Bir Hayaldi Gerçekten Güzel

7,0/10  (4 Oy) · 
7 okunma  · 
3 beğeni  · 
542 gösterim
Bilim dünyası 14-15.yüzyıllar arasında yaşadığı tahmin edilen Siyah Kalem lakaplı ressamın gerçek kimliğini hâlâ kesin olarak belirlemiş değil. Ancak bu imzayı taşıyan resimler, bütün dünyada çok sayıda sanat tarihçisinin ilgisini çekmiş bulunmakta.

Barış Müstecaplıoğlu, "Bir Hayaldi Gerçekten Güzel" ile edebiyatımızda ilk kez bir romanın temelini bu gizemli sanatçının etrafında kuruyor. Ana öyküsü günümüzde, İstanbul'un benzersiz manzaraları eşliğinde geçen bu eserinde, Siyah Kalem'in resimlerinin rehberliğinde bizleri 1400'lü yıllara, göçebe Türklerin şamanist dünyasına ve yılan kuyruklu iblislerine götürüyor.

İki genç yazar, bir koleksiyoncunun davetiyle, Büyükada'da görkemli bir konakta Mehmet Siyah Kalem'in resimlerinden ilham alan öyküler yazmaya, sanat tarihinin bu en büyük sırlarından birine ışık tutmaya çalışırlar. Geçmişlerindeki bir olay yüzünden birbirlerinden nefret eden iki adam, konaktaki çekici ve gizemli bir kız için de kıyasıya bir rekabete girerler. Konağın olağanüstü yakışıklı ama zeka özürlü bahçıvanı kıza aşık olduğu için, Büyükada'da hayaller ve sanatla harmanlanmış tutkulu bir mücadele yaşanır. Zengin koleksiyoncunun sırları ve herkesten sakladığı asıl planı, iki yazar için sürprizlerle dolu günleri kaçınılmaz kılmaktadır.

"Bir Hayaldi Gerçekten Güzel" tarihin sayfalarıyla günümüz dünyasını harmanlayan çağdaş Türk Edebiyatının önemli bir çalışması.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2009
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789759962173
  • Yayınevi:
    Profil Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitabın ismi dikkatimi çekmişti. Sanırım kampanya dahilinde almıştım. Reklam gibi olacak ama siteyi bilmeyen yok zaten :) (http://www.kitapyurdu.com/...A7ekten%20G%C3%BCzel ) fiyata baktığınızda zaten ne kadar uygun olduğunu görebilirsiniz.
Genel anlamda beğendiğimi söyleyebilirim. Kurgusu bana göre güzeldi. Ayrıca hikayenin büyük bir bölümünün (neredeyse hepsinin de diyebiliriz) Büyükada’da geçmesi ve yazarın tarihi bilgilerle bize adeta güzel bir rehberlik yapması adanın manzarası eşliğinde kitabı okuyormuşum hissi verdi bana.
İki yazar; gerçi biri yazar diğeri eleştirmen olarak geçiyor . Mehmet Siyah Kalem’in -resim sanatına ilgi duyanlar kendisini muhtemelen biliyordur- resimlerinden öykü yazmaları isteniyor. Bunu isteyen kişi de Yiğit Bey.
Yiğit Bey zengin bir iş adamı, koleksiyoncu. Çocukluğundan beri resme ilgi duyar. Hatta ilgiden de öte çocukluğunda çok iyi resim çizer ancak babasının şirketinin başına geçmek için hayallerinden vazgeçmek zorunda kalır. Tabii bir diğer etken de resim çizen amcasının halini görmesi. Baraka gibi bir yerde yaşaması, “düzenli” bir hayatı olması vs. Burada birazda sanatçının hak ettiği ilgiyi görememesi, maddi konular vs. bu konulara eleştiri getiriyor.

Bu iki yazar birbiriyle çatışma halindeler. Yazar olan Metin’in son çıkan kitabı gayet iyi satmaktadır ancak eleştirmen olan Teoman’ın bir eleştiri yazması ve Metin’in bu eleştiriyi okuması –haklı buluyor orası ayrı- ve kendini kıskandığını düşünmesi bu çatışmayı doğuruyor.
Yazarlık konusunu da işliyor zaman zaman. Günümüz yazarlarını, yayınevlerinin durumunu, yazarların kitaplarının basılamaması vs.
Genel olarak rekabet hali ortada kitapta. Yiğit Bey bu iki yazarı kendi amaçları doğrultusunda konağında 3 ay süre ile misafir ediyor. Siyah Kalem’in resimlerinden öykü yazmaları ve iyi olan öykünün Almanya’da ki sergiye konu olması ve kitaplaştırılması. Kazananın büyük paralara ve üne kavuşması durumu söz konusu.
Daha fazla içerik hakkında bilgi vermeyeyim. -Daha ne kadar vermeyeceksem artık :) -
Eğer bu dönemde benim gibi kitap okumakta sıkıntı çekiyorsanız, akıcı dili, merak uyandırıcı konusu itibariyle sizin için ideal bir kitap olabilir.