Adı:
Bir Kayıp Denizci
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
120
ISBN:
9789755101804
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Relato De Un Nàufrago
Çeviri:
İsmail Yerguz
Yayınevi:
Can Yayınları
Haber 28 Şubat 1955'te öğrenildi: Kolombia Deniz Kuvvetlerine bağlı "Caldas" adlı bir muhribin mürettebatından sekiz kişi Antiller denizinde fırtınaya tutulan bu muhripten denize düşüp kayboldu. "mobil" kenti tersanelerinde onarıldıktan sonra Alabama'dan ayrılıp "Cartagena"ya gitmekte olan muhrip, faciadan yüz yirmi dakika sonra bu limana ulaştı. Panama Kanalının denetiminden sorumlu Birleşik Devletler askeri birliklerinin ve Güney Karaibler bölgesindeki öbür yardım kuruluşlarının da katılmasıyla kazazedelerin aranmasına hemen başlandı. Dört gün sonra aramalar durduruldu ve bu kayıp denizciler resmen ölmüş kabul edildi. Ama bu kayıp denizcilerden biri, bir hafta sonra Kuzey Kolombia'da ıssız bir kumsalda can çekişir durumda bulundu. "Luis Alejandro Velasco" adlı bu denizci on gün yemeden içmeden, başıboş bir salda kalmıştı. Bu kitap, onun başından geçenlerin öyküsüdür.
-Gabriel Garcia Marquez-
Gabriel Garcia Marquez ismi reklam edilerek yazılan Bir Kayıp Denizci ; bir denizcinin, geminin batmasıyla denizde geçirdiği ölüm kalım savaşını anlatmaktadır.

Yazar isminden dolayı bekli okunurluğu olabilir ama beni tatmin etmeyen bir yazım dili ve devamlılığı vardı. Kurgu da çok daha başka şeyler beklerdim açıkçası. Olağan şekilde her şey usturuplu bir şekilde sonlandı. Ne heyecan yaşadım ne de başka bir durum.

Hikâye edilen konu gerçekten güzel lakin kurgunun ve betimlemenin yoksunluğu kişi de bunaltılara neden oluyor. “Pi’nin Yaşamını” izleyen biri olarak oradaki kurgunun daha harika olduğunu ama hikâyenin neredeyse çok yakın olduğunu anlamamak güç değil.

Özellikle açlık, zaman kavramının yitip gitmesi ya da gitmemesi hangisi daha önemli bilemiyorum. Bir beklenti içerisindeki insan her iki dakikada bir saatine bakar ve kendisine upuzun gelen zaman aslında çok kısa gerçeği ile karşılaşır. Bu durum zaman kavramını yitirmenin mi daha hoş yoksa an an zamanı takip etmenin mi daha faydalı olduğunun bilgisini vermez. Kişi her iki şekilde de kendine zulüm eder. Romanda bu kısım çok güzel bir şekilde işlenmiş ve okuyucuya çok güzel aktarılmıştır.

Ayrıca yedi gün aç ve susuz kalmış bir insanın martıyı ya da tavuğu ayırt edebileceğini pek sanmıyorum. Ki birçok sefer çiğ et ile beslenen kişilerin yaşam hikâyelerine rastladık. Açlıkla sınanmak çok başka bir durum olsa gerek. Açlığı telkin etmek için en güzel çare bence de kişinin kendini doyurabilmesinin elinden alınmasıdır. Bunu da #31659130 alıntı da yazarın “Yiyecek bulma umudu kalmazsa açlık dayanılır hale gelir.” demesiyle daha iyi anlıyoruz.

Sözün özü; kitap zaman var ise okunulabilir ve tavsiye edilebilir. Lakin aman aman okunacakta bir eser değildir. En başta dediğim gibi, yazar isminin şaşaası hikâyeyi okunulası kılıyor. Keza hikaye edenin Gabriel Garcia Marquez değil de bir başkası olduğunu düşünsek muhtemelen ilk baskı da sonu gelirdi.

