Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri

·
Okunma
·
Beğeni
·
1344
Gösterim
Adı:
Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050946949
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
Kuyuya hapsedilmiş altmış yıllık sır yukarıya yükselmiş, o kadar sene fısıltıyla bile dillenmemenin acısını çıkarır gibi, çığlığa dönüşmüştü.

İkinci Dünya Harbi’nin sınırlarımıza dayandığı, harbe girmeden harbin yokluğunun, yoksunluğunun yaşandığı günler...

Birbirine âşık ama geçmişleri, dünya kültürleri, hikâyeleri çok farklı bir karıkoca ile onların her şeyiyle birbirine zıt iki kızı. Kızlardan biri babasının gözdesi, diğeri annesinin kanatları altında... ve bu ailenin 1940’ların Türkiyesi’nden 2000’lere saklanan sırrı...

Bu sırdan yıllar sonra, bir zamanlar babasının bir tanesi, şimdi seksen yedi yaşında olan Benan ve büyük bir yalanın gölgesinde ona küs, ölüm döşeğindeki oğlu Hazar. Benan, bunca yıllık sırrını paylaşınca oğluyla barışacak mı, yoksa gerçekler de, yalanlar gibi onları bir kez daha ayıracak mı? Her şey, Benan’ın anı defterine ve tabii ana-oğulun ne kadar ömrünün kaldığına bağlı.
Lina
Lina Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri'yi inceledi.
592 syf.
Duygu yogunlu içinde okunacak bir kitap .

↪Bir annenin kendini oğluna affettirmek için tuttuğu gunlugun içerisinden ;hüzün, aldatma,ihanet,kadının gücü, ailenin önemi ,evlat ayrımı, baba kız ilişkilerini anlatan gerçek bir hikaye çıkıyor.

↪Yazar yakın tarihle ilgili bilginler de vermiş kitapta .İçimi burkan bir hikaye olmasına rağmen severek okudum .Tavsiye ederim
592 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir kadın ne kadar acı çekebilir? Bir kadın acıya ne kadar dayanıklıdır ? Bir kadın acıya ne kadar sabredebilir? Yeniden yaşama tutunma umudunu nerde bulabilir ? Benan, acıya dayanıklı bir kadındı.. ama ne olursa olsun yaşadıklarını yara almadan atlatamayacaktı.. ruhu yara almıştı.. en yakınları yaralamıştı.. okurken gözlerinizin dolacağı, bazen kitabı kapatıp daha fazla okuyamayacağım dediniz anlar olacak.. ama sonra devam edeceksiniz.. keyifli okumalar diliyorum..
592 syf.
·7/10
Kitabı genel anlamda beğendim lakin önce ufak bir eleştiri ile başlamak istiyorum. Önce yerelim sonra övelim değil mi Kitap baş karakterimiz olan Benan'ın oğluna yıllardır kimsenin bilmediği sırlarla dolu olan kitabı kendinin ona okuması ile başlıyor ve bu şekilde kitabın yarısına kadar devam ediyor. Yani Benanuçka okuyor oğluşu dinliyor ve araya sürekli bir şeyler giriyor. Flashbacklar adeta havada uçuşuyor Eleştirim de burada devreye giriyor o kadar çok bölünmüş ki bu durumla kitap. Akıcılığa ket vurmuş bence. Ama ne zamanki bu kitabı Benan oğluna kendi okumayı bırakmak zorunda kalıyor ve Hazar kendi okumaya devam ediyor işte bundan sonra akıcı olmaya başlıyor kitap. Ah Benanuçka o kadar kızdım ki sana zaman zaman içimden sürekli ya yavrum bu kadarda saf olunmaz, kanma şu Talat namussuzuna, kız Benan azcık gözünü aç,diye diye kendi kendime helak olurken bir baktım kitap bitiverdi.Ay o Figen yok mu o Figen sen ne fena bir kardeşmişsin arkadaş. Valla bir ara kitap tam Müge Anlı'nın programına bağladı. Ama Benan' ın babası ile olan ilişkisi on numara beş yıldız aferin Cihangir Bey olmuşsunuz siz. Annesine içerledim ama bak. Spoiler vermeden bu kadar anlatabiliyorum artık hayırlısı Velhasıl 10 üzerinden 7 puan veririm ben bu kitaba. Başlarında azcık kitabın akıcılığında sıkıntı olsada hikayesi, kurgusu ve karakterleri ile okunmaya değer bir kitap kanaatimce
592 syf.
·8/10
Buram buram tarih kokacak diye almaya yeltenecek olursanız almayın bence. İlk başlarda ben de tarihi bir olaya değinileceğini düşünerek almıştım bu romanı. Fakat roman daha çok evlilik hayatı, defalarca Benan karakterinin aldatılması etrafında döndü. Tabi roman okunmayacak kadarda fiyasko değildi bana göre. Yazar yoğun bir araştırma içine girip yazmış bu romanı. Kitapta Benan karakteri hastahanede yatan kanserli olan oğluna kendi başından geçmiş olan sırları hatıra defterinden okutuyor. Bu hatırat defterindeki yazılanlardan dolayı Hazar, ya annesine kol kanat gerecek ya da bağları bir bıçak gibi kesecektir. Peki sizce Hazar bundan sonraki hayatını annesinden uzakta mı yoksa kırgınlıkları unutarak ona yakın olarak mı geçirecek? İşte bu soruların hepsi bu romanda gün yüzüne çıkmayı bekliyor. Bence bu romandan fazla tarihsel bir beklentiye kapılmadan yararlanıp okuyabilirsiniz diye düşünüyorum.
592 syf.
·Beğendi·9/10
Yazarın kurt seyd &shura
kurt seyd&murka ve shura kitabından sonra isimleri değiştirerek kurt seyd ve murkanin kızı lemanin (yazarın annanesi) hayatından kesitler olan bir kitap. Ben yazarı ve kalemini çok sevdiğim için çok severek okudum..
592 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Hüzünlü bir aile hikayesi...
Çok severek, duygulanarak okudum.
Kurt Seyit'in, Murka ve kızlarının hayatının devamı niteliğinde yazılmış. Aşk, acı, ihanet, başarı, hüzün, aldanış... İç içe geçmiş ilişkiler. Romanın insanı içine çeken bir üslubu var. Nermin Bezmen hayranlarının severek okuyacağı bir kitap.
592 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Nermin Bezmen'in Kurt Seyit ve Shura' dan sonra okuduğum ikinci kitabı.
Evet Benana'ın gençliğinden yaşlılığına kadar olan hayat hikayesi. Kitabı okurken Titanic filminde ki Kate Winslet'ın hayat hikayesi gözümün önüne geldi, birinde sadakat birinde ise acı ama gözle görülür bir ihanet.
Neden ihanet eder ki insan? Bu sorunu cevabı sebep sonuç ilişkisinde kitabın tam kalbinde yatıyor. Bir de kitapta aynı dönemin yansıtıldığından olacak ki, Livaneli'nin Serenad'ında anlatıldığı gibi ''Struma'' olayı var.Ne kadar acı tarihi bir gerçek, bu olayın anlatıldığı iki kitapta Bezmen daha kesin bir yargı kullanmış(korkmamış).
Mutluluğun,ihanetin, vazgeçmek zorunda oluşun, kısacası insanoğlunun başına gelebilecek tüm acıların var olduğu bir kitap
592 syf.
·3 günde·7/10
Hikaye örgüsü güzeldi ama ayrıntılarda çok boğulduğunu düşünüyorum. Özellikle ilk 150 sayfası yarısı kadar olsa bile olurdu. Kitabın bazı kısımlarını okumadan atladım.
Benan karakteri de gerçeklikten uzak derecede mükemmel çizilmiş. Muhteşem sporcu, muhteşem ressam, muhteşem terbiyeli, muhteşem becerikli. Muhteşem babasının kızı. Biraz fazla muhteşemlik ağır gelmiş.
Siyah beyaz dengesi de pek tutturulamamış. İstisnalar hariç iyiler hep iyi, kötüler hep kötü. İstisna olarak da Müjgan'ı, o da kitabın ortalarına kadar gösterebiliriz ama ortadan sonra o da tam kötüler arasında yer alıyor.
Kitap bana çok hitap etmedi.
592 syf.
·3/10
Büyük beklentilerle aldım kitabı, savaşlar ,sürgünler , ve büyük bir aşk bekliyordum, kitabın adı öyle bir beklentiye sebep oluyor nitekim. Ama basit bir aldatma hikayesi anlatılıyor. Her gün kaç tanesi yaşanıyor bu ülkede, yeni Türkiye'nin (!) sıradan bir hadisesi yani. O kadar detaylı anlatıyor ki olayları kitap bi türlü ilerlemiyor. Sadece yarım bırakmak istemediğim için bitirdim.Benan'ı sevmedim. Aşırı kibar ve elit bir aile çizmeye çalışmış yazar, ama samimiyetsiz olmuş bana göre. Ben romanın içine giremedim. Ve kitapta o kadar gereksiz bilgiye yer verilmiş ki, yok şarabın dalgasının ismi, yok bıraktığı tadın ismi. Siz bilmezsiniz bunu ancak benim gibi elitler(!) bilir falan demek istemiş sanırım.Vakit geçirmek için okunabilir.
592 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
2011 yılının karlı bir İstanbul gününde Amerikan Hastanesi'nin kapısına bir araba yanaştı. İçinden önce orta yaşlarda, sade ama şık görünümlü, atkuyruğu saçlı bir kadın indi. Hemen diğer kapıya koşup şoförünün de yardımıyla bastonundan destek alan, yün şapkalı, tüvit mantolu, yılların yorgunluğu yüzünden okunan 86 yaşındaki annesinin inmesine yardımcı oldu. Anne-kız kolkola asansörle 4. kattaki odanın önüne geldiklerinde biri endişeli diğeri heyecanlıydı. Kanser tedavisi gören oğlu Hazar'ın artık 60 yıllık sırrı öğrenme zamanı gelmişti. Herşey en ince ayrıntısına kadar yazılı olan Benan'ın defterinde kendi ağzından kaleme alınmıştı....

Nermin Bezmen, Kurt Seyt & Shura kitabı ile yaklaşık 12-13 sene önce hayatıma girmiş bir yazar. Ardından Kurt Seyt & Murka ve Mengene Göçmenleri ile devam eden, hala daha her satırını ve duygusunu şu an gibi hatırladığım ve etkisinde olduğum bir serinin yazarı....Geçen ay yayınevlerinin yeni çıkanlar listelerini incelerken son kitabı ile karşılaşmak beni müthiş heyecanlandırdı. Gerçek hayatlardan, özellikle kendi aile hikayelerinden, tarihi, biyografi tarzi yazdığı, geniş araştırmalar sonucu, kişileri, olayları ve devirleri ustalıkla ve aynı zamanda bağımlılık yaparcasına okurlarına sunduğu kitaplarını ne kadar özlediğimi hatırlattı.

Önsözde de bahsedildiği üzere yazar bu kitabını annesine ithafen hazırlamış. Her ne kadar gerçek isimler koruma amaçlı değiştirilse de hikaye tanıdık olduğu için tüm taşlar yerine oturuyor okurken. Cihangir'in Kurt Seyt, Müjgan'ın da Murka olduğunu anlamak çok da zor olmuyor. Farklı dünyalardan, kültürlerden ve aile yapılarından gelerek hayatı paylaşan, her türlü zorluğa göğüs geren Müjgan ve Cihangir'in kızları Benan'ın çocukluğu, gençliği, talihsizliklerle dolu ilk evliliği, acıların meyvası Hazar için yaptığı fedakarlıklar yine şahane bir dille kurgulanmış. Yıllar süren kırgınlıkların, belirsizliklerin, küslüklerin gerçek nedenlerini annesinin anı defterinden okumak, hastalıkla uğraşan Hazar ve ömrünün son demlerini yaşayan Benan için nasıl zorsa benim içinde o kadar zordu. Tarifi mümkün olmayan duygular yaşadım. Talat'a olan kızgınlıkları, Figen'in ablasına yaptıklarının hazım zorluğu, 1940 lardaki yaşanan savaş ve getirdiği sıkıntılar ile Benan'ın gencecik yaşına rağmen bunlara karşı dik duruşu bana onun gerçekten de Seyt'in kızı olduğunu kanıtlar cinstendi.

