Bir Şeftali Bin Şeftali

8,8/10  (184 Oy) · 
532 okunma  · 
152 beğeni  · 
4.439 gösterim
Susuz, verimsiz ve kurak toprakları olan bir köyün ağasına ait tek verimli meyve bahçesinde, Ali ve Polat adlı iki arkadaşın bir şeftali çekirdeğine can verme hikayesi…

Şimdi iyi dinleyin! Küçük şeftali ağacı size hikayesini anlatacak, kulağınız onda olsun. Hiç ses çıkarmayın!

Aradan ne kadar zaman, kaç yıl geçti, bilmiyorum. Bahçıvan benim şeftalilerimden hiç yiyemedi ve asla da tadına bakamayacak. Bir tane şeftali için bana yalvarabilir, beni korkutabilir, ne bileyim, hatta testeresiyle beni kesebilir bile. Ama ona hiç şeftali vermeyeceğim! Ona asla boyun eğmeyeceğim!

Hem büyüklerin hem de küçüklerin başucu kitaplarından biri olacak bir Samed Behrengi klasiği!
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    48
  • ISBN:
    9786053848899
  • Yayınevi:
    Yakamoz Yayınları
  • Kitabın Türü:
Jay 
 28 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Bakmayın siz kitap mağazalarının çocuk kitap reyonlarında satışa sunulduğuna, bakmayın fiyatının 3 TL olduğuna, bakmayın kapağındaki komik şeftali resmine, bakmayın kitabın inceliğine. Bir Şeftali Bin Şeftali, dokunaklı hikayesi ile okura, çoğu kalın kitaptan daha keskin mesajlar vermektedir. Bir anlamda George Orwell'in Hayvan Çiftliği tadında ve tarzındadır. Adaletsizlik, sınıf farklılıkları, toprak reformu, emek, sevgi, arkadaşlık, umutsuzluk gibi kavramlar ince ince işlenmiştir.

Bir Şeftali Bin Şeftali öyküsünü bitirdikten sonra Samed Behrengi'ye çok kısa yazdığı için kızsam da biliyorum ki, o bilhassa çocuklara, daha bu yaştan bazı kavramları sorgulatmak aynı zamanda sorgulamayı aşılamak için yapmıştı.

Gönül rahatlığı ile tavsiye edebileceğim, tarzını beğenenlerin hayran kalacağını düşündüğüm bir kitap. Ve son olarak Samed Behrengi'nin çocuklara seslenişini paylaşmak ister, keyifli okumalar dilerim.

Çocuklar, kuşkusuz gelecek sizin ellerinizde; iyisiyle, kötüsüyle sizin olacak. İster istemez büyüyecek ve zamanla birlikte yol alacaksınız. Babalarınızın, büyük babalarınızın ardından gelecek, onların yerini alacak, her şeyi elde edip sosyal yaşama iyisiyle, kötüsüyle, her şeyiyle sahip olacaksınız. Yoksulluk, zulüm, zorbalık, adalet, sevinç, keder, kimsesizlik, dayak, iş ve işsizlik, hapishane ve özgürlük, hastalık ve ilaçsızlık, açlık, çıplaklık, yüzlerce sosyal mutluluk ve mutsuzluk artık sizin olacak.
Bildiğimiz gibi hastalıkların tedavisi için önce bunun nedenini bulmak gerek. Örneğin doktorlar hastalarını tedavi etmek için önce bunun mikrobunun peşine düşer ve sonra bu mikroba karşıt ilaçları verirler hastalarına. Toplumsal rahatsızlıkları da iyileştirmek için aynı işlemi yapmak gerekir. Biliyoruz ki sağlam vücutta asla hastalık bulunmaz. Sağlıklı toplumlarda da rahatsızlığın izine rastlanmamalıdır. İflas, zorbalık, yalan, hırsızlık ve savaş sadece sağlıksız toplumlarda görülen rahatsızlıklardandır. Bunca rahatsızlığın nedenini bulmak için ilkin bunun nedenini bulmalıyız. Sorun hep kendinize: Neden gönderdiler sınıf arkadaşımı halı dokuma fabrikasına? Neden bazıları hırsızlık yapıyor? Neden şurada burada savaş var, neden kan dökülüyor? Öldükten sonra ne olacağım? Dünyaya gelmeden önce neydim? Dünyanın sonu ne olacak? Ne zaman bitecek savaş, yoksulluk ve açlık?

Aysel 
13 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Samed Behrengi ile orta okuldayken tanışmıştım. O zaman olup geçenleri tarafsız anlamayacak kadar küçüktüm. Yine " Kara Balık"ı okurken sıradan bir çocuk kitabı olamayacağını anlamıştım. Yoksa neden çocuk kitapları yazan, 28 yaşındaki birini Araz çayında boğsunlar ki?

"Bir Şeftali Bin Şeftali" kitabı, çocuk kitabı adlandırıp sonra da geçip gideceğimiz türden bir kitap değildir. "Kara Balık" gibi devrim yaratmasa da yazar, derin fikirlerini ağacın dilinden anlatmayı bile başarmış..

Konusu;
bir şeftali ağacının daha çekirdekten itibaren uğaraşarak büyümesini anlatır. Onun da bir davası vardır. Yetişmesi için onu toprağa eken iki küçük çocuk için büyüyecek, meyve verecektir. Bunun için sımsıkı sarılır toprağa. Ne rüzgara boyun eğer, ne kara, tipiye. Yanı başında biten aylak otlarına bile aldırmaz. Ha bire büyür, büyür... Sonunda ilk meyvesini verir. Tam sevinçle sunacakken elindekini sevdiklerine, bir felaket olur. Peki ne?

Bundan sonra hayatı değişir. Meyve vermek istemez. Kendini ve insanları meyvelerinden mahrum eder. O da bir nevi tavrımı koyar sevmediklerine.
Bir şeftaliyken bin şeftali vermeyi hedefleyen ağaç, sadece bir meyve ile sınırlar kendini.

Yazar, şeftali ağacının dilinden, haksızlığa karşı kimsenin susturulamayacağını, iyilerin kolunun kanadının koparılsa bile bir yerde kök atacağını,
küllerinden yeniden doğa bileceğini, aynı anda zalime boyun eğmektense ölümü göze almanın mübah olacağı- fikirlerini bir çekirdekle yeşertmiş...

Çocuklarınıza okumak için ideal kitap.. Kendinizi de unutmayın..

Keyifli okumalar...

Melih Karaman 
19 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

1K'da yorumlara bakarken rastladım Aysel'in yorumuydu.
" Kara Balık"ı okurken sıradan bir çocuk kitabı olamayacağını anlamıştım. Yoksa neden çocuk kitapları yazan, 28 yaşındaki birini Araz çayında boğsunlar ki?"

Meraktan hem kitabı okudum hemde yazarı araştırdım, bir anlamda okumama ve yazarı tanımama o vesile oldu.
Yazar Samed Behrengi ülkesindeki şah yönetimine karşı hikaye ve masal yazarak başkaldırmış ve eleştirmiştir.28 yaşındayken de şüpheli bir şekil de Aras Nehrinde ölmüştür. Behrenginın suikaste uğradığı düşünülüyor.
İlgimi çeken bilgilerde bunlar oldu

Okumadan "çocuk kitabı" demek hata olur, kesinlikle okunmalı çerezlik bir günde bitirilebilecek kısalıkta, pişman olmazsınız.

Rıfat ÇELEBİ 
04 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Yine bir Behrengi kitabı, yine başkaldıran bir karakter. Sosyal adaleti işleyen kalın kitaplara kafa tutacak incelikte bir eser. Feodaliteye başkaldıran iki çocuk, adalet tohumu misali el üstünde tutulan bir meyve çekirdeği. Feodalitenin burnu dibinde boy veren bir fidan. Zengin sofrasında israf olmaktansa, fukara sofrasında ziyafet olmayı yeğleyen bir meyve...Bu incecik kitapta sosyal adalet, toprak reformu ve emek konularına ciddi atıflar bulunmakta,yılanlar bile bir görüşü temsil etmekte. Okunulası...

