Bir İdam Mahkumunun Son Günü

8,5/10  (458 Oy) · 
1.176 okunma  · 
366 beğeni  · 
8.655 gösterim
Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının ardından Kurucu Meclis'e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l'Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852'de Louis Bonaparte'ın imparatorluğunu ilan ettiği hükümet darbesine karşı çıktığı için sürgün edildi. Cezası 1859'da sona erdi, fakat imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı, 1870'de Fransa'ya döndü. 1871'de Paris Komünü'nü desteklemese de komüncüleri savundu. Victor Hugo 1829 yılında yayımladığı Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı romanıyla idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıktı. Klasik edebiyatın şaheserleri arasında yer alan Notre-Dame'ın Kamburu ve Sefiller adlı romanlarıyla dünya edebiyat tarihine geçti.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2013
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786053609902
  • Orijinal Adı:
    Le Dernier Jour D'un Condamne
  • Çeviri:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
bookhead 
09 Mar 11:23 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Victor Hugo'nun romanlarında en çok kullandığı ''sefil'' sözcüğünü ilk kez bu romanda kullanmıştır.Hugo bundan yaklaşık iki asır önce idam gibi korkunç bir cezalandırmanın insanlığa faydası olmadığını fark edip toplumu bilinçlendirmek için yazmıştır ve ilk basıldığında ismini saklamıştır..O devirdeki insanların idamı zevkle izlediğini vurgulamış ve bunu eleştirmiştir.Bir insan ne kadar da büyük suç işlese bile idamı hak etmediğini savunur.Yok etme gücü sadece tanrıya özgü olduğunu savunur.Cezayı verip insanı yok etmek yerine suçluları iyileştirmeyi öğütlemiştir.1829 yılında verdiği bu öğütler ancak 1982 yılındaki sosyalist parti tarafından gerçekleştirilmiştir.Okunması gereken bir klasik olduğunu düşünüyorum.

Tuba TÜRK 
 22 Ağu 18:48 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

'İDAM' ne kadar ürpertici bir kelime! Günümüzde de maalesef yeniden savunulan bir yaptırım(!) olarak konuşuluyor olması çok acı. Soruyorum bu kitabı okuyunca da hala aynı cümleleri kurabilecek misiniz? Aynı cümleleri kurduğunuzda hâlâ insan olduğunuzu düşünebilecek misiniz?

Victor Hugo'nun sizin sözde idamı savunan her gerekçenize bir cevabı var. 1832 de yazılmış ancak hala değişmeyen gerekçeler.. İdam bir çözüm yolu değil ancak bir kaçış yoludur, savunanlar için. Islah etmeyi beceremeyenlerin acizliğidir. Suçluları o konuma getirenlerin de onların acizliği olduğu aşikar.. Ceza verilip yok etmek yerine suçlular iyileştirilmelidir. Öfkeyle cezalandırılan kötülüğün şefkatle tedavi edileceği zamanın gelmesi ümidiyle..

Verilen her hükmün sadece suçlu için ve sadece onun için infaz edildiğini mi düşünüyorsunuz, yanılıyorsunuz. Bir idam kararı bir mahkumiyet kararı onun kadar ailesini de mahkum etmektedir. Onların toplumdaki statülerini, kişiliklerini doğrudan etkilemekte ve bunun sonucunda o insanları da suç işlemeye zorlamakta. Çünkü toplumdan soyutlamakta ve buna mecbur bırakmakta..

Bir mahkumun son anına kadar mükemmel bir şekilde anlatılıp en ince ayrıntısına kadar tasvir edilen, bunun yanısıra tarihten örnekleri, dönem halkının yaklaşımını derince işleyen bu KLASIK okunması gereken başyapıtlardan..

Reina 
 28 Oca 2015 · Puan vermedi

“Sanki haftalar değil de yıllar önce, ben de herkes gibi bir insandım. ” sözleriyle başlayan roman, hümanizmin en önemli eserlerinden bana göre. Mahkum, mahkemede cezasına karar verilirken, kürek mahkum olması için direnen savunma avukatını sert biçimde durdurur: “ Yüksek sesle haykırarak yinelemek istiyordum! Yüz kez ölmeyi tercih ederim!” der. Victor Hugo, mahkumun durumu için bizi karar hakimi pozisyonuna da sokmuyor. Mahkumun suçlu ya da suçlu olmaksızın durumuna bakılmaksızın, verilen cezanın her koşulda insanlık dışı olduğuna dikkat çekiyor. Ben zevkle okudum, dönem şartlarıyla birlikte değerlendirdiğim de gerçekten kaliteli bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.

Aysel 
17 Eki 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kendimi mahkumun yerine o kadar koymuşum ki, elim sürekli boynuma gitti.
İçimde sürekli mide bulantısı baş kaldırdı.
(Yine baş yazmışım. Uzun süre baş sözünü duymak istemiyorum.)

"Ne geçecek ki" diyor " benim başımı alınca insanların eline." mahkum. (yine baş dedim :(( )
Bazen af etmek lazım.

Mutlaka okumalısınız.

Rumeysa özaçmak 
15 Nis 15:18 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Son 24 saati kalan bir mahkum. Sadece 24 saat... Arkasında bırakacağı iki anne ve bir kız evlat. Suçlu bir şekilde anılacağını utanç dolu bir idam. Üstelik Giyotin ile infaz edileceği bir idam.

