Bir Sosyopatın İtirafları (Göz Önünde Saklanarak Geçen Bir Yaşam)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.037
Gösterim
Adı:
Bir Sosyopatın İtirafları
Alt başlık:
Göz Önünde Saklanarak Geçen Bir Yaşam
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050203431
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Confessions of a Sociopath
Çeviri:
Ekin Duru
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Onlar otobüste, trende, vapurda hemen yanınızda oturuyorlar, sizinle aynı kaldırımda yürüyorlar, aynı marketten alışveriş yapıyorlar. Onlar sizin komşularınız, iş arkadaşlarınız ve belki de en yakınlarınız; aileniz...

Onlar, risk almanın anlamsız olduğu noktada en büyük riski almaktan kaçınmayan, asla pişmanlık duymayan, çekinmeden yalan söyleyebilen, başkalarının hak ve özgürlüklerini kolayca görmezden gelebilen kişiler.

Onlar, psikologların "antisosyal kişilik bozukluğu" dediği, bilimsel literatürde ise "başkalarının haklarını ısrarla görmezden gelme ve ihlal etme" olarak tanımlanan bir rahatsızlığa sahip, her gün karşılaştığınız ama göremediğiniz insanlar; yani sosyopatlar! Bir Sosyopatın İtirafları, sizi bir sosyopatın zihninde yolculuğa çıkararak onun hayata dair tüm düşünce akışını yakından izlemenizi sağlayacak, size "normal" kavramının ne olduğunu sorgulatacak bir kitap.

"Sürükleyici ve önemli bir kitap... Açığa vuran... Eğlence treninde unutulmaz bir yolculuk..."
-New York Times-
(Tanıtım Bülteninden)
296 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
İlk defa psikolojik olarak bir genetik ve çevresel etkenlerin tetiklemesi sonucu ortaya çıkan ruhsal bozuklukla alakalı bir kitap okudum. Beni bu kitabı okumaya iten şey üniversitedeki bir arkadaşımın sosyopatik özellikler taşımasıydı. Sosyopatlar empati yoksunluğu yaşayan insanlar olarak bilinirler.

Bu kitapta kendisini yapılan gerekli testler sonucunda sosyopat olarak tanımlayan ve kendine ait blogu olan sosyopat bir bayanın yaşam hikayesi kendi ağzından çocukluğundan itibaren aktarılmış.