insan_okur 
13 Mar 09:14 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Küçük Kara Balığı okuduktan sonra hep aklımda olan bu küçük, kısa eseri sıklıkla sitede ve nette görüyordum böylelikle başladım. Bu kadar güzel bir dili olduğunu bilmiyordum gerçekten. Can Çocuk Yayınlarından okudum. Anne şefkati ile başlayan bir kitap ders niteliğinde bir tat veriyor. Betimlemeler çok çok güzel. Gözünüzün önünde canlanan bir şeftali var. Ağaç ve meyve ilişkisini çok güzel anlatmış. Biyolojiyi sevdirebilir bir eser bence bu. Öylesine güzel bitki gelişimi anlatılmış ki çok sade ve sevdirici. Kitabı okurken aklıma Kafka'nın Dönüşüm adlı eseri geldi. Bir böcek gözüyle hayata bakarken burada da bir şeftali gözüyle olanlara şahit oluyoruz. Sonunda üzücü olaylar gelişse de yine güzel bir tat verdi. Büyük küçük demeden herkese tavsiye ederim.

Uğur D. 
 08 Nis 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 7/10 puan

Hikaye boyunca elime bir şeftali alıp küçük bir kedi yavrusuymuş gibi başını okşayıp sevesim geldi, o her ne kadar beni sulu sulu yesinler diye düşünürken ben şeftali yenilmesin ısırılmasın sanki canı yanacakmış gibi düşündüm. Sonu ise ayrı bir güzeldi.

Mâsiva 
23 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okumama Zeliha vesile oldu sağ olsun. Okumayı düşündüklerine eklemiş benim de dikkatimi çekti pdf olarak indirip okudum. Teşekkür ederim @Hanım Zeliha.
Bir şeftalinin öyküsü. Oldukça etkilendiğimi söylemeliyim. Bu kadarcık küçük bir kitabın içinde derinlere inmiş öyle güzel anlamlar var ki...
Bir ağaç nasıl oluşur,nasıl böyle bir arkadaşlık kurulur. Ve küçücük bir çekirdek ne kadar sadık olur.
Boğazımı düğümledi. Böyle bir son hayal etmemiştim.
Yüreğinize dokunacağına eminim. Keyifli okumalar dilerim.

Bekir İstanbul 
13 Mar 22:20 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Bu kadar yoğun mesajı bu kadar kısa ve öz verebilmek çok büyük bir deha ister... Bir insan kötüyse mutlaka bir sebebi vardır. Sorgulamak, anlamak, öğrenmek gerek...

Behrenginin kitaplarında tuhaf bir çekicilik var.Çocuk kitabı desen bir türlü..Yetişkin desen bir türlü..Ölümü gibi tuhaf bir gizeme sahip hayal gücü ve kitapları var..Okunmaya değer..

Şerife Nur Yüksel 
09 Ağu 11:04 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Böyle güzel şeylerin çocuklar için yazılmasını nedense anlayamıyorum. Güzelliği çocuklardan kıskandığım için değil çocuklar zaten güzel olduğu için. Her türlü yalan,riyakarlık, zalime boyun eğme bizde,büyüklerde. Büyüklenenlerde. Ama nerde bir kıssadan hisse var nerde örnek alınası güzel bir dostluk, mertlik var çocuk kitaplarına yazıyoruz. Sonra biz büyükler nasılsa çocuk kitabı diye dönüp bakmıyoruz bile.

Bu güzel bir kitabı okuyup bunun yazarı kimmiş,neymiş, ne iş yaparmış neden yazmış diye merak etmeden duramadım. Yazdım arama motoruna Samed Behrengi. Okuduklarım hem şaşırttı beni hem şaşırtmadı. Kendisi öğretmenmiş hem de ne öğretmen ! Köylerde öğretmenlik yapmış, yetmemiş rehber olup çocuklara masallar yazmış daha yetmemiş Azerbaycan halk kültürü ve İran eğitim sistemi üzerine araştırmalar yapmış,yapmakla kalmamış sorunlara çözüm üretmiş. Kitaplarında adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme gibi kavramları işlemiş ve kısa süren hayatı boyunca zulme ve diktaya direnmiş. 29 yıla küçükler,büyükler ve halklar için bir sürü yazın bırakmış. 29 yaşında da Aras Nehri'nde boğularak öl(dürül)müş. İmrenilesi bir hayat doğrusu.

Kitabın arka kapağını okuduğunuz zaman hikaye hakkında az-çok bilginiz olacağı için hikayeye değinmek istemiyorum ama okuyun dostlar bu kitabı. Çocuklaşabilmek, çocuk olmaya yüzlerce kez imrenmek için okuyun.


