Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm 2001 Yunus Nadi Roman Ödülü

8,0/10  (174 Oy) · 
623 okunma  · 
134 beğeni  · 
3.374 gösterim
"Arkadaşlarım bunun farkında değil ama ben bu bağlantıların üstünde ya da dışındayım. Onlar gibi davranmaya, onlara benzemeye çalışıyorum, lakin içim farklı, işte romanı yazan zavallı arkadaşımın inemediği derinliklerden biri de bu. O beni, politik geçmişi olan ve Kuzey sürgününe savrulmuş, sıradan insanlardan biri sanıyor. Başımdan geçenleri, benden daha ilginç buluyor. İçimdeki derin ve köklü karanlığın farkında değil. Çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil."

12 Mart rüzgârlarının İstanbul'dan Stockholm'e savurduğu bir mülteci olan Sami Baran, yattığı hastanede Türkiye'den bir hastayla karşılaşır. Bu adam, başına gelenlerin sorumlusu olarak gördüğü eski bir bakandır. Ondan intikamını almak amacıyla Şili, Uruguay, İran gibi farklı ülkelerden gelmiş mülteci arkadaşlarıyla birlikte bir plan yapar. Ancak, bu planı gerçekleştirmek o kadar kolay olmayacaktır: Sami Baran, anadilin yeri geldiğinde düşmanla da anlaşma aracı olabileceğini hesaba katmamıştır. Ve bu, planın önündeki engellerden sadece biridir... Zülfü Livaneli'nin usta kaleminden, sürgün yaşamı ve öldürmek-bağışlamak ikilemi üzerine, okurları ve eleştirmenleri değişik kurgusu ve beklenmedik final(ler)iyle de etkileyen, kusursuz bir roman.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    212
  • ISBN:
    9786050905441
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Birsen Ergün 
09 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · Puan vermedi

Konusu darbe döneminde yaşananlar... Tüm dünyadan iltica etmiş insanların kesişme noktası Stockholm. Kurgusu ve tarzı bakımından değişik bir roman. Her zamanki Zülfü Livaneli geleneği su gibi okunup bitiyor. Yine de bitirince - niçin bilmiyorum- ama adı konamamış bir şey eksik kalmış duygusu var içimde...

Büşra Dinçer 
07 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Livaneli 'den bir sıra dışı hikaye daha... Yazarın anlattığı hikaye bölümlerinin ardından hikayenin sahibinin anlatımı, çok ilginç güzel bir kurgulamaydı. Bir de ilginç bir final ! Biraz güven, biraz can sıkıntısı ... Okumalısınız.

İlksen Yavuz 
15 Şub 08:05 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın arka kapağının sonunda Yaşar Kemal’in şu sözleri var: ‘‘Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı ikilemini en iyi veren roman.’‘

Aslında başka söze göre gerek yok büyük üstad yorumunu yapmış..203 sayfalık nefis bir Zülfü Livaneli romanıydı..

Mehtap Poyraz 
01 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitapta ihtilal yıllarında öğrenciyken hapse atılan ve daha sonra İsveç'e siyasi mülteci olarak sığınmak zorunda kalan Sami'nin yıllar sonra İsveç'te bir hastanede yatmakta olan ve Sami için kişisel önemi olan dönemin bakanlarından biriyle karşılaşması sonucu Sami'nin intikamla vicdanı arasında ki gel gitleri anlatılıyor. Yıllarca köpek gibi yaşadım artık bir kedi gibi yaşayacağım diye kendini anlatmaya başlayan Sami'nin neden böyle bir düşünce içine girdiğine de çözüm kısmında hak vereceksiniz. Bunun yanı sıra İsveç'e Türkiye ve dünyanın başka yerlerinden gelip sığınan mültecilerin ortak hayatlarına ve kaderlerine de değinilmiş. Kitapta iki tane final var, birincisi Sami gibi mülteci olan yazar arkadaşının anlattığı ve öyle sonlanmasını istediği final, diğeri de Sami'nin yazdığı final. Son satırdan da anlaşılacağı gibi kitap hem yazarın ağzından hem de ara ara Sami'nin ağzından anlatılıyor. Olayların döngüsünün çok ve gereksiz yere uzatılmadığı, ruh çözülmelerinin abartılmadığı, okurken sıkmayan, güzel lezzetli bir roman okunması tavsiyemdir.

Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

Şunu samimiyetle söylemeliyim ki, daha kitabın arka kapağını okuyup almaya karar verdiğim andan itibaren kitabı beğeneceğimi biliyordum. Nitekim okuduktan sonra da bu düşüncemde yanılmadığımı gördüm. 29 yıllık çalışmanın hakkını gerçekten verdiğini düşünüyorum. Gerek geri plandaki politik olaylarıyla gerekse iki farklı kişi tarafından anlatımıyla gerçekten hoş bir çalışma olmuş. Sürgün hayatı ve öldürmek mi bağışlamak mı ikilemi ancak bu kadar başarılı bir biçimde ele alınabilirdi. Zülfü Livaneli, yıllara yaydığı kişisel sürgün yaşamı deneyimiyle edebiyatçı yönünü harmanlayıp ortaya bu güzel eseri çıkartmış bize de okumak düşerdi öyle değil mi?

12 Mart sonrası Stockholm'de mülteci olarak sürgün hayatı yaşayan Sami Baran bir gün yattığı hastahanede yaşadıklarının sorumlusu olarak gördüğü eski bir bakanla karşılaşınca ne yapmış dersiniz? Sami Baran'ın başına gelenler, Bakanın yaptıkları ve yıllar sonra tesadüfen karşılaşan ikilinin yaşadıkları... Hepsinin cevabı kitabın sayfalarında gizli.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm elinizden bırakamayacağınız, kısa sürede bitirdiğinizde "Keşke bitmeseydi." diyebileceğiniz Livaneli şaheserlerinden biri. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Dr. Elmyra 
25 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Ne sağ ne sol görüşe sahip olmayan, olayların içine bulaşmamaya çalışan bir gencin kendisini olayların içinde buluşu, politik sığınmacı günleri ve kendisini bu duruma sokan bakanla süpriz karşılaşmasını anlatıyor.
Kitapta bazı sayfalar yazarın dilinden bazı sayfalar ise baş karakter Sami'nin dilinden yazılmış Bu da kitaba ayrı bir tat katıyor.
Livaneli kitapları okuyacaksanız önce Serenad ve Kardeşimin Hikayesi'nden başlamamak gerek. Onları okuyunca bu kitaplarda aynı tadı bulamıyorsunuz. Ama bu kitabın sıkıcı olduğu anlamına gelmiyor, kitap çok keyifliydi ama diğerlerinin yeri bambaşka.

seher 
11 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

12 Mart darbesi ve bunun sonuçları anlatılan kitapta bu darbeden sonra siyasetle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir gencin yaşadıklarını ve darbe döneminde görev yapan eski bir bakanının gözünden değerlendiriliyor. Hikayenin diğer bir kısmında da batılı bir ülkede siyasi göçmen olarak verilen var olma mücadelesi anlatılıyor.Bu arada İsveç i de yakından tanıyoruz.Herkesin kendinden bir parça bulabileceği kitap oldukça sürükleyici bir tarzda yazılmıştı.

Nurcan 
22 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Zülfü Livaneli'ye bir kere daha hayran oldum.12 Eylül döneminde kendisine büyük acılar çektirmiş bakanla yolları kesişen Sami'nin intikam mi affetmek mi ikilemini çok başarılı işlemiş. Olayları hem 3. kişi hem de 1. kişi ağzından anlatması da kitaba olan ilgimi arttırdı.

Ergül Özkorkmaz 
30 Ara 2015 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

İsveç'te yasayan, yurtlarından çeşitli siyasal nedenlerle sürülmüş insanların ortak kaderini, uyumsuzluğunu, bunalımlarını anlatır.
Romanın kahramanı Sami Baran, 12 Mart döneminde başından geçen trajik bir olay sonucu İsveç'e gider ve bu ülkeden siyasi mültecilik hakkı talep eder. Kendisi gibi mülteci olan bir arkadaşı Sami'nin hikayesini roman haline getirir. Sami, buna roman basılmadan önce okumak şartıyla izin vermiştir. Kitabı okuyunca bazı eksiklikleri tamamlamak üzere her bölümün sonuna notlar ekler. Kitap, bir bölüm yazarın anlattığı geri kalanı Sami'nin ekledikleri olmak üzere iki anlatıcılı olarak basılır.
Kalemine Sağlık Zülfü Livaneli <3

tülay abaza 
09 Şub 20:36 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mutluluk dedikleri şey biraz güvenlik, biraz da can sıkıntısı... Ne güzel yazmış Zülfü Livaneli.. Bir solukta okudum diyebilirim.. Bu kitapta hiçbir siyasi görüşü olmayan bir insanın, Sami Baran'ın, sevgilisi Filiz'in gayet masumane katıldığı üniversite etkinliklerinden anarşist olduğu düşüncesine kapılarak suçlanmaları ve trajik yaşamları anlatılmış.. Kitapta vurucu olan kısım psikolojik bir dil ile anlatılmış olması. Kitabın etkileyici bir diğer yanı sanki iki yazarının olması düşüncesi... İyi okumalar..

3 /

Kitaptan 96 Alıntı

seher 
11 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnsan küçük düştüğünü hissedip kendini korumaya girişince, karşısındaki hiç aklına gelmiyor ve dünyanın en zalim yaratığı kesilebiliyor.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 83)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 83)
Salih Çermik 
14 Şub 21:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Yanlışa karşı çıkıyorum ama doğruyu gereken güçte savunamıyorum.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 93 - Doğan Kitap - 23. Baskı)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 93 - Doğan Kitap - 23. Baskı)
Nezrin Memmedli 
06 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ben de ülkemden nefret ederek ayrılmıştım ama aradan geçen onca yıldan sonra anlıyordum ki hiç kimsenin toprağından tamamen kopmasına imkân yoktu.Ağaçlar,bitkiler gibi o toprağa dikilmiştik.Sürgünün en kötü yanı da buydu.Doğaya aykırıydı sürgün.Bu yüzden hepimiz perişan olmaya yazgılıydık.Mutlu bir sürgün yoktu ve olamazdı.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 132)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 132)
Salih Çermik 
15 Şub 17:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Yalnızlık kalın bir duvar gibi sarmıştı·çevresini.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 138 - Doğan Kitap - 23. Baskı)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 138 - Doğan Kitap - 23. Baskı)
seher 
11 May 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Herhalde mutluluk dedikleri de bu olsa gerek:
biraz güvenlik, biraz can sıkıntısı.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 203)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 203)
Salih Çermik 
13 Şub 20:48 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Ölümün kıyısına gelmiştim. Ölümün kıyısı, ölümün kendisinden daha feci bir şeydir, bunu yaşayarak öğrendim.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 32 - Doğan Kitap - 23. Baskı)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 32 - Doğan Kitap - 23. Baskı)
Salih Çermik 
 15 Şub 21:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Anadil öyle bir şeydi ki aynı şeyi başka dilde söylediğinde bütün anlamı, rengi, kokusu yitip gidiveriyordu.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 165 - Doğan Kitap - 23. Baskı)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 165 - Doğan Kitap - 23. Baskı)
Salih Çermik 
13 Şub 20:31 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

İnsanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 29 - Doğan Kitap - 23. Baskı)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 29 - Doğan Kitap - 23. Baskı)
Salih Çermik 
15 Şub 21:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Zaman içinde hiç kimse aynı kişi olamazdı.

Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 180 - Doğan Kitap - 23. Baskı)Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm, Zülfü Livaneli (Sayfa 180 - Doğan Kitap - 23. Baskı)

Kitapla ilgili 1 Haber

Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim
Zülfü Livaneli: Kafamdaki hikayeleri bitiremedim Bursa Nilüfer İlçesi Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü ‘Edebi Kazılar’ söyleşisine Zülfü Livaneli katıldı. Livaneli 'İçimdeki ezgiyi paylaştım ama kafamdaki hikayeleri bitiremedim' dedi.