Bir Tutam Aydınlık

·
Okunma
·
Beğeni
·
579
Gösterim
Adı:
Bir Tutam Aydınlık
Baskı tarihi:
Eylül 1998
Sayfa sayısı:
373
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754182576
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Bir Tutam Aydınlık
Bir Tutam Aydınlık
Bir Tutam Aydınlık, Aziz Nesin'in Aydınlık Gazetesi'nde, gazetenin yayımlanmaya başladığı 1 Mayıs 1993 tarihinden 27 Eylül 1993 tarihine dek yazdığı günlük başyazılardan seçtiklerini içeriyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Bana göre, Türk insanının gittikçe daha koyu,
gittikçe daha aşırı Müslümanlaşmasının baş nedeni,
gittikçe daha çok günah batağına saplanması,
gittikçe daha çok haram yemesidir. İnsan, günahını, işlediği haramı
başkalarından saklayabilir, ama kendinden saklayamaz;
kendisi bilir günahkar olduğunu. Günah işledikçe kendi suçundan,
Tanrı’nın cezalandırmasından, cehennemde yanmaktan korkusu artar.
İşte o zaman kurtuluşu aşırı, koyu dindar olmakta bulur.
Daha çok günah işledikçe, Tanrısını daha çok memnun etmeye çalışır.
Allah, cahiliye Araplarını sapıklıktan kurtarmak için İslam’ı göndermemiş midir?
Bütün günahkarlar, Allah’ın bağışlayıcılığına sığınırlar, kendi kurtuluşları için.

Türkiye’de ahlaksızlık, günah, haram, suç, sistemin gereği olarak gittikçe
arttığından, Allah’ı memnun etmek için günahlarından arınmak isteyenlerin Müslümanlığı, aşırılığı da artmıştır.

Yurtdışındaki Türk işçileri, ellerinde bile olmadan daha çok günah
işlediklerine inandıklarından, o büyük günahtan kurtulmak için,
Türkiye’de olduklarından daha da aşırı müslüman olmayı gereksinirler.

Büyük sermayenin, dünyadaki günahlarının kefaretini ödemek amacıyla
iyilik vakıfları kurmaları, sevap işlemeleri, öbür dünyaya gidince cennette
güzel manzaralı, çarşıya pazara yakın, ama gürültüden
uzak bir parsel -hem de büyükçe- kapmak için değil de niçindir?
Gerçek Müslüman oldukları için mi?
Gerçek Müslümandılar da, bu denli haramı, günahı, hırsızlığı, yasal yolla
vergi kaçakçılığını ve en önemlisi bu vahşi sömürüyü nasıl işlediler ve
hala işliyorlar ve daha da bu gidişle çok işleyecekler…

Bu konuda benim düşüncem bu.
Siz nasıl isterseniz öyle düşünün, yeter ki düşünün…”
Aziz Nesin
"Yine Düşünmek" başlıklı makalesinden, 22 Ağustos 1993 - Adam Yayınları,1994
"Herhangibir ülkede demokrasi adına, demokrasinin salt biçimselliği
uygulanır da, demokrasinin özü göz
ardı edilirse, daha başka bir anlatımla, 'demokrasi, çok partinin olması ve yurttaşların kendi özgür istençleriyle bu partilerden seçtikleri birine oy vermesi demektir' diye anlaşılırsa, demokrasinin özü olan demokratikleşme gerçekleşmeden de demokrasi olabilir anlayışı sürerse, o ülkede demokrasi, partilerin çok oy almalarıyla eşit olur.

Bizimki gibi olan, böyle demokratikleşmeden demokrasiyi uygulamaya kalkışan ülkelerde, yurttaşın oylarını kapmak için herşey yalan
üzerine kurulur. İktidar partisi de, ana muhalefet partisi de, yavru muhalefet partileri de bir yalan yarışına girerler.
Öyle ülkelerde politika yalan üretmekten başka bişey değildir. Ve partici politikacılar, yurttaşların oylarını daha
çok kapmak için, isteyerek istemeyerek, ellerinde olarak olmayarak amansız bir yalan yarışına girerler. Hangi parti daha çok, daha inandırıcı, daha kuyruklu yalan söylerse o parti iktidar koltuğunun
sahibi olur yada ortaklarından biri olur."
"...Tehlike üzerimize çullandı çullanacak...
Aymak zamanı ha geçti, ha geçiyor...
Bu tehlike, dinsel gericiliktir, bağnazlıktır, yobazlıktır, gericiliktir,
ortaçağı bile yaşamadan ortaçağ karanlığına gömülmektir;
üstelik 'Atatürkçüyüz! Atatürkçüyüz!' diye diye sürünerek,
inleye inleye akılcılıktan kaçıp gericilik batağında eriyip yok olmaktır.
Seni bu batağa sokanlar, seçtiğin kendi milletvekillerindir, bakanlarındır,
kendi hükümetindir. Bu demektir ki, sen yıllardır kendi kendini karanlık
bataklığına sürüklüyor ve kişiliğini, uygarlığını boğarak öldürüyorsun.


Ziyaret bahanesiyle türbeler açıldı, sesini çıkarmadın!
Tekkeler, zaviyeler açıldı, sesini çıkarmadın!
Tarikatlar, eskiden olduğundan daha da çoğaldı ve özgürleşti, sesini çıkarmadın! Borçlu olanın hacca gitmesi dince de yanlışken...
borçlu yoksul Türkiye'nin parasını kızgın Arap çöllerine savurmak için,
eskiden yasak olan hac yolunu açtılar, ses çıkarmadın!

