Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri

7,8/10  (9 Oy) · 
10 okunma  · 
6 beğeni  · 
145 gösterim
Kuyuya hapsedilmiş altmış yıllık sır yukarıya yükselmiş, o kadar sene fısıltıyla bile dillenmemenin acısını çıkarır gibi, çığlığa dönüşmüştü.

İkinci Dünya Harbi’nin sınırlarımıza dayandığı, harbe girmeden harbin yokluğunun, yoksunluğunun yaşandığı günler...

Birbirine âşık ama geçmişleri, dünya kültürleri, hikâyeleri çok farklı bir karıkoca ile onların her şeyiyle birbirine zıt iki kızı. Kızlardan biri babasının gözdesi, diğeri annesinin kanatları altında... ve bu ailenin 1940’ların Türkiyesi’nden 2000’lere saklanan sırrı...

Bu sırdan yıllar sonra, bir zamanlar babasının bir tanesi, şimdi seksen yedi yaşında olan Benan ve büyük bir yalanın gölgesinde ona küs, ölüm döşeğindeki oğlu Hazar. Benan, bunca yıllık sırrını paylaşınca oğluyla barışacak mı, yoksa gerçekler de, yalanlar gibi onları bir kez daha ayıracak mı? Her şey, Benan’ın anı defterine ve tabii ana-oğulun ne kadar ömrünün kaldığına bağlı.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2017
  • Sayfa Sayısı:
    592
  • ISBN:
    9786050946949
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ceren Acer 
28 Ara 2017 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Buram buram tarih kokacak diye almaya yeltenecek olursanız almayın bence. İlk başlarda ben de tarihi bir olaya değinileceğini düşünerek almıştım bu romanı. Fakat roman daha çok evlilik hayatı, defalarca Benan karakterinin aldatılması etrafında döndü. Tabi roman okunmayacak kadarda fiyasko değildi bana göre. Yazar yoğun bir araştırma içine girip yazmış bu romanı. Kitapta Benan karakteri hastahanede yatan kanserli olan oğluna kendi başından geçmiş olan sırları hatıra defterinden okutuyor. Bu hatırat defterindeki yazılanlardan dolayı Hazar, ya annesine kol kanat gerecek ya da bağları bir bıçak gibi kesecektir. Peki sizce Hazar bundan sonraki hayatını annesinden uzakta mı yoksa kırgınlıkları unutarak ona yakın olarak mı geçirecek? İşte bu soruların hepsi bu romanda gün yüzüne çıkmayı bekliyor. Bence bu romandan fazla tarihsel bir beklentiye kapılmadan yararlanıp okuyabilirsiniz diye düşünüyorum.

Cumhur 
 30 Oca 14:02 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Nermin Bezmen'in Kurt Seyit ve Shura' dan sonra okuduğum ikinci kitabı.
Evet Benana'ın gençliğinden yaşlılığına kadar olan hayat hikayesi. Kitabı okurken Titanic filminde ki Kate Winslet'ın hayat hikayesi gözümün önüne geldi, birinde sadakat birinde ise acı ama gözle görülür bir ihanet.
Neden ihanet eder ki insan? Bu sorunu cevabı sebep sonuç ilişkisinde kitabın tam kalbinde yatıyor. Bir de kitapta aynı dönemin yansıtıldığından olacak ki, Livaneli'nin Serenad'ında anlatıldığı gibi ''Struma'' olayı var.Ne kadar acı tarihi bir gerçek, bu olayın anlatıldığı iki kitapta Bezmen daha kesin bir yargı kullanmış(korkmamış).
Mutluluğun,ihanetin, vazgeçmek zorunda oluşun, kısacası insanoğlunun başına gelebilecek tüm acıların var olduğu bir kitap

Müjdem Jastrow 
24 Oca 01:48 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hüzünlü bir aile hikayesi...
Çok severek, duygulanarak okudum.
Kurt Seyit'in, Murka ve kızlarının hayatının devamı niteliğinde yazılmış. Aşk, acı, ihanet, başarı, hüzün, aldanış... İç içe geçmiş ilişkiler. Romanın insanı içine çeken bir üslubu var. Nermin Bezmen hayranlarının severek okuyacağı bir kitap.