Kitapta kendimi tutamayıp gözyaşlarıma engel olamadığım iki yer vardı ki beni mahvetti. Biri Benan'ın nikahtan önce babasıyla aralarında geçen konuşma bir diğeri ise dağ gibi Cihangir'in hayata veda ettiği satırlar... Kitabı bitirirken 12 sene önce başladığım Kurt Seyt sevdasının son bulmasi benim için çok eski bir tanıdığımı kaybediyor olmak kadar üzücüydü. Acısıyla tatlısıyla bu yaşanmışlıkları bizlerle paylaştığı için sevgili Nermin Bezmen'e çok teşekkürler....
592 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Her ne kadar karakterlerin isimleri değiştirilmiş olsa da Kurt Seyt'in kızı, yazarın annesi Leman'ın anılarından derlenmiş bir kitap olduğu aşikar. Seyt ve Murka'yı daha önce okuduysanız aynı kitabı tekrar okuyor gibi hissedebilirsiniz çünkü bir çok ortak anı her iki kitapta da paylaşılmış. Bildiğim şeyleri yeniden okuyor olmak beni biraz yavaşlattı daha önce serinin diğer kitaplarını okumamış olsaydım daha sürükleyici bulacağım kesindi ama diğer türlü de sanki taşlar yerine oturmayabilirdi. Zira tüm aile bireylerini "Kurt Seyt& Shura, Kurt Seyt&Murka, Mengene Göçmenleri" kitaplarindan doğumlarından itibaren tanıyorum :))
592 syf.
·Puan vermedi
Nermin Bezmen’in okuduğum ilk kitabıydı. Anlatımını, dilini sadeliğini sevdim. Ancak kitap yarım kalmış hissi verdi. Geçmişi anlattıktan sonra şimdiki yaşamdan da daha uzunca kesitler vermesini bekledim. Yine de başarılı bulduğum ve tavsiye edeceğim bir roman.
Kimliğini, hâyallerini, umutlarını ezen, yok eden bir durum olduğu zaman da elindeki bırakıp yeniden yaşamaya başlamak için cesaretim olmalı...
"Sen, seni kırdıktan sonra yapıştırmaya çalışan değil, hep baş tâcı edecek ve el üstünde taşıyacak bir eşi hak ediyorsun."
Kimliğini, hayallerini, umutlarını ezen, yok eden bir durum olduğu zaman da elindekileri bırakıp yeniden yaşamaya başlamak için cesaretin olmalı...
Hiçbir aşk, hiçbir sevgi, kendini ezdirdiğin, şahsiyetini hiçe saydırdığın zaman değerini korumaz. O aşk olmaz, esaret olur.
Kimliğini, hâyallerini, umutlarını ezen, yok eden bir durum olduğu zaman da elindekileri bırakıp yeniden yaşamaya başlamak için cesaretim olmalı...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Harp Gelini - Benan'ın Defteri
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
592
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050946949
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap Yayınları
Kuyuya hapsedilmiş altmış yıllık sır yukarıya yükselmiş, o kadar sene fısıltıyla bile dillenmemenin acısını çıkarır gibi, çığlığa dönüşmüştü.

İkinci Dünya Harbi’nin sınırlarımıza dayandığı, harbe girmeden harbin yokluğunun, yoksunluğunun yaşandığı günler...

Birbirine âşık ama geçmişleri, dünya kültürleri, hikâyeleri çok farklı bir karıkoca ile onların her şeyiyle birbirine zıt iki kızı. Kızlardan biri babasının gözdesi, diğeri annesinin kanatları altında... ve bu ailenin 1940’ların Türkiyesi’nden 2000’lere saklanan sırrı...

Bu sırdan yıllar sonra, bir zamanlar babasının bir tanesi, şimdi seksen yedi yaşında olan Benan ve büyük bir yalanın gölgesinde ona küs, ölüm döşeğindeki oğlu Hazar. Benan, bunca yıllık sırrını paylaşınca oğluyla barışacak mı, yoksa gerçekler de, yalanlar gibi onları bir kez daha ayıracak mı? Her şey, Benan’ın anı defterine ve tabii ana-oğulun ne kadar ömrünün kaldığına bağlı.

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • Sündüs ÖNDER
  • Tuğba
  • Şeyda Kaymakcı
  • özlem döğer
  • dilek atm
  • Kitapdolusuhayat
  • Sumeyra Keskin
  • yağmur kd
  • Selda peker
  • Şule

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.9 (7)
9
%25 (8)
8
%31.3 (10)
7
%12.5 (4)
6
%3.1 (1)
5
%3.1 (1)
4
%0
3
%3.1 (1)
2
%0
1
%0