Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?Celal Şengör

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.376
Gösterim
Adı:
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751038722
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitapevi
Baskılar:
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Türkiye bir bilim ülkesi değildir. Ürettiği bilim de birkaç kişisel istisna dışında dünya ölçeğinde tamamen ihmal edilebilir düzeydedir. Türkiye’nin bu bilim fakirliği, sanayisine ve ticaretine de yansımıştır. Özgün hemen hiçbir sanayi ürünü olmayan Türkiye; ticarette de, tarımda da gariban olup; örneğin yazılım oluşturmak gibi akıl ve bilgiden başka hiçbir sermaye istemeyen, son derece kolay ve getirisi büyük bir işi dahi yapamamaktadır. Türkiye’de (askerlik hariç) hemen hiçbir konuda bir ehil insanlar sınıfı yoktur. 
 
Bu korkunç cehalet denizini yaratanların arasında yaşamaya nasıl devam edebileceğiz? Atatürk Türkiyesi çoktan tarih olmuş, 1950’den beri kırsal kökenli zır cahil politikacılar elinde Osmanlı tüm dehşetiyle hortlamıştır. Ancak eskisinden çok daha hızlı gelişen dünyada yeni Osmanlı Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu kadar yaşamayacaktır. Aklımızı başımıza alıp, dünyayı yöneten bilgiyi edinip onu üretmeyi öğrenemezsek, bizlerin nesli bu yeni Osmanlı garibesinin parçalanarak tarih olduğunu ve Ön Asya’daki Türk varlığının silindiğini görecektir. 
 
Türkiye sonu pek feci bitebilecek olan bu cehalet temelli politikalarından derhal vazgeçerek aklını başına almalıdır.
Anadolu kasabasında bir kadıncağız yoldan geçerken susayan olur diye, camının önüne bir testi suyla bir bardak bırakırmış. Her normal insan gibi 'böyle insanların arttığı bir dünyada yaşamak' isteriz. Ancak Celal hoca olaya çok farklı bir açıdan bakarak düşündürecek sizi, toplumun değer yargılarının ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu sorgulatacak. "Kadıncağız mikrop dağıtmak için ideal bir yöntem bulmuş. Her susayanı aynı bardaktan içmeye mahkûm edeceğine, kapısına' isteyene su' diye yazsaydı iyi bir iş yapmış olurdu. Şimdi yaptığı, iyilik yapayım derken cehaletinden ötürü, kötülük yapmak olmuş." diye düşünmedi kimse. Yazar da tabii ki teyzeyi suçlamıyor bunun için ancak olayın sanıldığı kadar yüzeysel olmadığının farkına varmamızı istiyor.

Şengör aslında tam olarak bundan şikayetçi: Sorgulamadan, gerçeğini öğrenmeye çalışmadan en kısa yoldan inanmamız her şeye. Bu sitede, bu incelemeyi okuyan birçok kişi, zaten bunların bilincinde. Okuyor, soruyor, merak ediyor, araştırıyor. Hocamız da mikrobun doğasını bilmeme cehaleti için su veren kadıncağızı değil, ona bu imkanı vermeyen eğitim sistemini suçluyor.

Üniversitelerin, eskisi gibi değerli bilim insanları yerine itibarı yüksek kişilerce yönetilen ticarethanelere dönüştüğünü, Türkiye'de bilim değil; bilim kıyımı yapıldığını, dünya ülkeleri arasındaki yerimizi çok çok cesur ve biraz da mizahi bir dille anlatıyor.

Celal Şengör, kendisini televizyondaki bir programdan tanıdığım, o tatlış papyonundan vazgeçmeyen, sadece ülkemiz değil dünya için çok değerli bir bilim insanı, jeolog. Evrimle, tarihle, felsefeyle, dinlerle, bilimle ilgili pek çok makalesi bulunmaktadır. Bu kitap da seçilmiş olanların derlenmesinden oluşuyor.
Yurtdışında da tanınan ve birçok bilimsel çalışmaya imza atan Şengör, ne yazık ki bizlerce çok tanınmıyor. Ülkesini yurtdışında da bu kadar güzel temsil eden -hem de bilimsel konularda- bir profesörün kitaplarının okunması gerektiğini düşünüyorum. Sırada 'Newton Neden Türk Değildi?' var :)

Hocamızın deyimiyle, 'zır cahil' olmayın. Okuyun, okutun, merak edin, sorgulayın, araştırın, eleştirin.
''Medeniyet bir paradigma değildir (...) ''

Celal Şengör, takip etmekten keyif aldığım bir bilim adamı. Fikirlerine çok kıymet veriyorum ve gerçekçi olması dolayısıyla ondan nefret edenleri gülerek izliyorum.

