Bir Yufka Yürekli

8,8/10  (16 Oy) · 
42 okunma  · 
17 beğeni  · 
287 gösterim
Dünyanın en büyük birkaç romancısından biri sayılan Dostoyevski'nin ünlü romanları yanında kısa ve uzun öyküleri de vardır ve bunlar da o ünlü romanları kadar değerlidir. İşte bu ciltte size onlardan ikisini sunuyoruz. Yufka yürekli, saf ve ölesiye iradesiz, ama delicesine de aşık bir gencin yürek parçalayıcı halini korkunç bir tahlil gücüyle anlatır yazar birinci öyküsünde. Onun yanında toplum içinde bencil ve düzenbaz bir soytarılıkla işini yürütmeye çalışan bir adamın kendinden de düzenbaz bir şefin oyunu karşısında yere serilişi, ilk öykü ile tam bir çelişki halindedir.
DUA 
27 Eki 2017 · Kitabı okudu

Eğer çok aşırı mutlu olduğunuzu düşünüyorsanız, gözleriniz ışıl ışıl parlıyorsa, kalbiniz küt küt atıyor ve o sevgilinin size layık olmadığını düşünüyorsanız korkun çünkü sizde mutluluktan delirebilirsiniz.

Pınar Yiğitcan 
11 Şub 10:20 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Vasya Şumkof adında yufka yürekli bir delikanlının hikayesi. Bu delikanlı fazla iyimser ve başkalarını mutlu etmek adına çok çabalayan çalışan ve bir o kadar da iradesiz birisi.Telaşlı, kasvetli, panik yapısı onu deliliğe sürükler.
Yazarın çok güzel psikolojik analistlerine rastlıyorsunuz.
Geçenlerde şu iletiyi okudum;#27177470 /> "Psikolokların psikoloğu"
Gerçekten günümüz psikolokları biraz Dostoyevski okumalı naçizane.

Kitaplara Fısıldayan Kız 
 02 Oca 01:44 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Adı üstünde; yufka yürekli bir adam hakkında yazılmış bir kitap. Çok naif, sevgi dolu, ama kendine güveni olmayan bir adam. Öyle ki kendine güvensizliğinden ötürü başına gelenleri tahmin edemedim. Açıkçası ben başka bir sonla tahmin ediyordum. Bu kadar tükenmişlik sendromu çok geldi bana. Sonunda üzüldüm ama Dostoyevski yazdı ise bir bildiği vardır mutlaka. Ah Vasya ah, çok mutluluktan deliren de varmış... Her şeyin fazlası zarar diye boşuna dememişler.
2 saat içinde bitirilebilecek kısa bir öykü olmuş. Rus edebiyatı güzeldir, keyifle okumalar. :)

Ufuk senem 
01 Kas 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir yufka yürekli Nietzsche’ nin “hayatta bir şey öğrendiğim tek filozof “ sözüyle nitelediği Dostoyevski ‘ nin ilk öykülerinden birisidir. Vasya Şumkof ansızın hayatına dokunan mutluluk eylemi ile karşılaşacaktır, karşılaştığı bu eylemi en yakın dostu Arkadi İvanoviç ‘ e anlatırken geçen zaman Vasya ‘ nın anlamak üzerine giriştiği yolda kavrayamadığı şeyle, geçmiş ve gelecek arasında kurduğu bağın pürüzleriyle, acı ve dokunaklı bir karşılaşma yaşayacaktır. Bir makara gibi geriye saran zaman vasya için bir yok oluştur artık. Gelişigüzel olanla, kurgulanan arasındaki çatışmanın izleri, parçalanan öznenin her bir parçasında görülecektir. İyi olanın getirdiği, gerçeğin nerede olduğu, umut kavramı bir yol mu ? yolsa nerede olduğu ? Vasya Şumkof un ürkek, saf, insancıl yanında vücut bulacaktir. İnsanın mutluluk kavramı ile aradığı sonrasız, yanılsamacı bu çaba, modernleşen çağda bir anlam arayışı olarak okunabilir. Benlik yitimini resmeden bir eser olan Bir Yufka Yürekli tiyatro sahnesine Ufuk Senem tarafından 2017 yılında “Mutluluk Kapının Ardındaydı – Bir yufka yürekli” olarak uyarlanmıştır.
Gerçeklikten kopuşun sınırlarında dolaşan Vasya’ nın trajedisi bize neyi anlatıyor acaba ?

Pavel Fyodoroviç Smerdyakov 
 01 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

1848 yılında yayımlanan Dostoyevski eseri, Bir Yufka Yürekli. Bir romandan ziyade bir Novella. Varlık Yayınları'ndan okuduğum bu basımda, iki hikaye mevcuttu: Bir Yufka Yürekli ve Soytarı.