İncelememi Samed Behrengi'nin “Çocuklar, bu toplum babalarınızın size miras bıraktığı toplumdur. Yaramazlıklarınızı aza indirmeli hatta tümüyle bırakmalısınız. Bu toplumun sorunlarının üstesinden gelecek çözüm araçlarını aramalı, bulmalı ve de hastalıkları yok etmelisiniz.
Toplumu tanımanın birkaç yolu vardır. Bu yollardan biri kitap okumaktır. Kitapların hem en iyisini seçmeliyiz, hem de bizim çeşitli sorularımıza yanıt verenlerini. Kitap toplumumuzu ve öteki ulusları bilgilendirmek ve bize toplumsal hastalıkları göstermek zorundadır.
Öyküler bizlere, toplumumuzun gerçek bir resmini çizebilir; sorunlarını ve nedenlerini açıklayabilir. Öyküler okuyanları yalnızca eğlendirmez." cümleleriyle bitirmek istiyorum. Hep çocuk kalın ne olur başka türlü güzelleşemez bu dünya.

Keyifli okumalar. :)

Kitaptan 51 Alıntı

Aysel 
14 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Her şey saniye saniye değişiyordu. Bu değişimler üst üste gelince ve belirli bir aşamaya varınca artık bunun o eski şey olmadığını, bambaşka bir şey olduğunu hissederiz. Örneğin ben artık bir çekirdek değil, bir ağaç şeklini almıştım."

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed BehrengiBir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi
Mâsiva 
23 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...ister korkutsun beni,ister kessin,ya da aksine sevsin baş tacı yapsın,boyun eğmiyorum işte!..

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed BehrengiBir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi
Mâsiva 
23 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Toprak,anamın da anasıydı,benim de anamdı.Kuşkusuz tüm canlıların anasıydı toprak...

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed BehrengiBir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi
Gizem 
12 Nis 19:37 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Aslolan değişimdir. Her şey her an sürekli değişmektedir. Bu küçük değişimler üst üste geldiğinde, belirli bir birikim olur ve madde kendiliğinden başkalaşıma uğrar. Önceki durumundan daha farklı, daha yeni, başka bir şey ortaya çıkar.

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi (Sayfa 32 - Özyürek)Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi (Sayfa 32 - Özyürek)
Aysel 
14 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Bir zamanlar vücudumun zerreleri toprak ve su idi, bazıları da güneş ışığı. Annem bunları az az topraktan emdi, emdi, dallarının uçlarına kadar ulaştırdı. Sonra annem tomurcuklandı, çiçek açtı ve yavaş yavaş ben ortaya çıktım. Vücudumdaki tüm zerreleri az az annemin bedeninden aldım, güneş ışınlarıyla karıştırdım. Çekirdeğim, kabuğum ve etim oluştu ve nihayet olgun, sulu bir şeftali oldum. Şimdi Pulad ile Sahibali beni yiyorlar. Bir süre sonra zerrelerim onların vücutlarında et, saç, kemik olacak. Elbette bir gün onlar da ölecek.O zaman benim vücudumun zerreleri ne olacak?"

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed BehrengiBir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi
Aysel 
14 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Güzel kızım, güneşten kaçma. Güneş bizim dostumuz. Toprak bize gıda verir, güneş de onu pişirir. Üstelik sen güneş sayesinde güzelsin. Bak, güneşten kaçınanlar nasıl da sarı benizli ve kemikliler. Güzel kızım, bir gün güneş yere darılır da parlamayacak olursa, yeryüzünde canlı diye bir şey kalmaz; ne bitkiler, ne hayvanlar."

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed BehrengiBir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi
Ekrem Özkara 
28 May 22:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

" Bak,güneşten kaçınanlar nasıl da sarı benizli ve kemikliler...

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi (E-kitap)Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi (E-kitap)
Mâsiva 
23 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dön bir bak, kendini güneşten sakınanlara, benzi sararıp solmuş hepsinin, kemik kemik vücutları.

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed BehrengiBir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi
Ekrem Özkara 
28 May 22:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

" Yanaklarımın kırmızılığını görsen mutlaka çıplak olduğum için utandığımı sanırdın."

Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi (E-kitap)Bir Şeftali Bin Şeftali, Samed Behrengi (E-kitap)