Adı:
Bir Savcının Anıları
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
229
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944362757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Ülke Yayınları
Görevini iyi yapmaya çalışan herkesin başından Türkiye'de çoğu kez olumsuz şeylerin geçmesi sadece bugünün değil, maalesef tarihimizin de yaygın bir gerçeğidir. Bir Savcının Anıları'nı yukarıdaki düşüncenin ışığı altında okuyacağım.
-Oktay Ekşi-

Behramoğlu, anılarında bizi 1980 öncesine götürüyor; eli kanlı çetelerin, vurgunun, soygunun fotoğraflarını önümüze seriyor. Kitapta sevginin, umudun, hüznün haykırışı; insan olmanın, yürekli olmanın çizgileri var.
-Hikmet Çetinkaya-

Bir Savcının Anıları, anarşinin güzel yüreklere saldığı umutsuzluk karşısında yılıp göç eden; kitaplardaki sıcak, pürüzsüz, sevecen dostlukları arayan bir İstanbul boheminin gözüyle Anadolu fotoğrafıdır. Bahçe ilçesinden Yumurtalık'a, Sağmalcılar'dan Bigadiç'e, Erzurum-Oltu'ya uzanan tayin ve sürgünlerde bir Türkiye filmi izliyorsunuz. Karelerinde yerel mafyayla, kaçakçıyla, kumarla, fuhuşla iç içe yöneticilerin; demokratı, ilericiyi vatan haini yerine koyan, politikacı palazlandırması taşlaşmış cehaletin yer aldığı bir uzun metraj...
-Salim Alpaslan-

Ataol Behramoğlu, Namık Kemal Behramoğlu, Nihat Behram... Üç kardeş, ilerici aydınlık bir babanın, Haydar Bey'in oğulları... Bursa Ziraat Müdürü iken bir konuşmasını izlemiştim. Türkiye'nin sorunlarıyla o kadar yakından ilgiliydi ki! Elbet çocukları da genç yaştan bu sorumluluğu yüklenmiş, benimsemiş olacaklardı, öyle de oldular... Bir Savcının Anıları, bir roman gibi okunan, okurlara da birçok şey öğreten bir kitap...
-Oktay Akbal-

Osmanlı'nın, hem mabeynde kalem kâtipliği yapıp hem de mahallenin bitirimlerine elini öptüren racon bilir beyefendi kabadayılarının, cumhuriyet döneminde tek tük kalmış örneklerinden...
-Ahmet Altan-
(Tanıtım Bülteninden)
Mayıs 1978. Ülke gergin, halk tedirgin. Ortanın solunda olduğunu söyleyen bir yönetim var. Sağ, bütünlük içinde. Adolf Hitler'e özenen eli kanlı liderleri, "Kavgadan döneni vurun!" diyor. Halk, trafik kazalarında ölümlere nasıl alışmışsa, gençlerin birbirini acımasızca öldürmelerine de öyle alışmış. Genç kuşağı bir türlü anlayamayan ana babalar şaşkın, öfkeli, çaresiz. Her geçen gün büyüyen kan gölü, taştı taşacak. Patlamaya hazır bomba gibi Türkiye.
Kurşunlar sıkılıyor rastgele insanların üzerine, milliyetçilik adına, devrim adına. Her yerde ölüm kol geziyor. Gece sokağa çıkmak yürek işi. Hiçbir şeyden haberi olmayan, kahve, otel köşelerinde yoksulluğuna çare arayan günahsız kişiler de acımasız kurşunlara hedef oluyorlar.

Bir savcının anıları kitabı işte bu sözlerle başlıyor. Bir savcının kendi yaşadıklarını anlattığı ve o dönem hakkında azıcık da olsa fikir sahibi olunabilecek bir kitap. Okuyacak daha iyi bir kitabınız yoksa, o tarihte yaşanılan olaylar hakkında genel anlamda fikir sahibi olmak istiyorsanız ve anı okumayı seviyorsanız okuyun.
Keyifli, okuması kolay bir kitaptı. Günlük dille yazılmış basit bir kitap ayrıca
edebi bir eser beklentisi beklemeyenler için zaman geçirmek amacıyla okunabilir.
İnsanı alıp götüren hikayeleri ile yer yer kahkalarla güldürürken yer yer ağlattı için için isyan ettirdi. Kullandığı deyimler metroda kahkahalar atmamı sağladı ve canım insanımın gülen insana attığı garip bakışlara mağruz bıraksa da bence değdi :))
''Elmanın layığı ısırık, bokun layığı osuruktur.''
''Bok böceğine gül koklatırsan çatlarmış.''
“Atatürk’ün 57 yıllık yaşamında fiili olarak iki buçuk yılı savaşlarda geçmiştir ve tüm hayatı boyunca 3 bin 937 kitap okumuştur. Bir yanda cephede savaşırken kuracağı ülkenin temellerini atmıştır

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Savcının Anıları
Baskı tarihi:
Şubat 2013
Sayfa sayısı:
229
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944362757
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeni Ülke Yayınları
Görevini iyi yapmaya çalışan herkesin başından Türkiye'de çoğu kez olumsuz şeylerin geçmesi sadece bugünün değil, maalesef tarihimizin de yaygın bir gerçeğidir. Bir Savcının Anıları'nı yukarıdaki düşüncenin ışığı altında okuyacağım.
-Oktay Ekşi-

Behramoğlu, anılarında bizi 1980 öncesine götürüyor; eli kanlı çetelerin, vurgunun, soygunun fotoğraflarını önümüze seriyor. Kitapta sevginin, umudun, hüznün haykırışı; insan olmanın, yürekli olmanın çizgileri var.
-Hikmet Çetinkaya-

Bir Savcının Anıları, anarşinin güzel yüreklere saldığı umutsuzluk karşısında yılıp göç eden; kitaplardaki sıcak, pürüzsüz, sevecen dostlukları arayan bir İstanbul boheminin gözüyle Anadolu fotoğrafıdır. Bahçe ilçesinden Yumurtalık'a, Sağmalcılar'dan Bigadiç'e, Erzurum-Oltu'ya uzanan tayin ve sürgünlerde bir Türkiye filmi izliyorsunuz. Karelerinde yerel mafyayla, kaçakçıyla, kumarla, fuhuşla iç içe yöneticilerin; demokratı, ilericiyi vatan haini yerine koyan, politikacı palazlandırması taşlaşmış cehaletin yer aldığı bir uzun metraj...
-Salim Alpaslan-

Ataol Behramoğlu, Namık Kemal Behramoğlu, Nihat Behram... Üç kardeş, ilerici aydınlık bir babanın, Haydar Bey'in oğulları... Bursa Ziraat Müdürü iken bir konuşmasını izlemiştim. Türkiye'nin sorunlarıyla o kadar yakından ilgiliydi ki! Elbet çocukları da genç yaştan bu sorumluluğu yüklenmiş, benimsemiş olacaklardı, öyle de oldular... Bir Savcının Anıları, bir roman gibi okunan, okurlara da birçok şey öğreten bir kitap...
-Oktay Akbal-

Osmanlı'nın, hem mabeynde kalem kâtipliği yapıp hem de mahallenin bitirimlerine elini öptüren racon bilir beyefendi kabadayılarının, cumhuriyet döneminde tek tük kalmış örneklerinden...
-Ahmet Altan-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Ayşegül Aydın
  • Cansu Özergon
  • Murat Gürgen
  • irem dönertaş
  • talha
  • Aydın Beyhan
  • İlhan Turan
  • Rainbow 2071
  • ceren
  • Huzeyfe Öksüz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%8.3 (1)
8
%25 (3)
7
%33.3 (4)
6
%16.7 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0