1000Kitap Logosu
Birimiz Yalan Söylüyor
Birimiz Yalan Söylüyor
Birimiz Yalan Söylüyor

Birimiz Yalan Söylüyor

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
695 Kişi
1.485
Okunma
444
Beğeni
13bin
Gösterim
352 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 9 sa. 58 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Yabancı Yayınları · Aralık 2017 · Karton kapak · 9786059585866
Orijinal adı
One of Us Is Lying
Diğer baskılar
Birimiz Yalan Söylüyor
One of Us is Lying
Bizdən Biri Yalan Danışır
Dikkatlice takip ederseniz, belki bu gizemi çözebilirsiniz. Bir pazartesi öğleden sonra, Bayview Lisesi’nin beş öğrencisi cezaya kaldı. Bronwyn, öğrencilerden ZEKİ olanı, Yale Üniversitesi’ne girmek istiyor ve asla kuralları çiğnemiyordu. Güzel olan Addy ise mükemmel bir mezuniyet balosu prensesiydi. Sabıkalı olan Nate, halihazırda uyuşturucu satıcılığından şartlı tahliye edilmişti. Sporcu olan Cooper, tüm gözleri üzerinde toplayan bir beyzbol oyuncusuydu. Ve herkes tarafından Dışlanan Simon, Bayview Lisesi’nin ünlü dedikodu uygulamasının yaratıcısıydı. Ancak kimse Simon’ın o ceza sınıfında öleceğini tahmin edemezdi. Yapılan soruşturmaya göre Simon’ın ölümü bir kaza değildi. Üstelik polis, Simon’ın diğer dört öğrenci hakkında yayınlayacağı dedikoduları eline geçirince hepsi birer cinayet şüphelisi oldu. Peki kim yalan söylüyordu? Herkesin sırları vardır, değil mi? Asıl önemli olan, o sırları korumak için ne kadar ileri gideceğinizdir. "Çarpıcı bir hikâye, inanılmaz süratli bir kurgu ve merak uyandırıcı karakterler birleşerek heyecan verici, tek oturuşta bitirilecek bir gerilim yaratmış." –The Guardian "Zeki, sürprizlerle dolu ve heyecan verici bu gizemli genç yetişkin romanı, okurları kitabın sonunu tahmin etmeye itecek." –SLJ "Bir insanın kontrolü kaybetmesine neden olan sorunlara ve lise yıllarının stresine heyecan verici ve sürükleyici bir bakış." –Booklist "Okurlar, akıllıca yazılmış ve sürükleyici bu kitabı bırakmakta zorluk yaşayacak." –bookpage.com “McManus’un yarattığı yoğun gizem bir bir çözüldükçe, her karakter karmaşıklaşıp derinleşiyor. Bu da gerilime farklı bir tat katıyor.” –VOYA, Starred Review “Dedikoducu Kız, Sevimli Küçük Yalancılar ve Kahvaltı Kulübü’nün bu akıcı birleşimi, sır çözmeyi seven okurların romanı bir solukta okumasını sağlayacak.” –Kirkus Reviews
5 mağazanın 6 ürününün ortalama fiyatı: ₺46,72
8.0
10 üzerinden
695 Puan · 134 İnceleme
Buket Gündüz
Birimiz Yalan Söylüyor'u inceledi.
352 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
2021'nin favorilerine beklemediğim bir kitap daha katıldı. Bu Bizim Hikâyemiz'i önceden okumuştum ama kitap bana istediğim etkiyi vermemişti. Benzer konusu olduğu için de Birimiz Yalan Söylüyor'a daha az beklentiyle başladım. Ama o kadar güzel yanılttı ki, o kadar yani... Benim seri kitapları tercih etmekteki en büyük nedenim karakterlerin bize daha iyi işlenmesi. Hiçbir gelişimi ya da hikâyesi olmayan karakterleri sevmiyorum ve çoğu da yazılırken kasıntı duran tiplemelere dönüyor zaten. Ama bu kitapta her bir karakter o kadar güzel işlenmiş ki okurken keşke seri olsaydı dedim. Konusunu; cezaya kalan, birbirleriyle çok da yakın olmayan beş öğrencinin, okulun sevilmeyen ve dedikodu sayfasını yöneterek insanların yaptıklarını ifşa eden Simon'ın nasıl yapıldığı anlaşılmadığı bir şekilde öldürülmesiyle suçun diğer dört öğrencinin üzerine kalması diye özetleyebiliriz. Ama kitap bu şekilde özetlenebilecek ya da klasik bir gizem kitabı, hadi sırları çözelim diyerek okunabilecek bir kitap değil. Karakterlerin hikâyeleri sayesinde bir sürü noktaya parmak basılıyor ve mesaj veriliyor. Özellikle Cooper'ın sahnelerinde o sıkışmışlığı ve bastırılmışlığı yazarın çok güzel hissettirdiğini düşünüyorum. Belki de bu yüzden kitap boyunca favori sahnem Cooper'ın malum sırrı ortaya çıktıktan sonra insanların onunla yemekhanede dalga geçtiği sırada; Nate'in ilk defa yemekhaneye gelerek Cooper'ı savunması, Bronwyn'in dikkatleri tamamen Cooper'dan çekmek için -çaktırmayın gaza geldiği için- Nate'i öpmesi, Addy'nin Cooper'ı masaya getirmesi ve Luis'in de diğerleri gibi Cooper'ı satmayıp onların yanına gelerek oturdukları yer oldu. Katilin kim olduğu konusuna gelirsek, evet kim olduğu sizi şaşırtıyor. Ama benim bu kadar şaşırma sebebim özellikle bir yerde yakaladığımı sandığım ipuçları ile kendimi katilin kim olduğunu bulduğuma dair inandırmam oldu... Baya inanmıştım o kişinin çıkacağına, çıkmadığı için katilin kim olduğundan çok kim olmadığına şaşırdım desek daha doğru olur yani.
Birimiz Yalan Söylüyor
OKUYACAKLARIMA EKLE
16
Zeyo
Birimiz Yalan Söylüyor'u inceledi.
352 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Birimiz Yalan Söylüyor
Her şey Simon'ın ceza sınıfındayken ölmesi ve ardında dört cinayet zanlısı bırakmasıyla başladı. Addy, Cooper, Nate ve Bronwyn o güne kadar dördünün ortak noktası yok denecek kadar azdı ama birden her şey değişti. Kitap boyunca sürekli kafanızda başka bir sonuç senaryosu oluşurken aslında hiç aklınıza gelmeyen bir sonuçla karşılaşıyorsunuz. Her birine ayrı ayrı üzümlü kekim diye hitap etsem de favori karakterim Bronwyn oldu. Bronwyn üzümlü kekim iyiki böyle güçlü ve zeki bir karakterdin.
Birimiz Yalan Söylüyor
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
JZ
Birimiz Yalan Söylüyor'u inceledi.
352 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Kitap için ilk söylemem gereken şey kesinlikle akıcı olduğu. Çerezlik, anında bitecek bir kitap bence. Olay örgüsü ve karakterler, benim çok hoşuma gitti. Kitap polisiye ve gençlik kitabı karışımı bir kitap. Ben bu iki türü de sevdiğim için bu kitabın konusunu da çok sevdim. Betimlemeler, insanı yormayacak türdendi. Olay örgüsü de çok gizemli ve mantıklıydı. Kitabın konusuna gelecek olursak, cezaya kalmış beş öğrenciden biri, diğerlerinin gözlerinin önünde aniden ölüyor. Bunun bir kaza olmadığını anlayınca polis soruşturmaya başlıyor ve aslında cinayet olabileceği ortaya çıkıyor. Ölen çocuk, Simon, yarattığı “Dedikodu Kazanı” adlı uygulama yüzünden herkesin nefretini kazanmış biriydi. Çünkü neredeyse lisedeki her öğrencinin orada bir sırrı paylaşılmış ve hayatı altüst olmuştu. Bu yüzden de bu hikâyede çok fazla potansiyel katil var. Ama baş şüpheliler bu ölüme şahitlik eden dört lise öğrencisi. Belalı ve sicili pek temiz olmayan Nate, okulun güzeli ve popüler kızı Addy, sporcusu Cooper, zekisi ve geleceği parlak olan kızı da Bronwyn, bu olaya şahitlik eden dörtlü. Hepsinin bakış açısını okuyup yavaş yavaş sırlarını öğreniyoruz. İlk başta bu kitabın birinci şahısta olmasına şaşırıp üzülsem de (ben bu türde 1.şahıs tercih etmezdim çünkü) sonradan alıştım. Tüm karakterleri de sevdim aslında. Hepsinin karakter gelişimi çok iyiydi. Favori karakterlerim Nate ve Bronwyn olsa da karakter gelişimini en çok sevdiğim karakter kesinlikle Addy oldu. O kadar keskin bir gelişim vardı ki, görmemek mümkün değil. Son hâlinin ilk baştaki hâliyle yakından uzaktan alakası yok. Addy dışında diğerleri de bir hayli yol kat etti. Addy’den sonra en büyük değişim bence Cooper’da oldu. Onun herkesten saklamaya çalıştığı sırları çok gerçekçiydi. Onun gibi bir sürü çocuk var. Bir de değişim geçiren başka bir karakter, Nate var. O bir suçlu ve uyuşturucu satıcılığından şartlı tahliye edilmiş. Gamsız ve hayattan bir beklentisi olmayan biri ama oldukça da zeki. “Street smart” denilecek türden. Bunu bazı olaylarda görüyoruz. Bu şekilde devam etseydi muhtemelen favori karakterim olmayacaktı ama gelişimini sevdim. Ne yazık ki alaycı, zeki, travmaları olan ve acı çekmiş karakterlere zaafım var. Bu yüzden de sevmiş olabilirim. Bir de Bronwyn var. Onun sırları diğerleri kadar fazla ve yıkıcı değil bence. Ama o karakterin duruşunu ve zekasını sevdim. Olayları kontrol etmesini, diğerlerini toplamasını iyi biliyor. Diğerlerine nazaran en az değişime uğramış olan karakter de diyebilirim. Merak edenler için, kitap romantik öğeler bulunduruyor. Tüm bu gizem ve sırların arasında Nate ve Bronwyn’ın yavaş yavaş gelişen ilişkisini de okuyoruz. Nate’in ilk baştaki hâliyle desteklemesem de -başı fazla belaya girmiş bir tipti- sonradan ilişkileri çok tatlı gelmeye başladı. Yani kitapta ilişki gelişimi de görüyoruz. Onların sahnelerini sevdim. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. Kitap 1.şahıstan yazılmasına rağmen karakterlerin gizemlerini çok iyi koruyor. Yazar olayları çok güzel saklamayı başarmış. Eğer kitaptaki olayları iyice analiz ederseniz ve yazarın bıraktığı ipuçlarını yakalarsanız olayın büyük bir kısmını çözersiniz. Ben öyle yaptığım için kitabın ortasında artık gizemin büyük bir kısmını çözmüştüm. Ama beni şaşırttığı noktalar da az değildi. Güzel plot twist’ler barındırıyor kitap. Bence kesinlikle okumalısınız. Karakterlerde kendinizden bir şeyler bulacaksınız.
Birimiz Yalan Söylüyor
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Merve
Birimiz Yalan Söylüyor'u inceledi.
352 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Kitabı az önce bitirdim. Aşırı akıcı bir kitaptı hiç sıkmadan okuyabildim. Zaten hafif bir dili var herkesin rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Kitabın konusuna gelirsek; Dedikodu Kazanı adında bir uygulamanın sahibi olan Simon, okulun güzeli Addy, çalışkanı Browyn, sabıkalısı Nate ve sporcusu Cooper okul sonrası cezaya kalmışlardır. Ancak bu ceza sınıfında Simon'ın öleceğini kimse bilemezdi. Polislerin soruşturmasına göre Simon'ın ölümü bir kaza değildi. Soruşturma biraz daha ilerleyince polis, Simon'ın uygulamasında bu dört öğrenci hakkında yayınlayacağı dedikoduları bulunca hepsi birer cinayet şüphelisi oldu ve hayatları alt üst oldu. Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Burdan sonrasını kitabı okumayanlar okumasın, spoiler var. Öncelikle yazar öyle bir anlatmış ki herkes şüpheli durumunda. Açıkçası ben baş şüpheli olan Nate, Browyn, Cooper ve Addy' den şüphelenmedim. İlk nedeni bu 4 kişinin de gayrimeşru da olsa olayın gerçeklerini araştırmasıydı. Kimse işlediği bir cinayeti soruşturanlara yardım etmezdi. İkinci olarak da sonuçta o odada iki kişi daha vardı Simon ve Öğretmeni. Bir kişi nasıl ölmüş olabilir, ya cinayet ya kaza ya da intihar. Kaza olmadığı kesindi. Ben en başından beri intihar olduğundan şüphelenmiştim nedeni de şu: Yazar Simon' ı hep dışlanmış ve ilgi isteyen biri olarak tanımladı. Ve böyle bir şey hiç gerceklesmeyince dikkatleri üstüne çekmek için intihar ediceği aklıma gelmişti. Ama bu 4 öğrenciyi neden için içine karıştırdını anlamamıştım(okudukça nedenleri ortaya çıktı). Ama şöyle bir şey var ki Jake aklımın ucundan bile geçmedi. Yazar çok iyi bir ters köşe yaptı. Zaten sadece intiharla bıraksaydı tahmin edilebilir olurdu. Okudukça Jake'in nasıl bir manyak olduğunu gördük. Addy'nin de aklının başına gelmesi çok iyi oldu. Buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim.♡
Birimiz Yalan Söylüyor
OKUYACAKLARIMA EKLE
6