Bir Yufka YürekliDostoyevski

·
Okunma
·
Beğeni
·
648
Gösterim
Adı:
Bir Yufka Yürekli
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754340570
Çeviri:
Yaşar Nabi Nayır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Dünyanın en büyük birkaç romancısından biri sayılan Dostoyevski'nin ünlü romanları yanında kısa ve uzun öyküleri de vardır ve bunlar da o ünlü romanları kadar değerlidir. İşte bu ciltte size onlardan ikisini sunuyoruz. Yufka yürekli, saf ve ölesiye iradesiz, ama delicesine de aşık bir gencin yürek parçalayıcı halini korkunç bir tahlil gücüyle anlatır yazar birinci öyküsünde. Onun yanında toplum içinde bencil ve düzenbaz bir soytarılıkla işini yürütmeye çalışan bir adamın kendinden de düzenbaz bir şefin oyunu karşısında yere serilişi, ilk öykü ile tam bir çelişki halindedir.
Esasen ne kadar tuhaf bir ülkede yaşadığımın ayırdına varalı çok olmadı. Her şey o kadar hızlı gerçekleşiyor ki durup düşünmeye dahi vakit bulamadığım çok oluyor. Baylar tüm samimiyetimle itiraf etmek zorundayım ki bütün uyuşukluğum, olayların ardına geçip acımasızca ittiren zamanın suçudur.

Tuhaf ülkem işte, hangi hassas yerine değinecek olursam olayım biliyorum ki sayfalarca cümle, sayfalarca paragraf o dikkatin tümüyle o yere yoğunlaşmasına yetmeyecek hatta o hassasiyetin sağlanmayacağını da biliyor gibiyim. Bundan yıllar sonrasında bile muzdarip olduğum hadiseler yine yeniden gerçekleşecekmiş gibi geliyor bana.

Vatan nedir? Anne nedir? Toprak, asker, kahraman, bayrak…? Bu kelimeler zihnimize düştüğünde muhakkak bir çağrışıma yol açıyordur ama gerçekten dolu mu içleri ya da şöyle mi sormalıyım bilmiyorum içlerindeki var olan anlam bizlere ne ifade ediyor… Benim nazarımda en tehlikeli kelimelerdir bu saydıklarım ve şu an aklıma gelmeyen birtakım kelimeler. Hani denir ya “Anahtar Kelimeler” diye. İşte bu "Anahtar Kelimeler". Anahtar Kelimeler sözcüğünün aklımdaki anlamını sıfırlıyor ve şu vaziyetiyle burada doldurduğum anlamı ile kaydediyorum hafızama.

Fark ettiniz mi bilmiyorum ama dikkat buyurmanızı rica edeceğim; bir kelimeye anlam yüklemek ne kadar da kolay değil mi? O kelimelere anlam yükleyip ardından kutsallaştırıp sorgulanamaz hale gelene değin bekleyecek miyiz, sanırım bekleyeceğiz. Belki de Estragon ve Vladimir’in Godot’yu beklediği gibi. Şüpheye düşeceğiz, ne zaman bu kelimelere bu anlamlar yüklendi de biz fark etmedik diye...

Şimdi asıl meseleye gelelim, böylesine uzun bir (saydım tam dört paragraf) girizgâhı yalnızca Dostoyevski için yapabilirdim. Usta yazarımız da, dünyanın bekası için bazı anahtar kelimelerin içini çok güzel doldurmuştur. Soyluluk, vicdan, kişilik, ahlak, suç ve bunun gibi bir sürü kelime. Kitap okuyan bir okurun vicdan dendiğinde aklına Raskolnikov, ahlak dendiğinde Alyoşa gelmiyorsa bu kelimelerin içi henüz dolmamış demektir. Sadece kelimeler mi, elbette hayır lakin Psikanaliz alanına öncülük ettiğinden falan da bahsetmek istemiyorum.

“Bir Yufka Yürekli” öyküsünde sıradan bir adamın, Dostoyevski etkisiyle, seçkinleşmesine tanıklık ediyoruz. Gogol’un bizi Akakiy’den haberdar ettiği gibi Dostoyevski de Vasya’nın yufka yüreğine odaklıyor bizi. Odaklıyor ama kafada deli sorular…

Mutluluk nedir? Her insana mutluluk iyi gelir mi? Öncelikle uyarmak isterim sizi, bu gibi soruları Dostoyevski’nin karakterleri üzerinden yanıtlamak okurunu, büyük bir yanılgıya götürebilir. Çünkü onun karakterleri hayatları boyunca acı, hüzün, çaresizlik gibi hoş olmayan hissiyatlarla boğuştukları için mutluluk anı gelip çattığında delirmeleri pek ala mümkün olur. Bu duruma şaşmamak gerek, ana karakterler naif, namuslu, soylu ve ahlaklı olduğundan yok yere, üstelik mutluluğun gelip çattığı anda işini iyi yapamadığı paranoyasına düşüp onları askere alabileceği korkusuyla var olan düzenlerini de kaybedebilirler. Bu hep olur. (Esaretin Bedeli Red'ten; "Bu hep olur!")

Çok kısa iki öykü var zaten kitapta. Şimdi kısa bir kitaba çok uzun bir yazım oluşturarak tezatlık oluşturmakta istemem. İlk öykü yukarıda açık ettiğim gibi “Bir Yufka Yürekli”dir, ikincisi ise Soytarı adlı bir memurun ava giderken avlanmasının anlatıldığı yine gayet okunası ve güzel bir öyküdür.

Son olarak; sitede Teşekkürlerin de bir değeri kalmadı gibi geliyor bana. Konumuza istinaden burada Teşekkür kelimesinin içi de farklı dolduruluyor demek istemiyorum ama gidişat o yönde. Bir etkinlik ardından teşekkürler, methiyeler… Yanlış anlaşılmasın karşı değilim lakin bir yerden sonra prosedüre dönmeye başlıyor. Teşekkürün prosedüre dönüşmesini beklemeden samimi içten nice teşekkürlere diyerek Dostoyevski etkinliği sahiplerine şükranlarımı sunuyor, herkese keyifli okumalar diliyorum.
Eğer çok aşırı mutlu olduğunuzu düşünüyorsanız, gözleriniz ışıl ışıl parlıyorsa, kalbiniz küt küt atıyor ve o sevgilinin size layık olmadığını düşünüyorsanız korkun çünkü sizde mutluluktan delirebilirsiniz.
Vasya Şumkof adında yufka yürekli bir delikanlının hikayesi. Bu delikanlı fazla iyimser ve başkalarını mutlu etmek adına çok çabalayan çalışan ve bir o kadar da iradesiz birisi.Telaşlı, kasvetli, panik yapısı onu deliliğe sürükler.
Yazarın çok güzel psikolojik analistlerine rastlıyorsunuz.
Geçenlerde şu iletiyi okudum;#27177470
"Psikolokların psikoloğu"
Gerçekten günümüz psikolokları biraz Dostoyevski okumalı naçizane.
Nietzsche’nin hayatta bir şey öğrendiğim tek filozof sözüyle nitelediği Dostoyevski’nin ilk öykülerinden biri olan Bir Yufka Yürekli, aynı çatı altında yaşayan candan iki dostun "Arkadi İvanoviç ve Vasya Şumkov" trajediyle biten bir hikayesidir. 


kimileri büyük işler görmek için dünyaya gelmişler; kimileri de, benim gibi, küçük işler görürler. Fakat senden gönül borcu beklerseler, senin de elinden gelmezse…


Hiçbir zaman nankörlük etmedim. Düşüncemi anlatabilmekten yoksun olsam da gene duyumsuyorum ki… Bugün nankörlük etmiş görünebilirim, işte beni yerle bir eden de asıl budur, bu düşüncedir.


Dedim ya; mutlu olduğun için herkesin mutlu olmasını istiyorsun. Bu mutluluğa yaraşır bir biçimde hareket etmek, hatta belki de vicdanını yatıştırmak için, kahramanlık gereksinimleri duyuyorsun. İşte o yüzden çaba harcamak ve biraz abartmakla söylediğin gibi, gönül borcunu belirtmek gerekirken bunu yapmadığın için kendi kendine işkence ediyorsun…

Dostoyevski’nin genelde karakterlerinde kullandığı ruh hali düzensiz olan karakterler, kişiliklerinde uyumsuzluk, takıntısı yüzünden bazı şeyleri yitirmiş kimseleri... bu öyküsünde de görebilirsiniz. Bu karakterleri romanlarında ve öyküsünde çok daha iyi kullanan Dostoyevski, çok büyük eserlere imza atmış... Her ne kadar Dostoyevski gibi bir yazarı inceleyecek veya yorumlayacak biri olmasamda, Bir Yufka Yürekli deki öykü için böyle düşünüyorum.
İki çelişkili uzun öykü. Yufka yürek ve soytarı hikayeleri. İlkinde Vasya ve Arkadi ile iki gerçek dost. Samimi, yufka yürekli, gerçekçi iki arkadaş. İkincisinde Osip Mihayloviç adında bir düzenbaz, soytarı ve ondan daha düzenbaz ve hilekâr şefi Todor Nikolayeviç .

Yufka Yürek'deki Vasya. Beni üzen Vasya. Sorumluluğu, sevgiyi bilen adam. Omzunun biri fiziksel açıdan düşük olmasına rağmen nişanlanıp evlenecek iken psikolojinin geldiği noktaya bak. Sevdiği kadın Liza saç buklesini yollamıştı mektubun arasında, onu akıl hastanesi aracında Arkadi'ye verip hüzne boğdun. Vasya'ya ufacık bir sorumluluk verilir, kendisi bir şairdir. Bunu yetiştirmesi gereken zamanda yetiştiremez ve bu olay onun psikolojik yaralar almasına sebep olur. Öyle ki çoğu memur onunla dalga geçer büyütecek ne vardı diye. Salıvereydin gideydi derler. Onların bu sorumsuzluğu karşısında Vasya bir güneş gibi parladı gözümde. Arkadi ise her zaman yanında, sıcacık bir dosttu. Onunla ilgili tahlilleri her zaman yerindeydi. Bu o kadar iyi tahlil ki altı çizilecek cinsten. 46. sayfada şunları söylüyor. "Vasya kendi vicdanı karşısında kendini suçlu buluyordu, talihine karşı kendini nankörlükle suçluyordu, kendine yakıştıramadığı bu kadar büyük mutluluk onu ezmişti, içini allak bullak etmişti. Sonunda, mutsuz olmak için durmadan hastalıklı bir biçimde vesileler arayarak kendini yiyordu, kanıtı da şuydu ki, dünden beri doģal halini bulamamıştı." Arkadi'den yerinde tespitler. Vasya, Liza'yla mutluluğunu kendine hakaret olarak algılayıp bunu kendine verilen ödev sorumluluğuyla birleştirince bir gün kendini asker sanmaya başladı. Akıl hastanesinin yolunu tuttu.

Osip Mihayloviç ise Şener Şen filmlerindeki bir gün Amerika'dayken repliklerinden fırlamış adam. Ahaliyi toplayıp şefiyle birbirini nasıl dolandırdıklarını anlatıp mutlu olan cinslerden. Alaya alınmayı bir o kadar seviyor kendi kendini alaya almadan duramıyor. Bir satırında ilk hikayeye atıf yapıp yufka yürekli olduğunu söylüyor. Bu kadar düzenbaz bir adamın böyle olmayacağını bildiğimizden iki hikâyedeki zıtlığı Dostoyevski göstermek istiyor. Dosto'nun kaleminden çıkmış akıl dolu şaheserlerden biri daha bu kitap.
Adı üstünde; yufka yürekli bir adam hakkında yazılmış bir kitap. Çok naif, sevgi dolu, ama kendine güveni olmayan bir adam. Öyle ki kendine güvensizliğinden ötürü başına gelenleri tahmin edemedim. Açıkçası ben başka bir sonla tahmin ediyordum. Bu kadar tükenmişlik sendromu çok geldi bana. Sonunda üzüldüm ama Dostoyevski yazdı ise bir bildiği vardır mutlaka. Ah Vasya ah, çok mutluluktan deliren de varmış... Her şeyin fazlası zarar diye boşuna dememişler.
2 saat içinde bitirilebilecek kısa bir öykü olmuş. Rus edebiyatı güzeldir, keyifle okumalar. :)
Bir yufka yürekli Nietzsche’ nin “hayatta bir şey öğrendiğim tek filozof “ sözüyle nitelediği Dostoyevski ‘ nin ilk öykülerinden birisidir. Vasya Şumkof ansızın hayatına dokunan mutluluk eylemi ile karşılaşacaktır, karşılaştığı bu eylemi en yakın dostu Arkadi İvanoviç ‘ e anlatırken geçen zaman Vasya ‘ nın anlamak üzerine giriştiği yolda kavrayamadığı şeyle, geçmiş ve gelecek arasında kurduğu bağın pürüzleriyle, acı ve dokunaklı bir karşılaşma yaşayacaktır. Bir makara gibi geriye saran zaman vasya için bir yok oluştur artık. Gelişigüzel olanla, kurgulanan arasındaki çatışmanın izleri, parçalanan öznenin her bir parçasında görülecektir. İyi olanın getirdiği, gerçeğin nerede olduğu, umut kavramı bir yol mu ? yolsa nerede olduğu ? Vasya Şumkof un ürkek, saf, insancıl yanında vücut bulacaktir. İnsanın mutluluk kavramı ile aradığı sonrasız, yanılsamacı bu çaba, modernleşen çağda bir anlam arayışı olarak okunabilir. Benlik yitimini resmeden bir eser olan Bir Yufka Yürekli tiyatro sahnesine Ufuk Senem tarafından 2017 yılında “Mutluluk Kapının Ardındaydı – Bir yufka yürekli” olarak uyarlanmıştır.
Gerçeklikten kopuşun sınırlarında dolaşan Vasya’ nın trajedisi bize neyi anlatıyor acaba ?
Arkadi , arkadaşı Vasya ile yaşadıkları evin tasvirini yaparken hikayenin genel ruh haline okuyucuyu hazırladığını fark ederek boğuk, hüzünlü her an bir dramla karşılaşacakmışım gibi okumaya başladım. Okurken Vasya’nın yaşadıkları, naifliği ve hissiyatı beni o hüzünlü atmosferiyle sıcacık sardı. Sonlara doğru minnet duygusu sebebiyle delirdiğinin anlatıldığı sayfaları okurken hıçkırıklarla ağlayarak bitirdiğim kitaptır. Henüz varlığını bile bilmediğim, tanıyamadığım Vasya gibileri kaybetmek belki de asıl beni hüzne boğan. Vasya gibi naif insanların artması ve delirmeden, huzurla yaşayacakları bir dünya dileğiyle.
Dostoyevski; 'Yufka Yürek' adlı kısa öyküde minnet, bağlılık, sevgi, aşk konularını işlemiştir. Vasya Şumkov minnet duygusuna o kadar bağlı kalmıştır ki verdiği sözü yerine getirememek Vasya'ın akıl sağlığının bozulmasına neden olmuştur. Vasya'ın arkadaşını Arkadiy İvanoviç Nefedoviç onun sağlığı için endişelenmiş, bu durumun çözümlenebileceği birçok kez belirtmiş olmasına rağmen yine de bu duruma engel olamamıştır.

Vasya'nın işini aksatmasının nedeni ise; Liza adında bir kıza aşık olması, onu sık sık ziyaret etmesi neticesinde görevini yerine getirememiş, görevini yerine getirememesinden dolayı ruhsal olarak çöküntü yaşamıştır.

'Yufka Yürek' öyküsü Can Yayınları baskısında birden fazla öyküyü içinde barındırmaktadır. Bunlar;

* Dokuz Mektuplu Roman
* Bay Proharçin
* Ev Sahibesi
* Yufka Yürek (Mutluluğun Kıyısında, Bir Yufka Yürekli)
* Başkasının Karısı ve Yatağın Altındaki Koca
* Dürüst Hırsız
* Çam Ağacında Bir Düğün

Bu öykülerden okuduklarınız varsa tekrar okumanıza gerek yok.
1848 yılında yayımlanan Dostoyevski eseri, Bir Yufka Yürekli. Bir romandan ziyade bir Novella. Varlık Yayınları'ndan okuduğum bu basımda, iki hikaye mevcuttu: Bir Yufka Yürekli ve Soytarı.

Bir Yufka Yürekli; aynı dairede çalışan, hatta aynı evde yaşayan, iki dostun, Vasya Şumkof ve Arkadi İvanoviç'in, hikayesini bizlere sunuyor. Daha doğrusu Vasya'nın başından geçen olayların Vasya'yı ve çevresindekileri nasıl etkilediği ele alınıyor. Bir gün 'nişanlandım' diyecektir eve girdiğinde Vasya. Ancak bundan önce dostu ve ev arkadaşı olan Arkadi, onunla uğraşmaya bayılır. Koskoca adamlar bildiğiniz güreşe tutuşur. Çocuklar gibi yıkışmaya başlarlar. Ta ki Vasya hareketsiz kalıp buna son vermek isteyene kadar. Çünkü artık o sorumluluğu olan biri. Nişanlı biri artık. Ah ne geldiyse zaten başına bundan geldi zaten!

Dostoyevski, kitapta 'minnettarlık' kavramından bahseder, Vasya'nın delirme süreci içerisindeki en
büyük etken olarak. Peki neden Vasya minnettarlık sonucunda deliriyor? Minnetarlık sebebiyle delirmek mümkün müdür? Vasya'nın bedensel olarak engeli var. Ve bu, gerek çalıştığı yerdeki amirine, gerek nişanlandığı kadına karşı minnet hisleri duymasını engelleyemiyor. Layık olmak zorunda sahip olduğu nişanlısına ve layık olmak zorunda yaptığı işe. Layık olamama düşüncesidir işte Vasya'yı delirten, yetersiz, eksik görülme düşüncesi.

İkinci kısa öykü olan Soytarı, çok fazla etki bırakmadı üzerimde açıkçası. Düzenbaz olan bir soytarının, efendisi konumundaki birini tokatlamaya çalışırken, asıl tokadı kendisinin yemesi konu olarak baz alınmış.
"Sen iyi ve yufka yürekli bir adamsın ama zayıfsın, affedilemez derecede zayıfsın. "
Dostoyevski
Öteki yayınları
Çünkü bilirsin ya ev her şey demektir; güzel odalar… Orada hemen insanın gönlü şenlenir, yüreği genişler!
Dostoyevski
Varlık Yayınları
Bilme olanaksızlığının kesinlik kazandığı, hiçliğin tek gerçek, çaresiz umutsuzluğun biricik tutum olarak göründüğü bu altüst olmuş dünyadan.....
Kardeş, yüreğimde öyle bir rahatlık var ki, yaşam öyle tatlı görünüyor ki bana.
Dostoyevski
Varlık Yayınları
Ben de sizi sevebilirim, fakat Vasili Petroviç, biliyorsunuz ya, ben yoksul bir kızım, kimseyi sevmeye cesaret edemiyorum.
Dostoyevski
Sayfa 11 - Oda Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Yufka Yürekli
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754340570
Çeviri:
Yaşar Nabi Nayır
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Dünyanın en büyük birkaç romancısından biri sayılan Dostoyevski'nin ünlü romanları yanında kısa ve uzun öyküleri de vardır ve bunlar da o ünlü romanları kadar değerlidir. İşte bu ciltte size onlardan ikisini sunuyoruz. Yufka yürekli, saf ve ölesiye iradesiz, ama delicesine de aşık bir gencin yürek parçalayıcı halini korkunç bir tahlil gücüyle anlatır yazar birinci öyküsünde. Onun yanında toplum içinde bencil ve düzenbaz bir soytarılıkla işini yürütmeye çalışan bir adamın kendinden de düzenbaz bir şefin oyunu karşısında yere serilişi, ilk öykü ile tam bir çelişki halindedir.

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • Çağan Ülküden
  • Kerem Derviş
  • Erdem Toprak
  • Mahir...
  • B
  • SihirliFlut
  • Fyodor Amcaaaa
  • Sultan
  • Alperen
  • Mehmet Can Özen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (11)
9
%20 (7)
8
%25.7 (9)
7
%20 (7)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%2.9 (1)
1
%0