Birand/ Bir Ömür Ardına Bakmadan

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.089
Gösterim
Adı:
Birand/ Bir Ömür Ardına Bakmadan
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750715679
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bundan kırk sene önce, dış haberleriyle Türkiyeye Avrupanın gündemini getirdi; 32. Günle, yaklaşık otuz senedir siyasetin nabzını tutuyor. Yazdığı kitaplarla, çektiği belgesellerle yakın tarihimize ayna tuttu. Tabuları yıkarak Abullah Öcalan ve M. Ali Ağcayla; Thatcher, Mitterrand, Arafat gibi yaşadıkları döneme damgasını vurmuş politikacılarla röportajlar yaptı. Haber programları, otuz beş yılı bulan köşe yazarlığı, araştırmalar... Kazandığı sayısız ödül ve adının üstünde kopan fırtınalar... O hâlâ zirvede; en çok izlenen haber bülteninin anchormani olarak hemen her gün milyonların karşısına çıkıyor. Ancak çok azı, ekrandaki adamın ardındaki hikâyeyi bilir. Bebek yaşta babasız kaldığını; talihsiz bir kaza sonucu, çocukluğunu ve gençliğini ameliyatlarla geçirdiğini; zorluklar içinde büyüyerek kendini yoktan var ettiğini... Defalarca mayınlı tarlada ilerlediği hayatında, son olarak ölümcül hastalığına karşı görkemli bir mücadele verdiğini. Görkemli... Zira Birand kaybetmeyi de kazanmayı da, başarısızlığı da başarıyı da bilmeyen biri aslında. Onun tek bildiği ilerlemek, devam etmek; yeni olanı, yapılmamışı yapmak... Her şeye rağmen, ayakta durabildiği müddetçe, kemoterapi odasında bile... Kitabı, sadece her gece ekrandan evlerinize konuk ettiğiniz bir ismin bilinmeyen dünyasını ele veren bir biyografi olarak değil, aynı zamanda zorluklar içinde yetişen bir insanın hayatla baş etme, zirveye yürüme yolculuğu ve Türkiyede gazetecilik kılavuzu olarak da ibretle okuyacağınızı umuyorum, diyor Can Dündar, Birand / Bir Ömür, Ardına Bakmadan kitabının önsözünde. Ve onun çeyrek asırlık çalışma arkadaşı, meslektaşı ve her şeyden önce, bir yazar olarak, ardına bakmadan yaşanmış bu sıra dışı hayatın hakkını fazlasıyla veriyor.
416 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Biyografiler hakkında uzman sayılmam ama iyi bir biyografiyi ayırt edecek kadar çok biyografi okudum. Ve Can Dündar gayet iyi bir biyografi sunmuş bizlere. Son derece tarafsız ve çok düzgün bir şekilde hazırlanmış. Hiçbir zaman atlaması yok. Doğumundan başlayıp, aile soyunu ve aile hayatını, okuduğu ilkokulu, sakatlık yıllarını, Galatasaray Lisesi'ne gidişini, orada sosyalleşmesini, üniversiteyi yarım bırakışını, ameliyat oluşunu, gazetecilik tutkusunu, eşiyle tanışmasını ve uğruna ömrünü adayacağı gazetecilik ve belgeselcilik yıllarını gayet sade ve zevkli şekilde anlatıyor.
Birand'ın başarıları anlatıldığı kadar zaafları da anlatılıyor. Ne hayran ediyor, ne nefret ettiriyor. Hiç evirip çevirmeden, düz, dümdüz bir şekilde anlatıyor Birand'ı. Bir başarı hikayesinin ardını, hiç vazgeçmemenin ve daima çalışmanın sonuçlarının mutlaka başarı olacağını yüzümüze çarpıyor.
416 syf.
·4 günde·10/10 puan
Haberciliğe ve habere bakış açısını değiştiren , istenildiğinde ve azmedildiğinde mümkün olmayan hiç bir şey olmadığını gösteren, doğru ve sevilen bir iş yapılıp seçildiğinde ne kadar müthiş sonuçlar elde edildiğini anlatan harika bir kitap.
Kitabın başlarında anlatılan hastane zamanları, okul dönemlerinde ayağının durumu ile hissettikleri ve kendini etrafına kabul ettiriş; kitabın sonlarına doğru anlatılan kanser ile mücadelesi ve takındığı tavrı, ailenin (oğlu ve eşi) kanserden ötürü içinde bulunduğu ruh hali ve baba oğlun yıllar sonra yakınlaşması, aradaki bağın güçlenmesinin anlatılması benim için çok duygusal ve özeldi, beni çok etkiledi diyebilirim.
Kitabın içindeki en etkili cümlelerden bir kaçını paylaşmak istiyorum;
“ O topallama, çocuk ruhunda eziklik hissi yaratıyordu. Bu hisle baş edebilmek, bacağının kusurunu gizleyebilmek, aksamayı dengeleyebilmek için topuğunun altına gazete koymuştu. Mezuniyetinde gazete, baş tacı olarak hayatına girecekti.”
“ Aksıyor olması, artık dışlanmasına yol açmıyor, dikkat çekmesini sağlıyordu.”
Kitapta o döneme ait resimlere de yer verilmesi ayrıca güzeldi.
Okurken çok keyif aldım ve bol bol altını çizdiğim cümlelerim oldu.
Bana bu kitabı önerip alan Fatih arkadaşıma teşekkürler ve sevgiler.. :))

Herkese keyifli okumalar :)
416 syf.
·3 günde·9/10 puan
Can Dündar bana göre en iyi biyografi yazarlarımızdan biri. Hatta hayatı yazılacak kadar önemli biri olsaydım hayatımı Dündar’ın yazmasını isterdim. Özellikle hayranı olmadığın birinin hayat hikâyesini bile merakla okutabiliyor. Birand kitabında ünlü gazeteci Mehmet Ali Birand’ın hayatını anlatmış.

Birand’ın Barış Manço ve Şevket Altuğ’la Galatasaray Lisesi’nden arkadaş olduklarını bu kitaptan öğrendim.

Kitapta öğrendiğim bir diğer bilgi de 32.Gün’ün klasikleşmiş müziğinin War of the Worlds filminden alınmış olması.
416 syf.
·262 günde·Beğendi·10/10 puan
Romanlara taş çıkaracak akıcılıkta yazılmış bir biyografi. Elimden düşüremeden okudum, hem Can Dündar'ın anlatım tarzı hem de Birand'ın dolu dolu yaşamı sayesinde. Her zaman hayatının merak ettiğim kıymetli bir insandı. Kendi hayatım adına çok fazla çıkarımlar yaptım. Bir kez daha çok sevdim kendisini.
416 syf.
Mehmet Ali Birand'ın hayatını sade, akıcı bir dille anlatan zaman zaman kurgu roman hissi veren bir kitaptı. Çocukluğu, lise Galatasaray Lisesinde geçen yıllarını ve gazeteciliğe adım atmasını ve ülke siyasetinde ve Türk basınındaki rolünü Can Dündar'ın kaleminden okumak güzeldi okumayanlara tavsiye ederim.
416 syf.
·Beğendi·8/10 puan
O kadar tatlı bir anlatımlıyla sizi çekiyor ki öyküye nasıl bittiğini anlamayacaksınız. Can dündar yine kalemini konuşturmuş. Birand için şunları diyebilirim acının, başarının ve gayret göstermenin insan hayatında ne kadar önemli bir yer olduğunu anlatıyor. Birand'ı birand yapan özellikler o kadar güzel vurgulanmış ki benim aklımda tek kalan şey ufacıkta olsa umut etmenin, hayal etmenin ve çalışmanın insan hayatında ne kadar büyük önem taşıdığı olmuştur. Okunması gereken biyografilerden biridir.
416 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10 puan
Belgeselleriyle Türkiye'ye damgasını vuran bu adamın hayat hikayesi için bir kitap az gelir.Bence yaptıklarını anlatan bir belgeseli hakeden bir yaşamı var.üstelik bu belgesel de türkiye'nin son 50 yılını anlatır.
Bazen küçücük bir adım, mazinizi, istikbalinizden kesin hatlarla ayırır.
Dünle yarın arasında kalın bir sınır çizgisi çeker.
Yaşarken fark etmesi zordur; ama yarım asır öteden bakınca, "Evet," dersiniz, " işte hayatımın seyrinin değiştiği kavşak burası..."
“Kişilerin öldükleri zaman ‘ ne kadar hoş bir seda bırakırlarsa bıraksınlar’ yok olduklarına ve unutulduklarına inandığım için, yapabileceğim her şeyi hayatta yapmak isterim.”
Bazen küçücük bir adım, mazinizi, istikbalinizden kesin hatlarla ayırır.
Dünle yarın arasında kalın bir sınır çizgisi çeker.
Yaşarken fark etmesi zordur; ama yarım asır öteden bakınca, "Evet," dersiniz, " işte hayatımın seyrinin değiştiği kavşak burası..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Birand/ Bir Ömür Ardına Bakmadan
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
416
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750715679
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bundan kırk sene önce, dış haberleriyle Türkiyeye Avrupanın gündemini getirdi; 32. Günle, yaklaşık otuz senedir siyasetin nabzını tutuyor. Yazdığı kitaplarla, çektiği belgesellerle yakın tarihimize ayna tuttu. Tabuları yıkarak Abullah Öcalan ve M. Ali Ağcayla; Thatcher, Mitterrand, Arafat gibi yaşadıkları döneme damgasını vurmuş politikacılarla röportajlar yaptı. Haber programları, otuz beş yılı bulan köşe yazarlığı, araştırmalar... Kazandığı sayısız ödül ve adının üstünde kopan fırtınalar... O hâlâ zirvede; en çok izlenen haber bülteninin anchormani olarak hemen her gün milyonların karşısına çıkıyor. Ancak çok azı, ekrandaki adamın ardındaki hikâyeyi bilir. Bebek yaşta babasız kaldığını; talihsiz bir kaza sonucu, çocukluğunu ve gençliğini ameliyatlarla geçirdiğini; zorluklar içinde büyüyerek kendini yoktan var ettiğini... Defalarca mayınlı tarlada ilerlediği hayatında, son olarak ölümcül hastalığına karşı görkemli bir mücadele verdiğini. Görkemli... Zira Birand kaybetmeyi de kazanmayı da, başarısızlığı da başarıyı da bilmeyen biri aslında. Onun tek bildiği ilerlemek, devam etmek; yeni olanı, yapılmamışı yapmak... Her şeye rağmen, ayakta durabildiği müddetçe, kemoterapi odasında bile... Kitabı, sadece her gece ekrandan evlerinize konuk ettiğiniz bir ismin bilinmeyen dünyasını ele veren bir biyografi olarak değil, aynı zamanda zorluklar içinde yetişen bir insanın hayatla baş etme, zirveye yürüme yolculuğu ve Türkiyede gazetecilik kılavuzu olarak da ibretle okuyacağınızı umuyorum, diyor Can Dündar, Birand / Bir Ömür, Ardına Bakmadan kitabının önsözünde. Ve onun çeyrek asırlık çalışma arkadaşı, meslektaşı ve her şeyden önce, bir yazar olarak, ardına bakmadan yaşanmış bu sıra dışı hayatın hakkını fazlasıyla veriyor.

Kitabı okuyanlar 166 okur

  • Pınar Keskin
  • Güzide alp
  • Pınar Ömer
  • Bibliyofil
  • BayC
  • Mesut Cnkrt
  • Zubeyde Vatansever
  • Seda Atagül
  • BB
  • Cellat Deccal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4.8
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%47.6
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%4.8
55-64 Yaş
%4.8
65+ Yaş
%4.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.9
Erkek
%37.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.7 (11)
9
%18.9 (7)
8
%29.7 (11)
7
%8.1 (3)
6
%0
5
%2.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%10.8 (4)