgiler verecek olursak, Vedat Türkali' nin ilk romanıdır bu. Vedat Türkali'yi gerçek bir yazar yapmıştır. Küçük burjuva duyarlılığı olan Vedat Türkali bunu da romanına yansıtmıştır. Güven olgusu üzerine yazdığı ilk romanıdır ayrıca. Bu konuda bu kadar hassas olması hem Kenan gibi bir karakter yaratmasına hem de "Güven" isimli iki büyük ciltlik eser daha yazmasına neden olmuştur. O çok meşhur "Bekle Bizi İstanbul" şiirini de ilk bu kitapta yayınlamıştır. Kitapta yarattığı Baba karakteri Hikmet Kıvılcımlı'ya, üniversite olaylarında ölen üniversiteli genç karakter de Turan Emeksiz'e işaret eder.

* Bir Gün Tek Başına demiş ya Vedat Türkali kitabın adına, aslında kitaptaki bütün karakterler iç dünyalarında yalnızdır. Tek başlarına... Ve bir gün hepsi dış dünyalarında da tek başına kalmaya mahkum olacaktır.

* Ne zaman aklıma gelse hep sorgularım aslında. Ahh Kenan... Çelmeseydin Günsel'in aklını ne olurdu? Peki Günsel? Kanmasaydın Kenan'a ya da güveneceksen sonuna kadar güvenseydin, böyle mi olurdu? Hadi bunlar karakterdi ve kurguydu diyelim. Ya güzelim ülkem? Nasıl günlerden geçtin ki böyle, yerde gezen karıncandan tut gökte uçan kuşuna kadar hayatlarını tarumar ettin!

* Eğer hala Vedat Türkali ile tanışmadıysanız, zaman kaybetmeyin ve bu kitabıyla başlayın derim.

* Kitabı ilk okuduğum ve incelediğim dönemlerde çokça çalınan bir şarkıyı da paylaşmak istedim sizinle. Her ne kadar tarzım olmasa da o dönemlerde ne zaman duysam, meyhane havasından mıdır, içinde okuduğu şiirlerden midir nedir bilmiyorum ama Günsel ile Kenan aklıma gelirdi. Hala duydukça kitaptaki yaşananları hatırlamamam mümkün değil.

* https://youtu.be/sWy8X_7GA_k

* Son olarak; Vedat Türkali' nin bu kitabında hem aşkı hem siyaseti nasıl da harmanladığını gösteren bir alıntıyla bitirmek istiyorum yazımı. Romanın can alıcı bir yerinde şöyle der Kenan:
"Ülke sallanıyor,
iktidardakiler sallanıyor,
herkes bir şey bekliyor.
Ben Günsel'i bekliyorum..."

Mithril / Evie Black 
22 Şub 02:13 · Kitabı okudu · 50 günde · Beğendi · Puan vermedi

Kalemler ustalaştıkça üzerine söz söylemek de aynı oranda zorlaşıyor. Geçtiğimiz aylarda aramızdan ayrılan Vedat Türkali de bu isimlerden...

Bir Gün Tek Başına, 60 Darbesi döneminde geçmektedir. Hani bir söz vardır, "Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin"; işte bu cümlede bahsi geçen devir sanırım o devirdir. Kimin polis kimin halk, kimin sağcı kimin solcu ya da kimin güvenilir kimin ispiyoncu olduğunun bilinmediği bir dönemdir. Ne sevgili, ne arkadaş ne de ekmeğini bölüştüğün dosta güvenebilirsin... Ve bu dönemde filizlenen bir yasak aşkı konu almaktadır kitap.

Kitabın ilk yarısı karakterlerin ve kurgunun oturması adına daha çok bu yasak aşk üzerine kuruluydu. Kisisel olarak mantıksallaştıramadığım bir durum olduğu için de günün sonunda karakterleri özümseyemedim. Ancak ne zaman ki ilişki, sayfalardaki ağırlığını kaybedip yerini daha çok arka planda kalmış olan siyasi olaylara bıraktı, o zaman kitaptan aldıüım zevk de katlandı.

