·
Okunma
·
Beğeni
·
2.481
Gösterim
Adı:
Bir Kuzey Macerası
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953433
Kitabın türü:
Orijinal adı:
An Odyssey of the North
Çeviri:
Levent Cinemre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London'ın 1900 yılında yayımladığı Kurdun Oğlu adlı derlemenin içinde yer alan Bir Kuzey Macerası, Homeros'un Odysseia destanını andıran, zorlu engellerle dolu, çetin ve “dönüştürücü” bir yolculuğun hikâyesidir. Aleut adalarındaki Akatan'da yaşayan kabile reisi Naass, evlendiği gün karısı Unga'yı denizden çıkıp gelen sarı saçlı beyaz bir adama kaptırır. İki metreyi aşan boyuyla bir devi andıran, “tanrıların dünyanın ilk dönemlerindeki erkekleri örnek alarak kalıba döktükleri” bu adam, Unga'yı sırtına vurduğu gibi gemisine atlayıp oradan uzaklaşmıştır.

Naass intikamını almak üzere azılı düşmanının peşinden yollara düşer. Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı, macera dolu yıllar beklemektedir onu…
50 sayfalık bir hikayeye bu kadar yoğunluk katmayı başaran az sayıda yazar vardır. Jack London da onlardan biri. Aslında bu kitap “Kurdun Oğlu” derlemesinin içinden bir parça. Çok çok güzel bir parça.

Buz ve altın birbirine zıt iki renk. İki ayrı iklim gibi ancak bir araya gelince bir güneş kadar yakıcı olan bu ikilinin insanlar üzerindeki etkisi… Buzun o soğuk yakıcılığı ve altının gözleri kör eden ışığı…

Kanada'nın yerli halklarının yaşadığı adalara beyaz adamın , Yankilerin gelmesiyle değişen kabile sistemi, değişen töreler ve güç , altın, zorbalık, yeni krallar , yeni töreler , yeni atalar ve yeni düşmanlar, yeni bir nefret…

Kabile reisi olan Nass’ın ve onun bitmek tükenmez arayışının hikayesi bu. Nass’ın bulunduğu topraklarda senelerden beridir süregelen bir kan davası mevcut. Kimse bu kan davasının hala neden devam ettiği bilmiyor. Ancak yeni Reis olan genç Nass bu soruyu soracak cesareti kendinde buluyor.

“Ölmüşlerin kavgasını neden yeni doğacak olanlar sürdürmek zorunda diye hayret ettim, bu işte doğru bir yan göremedim.”

Kendi kabilesinin son üyesi kendisi ve düşman kabilenin son üyesi bir kadın , Unga…
Nass sözünün arkasında duruyor ve bu kan davasını bitirecek hamleyi yapıyor Unga ile evleniyor. Peki biz neden nefret ediyoruz ? Bunu hiç düşündük mü ?

Bir ırktan nefret etmek, bir olguya düşman olmak, bir savaşı başlatmak ve savaş isteğimizi hep canlı tutmak…. Bunlar , bu nefret tohumları neden içimizde hep sulanmayı bekleyen aç bitki tohumları gibi canlı ve bize egemen ? Neden insanları katleden , milyonlarca insanın aç kalmasına , ölmesine sebebiyet veren savaşlardan tarih kitaplarımızda “Şanlı Tarihimiz” olarak bahsediliyor, küçücük çocukların aklına erken yaşta büyütmesi için bir nefret tohumu serpiyoruz? Bu sadece bizim ülkemiz için değil elbette , tüm ülkeler bunu yapmakta. Çocuklarımızı sorgusuz bir nefrete sürüklüyoruz.
Bence kitabın en can alıcı mesajı burada yatmakta. Nedensiz nefret duygusu.

