Bir Haz Markası - Beautiful You

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.437
Gösterim
Adı:
Bir Haz Markası - Beautiful You
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755399997
Çeviri:
Ahmet Aybars Çağlayan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
"Bir Milyar Kocanın Pabucu Dama Atılmak Üzere"

Ezik çağdaş erkek ruhunun klasikleşmiş portresinin çizildiği, Dövüş Kulübü'nün yazarı şimdi de kadın hazzına dair karanlık pazarlama imkânları hakkında bir roman kaleme almıştır. Kız kardeşler bir başlarına haz alabileceklerdir. Ve bunu habire, defalarca, durmadan yapacaklardır… Penny Harrigan Manhattan'daki büyük bir hukuk bürosunun alt kademe çalışanlarından biridir. Asansörü bile bulunmayan tek yatak odalı bir apartman dairesini iki arkadaşıyla paylaşmaktadır. Hak getire bir aşk hayatı vardır. "Orgazm-Pınarı" lakaplı, yazılım mega-milyarderi, dünyanın en nefes kesici ve en başarılı kadınlarının sevgilisi, seçkin C. Linus Maxwell tarafından akşam yemeğine davet edilince aklı başından gider. Maxwell, bu yemek sonrasında Penny'yi Paris'e uçuruverir. Onu orada günler boyunca, aralıksız hazzın akla hayale gelmez doruklarına ulaştırır. Peki, bunun nesi hoşa gitmez? Şu: Penny, dünya çapında Beautiful You adlı marka şemsiyesi altında pazarlanacak bir dizi ürünün geliştirme sürecindeki deneklerden biri olduğunu fark eder. Bu ürünler o kadar güçlü ve etkilidirler ki, milyonlarca kadın ilk günlerden itibaren bunların satıldığı Beautiful You mağazalarının önünde kuyruğa girer. Sonra da kendilerini odalarına kapatıp hiç dışarıya çıkmazlar. Yeni pillere ihtiyaç duymaları dışında… Maxwell'in erotizme dayanan dünya hâkimiyeti planının önüne geçilmedir. Ama nasıl?
256 syf.
·4 günde·6/10 puan
Hukuk bürosunun alt kademesinde çalışan sıradan kızımız Penny ile dünyaca ünlü mega-milyarder Maxwell'in tanışması, Beautiful You(seks ürünleri) ürünlerinin geliştirilmesi sürecinde yaşadıkları ve Maxwell'in dünya ile ilgili fantastik planı anlatılıyor.

Kitapta uçuk bir kurgu söz konusu. Hayal gücünüzü ve yer yer midenizi fazlasıyla zorluyor. Özellikle Baba Kır-Sakallı kısmı mide bulandırıcıydı. Bunun dışında bazı yerlerde ani geçişler ve zaman kopmaları dikkatimi çekti. Örneğin Penny'nin Nepal'e gidişi, kaldığı süre ve dönüşü çok belirsiz ve aceleye getirilmiş gibiydi.

Yeraltı edebiyatını sevsem de benim için okuma süresince merak ve okuma isteği uyandırmadı.

Kitap için kısaca fazla gerçeküstü bir roman diyebilirim.

Yazarın Ölüm Pornosu kitabı daha güzeldi.

Bir de okurken Penny bana sürekli Big Bang Teory'deki Penny'i çağrıştırdı. Fazla yabancı dizi izlemenin yan etkileri sanırım:)

Keyifli okumalar dilerim..
256 syf.
·14 günde·9/10 puan
Kadınların cinsel hazlarına hizmet amacıyla üretilen bu 'Beautiful You' ürününün, öncelikle gelişim sürecini okuyoruz romanın ilk bölümlerinde, neden sonra, ürün üreticisinin kötü amaçları gün yüzüne çıkınca, bu ürünün göründüğü kadar masum olmadığı anlaşılır dahası bütün insanlığı tehdit eden bir unsurdur bu, sonrası neler neler...

Buradaki bir diğer inceleme yazısında, romanın kurgusundan hayıflanılmış, fakat bence romanın kurgusu bir hayli başarılı ve hatta ilginç, konusu da ilginç. Bence bu bir bilim kurgu romanı, kısmen de distopya. Ne olursa olsun okunulası güzel bir romandır, bu. Tavsiye ediyorum.