Sevgi ile kalın…
La Rengifo adamın aklını alırsın sen...

Efendim bir tür hayatta kalma mücadelesi.

- Süprizbozan -

Özellikle martı meselesi, çaresiz kalan insanın doğası hakkında dehşet verici şeyler anlatır. Diğer bir gerilim anı, köpek balıklarını zekasını anlayınca yaşanır. Yine kitapta saat kullanımının bir bakıma ne kadar iyi bir bakıma ne kadar kötü olabileceğinin, zaman kavramını yitirmenin verdiği zorunlu kabullenme, hayatta kalma adına geçmişte öğrenilmiş -ama ciddiye alınmamış- bilgilerin ne kadar gerekli olduğunun, insanın hiçliğe teslim olmak adına saçmalaması ve arkadaşların hayaleti. Pişmanlık, özlem, kararsızlık, ümitsizlik, hayaller ve her şeye rağmen yaşama sarılmak.

Bu arada reklamcıların vampirlikte, avukatlardan kalır yanı olmadığına da kısadan değinir.

- Süprizbozan -

Rahmetli Gabriel amcanın ismini biraz pazarlama amacıyla kullanmış kısa öykü kitabı. Çünkü kitabın romansı bir havası yok, gerçek bir olay ve bir röportajın kitaplaştırılması. Yazarın pek bir katkısı yok yani.

Öykü tabiatı itibariyle Life of Pi (Pi'nin yaşamı) ve Cast away (Yaşam kanıtı) eserlerini anımsatır.

Bana göre çerezlik diye tabir edilen, deniz merakı olanlar için denizde hayatta kalma adına bir şeylerin öğrenilebileceği güzel eser.

Benzer kitaplar

Marquez'den sürükleyici bir serüven romanı.10 gün boyunca deniz ortasında yaşam mücadelesi anlatılıyor.Köpekbalıkları,yakıcı güneş,açlık ve susuzlukla mücadele eden denizcinin öyküsü gerçek olmasıyla daha etkili bir duygu yaşatıyor okura.Kısa bir roman olmasına rağmen betimlemeleri harika.
Gabriel Garcia Marquez’den şu ana kadar okuduğum ilk ve tek kitap. Okulun kütüphanesinde gözüme ilişince hadi artık bu yazara başlamanın vakti geidi diyip aldım ve okudum. Yazar, günlerce bir kayıkta geçirmiş gerçek bir karakterin hikayesini başarıyla sunmuş önümüze. Düşünsenize hiçbir yiyeceğiniz ve suyunuz yok ve okyanusun ortasında çaresiz bir şekilde ilerliyorsunuz. Etrafta kara yok ve tepenizde sizi yakan bir güneş. Böyle bir durumda bile kendinize suya bırakıp ölmek yerine çaresizce yaşamayı seçersiniz fıtratınız gereği. İşte kahramanımız da yaşamak için elinden geleni yapıyor, yeri geldi mi martı yakalamaya çalışıyor, başka bir zaman ise kolundaki saati kemirmeye çalışıyor. Günler sonra ise karaya çıktı mı da bu yaşam mücadelesinin mükafatı olarak ünlü ve zengin biri olup çıkıyor.
Yazarın dili sadeydi ve hoşuma gitti. Her yaştan okuyucunun rahatlıkla ve keyifle okuyabileceği kitap. Eğer bu kitap ilginizi çektiyse bu kitaba benzeyen Pinin Yaşamı adlı filmi de önerebilirim size.
3 Haziran 2016 edit:
Daha ayrıntılı inceleme için http://ahmedyasirorman.blogspot.com.tr/...emesi-yazar.html?m=1
Marquez'in okunması en kolay kitabı bence. Gerçek bir olaya dayanan konu okuma sürecini daha bir keyifli hale getiriyor. Okyanusun ortasında hayatta kalma mücadelesi, yaşama isteği, insanın kendi doğasına karşı açtığı savaş ilgiyle okunuyor. Okurken "Yaşlı Adam ve Deniz" ve "Pi'nin Yaşamı" adlı eserleri de düşünmeden edemiyorsunuz. Bir çırpıda okunabilecek bu kitabın bence tek bir eksiği var: sayfa sayısı. Keşke Marquez olayları dinlediği gibi değil biraz da kendi tarzını kitaba yansıtmış olsaydı, olaylardan çok olayların kazazede üzerindeki psikolojik etkileri üzerinde kalemini oynatsaydı çok daha güzel olurdu.
Çoğu yazar genellikle bir eseriyle tanınır. O eser deyince o yazar o yazar deyince o eser akla gelir. Marquez de "Yüzyıllık Yalnızlıkla" bilinen bir yazar. Benim şahsi görüşüm; bu hem edebiyat hem yazar hem de okuyucu açısından çok üzücü bir durum. Diğer güzel eserlerin o tanıdık eserin gölgesinde kalıp, edebiyat dünyasında, okuyucu dünyasında, gönlünde, hayalinde yer edinmemesi çok üzücü bir durum. "Bir Kayıp Denizci" ve bunun gibi çok değerli eserlerin bu gölge altında kalması, zamanla da unutulup hatırlanmaması edebiyata,yazara, emeğe çok büyük bir haksızlık olacaktır. Ben kitabı çok severek okudum. Kolombiya deniz kuvvetlerine bağlı Caldas adlı bir muhribin mürettebatından olan Luis Alejandro Velasco 'nun denizdeki dokuz günlük hayatını, mücadelesini, yaşama bağımlılığını okumak, yaşadığımız hayattı ve azmimizi sorgular nitelikte. Marguez'in büyülü gerçekçiliğin gölgesinde kendisine kurduğu hayal dünyasında gezinmek edebiyat adına okuyucuya verilen bir nimettir.
Yazarın ününden dolayı vize haftası kafamı dagıtmak icin okudugum bi kitap. Gerçek bir olayı anlatıyor yazar kendini kitaptan soyutlamış, olayı yaşayan kişinin anlatımına bırakmış her şeyi. Hafif bi merak kırıntısı uyandıran sade bir kitaptı.
Bir Kayıp Denizci, Gabriel Garcia Marquez'in Luis Alejandro Velasco adlı denizcinin başından geçenlerin hikayesini anlattığı eseridir. Çok keyifli ve çok akıcı okunabilecek üslupta kaleme alınmıştır. Kısaca, 28 Şubat 1955'te Antiller denizinde fırtınaya tutulan Kolombiya Deniz Kuvvetlerine bağlı Caldas adlı bir muhripten denize düşüp kaybolan sekiz kişiden birinin hayatta kalma hikayesidir. El Espectador gazetesinde 1955 yılında on dört günlük bir tefrika olarak yer alan bir mülakatın kitaplaşmış halidir.

Kitabın ana fikri, bir deniz felaketi ve sonucunda gemi kazası ve yalnızlık karşısında ilkel ve içgüdüsel bir varoluş ve manevi güçtür. Bu tür bir ana fikrin daha önce Daniel Defoe (Robinson Crusoe), William Golding (Sineklerin Tanrısı) vs… ‘de işlendiğini görebilirsiniz. Romandan çok kısa hikaye niteliğindeki bu eserde batan bir gemiden tek başına kurtulan ve günlerce bir salda, nerede olduğunu bilmeden sürüklenen denizcinin başına gelenler anlatılır.

Kitap şu şekilde özetlenebilir:
Muhrip, Amerika Birleşik Devletleri’nde uzun süre kaldıktan sonra Kolombiya'ya döner. Ancak gemi yelken açtığında, kısmen kaçak mallarla aşırı yüklenmiştir. Muhrip, Antiller denizinde ağır dalgalar halinde fırtınaya yakalanırken, mürettebatın sekizi yükün çoğuyla birlikte denize düşer. Dört günün sonunda arama-kurtarma çalışmaları sona erer, kayıplar ölü ilan edilir. Bununla birlikte, Velasco bir sal bulup, açık denizde yiyeceksiz ve susuz ve de umutsuz kalır. Günlerce aç bir şekilde güneşin altında kalan denizci zaman kavramını yitirir. Köpek balıklarıyla sürekli mücadele eder. Ölen denizci arkadaşlarından birini yanında görmeye başlar. Onunla konuşur. On gün boyunca deniz akıntılarıyla sürüklendikten sonra, daha sonra Kolombiya olduğunu öğrendiği bir kıyıya vurur ve köylüler tarafından bulunur. Önce sevgiyle karşılanır, daha sonra askeri rütbe alır ve reklam ajanslarından çok para kazanır.
Kitapta geçen olayın gerçek yaşamdan alınması, akıcı bir anlatımla birleşince okuması daha zevkli oluyor. Çünkü bir insanın on gün boyunca bir salda yaşam mücadelesi vermesi, gerçek hayattan bir kesit olması neticesinde usta bir yazarın elinden çıkmış hikayeden büsbütün ayrı bir hava verir. Sonuçta bizim gibi bir insanın başından geçen, gerçekleşmesi mümkün olan bir olaydır. Denizlere ilgisi olanlar için de okunmasının güzel bir tecrübe olacağı aşikâr. Acaba ben, denizci olsam, başıma benzer bir olay gelse hayatta kalabilir miydim? Nasıl bir serüven geçerdi başımdan? gibi soruları soruyor insan kendi kendine kitabı okuduktan sonra.. Göründüğü kadar masum olmayan denizin üzerinde, köpekbalıklarının yanıbaşında, gerçek ile sanrının gitgide karışarak sonunda hayatta kalmak olan bir serüven kısaca..
Marquez daha genç bir gazeteci iken denizde kaybolmuş ve kurtulmuş bir denizci ona öyküsünü anlatmış ve oda gazetede on dört bölümde yayınlamış. Öykü ile ilgili siyasi nedenlerden dolayı diktatör yönetim gazeteyi kapatmış ve yıllar sonra Marquez bu öykünün kitap olarak yayınlanması gerektiğini düşünmüş. Bir Kayıp Denizci'deki olağanüstü oyaşanmışlık gerçek işte.

Denizcinin hikayesi insanın düşünmekte zorlanacağı bir macera, aslında benzeri bir çok film ve kitaptan aşina olsak da yaşananların gerçek olması kitaba bambaşka bir boyut kazandırıyor. Kitabı okurken aklıma sık sık Yaşlı Adam ve Deniz geldi, yıllar önce okuduğumda çok etkilenmiştim.

