Bir Yazarın Öğleden Sonrası

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
312 gösterim
Bu anlatı, dünya içinde bir gezintiden sözediyor. Sanki hiçbir şey gerçekleşmiyormuş gibi olmasına rağmen: Çalışmayla geçen bir öğlen öncesinden sonra yazar yola koyulur; avlulardan, meydanlardan ve sokaklardan geçerek şehrin ortasına varır, oradan şehrin kenarına ve sonunda karanlık çoktan çöktüğünde, geceleyin tekrar evine döner. Ne var ki bu yol hep çift izlidir: Toplu bakış'a "sanki insan bunların hepsine bir arada bakarak, ağaçsız bir sahaya çıkıyordu", kendinden duyulan kuşku eşlik etmektedir; ve bugün yarınından emin olanın güvenliliğine, yazar için kendi karşı-dünyasının cisimlenişi olan kişilerin nefret dolu bakışları çarparlar. Kendisi gibi kenar-varlıkları olan, ona, tam da ona yönelik konuşan, onun katılımını isteyen ve olsa olsa onaylama ile yanıtlanan insanları tanırız. Ve onunla birlikte, aynı açılmış gözlerle, şeylerin kendilerini, ilk defa görüyorlarmış gibi göstermelerini görürüz; ve onunla birlikte, uzun süre sonra tekrar "çoktandır unuttuğu ürpermeyi" hissederiz.

Aralık ayının ilk günleridir, ışık öğleden sonrası güneşinden, akşam karanlığına ve ondan da geceye dönüşür. Topografyanın tamlığı, yazarın kendi kendisine olan açıklığına, kendi yasasını arayışının her karşıtını betimleyici bir oluruna bırakışına uygun düşer. Yazarın şehir ve kendi kendisi boyunca aldığı, uzun bir yoldur ve yazar bu yolu yaşama arzusundan başka bir şey olmayan bir serimleme arzusu ile tasvir eder.
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 1992
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789753730433
  • Çeviri:
    Mustafa Tüzel
  • Yayınevi:
    Ara Yayıncılık
  • Kitabın Türü: