Bir İsyancının Sözleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
249
Gösterim
Adı:
Bir İsyancının Sözleri
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053142102
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Paroles d'Un Révolte
Çeviri:
İhya Kahraman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
"Burada Kropotkin’i övmem gerekmez. O, can dostum… Eğer iyi biri olduğunu söylersem, ona körlemesine bağlı olduğum sanılabilir ya da tarafgir olmakla suçlanabilirim. Bu konuda yargıçlarının, hatta zindancılarının düşüncelerini aktarmak benim için yeterli… Yaşamını yakından veya uzaktan gözlemiş olanlar arasında ona saygı duymayan, iyilikle dolup taşan yüreğine ve büyük zekâsına tanıklık etmeyen, onu gerçekten soylu ve temiz biri olarak tanımayan kimse yok. Hem zaten sürgünü ve esareti tanımış olması da bu yüzden değil mi? Suçu, yoksulları ve zayıfları sevmek; kusuru ise onların davasını savunmuş olması.

Bu kitabın okurları, yazarın kişiliğiyle, sergilediği fikirlerin değerinden daha az ilgilenmek durumundalar yine de. Bu fikirleri, kapağını bile açmadan bir kitap hakkında, dinleyip anlamadan bir düşünce konusunda yargılarını dile getirmeyen dürüst insanlara sunuyorum güvenle. Bütün önyargılarınızı bir yana bırakın, bir süre için çıkarlarınızdan kurtulmayı öğrenin ve şimdilik uygulamasıyla ilgilenmeden sadece hakikati arayarak okuyun bu sayfaları. Yazar sizden tek bir şey istiyor: yalnızca ayrıcalıklıların değil, ama herkesin mutluluğu ülküsünü bir an için olsun onunla paylaşmanızı. Ne kadar kısa ömürlü olsa da bu istek, heveslerinizin bir anlık özenci, aklınızdan geçiveren bir anlık hayal değil de, samimiyse eğer, kısa bir süre sonra onunla hemfikir olmanız mümkün. Eğer dileklerini paylaşıyorsanız, sözlerini de anlayacaksınız. Lakin bu fikirlerin size hiç de ün sağlamayacağını daha baştan bilmelisiniz; bu fikirler hiçbir zaman dolgun maaşlı bir mevki ile ödüllendirilmiş olmayacak ya da yukarıdan gelen bazı sert tepkilere yol açacak. Eğer adalet arıyorsanız, büyük haksızlıklara maruz kalmaya hazır olun..."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Yönetici sınıflar bizlere çalışma özgürlüğü sözü vermişlerdi... bizleri fabrikanın, patronun, ustabaşının köleleri yaptılar; herkes için öğrenim vaat etmişlerdi... bizleri kendi kendimizi yetiştirme olanaksızlığı seviyesine düşürdüler; siyasi özgürlük vaat ettiler... bizleri savaşlara, bitip tükenmez savaşlara sürüklediler.
Bugün düzen (düzenden anladıkları), bir avuç tembelin en iğrenç tutkularının tatmini, hazlarının ve şatafatın [lüksün] sağlanması için çalışan insanlığın onda dokuzunun yoksunluğudur.
Gerçek özgürlüğün efendilere ve kölelere bölünmüş bugünkü toplumda var olamayacağı gün gibi aşikar; sömürücüler ve köleler, yönetenler ve yönetilenler olduğu sürece de var olmayacaktır.
Azıcık refah ve anlıksal bir gelişme, hastaların ve hastalıkların yarısını listelerimizden silip atmaya yeter. İlaçlar cehennemin dibine ! Temiz hava, iyi bir beslenme, daha az aptallaştırıcı bir iş... işe bunlardan başlamak gerek. Bunlar olmaksızın şu tıp mesleğinin tümü sadece bir aldatmaca, aldatıcı bir görünüş. İşte o gün sosyalizmi anlayacaksınız.
"Bizi, adaletsizliklerden acı çekenleri bir sayalım bakalım kaç kişiyiz...

El için çalışan ve has buğdayı efendi takımına bırakmak için
yulaf ekmeği yiyip yulaf çorbası içen biz köylüler milyonlarca canız;
halk kitlesini tek başımıza oluşturacak kadar kalabalığız.

Yırtık pırtık esvap giyinmek için ipekli kumaşları ve
yumuşacık kadifeleri dokuyan biz işçiler de çok kalabalığız;
fabrika düdükleri kısa bir mola yapmamıza izin verdiklerinde
uğuldayan bir deniz misali meydanları ve sokakları
sel gibi istila edip dolduruyoruz.