Canan demirer 
04 Oca 21:55 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın kurt seyd &shura
kurt şeyden&murka ve shura kitabından sonra isimleri değiştirerek kurt seyd ve murkanin kızı lemanin (yazarın annanesi) hayatından kesitler olan bir kitap. Ben yazarı ve kalemini çok sevdiğim için çok severek okudum..

@kitapfisiltisiofficial 
08 Oca 14:15 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

2011 yılının karlı bir İstanbul gününde Amerikan Hastanesi'nin kapısına bir araba yanaştı. İçinden önce orta yaşlarda, sade ama şık görünümlü, atkuyruğu saçlı bir kadın indi. Hemen diğer kapıya koşup şoförünün de yardımıyla bastonundan destek alan, yün şapkalı, tüvit mantolu, yılların yorgunluğu yüzünden okunan 86 yaşındaki annesinin inmesine yardımcı oldu. Anne-kız kolkola asansörle 4. kattaki odanın önüne geldiklerinde biri endişeli diğeri heyecanlıydı. Kanser tedavisi gören oğlu Hazar'ın artık 60 yıllık sırrı öğrenme zamanı gelmişti. Herşey en ince ayrıntısına kadar yazılı olan Benan'ın defterinde kendi ağzından kaleme alınmıştı....

Nermin Bezmen, Kurt Seyt & Shura kitabı ile yaklaşık 12-13 sene önce hayatıma girmiş bir yazar. Ardından Kurt Seyt & Murka ve Mengene Göçmenleri ile devam eden, hala daha her satırını ve duygusunu şu an gibi hatırladığım ve etkisinde olduğum bir serinin yazarı....Geçen ay yayınevlerinin yeni çıkanlar listelerini incelerken son kitabı ile karşılaşmak beni müthiş heyecanlandırdı. Gerçek hayatlardan, özellikle kendi aile hikayelerinden, tarihi, biyografi tarzi yazdığı, geniş araştırmalar sonucu, kişileri, olayları ve devirleri ustalıkla ve aynı zamanda bağımlılık yaparcasına okurlarına sunduğu kitaplarını ne kadar özlediğimi hatırlattı.

Önsözde de bahsedildiği üzere yazar bu kitabını annesine ithafen hazırlamış. Her ne kadar gerçek isimler koruma amaçlı değiştirilse de hikaye tanıdık olduğu için tüm taşlar yerine oturuyor okurken. Cihangir'in Kurt Seyt, Müjgan'ın da Murka olduğunu anlamak çok da zor olmuyor. Farklı dünyalardan, kültürlerden ve aile yapılarından gelerek hayatı paylaşan, her türlü zorluğa göğüs geren Müjgan ve Cihangir'in kızları Benan'ın çocukluğu, gençliği, talihsizliklerle dolu ilk evliliği, acıların meyvası Hazar için yaptığı fedakarlıklar yine şahane bir dille kurgulanmış. Yıllar süren kırgınlıkların, belirsizliklerin, küslüklerin gerçek nedenlerini annesinin anı defterinden okumak, hastalıkla uğraşan Hazar ve ömrünün son demlerini yaşayan Benan için nasıl zorsa benim içinde o kadar zordu. Tarifi mümkün olmayan duygular yaşadım. Talat'a olan kızgınlıkları, Figen'in ablasına yaptıklarının hazım zorluğu, 1940 lardaki yaşanan savaş ve getirdiği sıkıntılar ile Benan'ın gencecik yaşına rağmen bunlara karşı dik duruşu bana onun gerçekten de Seyt'in kızı olduğunu kanıtlar cinstendi.

Kitapta kendimi tutamayıp gözyaşlarıma engel olamadığım iki yer vardı ki beni mahvetti. Biri Benan'ın nikahtan önce babasıyla aralarında geçen konuşma bir diğeri ise dağ gibi Cihangir'in hayata veda ettiği satırlar... Kitabı bitirirken 12 sene önce başladığım Kurt Seyt sevdasının son bulmasi benim için çok eski bir tanıdığımı kaybediyor olmak kadar üzücüydü. Acısıyla tatlısıyla bu yaşanmışlıkları bizlerle paylaştığı için sevgili Nermin Bezmen'e çok teşekkürler....

Binnur Meral 
01 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3/10 puan

Büyük beklentilerle aldım kitabı, savaşlar ,sürgünler , ve büyük bir aşk bekliyordum, kitabın adı öyle bir beklentiye sebep oluyor nitekim. Ama basit bir aldatma hikayesi anlatılıyor. Her gün kaç tanesi yaşanıyor bu ülkede, yeni Türkiye'nin (!) sıradan bir hadisesi yani. O kadar detaylı anlatıyor ki olayları kitap bi türlü ilerlemiyor. Sadece yarım bırakmak istemediğim için bitirdim. Kitapta en sevdiğim karekter Cihangir Kırımdar idi, kızıyla olan samimi ilişkisine bayıldım gerçekten, hatta bence onun hikâyesi roman olsaydı daha anlamlı olurdu kesin. Benan'ı sevmedim. Aşırı kibar ve elit bir aile çizmeye çalışmış yazar, ama samimiyetsiz olmuş bana göre. Ben romanın içine giremedim. Ve kitapta o kadar gereksiz bilgiye verilmiş ki, yok şarabın dalgasının ismi, yok bıraktığı tadın ismi. Siz bilmezsiniz bunu ancak benim gibi elitler(!) bilir falan demek istemiş sanırım. Hiç bir işe yaramayacak gereksiz bilgi ve muhabbetler var. Vakit geçirmek için okunabilir.

Kitaptan 8 Alıntı

Müjdem Jastrow 
24 Oca 22:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Sen, seni kırdıktan sonra yapıştırmaya çalışan değil, hep baş tâcı edecek ve el üstünde taşıyacak bir eşi hak ediyorsun."

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen (Sayfa 518)Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen (Sayfa 518)
Müjdem Jastrow 
24 Oca 22:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hiçbir aşk, hiçbir sevgi, kendini ezdirdiğin, şahsiyetini hiçe saydırdığın zaman değerini korumaz. O aşk olmaz, esaret olur.

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen (Sayfa 318)Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen (Sayfa 318)
Müjdem Jastrow 
24 Oca 22:52 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kimliğini, hâyallerini, umutlarını ezen, yok eden bir durum olduğu zaman da elindekileri bırakıp yeniden yaşamaya başlamak için cesaretim olmalı...

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin BezmenBir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen
Müjdem Jastrow 
24 Oca 22:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ömür dediğin nedir? Doğumundan ölüme kadar olan zaman mıdır, yoksa insanın yaşadığını fark ettiği andan itibaren olan zaman dilimi mi? Ya da, insanın ölümü hissettiği andan itibaren başlayan zaman dilimi olabilir mi?

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen (Sayfa 467)Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen (Sayfa 467)
Müjdem Jastrow 
24 Oca 22:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Bir insanın hayatın güzel detaylarını duyabilmesi, görebilmesi için hâyal gücü önemli unsurdur. Şayet duýduğunu düşünüyorsan duymuşsundur, çünkü aynı zamanda hissetmişsindir."

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin BezmenBir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen
Cumhur 
19 Oca 22:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İnsanlar yaşanmışlıkları anarken içlerindeki acıların, aldatılmışlıkların yarattığı cehennemlerine ya da buz dağlarına saklanırlardı.

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin BezmenBir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen
Cumhur 
19 Oca 20:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Her ikisi de, aynı anda, geçmişi şu an bedenlerinin arasındaki kısa alanda hapsetmeye karar vermiş bir tavırla sarıldılar.

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin BezmenBir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen
Cumhur 
19 Oca 20:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

...portalal suyu ve şampanya karışımı mimozalarını yudumlamaktaydılar.

Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin BezmenBir Harp Gelini - Benan'ın Defteri, Nermin Bezmen