Bir Yufka Yürekli; aynı dairede çalışan, hatta aynı evde yaşayan, iki dostun, Vasya Şumkof ve Arkadi İvanoviç'in, hikayesini bizlere sunuyor. Daha doğrusu Vasya'nın başından geçen olayların Vasya'yı ve çevresindekileri nasıl etkilediği ele alınıyor. Bir gün 'nişanlandım' diyecektir eve girdiğinde Vasya. Ancak bundan önce dostu ve ev arkadaşı olan Arkadi, onunla uğraşmaya bayılır. Koskoca adamlar bildiğiniz güreşe tutuşur. Çocuklar gibi yıkışmaya başlarlar. Ta ki Vasya hareketsiz kalıp buna son vermek isteyene kadar. Çünkü artık o sorumluluğu olan biri. Nişanlı biri artık. Ah ne geldiyse zaten başına bundan geldi zaten!

Dostoyevski, kitapta 'minnettarlık' kavramından bahseder, Vasya'nın delirme süreci içerisindeki en
büyük etken olarak. Peki neden Vasya minnettarlık sonucunda deliriyor? Minnetarlık sebebiyle delirmek mümkün müdür? Vasya'nın bedensel olarak engeli var. Ve bu, gerek çalıştığı yerdeki amirine, gerek nişanlandığı kadına karşı minnet hisleri duymasını engelleyemiyor. Layık olmak zorunda sahip olduğu nişanlısına ve layık olmak zorunda yaptığı işe. Layık olamama düşüncesidir işte Vasya'yı delirten, yetersiz, eksik görülme düşüncesi.

İkinci kısa öykü olan Soytarı, çok fazla etki bırakmadı üzerimde açıkçası. Düzenbaz olan bir soytarının, efendisi konumundaki birini tokatlamaya çalışırken, asıl tokadı kendisinin yemesi konu olarak baz alınmış.

Ummuhanynr 
 10 Ara 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Arkadi , arkadaşı Vasya ile yaşadıkları evin tasvirini yaparken hikayenin genel ruh haline okuyucuyu hazırladığını fark ederek boğuk, hüzünlü her an bir dramla karşılaşacakmışım gibi okumaya başladım. Okurken Vasya’nın yaşadıkları, naifliği ve hissiyatı beni o hüzünlü atmosferiyle sıcacık sardı. Sonlara doğru minnet duygusu sebebiyle delirdiğinin anlatıldığı sayfaları okurken hıçkırıklarla ağlayarak bitirdiğim kitaptır. Henüz varlığını bile bilmediğim, tanıyamadığım Vasya gibileri kaybetmek belki de asıl beni hüzne boğan. Vasya gibi naif insanların artması ve delirmeden, huzurla yaşayacakları bir dünya dileğiyle.

Kitaptan 8 Alıntı

Pınar Yiğitcan 
10 Şub 21:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

"Sen iyi ve yufka yürekli bir adamsın ama zayıfsın, affedilemez derecede zayıfsın. "

Bir Yufka Yürekli, Dostoyevski (Öteki yayınları)Bir Yufka Yürekli, Dostoyevski (Öteki yayınları)
Kitaplara Fısıldayan Kız 
01 Oca 23:17 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Ben de sizi sevebilirim, fakat Vasili Petroviç, biliyorsunuz ya, ben yoksul bir kızım, kimseyi sevmeye cesaret edemiyorum.

Bir Yufka Yürekli, Dostoyevski (Sayfa 11 - Oda Yayınları)Bir Yufka Yürekli, Dostoyevski (Sayfa 11 - Oda Yayınları)

"... şunu itiraf etmek isterdim:
Bana öyle geliyor ki, ben hiçbir zaman kendimi tanımadım."

Bir Yufka Yürekli, Dostoyevski (Sayfa 45)Bir Yufka Yürekli, Dostoyevski (Sayfa 45)

Ama ne kötü huyum vardır ya! Varımı yoğumu soyup alırlar, ben de tutar, geri kalanını gönülden bağışlarım!

Bir Yufka Yürekli, DostoyevskiBir Yufka Yürekli, Dostoyevski

İşte o , öyle olmuyor ..
Dedim ya, mutlu olduğun için herkesin mutlu olmasını istiyorsun. Bu mutluluğuna layık bir şekilde hareket etmek, hatta belki de vicdanını yatıştırmak için kahramanlık yapma ihtiyacı duyuyorsun.

Bir Yufka Yürekli, DostoyevskiBir Yufka Yürekli, Dostoyevski

Vasya kendi vicdanı karşısında kendini suçlu buluyordu, talihine karşı kendini nankörlükle suçluyordu, kendine yakıştıramadığı bu kadar büyük bir mutluluk onu ezmiş, içini allak bullak etmişti. Sonunda, mutsuz olmak için durmadan hastalıklı bir biçimde vesileler arayarak kendini yiyordu.

Bir Yufka Yürekli, DostoyevskiBir Yufka Yürekli, Dostoyevski