Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra

7,8/10  (58 Oy) · 
183 okunma  · 
42 beğeni  · 
1.730 gösterim
"Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile."
Bir intiharın çevresinde, insanlar...
O kızın intiharıyla birbirlerine yaklaşan...
Kendi içlerine ve geçmişe dalan...
Onu kaybetmenin acısıyla başka sevdiklerine eğilen...
Nasıl da mühimdir aşk sakarlıkları, sevgi ihmalleri; nasıl hayat kurtarır eşin-dostun bakım, onarımı...
Barış Bıçakçı'dan, yine usul usul edebiyat.

"Barış Bıçakçı'nın dingin, gösterişsiz, suskusundan güç alan öykülerinin son zamanlarda okuduğum en güzel öyküler arasında olduğunu söyleyebilirim. Ne anlattığı sanki önemli değilmiş, ama anlatım biçimi ve diliyle de sıradanmış gibi görünüyorsa size, okuma alışkanlıklarınızı adam akıllı gözden geçirmeniz gerekir."
-Semih Gümüş-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2008
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789750505850
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Sedat Aktaş 
11 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bu şehirde de geceleri duvarlara yazı yazarken bir şey gelip insanın bileğinden tutuyor,
tabii bu yüzden bazı harfler atlanıyor, sözcükler yanlış yazılıyor. sonuçta bu şehirde de çoğunluk aynı kanıyı paylaşıyor: anarşistler imla bilmiyor.
Yine de, her şeye her şeye rağmen, bu şehirde de birileri, insanlık tarihinin en başında yazılması, yazı yok muydu, çizilmesi, bağırılması gerekeni bir duvara yazıveriyor:
ne tanrı ne efendi!"

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
Cihan Mert 
17 Kas 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avucumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulum. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. kendi kendime, 'sanatçı tecrübe edinemeyen insandır', diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama sen şimdi karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. nafile."

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
Cihan Mert 
17 Kas 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Ama" demişti Umut biraz hüzünlenerek, "olur da birimizden biri unutur gelmezse, diğeri muhtemelen kendisini bu koca dünyada yapayalnız hissedecek, sevilmediğini düşünecek ve şu Kasap Gani tabelasını Kasap Cani olarak okuyacak! Yalnızca kederden ağlayacağı, gözleri yaşlı olacağı, bu yüzden tabelayı iyi seçemeyeceği için değil, aynı zamanda unutmak bir cinayet olacağı için.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
seher 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ve ben bir adım atarak korkuluğa yaklaşacağım, saçlarımı balkondan aşağı sarkıtacağım, kendimi boşluğa bırakacağım. Yolda karşıma iyi niyetli biri çıkacak ve soracak olursa, aşağıdaki insanları gösterip, bir süre yere paralel gittikten sonra onlara anlayamayacakları şeyler anlattım, diyeceğim. Öyle olsun."

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı

“…Hayatın saçma sapan bir şekilde bitebileceğinden korktum hep. İçimde böyle bir korku varken de hayatın tam da bu şekilde, yani saçma sapan bir şekilde sürdüğünü anlamadım. Asıl bundan korkmam gerektiğini anlamadım.”

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
a leaf 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her şeyi yerli yerinde, tıkır tıkır işleyen bir hayat kurduğunda, o hayatı yerle bir edecek bir felaket kurgulamak da farz olur.
Bunu Abidin'e söylüyor.
''Doğru,'' diyor Abidin, ''insan yarattığını yok edebilmek de ister.''

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 109)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 109)

Hayatında ilk kez kitaplardan biraz ürktü sanki. Farklı kalınlıkta, boyda ve renkteydiler ama gizli, ortak bir niyetleri vardı ve bu niyetleri anlaşılmasın diye sırtlarını dönmüş yan yana duruyorlardı.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 129)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 129)

Bir insanı okuduğumuz kitaptaki bir kahramana benzettiğimizde bunu o insanı yargılamak için değil, anlamak için yaparız. Çünkü edebiyat da doğa gibi her türlü bilgeliğin kucağı...

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 116)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 116)
mundo 
30 May 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Söze dönüşüyordu eller, güvenilmez oluyorlardı bu yüzden. Anlamları oluyordu; tabii hemen sonra da anlamsızlıkları.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 66)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 66)

“Hayat devam eder. Bazı çiçekler susuzluğa ve unutulmaya dayanır. Hayat her zaman devam eder, bunu herkes bilir.”

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
4 /