Eğitim Birliği'ni bozmak için, İmam-Hatip liselerini sürekli açarak,
bu liselerde salt imam ve din görevlileri değil, hekim, mühendis, yargıç vb.
gibi toplum yönetiminin her katından insanlar yetiştirerek, anayasadaki laikliği
hiçe saydılar, sesini çıkarmadın! Kur'an kursları açtılar,
burdan çıkışlıları da lise eşdeğerli saymak istediler, sesini çıkarmadın!
Büsbütün alanı boş bulup azarak, demokrat yazarlarımızı kurşunladılar,
bombaladılar, sen sesini çıkarır gürültüler yaptınsa da sesini çıkarmadın!

Din dersi adı altında, salt Sünnilik mezhebi dersi olan din dersini
okullarda zorunlu ders yaptılar, sesini çıkarmadın!
Bir zamanlar korkularından Atatürkçü görünen yobazlar, şimdi
Atatürk'ü aşağılıyor, O'na karşı olduklarını açık açık söylüyorken
sen yine susuyorsun. Beklemesini bilen sinsi gericiler, asker okullarına,
Harp Okulu'na da İmam-Hatip çıkışlıları sokabilmek ve günün birinde
İmam-Hatiplilere İslamî ve askeri darbe yaptırmak için yasaları zorluyorlar
sen yine sesini çıkarmıyorsun!

Veee... Şimdi de özel ve resmî bütün öğrenci yurtlarına mescit
yapmak için hazırladıkları yönetmeliği Meclis'ten geçirmek için tartışıyorlar
ve sen hâlâ sesini çıkarmıyorsun! 'İbadetini yapmak isteyen öğrencilere
uygun yer ayrılması' bahanesiyle öğrenci yurtlarında mescitler açılacak,
ama sen sesini çıkarmıyorsun!

Tarihimizde gericilik yolunda atılmış hiçbir adım, bir parmak bile
alınamamıştır. Nereye götürüldüğümüz çok açık, çok belli.
Başka daha nasıl anlatmalı? Sana aptal olduğunu söylerken,
bu sözüm duyduğum derin ve büyük acının çığlığıydı.
Namık Kemal'in ağzıyla sana sesleniyorum:

Ey yareli şîr-i jiyan
Uyan, uyan bu hâb-i gafletten"
Aziz Nesin
Sayfa 35 - "Başka Nasıl Anlatmalı?" başlıklı makalesinden, 25 Mayıs 1993. - Aziz Nesin,Bir Tutam Aydınlık,Adam Yayınları,1.Basım Nisan 1994,s.35-36
"Ülkemizde çok kez gerçekçilikle karamsarlık birbirine karıştırılıyor. Ben, gerçekçi bir yazarım ama yazılarımı ve konuşmalarımı karamsar bulanlar var. Gökte tek yıldız bile görünmeyen zifirî karanlık bir gecede 'Aman, ne aydınlık!' demek yada 'Nasıl olsa sabah olacak, aydınlanacağız!' diye avunmak gerçekçilik değil, ne olduğunu söylemek istemediğim bir insanlık halidir. Öyle bir gecenin kapkaranlık olduğunu hem bilmeliyiz,
hem başkalarına da söylemeliyiz ki,
hep birden karanlıktan nasıl kurtulacağımızı düşünelim ve karanlıktan kurtulmanın yollarını arayalım. Ben karanlığın karanlık, aydınlığın aydınlık olduğunu söyleyen yazarlardanım."
Türk Milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır!"
Çocuğunu çalışkanlığa özendirmeye çalışan bir baba nasıl sırtını sıvazlayarak, "Benim çocuğum zekidir, çalışkandır!" derse, Mustafa Kemal de bu yöntemi kullanarak, Türk milletinin zeki, çalışkan olduğunu söylemiştir (...) bu sözleri Kurtuluş Savaşı'ndan sonra, Cumhuriyetin yeni kurulduğu dönemde söylediği unutulmamalıdır. Türkiye halkının, hem de Gazi Mustafa Kemal'in ağzından zeki ve çalışkan olduğunu duyarak moral kazanmaya gereksinmesi vardı.
Kurtuluş Savaşı'ndan yetmiş şunca yıl sonra, hâlâ aynı sloganları yenilemek, halkı yüceltmek ve kutsamak... Bu sloganları yenileyenler içtenlikliyseler önce kendilerini aldatmış, sonra da halkı kandırmış olurlar.
Bugün artık Türkiye insanın kendine gelmesi için sarılması, bunu sağlamak için de acı da olsa gerçekleri apaçık biçimde duyması, öğrenmesi gerektiği kanısındayım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Tutam Aydınlık
Baskı tarihi:
Eylül 1998
Sayfa sayısı:
373
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754182576
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Adam Yayınları
Baskılar:
Bir Tutam Aydınlık
Bir Tutam Aydınlık
Bir Tutam Aydınlık, Aziz Nesin'in Aydınlık Gazetesi'nde, gazetenin yayımlanmaya başladığı 1 Mayıs 1993 tarihinden 27 Eylül 1993 tarihine dek yazdığı günlük başyazılardan seçtiklerini içeriyor.

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Su
  • Berkant Oğuz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%20 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0