Ben genelde kendime bir şeyler katabileceğim kitaplar okumayı ve onları hayatıma uygulamayı seviyorum. Bu kitapta da hayatını zorlaştıracak şekilde fazla empatik insanların öğreneceği ve hayatlarına uygulayabilecekleri şeyler olduğu için okumaları gerektiğini düşünüyorum.
296 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Kesinlikle okunmalı çünkü;
kişinin kendi elinde olmayan nedenlerden ötürü, yani genetik yoluyla kendisinin de maruz kaldığı ve seçme şansının çok da olmadığı ailesi ve çevresindekilerin (yanlış) davranışları yüzünden, baskılanamayıp ortaya çıkan sosyopati ya da herhangi bir hastalık sebebiyle, toplumsal baskıdan ve başına gelebileceklerden duyduğu endişe ile, maskeler ardında gizlenerek yaşamını sürdürmeye mecbur bırakılması gerçekten dehşet verici. Sesini duyurmak için ve kendinden yola çıkarak diğerlerinin sesi olmak için yazmaya karar verdiği hayatını ve farklılıklarını bile takma bir isimle ve anılarını baskılayarak ya da sansürleyerek kaleme alması çok üzücü.
Bu kitap okunmalı çünkü 'normal' (her ne demekse) olmayan diye etiketlenen kişileri toplum anlamalı, dışında bırakmamalı. Onların kötü dahi olsa yaptıkları şeylerin, beyinlerindeki anatomik bir farktan olduğunu kavramalı.
İnsanları çeşitli etiketlerle toplumdan ve kendimizden soyutlamak yerine, kabul etmeli, anlamalı, kazanmalıyız.
Belki de ilk adım bu kitabın sayfalarından onların dünyasına biz göz atmaktır...
296 syf.
·24 günde·5/10
Sosyopatlığın psikolojideki karşılığı Anti-sosyal kişilik bozukluğudur. Genlerden yada küçük yaşta yaşanılan travma, aile eksikliği, şiddet gibi nedenlerden dolayı oluşan sosyopatlık psikopatlıktan farklıdır.
Sosyopat bireyler zeki olurken, psikopat bireylerin akıl sağlığı sorunludur. Sosyopat birey empati, suçluluk, gerginlik, stres gibi duygulardan yoksundur.
Sosyopatlığa karşı ilgiliyseniz okuyun, değil iseniz boş verin okumasanız da olur sıkıcı bir çok bölüm var.
296 syf.
·Beğendi·9/10
Merak uyandıran ve genel olarak akıcı bir kitap ama bazı bölümler fazla uzatılmış. Kadının bazı davranışları aşırı itici. Çevrenizde ki sosyopatları tanımanıza ve farklı bakış açıları kazanmanıza yardımcı olacak.
296 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Sosyopat, sanıldığı gibi duygusuz insanlar değildir. Sadece beyinlerinin duyguyu işlemleme kısmında sıkıntı olan insanlardır. Yani, normal insanların korku gibi başat duygu ile karşı karşıya kaldıklarında beyinlerinin ilgili kısımlarında (amigdala) bir ateşleme olur ve bu durum belli bir dizi reaksiyona sebep olur ve hatekete geçerler. Sosyapatlarda bu durum, ateşlemeye sebep olmaz ve ortaya "kayıtsızlık" çıkar.
Kısa bir bilgiden sonra, gelelim kitabın içeriğine. Kitap, bir sosyopatın anılarından oluşma. Yer yer kitapta dağınık, birbirinden bağımsız bir örüntüyle karşılaşıyorsunuz. Bu, kitabın akıcı olup olmamasından değil, yazarın sosyopat özelliklerinden kaynaklanıyor. O yüzden kitabı okurken biraz sabıra ihtiyacınız olması doğal.
İçerik meraklısına göre ilgi çekici. Yazar, çeşitli araştırmalara ve konu ile ilgili diğer kaynaklara kitabında yer vermiş. Normal olma çabası ve empatiyi anlayamamasını ve toplumun farklı olana bakış açısını sık sık dile getirmesi, bu konulardan ne derece muzdarip olduğunu gösteriyor.
56. Sayfada şöyle bir soru yöneltiyor:
"Bir insanın vicdan sahibi olmaması onun özgürlüğünün kısıtlanması için yeterli bir gerekçe midir?"
Bir sonraki sayfada ise çarpıcı bir cümle : "Sağ kaldığım sürece mesele yok."...
...
Kitapta bir sosyopatın zihnine ve davranışlarına doğru yolculuğa çıkacaksınız. Kitabı bitirdikten sonra "empatisizliğin" empatisini yapabilmeyi beklemeyin. Sahip olduğunuz bir duygunun empatisini yapabilir ama "yokluğun" empatisini yapamazsınız. Tıpkı yaşayan birinin ölümün empatisini yapamayacağı gibi..
296 syf.
·57 günde·Beğendi·8/10
Adından da anlaşılacağı gibi psikoloji üzerine bir kitap, eğer ilgi alanınıza giriyorsa mutlaka okuyun. Yıllar önce bir film seyretmiştim, çocuk küçük kardeşini öldürüyordu. Sonrasında çocuğun sosyopat olduğu ortaya çıkmıştı. O günden beri sosyopatların hep suçlu olabileceğini düşünmüştüm.
Yazar aslında kendini anlatıyor kitapta. Nasıl bir çocukluk geçirdiği, davranışları, duyguları, kendi farklılığını keşfetmesini detaylı olarak anlatıyor. Kitabı okuduktan sonra sosyopatlar hakkındaki düşünceleriniz değişecek.
296 syf.
·30 günde·6/10
Bu kitap gerçekten anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip olan bir kadın tarafından yazılmış. Pdr öğrencisi olduğum için çok büyük bir merakla alıp okudum. Kitap birinci ağızın anlatımından olduğundan ve bu konu hakkında araştırmalara da yer verdiğinden son derece bilgilendirici fakat yazar çok fazla tekrara düşmüş. Yani sürekli aynı şeylerden bahsettiği dönüp dolaşıp aynı şeyi söylediği çok fazla yer var ama gerçek bir yazar olmadığı için bu göz ardı edilebilir. Ama şunu söyleyebilirim ki 296 sayfadan anlatılanlar çok rahat 150-200 sayfada anlatılabilirdi. Psikoloji/PDR
öğrencisi olmayanların ilgisini çekeceğini sanmıyorum. Şimdiden herkese iyi okumalar!
296 syf.
·Beğendi·7/10
Sosyopat dedince vurdum kırdım olmadığını, zekice davranıp bir çok insanı etkileyip normal gözüküldüğü, etrafımızdaki insanlara daha çok dikkat etmemiz gerektiğini öğreten güzel bir kitap.
296 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Antisosyal kişilik bozukluğu olarak bilinen bu hastalığın aslında tüm çevredeki insanların içinde olduğu,her yerde olabileceği göz önünde bulundurulması gerektiğinden bahsedilmektedir.Biyografi şeklinde ilerleyen kitap sade bir dile sahip..
296 syf.
·6/10
Sosyopatlarla alakalı bulabildiğim en ayrıntılı inceleme olmakla beraber adından da anlaşılacağı üzere bir sosyopatın yazdığı bir kitaptır. Sosyopatların genel özellikleri ve bunun altındaki psikolojik sebebler açıklanmaya çalışılmış. Bu açıdan başarılı fakat aynı şeyler sık sık geçmiş. Yani bir konudan birkaç bölümde aynı şekilde bahsetmiş olması sıkıcılaştırmış. Ama önyargılarınız varsa bir kısmını yıkacak bir kitap sosyopatlık ve psikopatlık arasındaki farklar açıkça ve psikologlardan hatta psikiyatrlardan alıntılar yapmak usulüyle açıklanmış. Açıkçası psikolojiye ilginiz yoksa okumakta zorlanacağınız bir kitap.
296 syf.
Kitap sosyopat teşhisi konulmuş gerçek bir kişinin anlatımıyla sosyopatlığın ne olduğu ve nasıl hissettirdiğini anlatıyor. Kitapta belli başlı sosyopat özellikleri verilse de bu özelliklerle sınırlandırılamayacağını aslında her sosyopatın bir birey olup farklılıklar gösterebileceğine vurgu var. Ayrıca toplumdaki normal - anormal olmaya da farklı bir gözle anlatıyor. Bir yandan da aslında sosyopatların toplum içinde varlıkları tıpkı diğer bireyler gibi kabul görmesini ve kendilerini oldukları gibi gösterebilmenin karşılıklı olarak fayda sağlayacağını hissettiriyor. Tıpkı toplumdaki her 'normal' bireyin farklılıklarının olduğunu kabul etmek gibi .Bakış açısı kazanmak ve önyargılardan kurtulmak adına güzel bir kitap.
296 syf.
·Puan vermedi
Bu psikoloji açısından bilgilendirici bir kitap aynı zamanda etkisinde bırakıyor fakat bazen sıkılarak ilerleyebilir tekrarlar çoklukta ve bu yorucu buna rağmen hayat ve sosyopatlık hakkında bayağı iyi bir kitap
Manipülasyon, üçkağıtçılık, kendini beğenmişlik, duygusuzluk, dürtüleri kontrol edememek ve diğer sosyopat özelliklerini bir araya toplarsanız, karşınıza ya toplum için tehlikeli bir birey ya da büyük düşünen bir girişimci çıkar.
Sosyopatlar kara deliğe benzerler, ortada olmalarına rağmen etkilerini gizlerler ve sizler yalnızca bunların sonuçlarını görürsünüz.
Şeytanla pazarlığa oturuyorsanız bunun nedeni başkalarının size daha iyi önerilerde bulunmamış olmasıdır.
M. E. Thomas
Sayfa 19 - Say Yayınları
Tabii, o zaman kendimle gurur duyuyorum. Yenilmez olduğumu kanıtlamak hoştu. Ama eğer işler tersine gitseydi -arabam köprüden uçup infilak etseydi- gene de aynı duyguları yaşardım. Sağ kaldığım sürece mesele yok. Başıma kötü şeyler gelmiyor değil. Ama bunlarla ilgili kötü duygulara kapılmıyorum. Belki bir an pişmanlık ya da endişe duyuyorum ama bu çabucak aklımdan çıkıyor ve dünya yeniden sürprizlerle dolu oluyor. Ben Süpermen değilim, üzüntüye ya da acıya karşı bağışıklığım yok. Yalnızca derin bir iyimserliğe ve özgüvene sahibim, bu yüzden de dünyaya pembe gözlüklerle bakıyorum.
"Psikopat belirtilerine bir göz atarsanız bunların siyasetçilerde ve girişimcilerde gözlenen özelliklerin başka bir şekli olduğunu fark edersiniz."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Sosyopatın İtirafları
Alt başlık:
Göz Önünde Saklanarak Geçen Bir Yaşam
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050203431
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Confessions of a Sociopath
Çeviri:
Ekin Duru
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Say Yayınları
Onlar otobüste, trende, vapurda hemen yanınızda oturuyorlar, sizinle aynı kaldırımda yürüyorlar, aynı marketten alışveriş yapıyorlar. Onlar sizin komşularınız, iş arkadaşlarınız ve belki de en yakınlarınız; aileniz...

Onlar, risk almanın anlamsız olduğu noktada en büyük riski almaktan kaçınmayan, asla pişmanlık duymayan, çekinmeden yalan söyleyebilen, başkalarının hak ve özgürlüklerini kolayca görmezden gelebilen kişiler.

Onlar, psikologların "antisosyal kişilik bozukluğu" dediği, bilimsel literatürde ise "başkalarının haklarını ısrarla görmezden gelme ve ihlal etme" olarak tanımlanan bir rahatsızlığa sahip, her gün karşılaştığınız ama göremediğiniz insanlar; yani sosyopatlar! Bir Sosyopatın İtirafları, sizi bir sosyopatın zihninde yolculuğa çıkararak onun hayata dair tüm düşünce akışını yakından izlemenizi sağlayacak, size "normal" kavramının ne olduğunu sorgulatacak bir kitap.

"Sürükleyici ve önemli bir kitap... Açığa vuran... Eğlence treninde unutulmaz bir yolculuk..."
-New York Times-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 78 okur

  • Dünyayla Benim Aramda
  • Büşra Akyüz
  • Tuğba Yağmur
  • Hilal Özdemir
  • Nezrin Deniz ÖZ
  • Nazli Ipek Mavusoglu
  • Barnes
  • dilara karakaş
  • Görkem ulus
  • Anar Həsrətov

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.2
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%41.7
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%80.9
Erkek
%19.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10 (3)
9
%10 (3)
8
%23.3 (7)
7
%23.3 (7)
6
%23.3 (7)
5
%10 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0