Bir Denizcinin Hikayesi, gerçek hayattan alınmış bir öykü, Marquez bunu bize ilk ağızdan güzel ve etkileyici bir biçimde sunmuş. İnsanın en kötü zamanlarında bile bir umut vardır ve umudunu kaybetmeyenler zafere ulaşacak olanlardır, o denizci gibi umudunuzu kaybetmemeniz dileğiyle.
Kolombiya Deniz Kuvvetleri’nde yaşanmış gerçek bir olay olması kitabı daha ilginç bir hale getiriyor.10 gün boyunca denizde verilen yaşam mücadelesi ancak bu kadar güzel bir şekilde kelimelere dökülebilirdi.
Genç Marquez 'in gazetede çalışırken kaleme almış olduğu bir hikaye.
Kolombiya faşist yönetim altındayken bir donanma gemisi Amerikaya bakıma gidiyor.
Dönüş sırasında sözde! çıkan bir fırtına sonucu sekiz denizci ( 7 miydi ? ) denize düşüyor. Hepsi kurtuluyor ancak aralarından biri öldüğü sanılırken, bir iki hafta sonra bulunuyor.
Hikaye klasik denizde mahsur kalmış bir kazazedenin başından geçenler .
Açlık susuzluk güneş yanığı vs..
Ancak solcu bir gazetede çalışan Marquez'in zoraki olarak yaptığı röportajda sonrası hiç beklemediği bilgilere ulaşması yaşananları ilgi çekici bir hale getiriyor.
Ölmek üzere olanların yaşamları gözlerinin önünden geçer...
Gabriel Garcia Marquez
Sayfa 89 - Can Yayınları - 4. Basım - 1990 - Çeviri : İsmail Yerguz
Yiyecek bulma umudu kalmazsa açlık dayanılır hale gelir.
Gabriel Garcia Marquez
Sayfa 72 - Can Yayınları - 4. Basım - 1990 - Çeviri : İsmail Yerguz
Ya bizim de başımıza böyle bir şey gelirse?
Gabriel Garcia Marquez
Sayfa 16 - Can Yayınları - 4. Basım - 1990 - Çeviri : İsmail Yerguz
Her zaman yaşamak için bir neden, beklemek ve umut etmek için bağlanacağım küçük de olsa bir gerekçe buluyordum. Oysa altıncı gün artık hiçbir şey beklemiyordum. Salda bir ölüydüm.
Bir an gelir, insan artık hiç acı duymaz olur. Duyarlılık biter, bilinç körelir, zaman ve uzam kavramı tümüyle yitirilir
Kimileri bana bu öykünün benim hayal ürünüm olan bir uydurma olduğunu söylüyor. Onlara şu soruyu yöneltiyorum: "Peki öyleyse denizdeki on günüm içinde ne yaptığımı sanıyorsunuz?"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Kayıp Denizci
Baskı tarihi:
Şubat 2016
Sayfa sayısı:
120
ISBN:
9789755101804
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Relato De Un Nàufrago
Çeviri:
İsmail Yerguz
Yayınevi:
Can Yayınları
Haber 28 Şubat 1955'te öğrenildi: Kolombia Deniz Kuvvetlerine bağlı "Caldas" adlı bir muhribin mürettebatından sekiz kişi Antiller denizinde fırtınaya tutulan bu muhripten denize düşüp kayboldu. "mobil" kenti tersanelerinde onarıldıktan sonra Alabama'dan ayrılıp "Cartagena"ya gitmekte olan muhrip, faciadan yüz yirmi dakika sonra bu limana ulaştı. Panama Kanalının denetiminden sorumlu Birleşik Devletler askeri birliklerinin ve Güney Karaibler bölgesindeki öbür yardım kuruluşlarının da katılmasıyla kazazedelerin aranmasına hemen başlandı. Dört gün sonra aramalar durduruldu ve bu kayıp denizciler resmen ölmüş kabul edildi. Ama bu kayıp denizcilerden biri, bir hafta sonra Kuzey Kolombia'da ıssız bir kumsalda can çekişir durumda bulundu. "Luis Alejandro Velasco" adlı bu denizci on gün yemeden içmeden, başıboş bir salda kalmıştı. Bu kitap, onun başından geçenlerin öyküsüdür.
-Gabriel Garcia Marquez-

Kitabı okuyanlar 223 okur

  • SihirliFlut
  • Sena Duman
  • BilgeSevgi
  • Tayfun
  • Emine Cıga
  • Aysu Aydoğdu
  • Mahmut Demir
  • Helen Üce
  • Toroman
  • Elanur Sarı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1
14-17 Yaş
%1
18-24 Yaş
%24
25-34 Yaş
%31
35-44 Yaş
%27
45-54 Yaş
%13
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.6
Erkek
%45.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.3 (21)
9
%22.9 (19)
8
%27.7 (23)
7
%16.9 (14)
6
%4.8 (4)
5
%2.4 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0