Kitap Nass ve Unga’nın düğün törenleri biter bitmez çıkagelen beyaz bir adamın Unga’yı kaçırması ve Nass’ın seneler boyunca onu araması çerçevesinde devam ediyor.
Ancak bu arayış ve kayboluş iki taraf için de bilinmeyen kapıların açılmasına sebebiyet veriyor. Biraz Küçük Kara Balık hikayesini de hissettim ben bu kısa hikayede. Kendini bulma kavramı. Umut edilen yer ve varılan yer arasındaki kaçınılmaz farklılık. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisi.” Her kapının bu ünlü filozofun ağır ve yaşamın içinden olan sözüne, bir gerçekliğe çarpması… Okyanuslarda dimdik duran dev bir tekne bile bu değişimin dalgasında paramparça olacaktır.

Nass yeni kıtalarda farklı maceralar ve deneyimleri tadarken siz de farklı düşünceleri, farklı gelenekleri ve buzun soğuğunu beyninizde hissedeceksiniz.
Vay be...
Kitap hakkında ne desem bilemiyorum o yüzden kısaca kitap bana neler katacak onu söyleyeyim.
1. Si kitap Jack London'ın Kurdun Oğlu adlı derlemesinin içindeymiş. Bu da demek oluyor ki o derlemeyi de Kesinlikle okumaliyim.
2. Si de Bir kuzey macerası Homeros'un Odysseia ina benziyormuş. Bu da demek oluyor ki o kitabı da kesinlikle okumaliyim.
Evet şimdi neden bu kitapları okumam gerektiğine geliyorum. Bu güne kadar birkaç Jack London kitabı okuyup okuduklarimin hepsini beğenen ben, bu kitapta begenme seviyesini geçerek hayran kaldım resmen. Ufacık bir kitaba koca bir hikaye nasıl sığar ki...
Yazar resmen hava atmış burada :D
Neyse demek istediğim şu ki kitabı çok sevdim. Çok kısa bir kitap olmasından dolayı da sizlere tavsiyem:
Bu kitabı HERKES OKUMALIDIR.
Herkese iyi okumalar dilerim :)
Zorlu şartlarda yaşanan bir yol hikayesi...Kaçırılan karısı yıkılan hayalleri ve zedelenen onuru...Kaybettiklerine tekrar kavuşmak ümidiyle harcanan bir ömür...Ve intikam hırsı...Kısa ama içinde çok yoğun duygular barındıran keyifli bir kitap.
JL kalemiyle tanışmayı epeydir bekliyordum. Aslında ilk okumak istediğim Martin Eden kitabıydı ama bir yorumda yediğim spoiler yüzünden hala hafızamın silinmesini bekliyorum

Bir Kuzey Macerası benim için ilginç bir kitaptı. Karısı kaçırılan bir adamın onu ararken yaşadıkları ve bu deneyimlerin üzerinde oluşturduğu değişimler anlatılıyor. Sürükleyici bir kitaptı. Bir bakayım diye elime aldım ve uykum olduğu halde elimden bırakmadan bitirdim. Diyeceksiniz ya hu kitap 51 sayfa ama uykum gelirse hiç acımam arkadaşlar, yarın devam ederim der bırakırım genelde. O yüzden bu benim için önemli bir kriter.

Sevdiğim kitapları yorumlamayı pek beceremesem de sözün özü epeyce sevdim, size de tavsiye ederim.
Kuzeyde soğuklar diyarında kabile reisi Naass'ın genç yaşında evlenmek istemesi ve sevdiği kız için başlık parası olarak servet sayılan kürkler, kızaklar ve boncuklar karşılığında evlenmesi ve evlendiği gün iriyarı bir adamın gelerek reisin sarhoşluğundan yararlanarak güzel karısı Unga'yı sırtına vurup barbarca götürmesi ile olaylar başlıyor. Sonrasında sevdiği karısını şehir şehir ülke ülke araya araya arada da izini bularak hayalini bile kuramayacağı bir hayata kavuştuğunu görmesi şeklinde devam ediyor. Bu uğurda çektiği sıkıntılar, eksi 20-30 °C'de buzlar üzerinde, zaman zaman fok avlayanlarla birlikte açlık sefalet iç içe. Çok etkileyici bir hikaye olmasa da kısa bir kitap olması okunurluğunu arttırıyor. Galiba böyle sevecek insan sadece kitaplarda kaldı. Herkese iyi okumalar
Mini mini , güzel mi güzel , dünya tatlısı ve bir o kadar da acıklı mı acıklı bir hikaye geçmişte filmine de izlemiştim diye hatırlasam da pek emin olamadım lakin bu acıklı mı acıklı olan hikayemiz başka bir hikayenin içinden koparılmış matruşka gibi hissettirse de bu sıcak iklimde bir o kadar iyi gitti okuyun okuyun mahrum kalmayın zira ben pek bir beğendim. :))
Aleut adalarındaki Akatan'da yaşayan kabile reisi Naass,evlendiği gün karısı Unga'yı denizden çıkıp gelen sarı saçlı beyaz bir adama kaptırır.İki metre boyuyla bir devi andıran bu adam,Unga'yı sırtına vurduğu gibi gemisine atlayıp oradan uzaklaşmıştır.
Naass intikamını almak üzre azılı düşmanının peşinden yollara düşer.Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı,macera dolu yıllar beklemektedir onu...
Bazen,bazı romanlarda olaylar ve karakterler bize biraz saçma ve alışılagelmedik gelebilir ama kitabı bitirip,genel olarak olay akışını kafamızdan geçirdiğimiz de kitabın özünü ve ne anlatmak istediğini daha iyi anlarız.Bu da öyle bir kitap oldu benim için..
Kitabı okurken fazla keyif aldığımı,beğendiğimi söylemem ama sonunu beğendim.Kitabı fazla beğenmememin sebebi kitabın içeriğinin ve karakterlerinin biraz destansı olması ve benim destansı şeyler okumamam ya da ilgi duymamam da olabilir.
Zaten fazla uzun olmayan bir roman..destansı içeriklere de merakınız varsa bir bakın derim.
Bildiğiniz Jack London işte.Yaptı yapacağını yine.İş Bankası Kültür Yayınlarından yeni çıktı.Dumanı üstünde.Muazzam bir kısa hikaye.Kısacık hikayede nefes nefese bir macerayı yaşayarak okuyacaksınız. London'un maceracı ve gezgin ruhunu tamamıyla kahramanından size geçiriyor.Kurgu müthiş.İnsanın imkansıza karşı direncini ve ümidini zirveye taşıyor.
Jack London kalemiyle tanışmayı epeydir bekleyenlerdendim. Aslında ilk olarak Martin Eden kitabını okurum diye düşünürken; kararım kapağına ilk görüşte vurulduğum Bir Kuzey Macerası yönünde oldu.

İlginç bir kitaptı. Karısı kaçırılan bir adamın onu ararken yaşadıkları ve başına gelenler... Ayrıca bu deneyimlerle yaşadığı değişimler anlatılıyor. Karısı dediği kişi uğrana nelere göğüs gerdiğine ve karısıyla karşılaşınca yaşadığı hayal kırıklığına şahit oluyoruz. Sürükleyici bir kitaptı. Elime almamla bitirmem bir oldu.
İlk 15 sayfa ne anlattığını anlamıyorsunuz ama sabrederseniz gerisi açılacak zaten 44 sayfalık bir şey, değişik-akıcı bir konusu vardı. Kitabı anlayana kadar biraz çaba sarf ettim ama anlayınca aslında gerçekten çok ince bir mesaj verdiğini gördüm. Bazen her insan her şeyi göze alarak peşinden gitmeye değmez, çok iyi göstermişti bunu kitap bize. Şans verirseniz eğer sizde ne dediğimi anlayacaksınız.
Kitapta kabile reisi Nass'ın serüvenini okuyoruz. Nass'ın kabilesi ile düşman kabile arasında bitmek bilmeyen bir kan davası var. Kimse bu kan davasının neden hala devam ettiğini bilmiyor. Kitabın tek sevdiğim yanı ise Nass'ın bunu sorguluyor olması idi.
.
“Ölmüşlerin kavgasını neden yeni doğacak olanlar sürdürmek zorunda diye hayret ettim, bu işte doğru bir yan göremedim" diyor Nass. Öyle ki kendi kabilesinden sadece o, karşı kabilede ise sadece güzeller güzeli Unga kalmış. Böylelikle bu kadının önüne bütün servetini koyarak evlenme teklifi ediyor ve evleniyorlar. Lakin düğün günü Unga iki metrelik boyu ile koca bir devi andıran adamın birisi tarafından kaçırılıyor. Nass öyle sarhoş ki adama engel olamıyor bile. Ve böylelikle Nass'ın yolculuğu başlıyor. Unga'yı bulmak için bir çok ülke geziyor.
.
Kitabı okurken Nass'ın çaresizliğini ve karın, buzun o yakıcı soğukluğunu iliklerime kadar hissettim. Lakin yine de çok beğendiğimi söylemeyeceğim. Boş zamanlarınızda oturup bir saatte bitirebileceğiniz çıtır çerezlik bir kitap.
Sayımız az, dünyamız küçüktü. Doğumuzda tanımadığımız topraklar, Akatan'a benzeyen adalar vardı; dünya adalardan ibaret sanır ve ötesini umursamazdık .
Jack London
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Akatan'daki halkım ayı ve balık avlıyor, dünyanın küçük olduğunu sanarak mutlu mesut yaşayıp gidiyordu.
Jack London
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Rüyalarında bir kez olsun benim Akatan'ın reisi Naass olduğum ve yanlışları düzeltmeye geldiğim akıllarına gelmedi.
Jack London
Sayfa 36 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Unga'nın küreği kuvvetli, benim yüreğimse yelkenin göbeği gibi çırpıntılıydı.
Jack London
Sayfa 23 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
"Adam yerli, kim bilir nerelerde bulunmuş, üstelik disiplinli ki bu bir yerli için alışılmadık bir durum; işte sana başka bir kuzey gizemi Bay Prince, al da çöz bakalım. "
Jack London
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Kuzey Macerası
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953433
Kitabın türü:
Orijinal adı:
An Odyssey of the North
Çeviri:
Levent Cinemre
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London'ın 1900 yılında yayımladığı Kurdun Oğlu adlı derlemenin içinde yer alan Bir Kuzey Macerası, Homeros'un Odysseia destanını andıran, zorlu engellerle dolu, çetin ve “dönüştürücü” bir yolculuğun hikâyesidir. Aleut adalarındaki Akatan'da yaşayan kabile reisi Naass, evlendiği gün karısı Unga'yı denizden çıkıp gelen sarı saçlı beyaz bir adama kaptırır. İki metreyi aşan boyuyla bir devi andıran, “tanrıların dünyanın ilk dönemlerindeki erkekleri örnek alarak kalıba döktükleri” bu adam, Unga'yı sırtına vurduğu gibi gemisine atlayıp oradan uzaklaşmıştır.

Naass intikamını almak üzere azılı düşmanının peşinden yollara düşer. Dünyayı dolaşıp bilgi ve görgüsünü artıracağı, macera dolu yıllar beklemektedir onu…

Kitabı okuyanlar 337 okur

  • Begüm B
  • Aysu Çınar
  • Orkun Aykut Öztürk
  • İlker BIYIK
  • Seda
  • Gizem Suna
  • Şeyma Şanlı
  • Yakup Özyurt
  • Emrah Çakmak
  • Ahmet Ky

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%15.9
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%22.7
35-44 Yaş
%13.6
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.4
Erkek
%36.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.8 (22)
9
%12.6 (20)
8
%34.6 (55)
7
%23.9 (38)
6
%9.4 (15)
5
%3.8 (6)
4
%0.6 (1)
3
%0
2
%1.3 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları