Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.397
Gösterim
Adı:
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750711312
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Toutes ces choses qu'on ne s'est pas dites
Çeviri:
Ayça Sezen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey
Bir Birimizə Demədiyimiz Sözlər
Düğününden birkaç gün önce, Julia babasının sekreterinden bir telefon alır. Önemli bir iş adamı olan babası Anthony Walsh törene katılamayacaktır. Her zaman mesafeli ve sorunlu bir ilişkileri olduğundan, Julia bu habere pek de şaşırmaz, ancak bu kez babasının mazereti haklıdır: Anthony Walsh ölmüştür.
Cenazenin ertesinde onu bekleyen bir sürpriz daha vardır. O güne kadarki en tuhaf seyahatine çıkacaktır; üstelik hiç düşünmediği biriyle ve on sekiz yıl önce kaybettiği başka birine doğru. Julia'nın, söylenememiş gerçekler, itiraf edilememiş sırlarla dolu geçmişi yaşamına yeni bir yön vermesine izin verecek midir? Babasının ve Tomas'la yarım kalan ilişkisinin açtığı yaralar onu nerelere savuracaktır?

Fransız edebiyatının yıldız yazarı Marc Levy'nin baştan sona macera, romantizm, aşk dolu bu romanı, dilimizin ucuna gelip de söyleyemediklerimizi yeniden düşündürecek.
(Tanıtım Bülteninden)
304 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Aslında ben kitabı beri başından fantastik diye biliyordum ki, sonunda yanıldımı gördüm. Başdan sıkılsamda sonlarına doğru baya akıcı geldi. Mark Levi ile tanışlığm bu kitabla oldu. :)
Bizim hepimizin başkalarına söyleyemediğimiz onca şey var hakikaten. Ama ya kendimize? Kendimize söyleyemedeğimiz sözler de varmı?
324 syf.
·8 günde·9/10 puan
Marc Levy ile tanışmam çok değerli bir insanın bana bu kitabı hediye etmesiyle başladı.
Bu eseri bir kaç cümleyle açıklamak gerekirse baba sevgisinden mahrum kalan bir kıza, babası tarafından sunulan bir olağanüstülükle,kısa süreli bir imkanla bu sevgiyi bir nebze de olsa doldurma fırsatını anlatıyor.
Geçmiş ile gelecek arasında harika bağların kurulduğu bir roman özelliği de taşıyor. Romanın konusu birden fazla. Aşk, dram, romantizm, bilim-kurgu...
Okuyana mutlaka bir şeyler katan eserlerden biri. Ben de bu eserle kendime, çevreme , çevremdekilerin bana söylemek isteyip de söyleyemediği şeyleri görme şansına eriştim.
304 syf.
·Puan vermedi·Ne Okusam'dan
Hər zaman həyatımızdakı insanlara demədiyimiz sözlər qəlbimizdə qalır. Bəs öldükdən sonra sizə 6 gün demədiyimiz sözləri demək, gerçəkləşdirə bilmədiyiniz arzuları real etmək üçün şans verilsəydi necə? Entoni qızının toy günü ölür və qızı Culiya ilə keçirmədiyi günlərin, anların xatirinə fələkdən 6 gün oğurlayır. Bu dəfə həyatda ikən etdiyi səhvləri düzəldə biləcəkmi? 6 gün kifayətdirmi?
Spoiler!!!

Kitabın mənə görə ən yazıq xarakteri Culiyanın nişanlısı Adam idi. Culiya 18 il bundan öncəki ölmüş bildiyi sevgilisinin həyatda olduğunu atasının ondan uzun illər gizlətdiyi məktub sayəsində öyrənir və sevgisini axtarmağa gedir. Adama isə nə isə açıqlamaq məcburiyyətində özünü hiss etmir. Hətta ona xəyanət edəndən sonra belə də "Mən daha tək qala bilmərəm " deyib yenidən Adama qayıtmaq istəyir. Entoni ilə qızının dialoqları isə mənə sadəcə qıcıq verirdi. Atası səhvlərini düzəltmək, eqoist olmadığını, qızı ilə hər zaman vaxt keçirmək istədiyini izah edəndə məncə vəziyyəti daha da qəlizləşdirir.
Heç bir kitabı tənqid etmək haqqı özümdə görmürəm və bu kitabı sevənlər də az deyil. Bəlkə də mən sadəcə bu kitabı anlamadım.
304 syf.
·6 günde·8/10 puan
Fransız edebiyatının önde gelen yazarlarından Marcy Levy kalemi ile tanışma kitabım oldu Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey. Küçük yaşta annesini kaybetmiş, babası Anthony ile sorunlu ilişkileri olan Julia, düğününden bir kaç gün önce bir telefon alır. Babası düğüne katılamayacaktır. Bu sefer geçerli bir mazereti vardır. Ne toplantı, ne de seyahat. Anthony ölmüştür. Düğün iptal olur ve düğün günü babası toprağa verilir. Julia'yı cenazeden sonra bir sürpriz bekler. Bu sürpriz, bir yolculuğa çıkmasına neden olur. 

Muhteşem bir yolculuk. 18 yıl öncesine dönmesi, geçmişten kalan yaralarını sarması, baba kız ilişkisini çözmesi... Eğlenceli ve hüzünlüydü. Tabi bir de romantizm vardı. 

Kitap akıcı ilerliyor. Konusu da ilk başta basit gelebilir ama okuduğunuzda farklı olduğunu anlayacaksınız. Karakterleri çok sevdim. Verilen mesaj çok açıktı. 

Aile dramı, romantizm, birazcık bilim kurgu... Bence yazar bunları iyi bir şekilde harmanlamış. Muhteşem bir sonla biten çok yönlü bir hikaye.

Mary Levy, bundan sonra okuyacağım yazarlardan bir tanesi oldu. Bence yazarın kalemiyle tanışmalısınız.
Gülay
Gülay Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey'i inceledi.
304 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Çoğumuzun görüşmediği birşeyler söyleyip de söylemediğimiz veya duygularımızı anlatamadığımız akrabalarımız,arkadaşlarımız ebevenylerimiz eminim ki çokçadır. Bu kitapta bir baba ve kızının arasındaki sorunlar, konuşmak, paylaşmak isteyip de paylaşamadıkları konular mizahi bir şekilde okuyucu sıkmadan anlatılmakta.Özellikle duygularını dışa vurmaktan çekinen arkadaşlarımızın okumasını tavsiye ediyorum.
304 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Günümüzde oluşabilen aile ilişkilerine farklı bir boyut getirmiş. julıa babası ile geçmişte olan bir olaydan ötürü görüşmemektedir ancak babası vefat etmiştir. Şimdi babasının vasiyeti ile evine ilginç birşey gelir ve bazı şeylerin düzelmesi için bazen şans vermenin önemini anlar.Tabi hikayede bir sürü sey daha var ama akıcı masalsı ve sıcacık bir kitaptı tavsiye ederim
304 syf.
·Puan vermedi
Önce romantik bir aşk hikayesi sandığım sonra içinde bilim kurgu ve fantastik öğeler bulup şaşırdığım daha sonra bir aile dramı olduğunu düşündüğüm en sonunda ise yine bir aşk romanına dönüştüğünü gördüğüm her aşamada sürekli beni şaşırtan çok ilginç bir kitaptı. Çok az kitapta şaşırırım ki sonunu ya da neler olacağını tahmin etmek benim için hiç zor olmazken bu kitapta her aşamada ciddi ciddi çok şaşırdım. Sevdim mi evet sevdim tavsiye ederim.
Rasi
Rasi Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey'i inceledi.
304 syf.
Marc Levy ile ilk tanisligim bu kitabla oldu.Çoxdandi oxumaq isteyirdim yazarin kitablarini ve qismet bu vaxta imis.Kitab ata qiz munasibetinden,sevgisinden behs edilir.Atasinin etdiyi sehve gore qizinin heyatinin deyismesi,sonrada ozunu bagislatmasi ucun romot duzeltdirir ve qizi ile munasibetleri robot sayesinde olur.Ayrica kitabda tarixi hadiselerede yer verilir.1945-ci ilde 2 yere ayrilan Almaniyanin yeniden birlesmesi,1990-ci ilde Berlin seddinin sokulmesi açık aydin tesvir olunur.Yenede qeyri-adi bir kitab idi.Marc Levy qelemini cox sevdim.Tezlikle yazarin diger kitablarin da oxuyacam.Oxmayanlar oxuyun mence elinizden yere qoymaq istemeyeceksiz
304 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir yol hikayesi okudum ben sevdim yazarın dilini ,anlatımını ,konu seçimi ve işleyişini. Diğer kitapları nasıldır bilmiyorum ama denk geldikçe okumak isterim. Hapisten kaçan firari kadının arabasıyla rehin aldığı rehinesi ile çıktığı yol hikayesi ama sıradan asla değil. Çeviri de zaman zaman anlam sıkıntısı olduğu halde hikaye beni o kadar sardı ki sonuna kadar okudum. Tavsiye ediyorum ️
.
.
304 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ne yalan söyleyeyim Marc Levy ismini ilk kez bu kitap ile duydum. Kütüphanede okumak için kitap ararken, elim birden Marc Levy’nin “Birbirimize Söylemediğimiz Onca Şey” adlı kitabına gitti. Sanırım, ilgimi çeken de kitabın ismi oldu.

İnsanların birbirlerine söylemedikleri ne olabilirdi ki... Hadi söyle deseler, biraz düşünürsünüz. Çünkü size kalsa, söylenmesi gereken herşey şöylenmiştir... Ya da geçmişi deşmenin artık mânâsı yoktur. Peki sakladıklarınız? Sahi sakladıklarınız; zihninizde zaman zaman baş ağrısı yapan, yürek ağrınız olabilir mi. Söyleyemediğiniz, birbirinizden habersiz ayrı yönlerde, ayrı yollarda yeni keşiflere çıkan kaşif olmuş olabilirmisiniz.

Kitabın baş kahramın Julia’nın da yaşadıkları böylesine söylenmemişler ile dolu. Hem kendisine söylenmemiş, hem de onun söylemedikleri.

Yirmi yıl gibi uzun bir süre görüşmediği babası...
Onsekiz yaşında Berlin’de babası tarafından koparılan bir aşk hikayesi...
On yedi yıl boyunca öldü sandığı Berlin aşkının, aslın da yaşıyor olması...
Evleneceği günden bir gün önce babasının vefat etmesi ile ertelenen düğün...
Fantastik bir şekilde babasının bal mumu robotunun ansızın hayatına girip, hayatını değiştirmesi...

Yaklaşık iki günde bitirdiğim bir kitap. Marc Levy’inin şiirsel anlatımı, okutuyor. Burası asla yadsınamaz. Konu, bildik birkaç yaşamsal öyküyü içerisinde barındırıyor. Babalar ve kızları. Sönmeyen bir aşk hikayesi ve yitip giden sevgililer. Bütün bunları, defalarca Yeşilçam filmlerinde izlemişizdir. Fakat, konu öylesine güzel harmanlanıyor ki, ister istemez kendinizi kitapın satırları arasında, kahramanlar ile yolculuğa çıkarıyorsunuz.

Bir arayış var bu satırlarda. Temposu ve heyecanı düşmeyen, zaman zaman kendinizden birşeyleri de bulabildiğiniz, modern Leyla ve Mecnun hikayesi.

Mevsim yaz. Plajda güneşlenirken, elinize alabileceğiniz cinsten bir kitap. Okuduktan sonra bana hiçbirşey katmasın ama yine de yüzümde gülümseme bıraksın ve hepsinden önemlisi, sol göğsünüzün altında bir yürek taşıdığınızı hatırlatsın istiyorsanız, “Birbirimize Söylemediğimiz Onca Şey”i, mutlaka okuyun. Pişman olmazsınız.

İşte size, kitapta yer alan birkaç cümle.

“Kaçırdığımız fırsatlara hayıflanmak, ağlayıp sızlanmak çok daha kolay. Bildik safsataları şimdiden duyar gibiyim, ‘kader böyleymiş’. Hayatı bir dram olarak yaşamak da, diğerleri gibi bir varoluş biçimi ne de olsa.”


“Yakınında olmadığım zamanlarda bile sandığın kadar uzağında değildim.”

“Neydim ben senin için, hayatının iki evresi arasındaki köprü mü? Sevmekten hiç vazgeçmediğin adamın yolunu gözlerken, günün birinde döner diye beklerken sığındığın bir liman mı?”

“Yalnızlığa hükmetmeyi öğrendim, bunun için müthiş sabır gerekiyor.”


Erkan Ergül
304 syf.
·4/10 puan
Bazı yayınevleri vardır. Satın aldığı yayınları gözü kapalı alırsınız. Can yayınları da benim için öyledir. Neyi püften yayın hakları almayacağını düşünüyorum. Beğenmesem bile en azından yenilikçi, dili kıvrak bir kalemin çevirileri olacağını düşündüm. Hayal kırıklığına uğradım. Konu ve içerik son derece basit, sıkıcıydı. Yeni ve acemi yazarların ‘genç kız’ romanlarından farkı yoktu. Ana konu halbuki ne güzel beslenenilirdi...

Bu
304 syf.
·Puan vermedi
Normalda Mark Levidən kitab oxumaq kimi bir fikrim olmamışdı, sadəcə universitetdə müzakirə keçirələcəyi üçün oxudum, oxuyanda da Beatles'in "Yesterday" adlı musiqisinə qulaq asırdım. Əsəri unudula bilməyən, yarımçıq olan keçmişə qayıdış da adlandırmaq olar. Vaxtilə edilməyən güzəştlər, dinlənilməyən sözlər, edilən fədalar "indi" üzə çıxdı.
Bir ömür yaşasaq belə, bizə çatışmayan bir neçə günü, əbədiyyətdən qopara biləcəyimiz bir neçə saatı əldə etmək üçün; sadəcə, bizim səninlə əvvəllər bir-birimizə deyə bilmədiyimiz sözləri demək üçün.
Həyat bütün çətinlikləri.. xəstəlikləri..
ölümü..müsibəti ilə birgə həyat hesab olunur..
o yalnız sağlamlıq yaşamaq deyildir..
o gecə və gündüz..başlanğıc və sonun cəmidir
-''İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü çok fazla umursuyorsun!''
- ''Bunun sana ne zararı var?''
-''Biraz özgürlüğünden kaybedersin, çokça da mizah duygusundan.''
Mən, sadəcə olaraq, sənin yanında səni öz “müsbət” keyfiyyətlərilə cəlb edən Adamı yox, bir çox mənfi xüsusiyyətləri olmasına rəğmən, həqiqətəndə, ağlını başından çıxara biləcək birini görmək istərdim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey
Baskı tarihi:
Şubat 2010
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750711312
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Toutes ces choses qu'on ne s'est pas dites
Çeviri:
Ayça Sezen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey
Bir Birimizə Demədiyimiz Sözlər
Düğününden birkaç gün önce, Julia babasının sekreterinden bir telefon alır. Önemli bir iş adamı olan babası Anthony Walsh törene katılamayacaktır. Her zaman mesafeli ve sorunlu bir ilişkileri olduğundan, Julia bu habere pek de şaşırmaz, ancak bu kez babasının mazereti haklıdır: Anthony Walsh ölmüştür.
Cenazenin ertesinde onu bekleyen bir sürpriz daha vardır. O güne kadarki en tuhaf seyahatine çıkacaktır; üstelik hiç düşünmediği biriyle ve on sekiz yıl önce kaybettiği başka birine doğru. Julia'nın, söylenememiş gerçekler, itiraf edilememiş sırlarla dolu geçmişi yaşamına yeni bir yön vermesine izin verecek midir? Babasının ve Tomas'la yarım kalan ilişkisinin açtığı yaralar onu nerelere savuracaktır?

Fransız edebiyatının yıldız yazarı Marc Levy'nin baştan sona macera, romantizm, aşk dolu bu romanı, dilimizin ucuna gelip de söyleyemediklerimizi yeniden düşündürecek.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 375 okur

  • Gülnar Abbaszadə
  • konul guliyeva
  • aysemakr
  • burma
  • S Parlak B.
  • Günel İsmayılova
  • Zeynep
  • Sabina M.
  • Leyla İsmayılzadə
  • Aslı Paçacı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16
25-34 Yaş
%32
35-44 Yaş
%36
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.1
Erkek
%14.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26 (40)
9
%10.4 (16)
8
%16.9 (26)
7
%9.1 (14)
6
%3.9 (6)
5
%1.9 (3)
4
%2.6 (4)
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%1.9 (3)