Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler İle

7,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
26 gösterim
Yürüyordu Baba Erenler refiki ile bir sırr-ı müstakim’de ve tefekkür eyliyorlardı birbirlerindeki kendileriyle. Mucize görmeden imana ve de imam’a gelmişlerdi. Tane tane dizilmişlerdi tesbih gibi ve de serdeki imameyi tesbih ediyorlardı amma bizler onların tesbihini anlayamıyorduk bir türlü. Yola düştüklerinde kadem basmışlardı turaba. Âdemi bir kademdi demleri. Cevelan eder iken aynı anda sücûd ediyorlardı Turab’daki Rabb’a. Harab düşer iken azamet-i rabb`da, yetişmiş idi o vakit Ebu Turab da imdada. Yezdani bir şiir dökülüvermişti dehan-ı fiir-i Yezdan’dan. Amma kıpırtısızdı, tevhid idi lebleri. Lakin dürülü ve de bükülü sedası sığmıştı kalplerine Baba Erenler ile Refik’inin. Bir acaib seyrana dûçar olmuşlardı. Sedasından seyrana oradan seyr-i an’a iktida olmuşlardı. İptidası idi intiha bu iktidanın. Seyr, ana sırdan nüzul etmişti Turab’daki Ebu’ya erenlere. Ol sebeple Ebu’ya erenlere, Baba Erenler denildi. Baba’nın çocuğuydu bu erenler ve babanın sırrıydı, çocuk..

Kitaptan 1 Alıntı

Sükût-u Harf (İlâhi bir mecâzdır âşk)
"Külli nefsin zaikatül mevt"* diye mırıldandı kendi kendine. Dudağında sırlı bir tebessümle düşünce aynasını sırlayan sessiz harflerini seyretti Fazl. "Külli nefs mevtaları tadar. Ölüm kül olunca, nefs kül kesilir, soluklaşır, renksizleşir. Varsın soluk olsun nefes, olsun ki soluk alsın, nefes alsın ve nefes olsun ve gül kesilsin bu kez. Öyleyse ölümden korkmak niye".
* Her nefs ölümü tadacaktır. (Enbiya; 35)

Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler İle, Hüseyin Albayrak (Sayfa 23 - DHARMA)Bir Yürüyüş Eyledik Baba Erenler İle, Hüseyin Albayrak (Sayfa 23 - DHARMA)