Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra

7,9/10  (59 Oy) · 
199 okunma  · 
44 beğeni  · 
1.896 gösterim
"Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. Nafile."
Bir intiharın çevresinde, insanlar...
O kızın intiharıyla birbirlerine yaklaşan...
Kendi içlerine ve geçmişe dalan...
Onu kaybetmenin acısıyla başka sevdiklerine eğilen...
Nasıl da mühimdir aşk sakarlıkları, sevgi ihmalleri; nasıl hayat kurtarır eşin-dostun bakım, onarımı...
Barış Bıçakçı'dan, yine usul usul edebiyat.

"Barış Bıçakçı'nın dingin, gösterişsiz, suskusundan güç alan öykülerinin son zamanlarda okuduğum en güzel öyküler arasında olduğunu söyleyebilirim. Ne anlattığı sanki önemli değilmiş, ama anlatım biçimi ve diliyle de sıradanmış gibi görünüyorsa size, okuma alışkanlıklarınızı adam akıllı gözden geçirmeniz gerekir."
-Semih Gümüş-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2008
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789750505850
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Sedat Aktaş 
11 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bu şehirde de geceleri duvarlara yazı yazarken bir şey gelip insanın bileğinden tutuyor,
tabii bu yüzden bazı harfler atlanıyor, sözcükler yanlış yazılıyor. sonuçta bu şehirde de çoğunluk aynı kanıyı paylaşıyor: anarşistler imla bilmiyor.
Yine de, her şeye her şeye rağmen, bu şehirde de birileri, insanlık tarihinin en başında yazılması, yazı yok muydu, çizilmesi, bağırılması gerekeni bir duvara yazıveriyor:
ne tanrı ne efendi!"

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
Cihan Mert 
17 Kas 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avucumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulum. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. kendi kendime, 'sanatçı tecrübe edinemeyen insandır', diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama sen şimdi karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünkü, olmadı işte. nafile."

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
Almira Talik 
14 Tem 21:26 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yolun Sonuna Doğru Haklı Çıktı Dostoyevski
"Anlıyorum gerçekten de..." Kütüphaneyi gösterdi, "Ama bak, yolun sonuna doğru haklı çıktı Dostoyevski. 'Her şeyi fazlasıyla anlamak hastalıktır,' demiş ya... Ben de hastalandım işte."

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 128 - İletişim Yayınları)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 128 - İletişim Yayınları)
seher 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ve ben bir adım atarak korkuluğa yaklaşacağım, saçlarımı balkondan aşağı sarkıtacağım, kendimi boşluğa bırakacağım. Yolda karşıma iyi niyetli biri çıkacak ve soracak olursa, aşağıdaki insanları gösterip, bir süre yere paralel gittikten sonra onlara anlayamayacakları şeyler anlattım, diyeceğim. Öyle olsun."

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
seher 
07 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Benim için artık bir şehirden, yaşadığın bir yerden nefret etmek kendini aşırı sevmek anlamına geliyor."

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 17)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 17)
Büşra Tan 
20 Tem 23:06 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Söze dönüşüyordu eller, güvenilmez oluyorlardı bu yüzden. Anlamları oluyordu, tabi hemen sonra da anlamsızlıkları.
Cesaretini toplayıp kendi ellerine bakıyordu Umut. Bakar bakmaz da ellerini ileri doğru uzatıp boşluğa itiyordu. Birini iter gibi değil hayır. Bir düşünceyi iter gibi.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış BıçakçıBir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı
Almira Talik 
14 Tem 21:21 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ruhsal Çözümleme
Oysa çok geçti, bilmiyordu ki çok geçti! Olan olmuştu... Böyle şeyler çocukken olur ve bir daha da silinmez. Terk edilmekten korkmak... Korktuğun şey başına gelince de kendini cezalandırmak... Böyle şeyler çocukken olur ve bir daha da silinmez.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 92 - İletişim Yayınları)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 92 - İletişim Yayınları)
Almira Talik 
14 Tem 21:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şarkının Ellerinde
"Ben hep bir şarkının ellerindeydim," diye fısıldadı Başak, "bu yüzden aranıza karışamadım."
Fısıltısı camda şekilsiz bir buğu olarak kaldı.

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 24 - İletişim Yayınları)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 24 - İletişim Yayınları)
a leaf 
01 Eki 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her şeyi yerli yerinde, tıkır tıkır işleyen bir hayat kurduğunda, o hayatı yerle bir edecek bir felaket kurgulamak da farz olur.
Bunu Abidin'e söylüyor.
''Doğru,'' diyor Abidin, ''insan yarattığını yok edebilmek de ister.''

Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 109)Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Barış Bıçakçı (Sayfa 109)
4 /
/ 1