Sopa zoruyla güdülen biz askerlere, subayların göğüslerini
nişanlarla süslemek, omuzlarına bir iki yıldız, bir iki apolet daha
eklemek için mermilere hedef olan bizlere, bugüne kadar hep
kardeşlerine kıymış olan biz şu zavallı aptallara da...
bize emreden birkaç omzu kalabalığın bet benizlerinin attığını
görmek için yüz geri etmemiz, silahlarımızı onlara çevirmemiz yetecektir.

Acı çeken ve hakaret edilen bizler, hepimiz, çok büyük bir kitleyiz,
her şeyi yutacak, sularına gömecek bir ummanız.
İstersek sahip olduğumuz andan itibaren
adaletin gerçekleşmesi için kısa bir zaman yeter bize."
Pyotr Kropotkin
Ayrıntı:1134 Lacivert Kitaplar Dizisi:46
cehalet toplumların bağrında yer ettiğinde ve kafalar karışık olduğunda, yasaların sayısı da artar. insanlar her şeyi yasalardan bekler ve her yeni yasa yeni bir düş kırıklığı olduğundan, yalnızca kendilerinden, kendi eğitimlerinden ve kendi geleneklerinden gelebilecek olanı hep yasalardan bekleme noktasına varırlar.
Pyotr Kropotkin
Sayfa 190 - ayrıntı yayınları
Hiç kuşkusuz büyük adımlarla devrime, bir ülkede patlayıp
–1848’deki gibi– bütün komşu ülkelere yayılacak ve
bugünkü toplumu ta derinliklerine kadar sarsarak yaşam
kaynaklarını yenileyecek şiddetli bir alt üst oluşa doğru ilerliyoruz.
Pyotr Kropotkin
Sayfa 13 - Ayrıntı:1134 Lacivert Kitaplar Dizisi:46 - Durum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir İsyancının Sözleri
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053142102
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Paroles d'Un Révolte
Çeviri:
İhya Kahraman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
"Burada Kropotkin’i övmem gerekmez. O, can dostum… Eğer iyi biri olduğunu söylersem, ona körlemesine bağlı olduğum sanılabilir ya da tarafgir olmakla suçlanabilirim. Bu konuda yargıçlarının, hatta zindancılarının düşüncelerini aktarmak benim için yeterli… Yaşamını yakından veya uzaktan gözlemiş olanlar arasında ona saygı duymayan, iyilikle dolup taşan yüreğine ve büyük zekâsına tanıklık etmeyen, onu gerçekten soylu ve temiz biri olarak tanımayan kimse yok. Hem zaten sürgünü ve esareti tanımış olması da bu yüzden değil mi? Suçu, yoksulları ve zayıfları sevmek; kusuru ise onların davasını savunmuş olması.

Bu kitabın okurları, yazarın kişiliğiyle, sergilediği fikirlerin değerinden daha az ilgilenmek durumundalar yine de. Bu fikirleri, kapağını bile açmadan bir kitap hakkında, dinleyip anlamadan bir düşünce konusunda yargılarını dile getirmeyen dürüst insanlara sunuyorum güvenle. Bütün önyargılarınızı bir yana bırakın, bir süre için çıkarlarınızdan kurtulmayı öğrenin ve şimdilik uygulamasıyla ilgilenmeden sadece hakikati arayarak okuyun bu sayfaları. Yazar sizden tek bir şey istiyor: yalnızca ayrıcalıklıların değil, ama herkesin mutluluğu ülküsünü bir an için olsun onunla paylaşmanızı. Ne kadar kısa ömürlü olsa da bu istek, heveslerinizin bir anlık özenci, aklınızdan geçiveren bir anlık hayal değil de, samimiyse eğer, kısa bir süre sonra onunla hemfikir olmanız mümkün. Eğer dileklerini paylaşıyorsanız, sözlerini de anlayacaksınız. Lakin bu fikirlerin size hiç de ün sağlamayacağını daha baştan bilmelisiniz; bu fikirler hiçbir zaman dolgun maaşlı bir mevki ile ödüllendirilmiş olmayacak ya da yukarıdan gelen bazı sert tepkilere yol açacak. Eğer adalet arıyorsanız, büyük haksızlıklara maruz kalmaya hazır olun..."

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Fatma Kizilarslan
  • aleksey

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0