Muazzam bir entelektüel birikime sahip olan Şengör, tane tane anlatmış. Bilimden, Türkiye'nin durumundan, gençlikten sitem etmiş. Çok değerli Fuat Sezgin Hoca'yı da anmış, hatırlatma yapmış. Çılgın bir başkaldırı adamı Celal Hoca. Her yazısında iğnelediği, gönderme yaptığı yerler ya da birileri mutlaka yer alıyor. O yüzden okuması daha keyifli geliyor bana. Arkadaş grubumuzda sık sık: ''Celal Hoca sen bizim pırlantamızsın'' dememize sebep oluyor :)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.103 Oy)17.491 beğeni39.509 okunma2.118 alıntı165.425 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.470 Oy)8.423 beğeni22.850 okunma1.455 alıntı105.632 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.826 Oy)7.366 beğeni20.628 okunma687 alıntı79.723 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.857 Oy)8.145 beğeni26.026 okunma627 alıntı126.710 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.533 Oy)5.811 beğeni15.249 okunma2.229 alıntı78.595 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.229 Oy)8.149 beğeni23.988 okunma1.899 alıntı102.486 gösterim
  • Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens
    8.8/10 (1.770 Oy)1.864 beğeni3.732 okunma1.668 alıntı31.630 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.255 Oy)5.361 beğeni18.152 okunma687 alıntı92.286 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.596 Oy)4.946 beğeni15.749 okunma821 alıntı54.364 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.004 Oy)12.476 beğeni31.756 okunma2.794 alıntı132.556 gösterim
Kitaptan önce Celal Şengör'den bahsetmek gerekir ki kendisini ülkemizdeki diğer araştırmacılardan ayıran en önemli özelliği yaptığı her işi ciddiyetle yapmasıdır. Gönülden bağlı olduğu Türk Silahlı Kuvvetlerinden bir komutanıyla telefonda konuşurken bile ayağa kalkması kendisinin ne kadar ciddi bir şahsiyete sahip olduğunu gösteriyor olsa gerek. Bunların dışında kendisinin vatan millet sakarya edebiyatı yapmadan ülkesine bu derece faydalı olabilmesi muazzam bir samimiyetin göstergesidir.
Kitabın, daha doğrusu Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde 2003-2007 arasında yayınlanan 39 adet yazısının içeriği genel olarak: Bilim yapın, yapamıyorsanız da yapanlara engel olmayın. Kendisinin elit tanımı (Toplumun bilgi düzeyi bir yerdeyse ve sen bunun çok üstündeysen, sen elitsin.) Türkiye'nin uzun zamandır hasretini çektiği bir topluluktur. 1946'dan bu yana gelen her hükumeti Türkiye'nin bilim yolunda ilerlemesinde bir engel olarak görüyor ki pek haksız sayılmaz. Değindiği çeşitli konuların yanısıra, makalelerinin çoğunda kendi tanıdığı elitleri okuyucuya tanıtmaya çalışması da gözden kaçmıyor açıkcası. Ancak bunu bir politikacı gibi değil kendisinin de hakkını verdiği bilim adamlığıyla yapıyor.
Celal Şengör, benim için çok saygıdeğer ve ilham verici bir bilim adamıdır. Bilimsel konularında dışında tarih, felsefe, biraz politika ve eğitim konularında da görüş beyan eder. Her görüşüne katılmıyorum elbette fakat özellikle elitizm temelinde yaptığı eğitim sistemi eleştirileri çok haklı. Bu kitapta da genellikle bilimsel eğitim konusunu işleyen ve 2003-2007 yılları arasında Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayınlanmış makaleleri derlenmiştir. Özellikle makalelerinin kısa ve öz oluşunu çok severim. Kolay da anlaşılır yazılardır. Bu kitaba benzer, Celal Şengör adıyla çıkan diğer derleme kitapları da bu blogda paylaşmıştım. Tamamını şiddetle tavsiye ederim.