İyi okumalar...
256 syf.
·Puan vermedi
Chuck Palahnıuk’tan okuduğum 4. kitap her seferinde beni şaşırtmayı ve okurken dil, fikirleri ile beni etkileyen bir yazar. Gündelik olaylara abartılı bir kurgu ile eleştirel bir bakış açısı sunan bir eser. Bu sayede olaylar daha ilgi çekici hale geliyor ve daha çok dikkat kesiliyorsunuz kitaba. Dili kesinlikle akıcı. Yeraltı edebiyatına giriş yapmak için de uygun bir kitap olabilir. Kitaptan bir alıntı ile yazıma son vermek istiyorum. “Haberin yok mu? Erkeklerin modası geçti!”
256 syf.
·6 günde·5/10 puan
Kitabın müstehcen olmasını bekliyordum fakat tam gaz erotik aksiyon olacağını da tahmin etmemiştim. Hatta neredeyse pornografik diyebilirim. Kitap bağlamında bakarsak Palahniuk 'un okuduğum diğer eserlerine göre daha vasat bir kitap. Konusu dışında bir vuruculuğa ya da inandırıcılığa sahip değil. O yüzden bir hayal kırıklığı yaşattı.
256 syf.
·2 günde·8/10 puan
Kitabın sonunu hiç böyle beklemezdim. Beklenmedik ama iyiydi. Şaşırtıcı ve tuhaftı. Zaten bu adamın kitaplarının olayı bu kitap bittikten sonra bile kitap kafamda devam ediyor gibi kendi kendime diyorum ki şöyle şöyle olmuştur. Kitap bitince her şeyi anladığın zaman taşlar yerli yerine oturuyor. Yarısını okuduktan sonra devamı zaten kendiliğinden geliyor.
Palahnıuk’un okuduğum 4 kitabı arasında “Görünmez Canavarlar” ile kapışabilecek bir kitaptı.
256 syf.
·Puan vermedi
Kurgusal olarak harika bir kitap. İnce ayrıntılatla başlıyor fakat şaşırtıcı bir şekilde kendisine bağlayarak son buluyor kitap. İlginç bir şekilde de sadece kadınların orgazm olma üzerine kurulu.
256 syf.
·Puan vermedi
Sevgili Palahniuk senin yeraltı tarzını çoğu zaman beğenmişimdir ve cinsel ögeleri kullanmayı seviyorsun bunu biliyoruz ve biz de (palahniuk okuyucu kitlesi ) seviyoruz ama nerde senin o çoğu zaman aşırıya kaçsan bile tadı damağımızda kalan, zihnimizi tırmalamayan kısaca nerde o öncü başyapıt eserlerin? Gerçekten büyük bir heyecanla başladığım ama bir o kadar hayal kırıklığı yaratan kitap çok çok göze batan kesiklikler vardı hem yer hem zaman olarak bir de olay örgüsü tek bir olay “kadınların hazzı” bunun dışına hiç çıkılmamış. Hiç yardımcı karakter yoktu. Bilmiyorum beğenmedim umarım Ölüm Pornosu bu şekilde değildir.
256 syf.
·3/10 puan
Chuck romanı okuyucuya fırlattı ve bekledi.
Bayılanlar ve hayal kırıklığına uğrayanlar var.
Ben beğenmedim. Cidden Chuck, noldu be yavrum?
Kadının dandirik kişisel gelişim süreci, bayık ve uzun orgazm sahneleri...
İlginç yan karakterler olmaması da eksisi.

Eyy Chuck, her koşulda seni seviyoruz.
256 syf.
·2/10 puan
Chuck Palahniuk'un kitapları asla normal olmadı ancak bu kitapla kendisini aştığını düşünüyorum. Erotik kitapları abartılı bir tarzda eleştirmesi bir yana canlandırdığı sahneler benim gibi şekerlenmiş janra okurlarını bile dehşete düşürebilecek türde.

Okunmadan önce birkaç kez düşünülmesi gereken kitaplardan.

Ne var ki konuyu yine kadın üzerinden incelemesi beni hep düşündürüyor. Cadı olayı gözümden kaçmadı, köle olması gözümden kaçmadı. Belki tüm bu düzene bambaşka bir bakış açısı getirebilirdi diye düşünmeden edemiyorum.