Usta'nın kalemine, diline söyleyecek zaten lafım yok. İyi ki yazmış...

Güler Ayata 
18 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelime ile HARİKA bir kitap. İyi ki inatla yarım bıraktığım kitabı yeni baştan okumuşum. Kenan keşke başka bir türlü son hazırlasaydı hayatına. ŞOK oldum ve çok ÜZÜLDÜM :( Yeniden okumaya en başından başladım. Bazen insanın kendini zorlaması gerekiyormuş. Hiçbir kitap yarım bırakılmamalı, aynen yarım kalmaması gereken hayatlar gibi...............................

Ali Ceyhan 
18 Ağu 10:05 · Kitabı okudu · 13 günde · Puan vermedi

Türkali'nin başyapıtı olan bu kitap, 1960 Darbesi öncesinin siyasal ve toplumsal olaylarına ışık tutuyor. Günsel: cesaretli, kararlı genç,sol görüşlü bir kız. Kenan: korkak,çelişkili,orta yaşlı, evli bir erkek. Günsel pratikte, Kenan teorikte sol görüşün temsilcisi. Günsel ve Kenan ekseninde gelişen olaylar Türkali'nin üslubunda doruğa ulaşıyor. Kenan ve Günsel'in iç sesleri gerçekçiliği daha önce görülmemiş bir boyuta taşıyor ve okurunda inanılmaz bir tat bırakıyor. Kitabın sonu çok çarpıcı bir şekilde güven duygusunun sorgulanmasının aynı zamanda o dönemin sosyolojik yapısının bir göstergesi. İnsanların en yakınından şüphe ettiği yılların kanıtı niteliğinde. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bu kitap yazıldığı dönemde o kadar etkili olmuşturki 1970'lerin ortalarından sonra doğan kız çocuklarına Günsel ismi konulmaya başlanmıştır. Son olarak değineceğim Türkali'nin Bekle Bizi İstanbul şiiri nin kitapta yer alması yazarın çok yönlülüğüne ve kişiliğine bir selam niteliğinde.

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniye'nle bekle.
Parklarınla,köprülerinle,kulelerinle,meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalı kahvelerinle bekle.
Ve bir kuruşa Yeni Hayat satan
Tophane'nin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi.
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi.
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanatını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize layıksın.

BARAN 
18 Şub 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazar romanında; Çelişkiler Türkiye'sinde 1960 darbesine giden bir süreci, öğrenci olaylarını, idealist devrimci kız Günseli ve Kenan'ın aşkını yalın bir dille anlatmaya çalışmış. Karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar çok gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Kitabın ana karakterinin yaşadığı bütün pişmanlıkları, kararsızlıkları, güvensizliği siz de içinizde hissediyorsunuz. Onunla beraber sizde sürükleniyorsunuz gerçekten güzel bir roman. Okumayan arkadaşlara tavsiye ederim.
.

Zeynep Y. 
26 Ağu 20:13 · Kitabı okudu · 8 günde · 10/10 puan

Ben inandım Günselin güzelligine, Kenanın samimiyetine.Ne güzel ne yalındı anlatım. Aşkı anlatmadı hissettirdi. Dönemi anlatmadı yaşattı. Günsel! Derken ismin ahengini bile sevdirdi Vedat Türkali. İçsesleri getirdi yerleştirdi içime. Belirginleştirdi yeşertti içimde. Kitap daha bitmedi. Yorum yapmak için sabirsizligimi yenemedim. Çelişkiler, yalnızlık, çürümüşlük, yalınlık .. Ellili yıllar ama bunlar hiç yabancı değil yaşadığım döneme!

Özge 
23 Nis 22:44 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Öğretmenlikten ihraç edildikten sonra eşinin desteğiyle kitapçılığa başlayan eski devrimci, 'yılgın küçük burjuva' Kenan ile incelikli, sakin, kararlı, inançlı, inatçı felsefe öğrencisi Günsel'in aşkı, 1960 darbesinden sekiz ay önce başlıyor ve darbeye bir gün kala sona eriyor.

Karakterlerin iç dünyalarına sürüklendiğimiz romanda, 'Kanlı Perşembe' olarak anılan 28-29 Nisan'da İstanbul'daki öğrenci gösterileri gibi 27 Mayıs darbesine giden yolu döşeyen olayları da arka planda izliyoruz.

Siyasi bir roman olarak değerlendirilmesine rağmen, sıcacık bir aşk romanı aslında; tesadüfen yeşeren bir aşkın siyasetin gölgesinde nasıl solup gittiğinin romanı.

DENİZ 
26 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu ve diğer kitaplarını çok severek okudum.Benim için edebiyatta Vedat Türkali ve Yaşar Kemal birinci sıradadır.Yaşar Kemal'i kaybettik ,Vedat Türkali sen çok yaşa.

Beril Ataselim 
03 Kas 11:59 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

1960 yılındaki yıkıcı ,yakıcı,bölücü siyasetin arasında ;içindeki ve dışındaki düşmanlarıyla uğraşan bir Türkiye ve bu ülkenin içindeki Kenan.. Günsel'e aşık Kenan ruhu idealist kendi kapalı kutu..
aşırı derece beğenerek severek ve her sayfasında düşünerek okudum. 87 yıl önceki bir dönemi anlatmasına rağmen dili ve anlatımı bakımında günümüzden çokta bir farkı yoktur. Kalın bir kitap olmasına karşın rahat okuyup bitirdim. herkese tavsiye ederim .

Feride 
18 Oca 08:25 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 8/10 puan

Okuduğum ilk Vedat Türkali kitabı. Dili çok rahat, sade bir kitap. Okunma ve olayları açısından gayet sade bir dille yazılmış. Siyaseti romanda olayların içine sıkıştırması okuyucuyu sıkmıyor. Vedat Türkali'nin okuduğum ilk kitabı olduğu için iyiydi diyebilirim. Umutlarda buluşmak dileğiyle:)

4 /

Kitaptan 66 Alıntı

yasemin 
17 Kas 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Taşları sürekli dönen bir değirmendir kafa dediğin, arasına bir şey koymazsan, kendi kendini öğütür, bitirir."

Bir Gün Tek Başına, Vedat TürkaliBir Gün Tek Başına, Vedat Türkali
Çiğdem Aksoy Kahraman 
07 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dünyaya bir daha ki gelişimizde düşünürüz! O zaman da at mı, it mi, kertenkele mi, ne olacağız kim bilir? Belki de cansız taş! En iyisi doğaya karışmak, bir kaya olmak açık deniz kıyısında!

Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 408)Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 408)
Mithril / Evie Black 
14 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Peki Nazım? O büsbüyük ozan. Niye ondan dizeler mırıldanmıyorsun? Onu da mı unutturdular iki tokatta? Yasaklar böyle ezip kalıba sokar işte.

Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 21)Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 21)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
07 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Halksız, işçisiz demokrasi olur mu be? Koyun sürüsü ettiler milleti...

Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 231)Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 231)
Çiğdem Aksoy Kahraman 
07 Kas 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Halkın gözü ne vakit açılacak? dedi. Bu kez yine baktım da halk öylesine uykuda ki... Çıkın Anadolu'ya umutsuzluk çöküyor içinize...

Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 129)Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 129)
Nihan 
12 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"İnsan içinde bulunduğu ortama göre insandır. Koşullar bu! Ne yapalım... Seviyorum seni."

Bir Gün Tek Başına, Vedat TürkaliBir Gün Tek Başına, Vedat Türkali
Özge 
23 Nis 13:04 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Tek başımayım, benim üstüme çöküyor bütün yanlışlar..."

Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 666)Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali (Sayfa 666)