Bütün gerçekleri bu kadar net ifade ettiği için bir teşekkürü borç bilirim kendisine. Bilim yolculuğundaki başarıları umarım aynı hızla devam eder. Muazzam, bilgi dolu bir kitap.
Bu gidişe acilen dur demedikçe, eğitimimizi ve medyamızı ıslah etmedikçe sonumuz pek korkunç olacaktır. Günün birinde gençliğin kendine idol seçtiği vur-kırdıcılar benzeri insanlar elinde hepimiz telef olacağız. Bundan emin olabilirsiniz.
Bilimin ne dini ne milliyeti ne ırkı ne de diğer herhangi bir bağlantısı vardır. Bilim, elindeki verilerle çelişmeyen sonuçları -daha sonra çıkabilecek verilerle yanlışlanana kadar- şimdilik kaydıyla 'doğru' ilan eder.
Avrupa kapılarında kralların ayağımıza geldiği günlerden bugün istenmeyen misafir durumuna düşürülmüş olan ülkemizin talihsizliği ise onu 60 yıldır okumuşların değil, Tayyip Beylerin yonetmesidir.halkimiz bir yolunu bulup bu acı kaderi değiştirene kadar Tayyip Beyler uygarlık değerleriyle alay etmeye ve ülkemizi ve milletimizi alay konusu yapmaya devam edeceklerdir.
Ögretmenlik mesleği ayağa düşürülmüş, üniversiteler, bu adı taşıyan bina sayısı arttığı halde tamamen ortadan kalkmış, eğitim ehil insan yaratmak yerine diplomalı cahil üreten bir fabrika haline getirilmiştir. Bunda da temel amaç, cahil kırsal kesimin hak etmeden ve emek harcamadan her şeye, başkalarını ve kendisini kandırarak ulaşma hırsını tatmin olmuştur.
Celal Şengör
Sayfa 54 - İnkılap yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751038722
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkılap Kitapevi
Baskılar:
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?
Türkiye bir bilim ülkesi değildir. Ürettiği bilim de birkaç kişisel istisna dışında dünya ölçeğinde tamamen ihmal edilebilir düzeydedir. Türkiye’nin bu bilim fakirliği, sanayisine ve ticaretine de yansımıştır. Özgün hemen hiçbir sanayi ürünü olmayan Türkiye; ticarette de, tarımda da gariban olup; örneğin yazılım oluşturmak gibi akıl ve bilgiden başka hiçbir sermaye istemeyen, son derece kolay ve getirisi büyük bir işi dahi yapamamaktadır. Türkiye’de (askerlik hariç) hemen hiçbir konuda bir ehil insanlar sınıfı yoktur. 
 
Bu korkunç cehalet denizini yaratanların arasında yaşamaya nasıl devam edebileceğiz? Atatürk Türkiyesi çoktan tarih olmuş, 1950’den beri kırsal kökenli zır cahil politikacılar elinde Osmanlı tüm dehşetiyle hortlamıştır. Ancak eskisinden çok daha hızlı gelişen dünyada yeni Osmanlı Cumhuriyeti, Osmanlı İmparatorluğu kadar yaşamayacaktır. Aklımızı başımıza alıp, dünyayı yöneten bilgiyi edinip onu üretmeyi öğrenemezsek, bizlerin nesli bu yeni Osmanlı garibesinin parçalanarak tarih olduğunu ve Ön Asya’daki Türk varlığının silindiğini görecektir. 
 
Türkiye sonu pek feci bitebilecek olan bu cehalet temelli politikalarından derhal vazgeçerek aklını başına almalıdır.

Kitabı okuyanlar 79 okur

  • Cankat Sayım
  • Özcan Aslan
  • Macide GÜNAY
  • Ömer Efeoğlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%2.8 (1)
8
%2.8 (1)
7
%0
6
%2.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0