Giyotin nedir? Giyotin, idam mahkûmunun başını kesmek amacıyla, doktor tarafından icat edilmiş bir çeşit idam aracı. Giyotin 1792 yılında kullanılmaya başlanmış. İdam bir anda gerçekleşmiyor, acı verici bir süreç oluyormuş. Hatta bu dönemde, ölüm acısız ve hızlı olsun diye kurbanın ailesi cellatlara para bile teklif ediyormuş. Zamanla izlemek o kadar popüler bir eğlence haline gelmiş ki, programların satışını yapmaya başlamışlar. İnsanlar idamı izlemeye çocuklarıyla beraber gelirlermiş.
Ne kadar vahşet dolu bir şey! Bir insanın acı bir şekilde ölümünü, çocuğun ile birlikte izlemek, bunu da normal bir şeymiş gibi çocuğuna empoze etmek! İşte bu eser bize insanoğlunun şiddetten beslendiğinin kanıtıdır. Biz insanların asıl sorunu bu bence; empati yapamamak. Kendimizi başkalarının yerine koysak belki de bu kadar acımasız olamayız.

Victor Hugo, bu romanla idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıkar. İnsanların idam hakkında pervasız düşüncelerini de dile getirir. Yazarımız kitabında idam mahkumunu okutmuyor, adeta yaşıyor ve yaşatıyor. Okuyanları ikilem içerisinde bırakıyor. Acaba bu mahkum bu cezayı hak ediyor mu etmiyor mu? diye düşünüp duruyoruz. İdam Mahkumunun suçu açıklanmıyor, bu da kafalarda bir soru işareti bırakıyor. Birazcık empati kurabilmek için kesinlikle okunması gereken eserlerden biri. Bence Victor Hugo 'ya başlamak için de iyi bir seçenek. İyi okumalar dilerim :)

Ayşenur 
22 Tem 22:53 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Böyle bir kitaba nasıl bir inceleme yapılır? Zira konusu itibariyle ve içindeki psikolojik tahlillerle insanı derin düşüncelere sevk ediyor. Victor Hugo idama karşı kesin tavrını kitabın her bir sayfasında göstermiş. Okurken bir insanın suçu ne olursa olsun idam edilmeli mi? Ben o idam mahkumunun yerinde olsaydım neler hissederdim? Peki hadi o suçlu ya geri de kalan ailesine ne olacak? Onlar da sonuçta toplum tarafından damgalanacaklar.. gibi birçok soru geliyor insanın aklına. İdam mahkumu derin düşünceler içerisindeyken onun idamını izlemek için meydana toplanan yığınla meraklı insanları da çok iyi işlemiş kitabında. Kasap et derdinde koyun can derdinde misali mahkum canının derdindeyken, kalabalık etkileyici bir şov izlemenin peşinde. Tuhaf!!! Adalet kime göre ne şekilde işliyor? Mahkum olan herkes acaba gerçekten suçlu mu? Dışarda olanlar ne kadar suçsuz? Derin düşüncelere sevk eden bu kitabı tavsiye ederim. Keyifli okumalar...

kitap Dostoyevskinin de dediği gibi "ölüm mahkumunun son gününe , son saatine, hatta son dakikasına kadar anılarını yazdığı şekilde bir yöntemle anlatılmıştır." insanlaştıran duyguların mekan zaman yer farketmeksizin olduğunu yazar çok güzel anlatmış tarih boyunca uygulamada eksiklik gösteren ceza hukukuna, bir devrimin olduğu Fransız yıllarında anlatılması ayrı bir tamamlayıcılık olmuş. bu arada kitabın önsözünü muhakkak okuyun

mustafa tamer akder 
24 Eki 2014 · Kitabı okudu · 9/10 puan

bu kitap insanların genelinin empati kuramayan vicdanı görse tanımayacakların ne kadar acımaz olabileceklerini çok güzel bir şekilde tasvir edilmiş idam mahkumunun duyguları gelgitleri çok iyi yansıltılmıştır hata yapan insanların tekrar topluma adaptasyon eğitimi verilmemesi ve düzgün bir gözetim altında toplumla kaynaştırılmamasını ince bir şekilde eleştirilmiş herkesin bir kere okuması gereken bir kitap

MK 
20 Eyl 09:57 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Victor Hugo! Dayı n'aptın sen yav? Kendimi giyotine gidecek, o hapishanede 6 hafta kalan mahkum benmişim gibi hissettim. Içim daraldı ve o idam mahkumu ne hissettiyse neredeyse hepsini bende hissettim. Yazarın okuduğum ilk kitabı bu ve son olmayacak. Duygu geçişi gerçekten güzel bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.

Hakan TEKİN 
 04 Tem 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Attığı her adımda, geçen her saniyede, düşlediği her anıda ölür mü insan? Bir insan yaşarken ölür mü? Yaşayan birine ölü denir mi? Bir İdam Mahkumu ise...

Kitaptan 322 Alıntı

bookhead 
09 Mar 21:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İçinde bulunduğum bu umutsuz konumda,bazı anlar oluyor ki insan bir saç teliyle bir zinciri kırabileceğine inanıyor.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 126)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 126)
Hakan TEKİN 
04 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kalbimin öfke ve acıyla dolduğunu duyumsuyorum. Safra kesem patlamış gibi. Ölüm insanı ne kadar da hırçın yapıyor...

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 121 - Can)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 121 - Can)
Reina 
29 Oca 2015 · İnceledi · Puan vermedi

''İdam mahkumu! Peki neden olmasın? İnsanlar -buna hangi kitapta rastladığımı bilemiyorum- fakat yalnızca güzel şeylerden bahseden bir kitapta, bütün insanlar, günü meçhul bir infaza mahkumdurlar diye okuduğumu hatırlıyorum. Peki, o halde benim durumumda değişen ne vardı ki?

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 38)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 38)
Derya Berber Tali 
24 Nis 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar.

Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 7)Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Victor Hugo (Sayfa 7)
33 /