Pek sevemediğim bir kitap olduğunu anlatabildim sanırım.
256 syf.
·6 günde·5/10 puan
Distopik ögelerin çoğunluğu şaşırtıcı derecede güzel. Ancak sıkıntılı birçok noktası var. Çeviri bunlardan birisi. Bundan daha kötü çevrilmiş bir kitap okudum: Freud'un "bilinçaltı" eserinin bir baskısı. Allah’tan bu onun kadar özensiz değil ancak gerçekten bariz birçok hata var bu da beceriksizce yapılmış izlenimi vermiş. Özensiz olmadığını çevirmenin dipnot düşmesinden anlıyoruz. Beceriksiz oluşunu da yersiz kullandığı deyimlerden, düşük cümlelerden anlamak mümkün. Acaba bir çalışma yapsam mı diye düşündüm ama her sayfa basına rahat rahat 2 cümlede hata bulacağım için 500 cümleyle uğraşmak istemedim.
Çevirmen hataları:
• “Nitekim iskeletler arasında hiçbir kötürüm yoktu. Ne de kalıbı bozulmuşlar vardı” Bir cümleye ne de diye başlamış ama Türkçe’de bu kelime grubu bu şekilde kullanılmaz. “ne … ne de …” şeklinde kullanılır.
• “Penny dehşet içinde başkasının limuzinindeki epizodu hatırlamıştı.”. bölüm, hikaye, an, anı… Epizod yerine bir sürü güzel kelime var Türkçe’de.
• “Kadim ‘sana aşılamam gereken işte bu’ diye ahdetmişti.” Kadim kelimesi bir sıfattır. Sıfatlar ismi niteler. Muhtemelen kadın yaşlı olduğu için “eski” demek istemiş ama zannediyorum ki eski kelimesi de insanlar için kullanılmaz.
Chuck Palahniuk’un hataları:
• “Adam, yani Yuri, ‘Kendini kandırma’ diye zalimce yüzüne vurmuştu.” Burada orijinal metinde de “yani Yuri” kısmı geçiyor olabilir. Ancak biz zaten o sırada o adamla konuştuğunu, dağ başında kadınla baş başa kaldığını biliyoruz. Adını belirtmesine ihtiyacımız yok ki. Bence çevirmenin müdahale edip bu kısmı kesmesi gerekiyordu.
• “Kalabalık başına üşüşmüş, sayısız el Penny’yi saçlarından ve Betsey Johnson marka mikro mini eteğinden yakalamıştı.” Bütün metin boyunca gereksiz bir şekilde marka vurgusu yapılmış. Amacı neydi acaba?
• Bu gerçeküstü bir roman olabilir ama o tarz ögelerin okuyucuya mantıklı gelmesi gerek. Yani yazarın bunu becerebilmesi gerek. Penny Everest’in tepesine çıkıyor. Ancak öyle bir anlatılmış ki sanki İstinye sahilde yürüyüş yapıyor. “Robotların insana müdahale etmesini kabul ettin de bunu mu etmedin?” diyeceksiniz belki ama mesele de bu zaten. O fikri metne gayet güzel yedirmiş, sırıtmıyor. Ancak hanımefendi ikinci seferde gelinlikle Everest’e tırmanıyor Everest’e…Düz yolda yardımsız yürüyemediği ağır gelinlikle hem de…
• Kadınla iletişimi ayrı bir kitap konusu zaten. Yanlışım varsa düzeltin ancak metinden kadının anadili İngizilce olan biri olduğunu anlayamıyoruz. Bence Nepal doğumlu. Ancak dil problemi hiç gündeme gelmiyor. Aynı şekilde kör kadının vajina kokusundan insan geçmişini anlamasını anlayabilirim ama bu fikri yine iyi oturtamamış yazar bence.
• Sondaki kilise sahnesinde ciddi ciddi konuşurlarken ki adam da kanlar içinde kıvranıyor. Penny’nin annesi sürekli araya girip, “ben o sırada o kadar kilolu değildim. Daya zayıftım. Taş çatlasa … kiloydum…” minvalinde laflar söylüyor. Ancak bu okuyucunun dikkatini dağıtıyor. Kara komedi olsa neyse derdim ama bu öyle bir kitap değil ki besbelli amacı karanlık bir gelecek çizip endişe uyandırmak.

Özetle, Çevirmen gerçekten özverili çalışmış, bunu dipnotlardan anlıyoruz ama bir sürü de hatası var. Yazar ise yüksek tempolu olay ve pahalı markalar üzerinden metni sürükleyici kılmaya çalışmış ama bence yemeğin sosunun ayarı kaçtığında asıl amaç olan yemeğin tadını bastırdığı gibi Versace’ler, Armani’ler de metnin önüne geçmiş.
256 syf.
Hamimiz xirda problemler ve yorucu seylerle mesgulken ve bunlardan ozumuzu,hetta ferqli sosial seraitleri mesuliyyetli hesab ederken,belke de,bizim de orqanizmimizde ne etmeli oldugumuzu kodlayan nanobotlar ve o nanobotlari kodlayan dahi ve iblis insanlar var..Dogum nezareti,demoqrafiya,insanlarin duygularini deyismekle istediyini onlara oz isteyiymis kimi etdirmek ve curbecur manipulyasiyalar..Utopiyalar,distopiyalar ve sair..Bunlar sadece fantaziya deyil,inanmiram.Genleri deyismek bugun fantaziya deyilken,nanobotlar fantaziya deyilken bunlari simbiotik istifade etmek sadece biraz vaxt aparan isdir.Yeni yeraltinin qaranliq dehlizinde biraz yeriyirsen,sonra ise dusunursen ki,Çak Palanikin bir kitabini daha hevesle oxumaq istemirsen.Cunki insanlar xeyallari gerceklerden daha cox sevir.Indiki dunyada ise heyati yasamaq ele yuxu kimi bir seydir,sadece kabuslarla zengindir.
Kitabda cox qrammatik sehvler var ve bir cox murekkeb cumlelerin de daha bəsit tərcümə ucun sade cumle formasinda yazildigini da basa dusmek cetin deyil.Insani qiciqlandiran,savadsiz tercume deyerdim,amma kitab,həqiqətən de,oxunmalidir.Tebii ki,dozasinda ve cox kitab oxumayanlar duzgun yorumlaya bilsinler deye(eks halda,kitab onlar ucun sadece 18+ olacaq) baslangic ucun "yerusutu edebiyyati ile biraz mesgul olduqdan sonra..
Təşəkkürlər,yeralti dunyasinin krali,Çak!
Bu tecavüze uğrayan sadece tek bir kadının sesi olmaktan çıkmıştı. Yankılanan, duvarlara çarpıp geri dönen sesin yarattığı anaforlar adeta bir düzine kadının saldırıya maruz kaldığı izlenimini veriyordu. Hatta yüzlercesinin. Bütün bir dünya çığlık atıyordu.
Şehirde her jest hükmetmeye yönelikti. Bütün tavırlar buna göre takınılıyordu. Bir kadının görünüşünün her ayrıntısı bir statü göstergesiydi.
''Genel kültür, genç erkeklerin beynine saldırmakta seksi o kadar uzun bir zamandır ve düşüncesizce kullanıyordu ki, toplum bu zararlı uygulamayı çoktan kabullenmişti.''
Genel kültür genç erkeklerin beynine saldırmakta seksi o kadar uzun bir zamandır ve düşüncesizce kullanıyordu ki, toplum bu zararlı uygulamayı çoktan kabullenmişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Haz Markası - Beautiful You
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755399997
Çeviri:
Ahmet Aybars Çağlayan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
"Bir Milyar Kocanın Pabucu Dama Atılmak Üzere"

Ezik çağdaş erkek ruhunun klasikleşmiş portresinin çizildiği, Dövüş Kulübü'nün yazarı şimdi de kadın hazzına dair karanlık pazarlama imkânları hakkında bir roman kaleme almıştır. Kız kardeşler bir başlarına haz alabileceklerdir. Ve bunu habire, defalarca, durmadan yapacaklardır… Penny Harrigan Manhattan'daki büyük bir hukuk bürosunun alt kademe çalışanlarından biridir. Asansörü bile bulunmayan tek yatak odalı bir apartman dairesini iki arkadaşıyla paylaşmaktadır. Hak getire bir aşk hayatı vardır. "Orgazm-Pınarı" lakaplı, yazılım mega-milyarderi, dünyanın en nefes kesici ve en başarılı kadınlarının sevgilisi, seçkin C. Linus Maxwell tarafından akşam yemeğine davet edilince aklı başından gider. Maxwell, bu yemek sonrasında Penny'yi Paris'e uçuruverir. Onu orada günler boyunca, aralıksız hazzın akla hayale gelmez doruklarına ulaştırır. Peki, bunun nesi hoşa gitmez? Şu: Penny, dünya çapında Beautiful You adlı marka şemsiyesi altında pazarlanacak bir dizi ürünün geliştirme sürecindeki deneklerden biri olduğunu fark eder. Bu ürünler o kadar güçlü ve etkilidirler ki, milyonlarca kadın ilk günlerden itibaren bunların satıldığı Beautiful You mağazalarının önünde kuyruğa girer. Sonra da kendilerini odalarına kapatıp hiç dışarıya çıkmazlar. Yeni pillere ihtiyaç duymaları dışında… Maxwell'in erotizme dayanan dünya hâkimiyeti planının önüne geçilmedir. Ama nasıl?

Kitabı okuyanlar 155 okur

  • hilal çöloğlu
  • Hilal Ulutaş
  • Okurun Köşesi
  • emin ceylan
  • marie sklodowska
  • Robinson21
  • Fatma Zengin
  • selin tırnak
  • ezgilop
  • Merve tkcn

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.2 (6)
9
%8.2 (4)
8
%22.4 (11)
7
%26.5 (13)
6
%10.2 (5)
5
%6.1 (3)
4
%6.1 (3)
3
%2 (1)
2
%6.1 (3)
1
%0