Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.886
Gösterim
Adı:
Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050946291
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Uzayan kısalan saçlardan, sana ait olmayan anlardan,
gitmediğin yollardan yorulmadın mı?
canım,
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
his boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
çok sevince anladım.
hayat, o evde yerin yok diyor. yerini bil.
evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum.
ellerini takip ediyorum, hala.
elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
kalp sıkışıyor, el buz.
yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
geçmiyor.
ev buz.
anlamaktan yoruldum.
sarılmaktan.
sen, o evde - sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?
öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.
288 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Uzayan kısalan yollardan ,sana ait olmayan anlardan,gitmedigin yollardan yorulmadın mı?
canım, birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
his boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
cok sevince anladım.
hayat, o evde yerin yok diyor. yerini bil.
evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum.
ellerini takip ediyorum,
hala.
elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
kalp sıkışıyor, el buz.
yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
geçmiyor.
ev buz.
anlamaktan yoruldum.
sarılmaktan.
sen, o evde - sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?
öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.
çok sev. çok küs. çok barış.
ellerini takip et sonra.
ellerinde ne gördüğümü bulursan sonunda,
gülümse.
güzel gülene aşık ol.
aşık olursan bir gün benim kadar.
yüzünü yağmura uzat…
geçti, geçti desin biri.
hiç geçmesin…
artık senin de bir şiirin var!
geçti… geçti
288 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
~İnceleme tekrar yazılmıştır ~(30.09.18)

Merhaba canım insanlar,

Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu yazı tam da inceleme olmayabilir. Ne olacağı konusunda bir fikrim yok. Kemal'e ve kitaba dair hissettiklerimi yazacağım, ki şu an içim kıpır kıpır...heyecandan ve mutluluktan kulaklarım kızardı. Hatta az önce "ağzı kulaklarına varmak" deyiminin canlı haliydim... sebebini birazdan açıklayacağım ama önce kitabın içeriğine dair birkaç bir şey söyleyim de salt anı gibi olmasın...

"Uzayan kısalan saçlardan
Sana ait olmayan anlardan
Gitmediğin yollardan yorulmadın mı?"

Kitapta bütün bunlarda yorulmayan bir Barış'ımız var. İsmi olmayan kahramanımız, hasta annesi, yakın arkadaşı Esra, patronu Deniz , kediye mama vermeyi unutan stajyer e haliyle kahramanımızın beslediği kedi, yoldan bulup ektiği sardunyasi, çizgili çorapları...daha neler,neler...

Kitabın en sevdiğim yanı, içinde şiirlerin olması.
Mesela;
" yolu bitenlere bu gece sessiz bir selam verdim
Sessiz selamlar unutulmaz
Söz..
Şimdi seni sabahı bekler gibi
Hiç kaybetmemiş
Karanlığa düşmemiş gibi
Sevsene beni"(syf211)

Bir de ilk başlarda kuyruğunu yiyen bir denizkızına benzeyen kahramanımızın sonradan....cümleyi tamamlarsam spoi olur, okuyunca görürürsün...isimisiz kahramanımız -yani sen, yani ben, bankta oturan biri, herkes olabilir isimsiz kahramanımız, bu hikaye herkesin diye- kırıldığı yerden yeşeren sardunyalara inananiyor, yeşile inanıyor. Bu yönüyle,onu çok sevdim, seviyorum...
Kısaca biraz şiir, biraz aşk, biraz "kendini bulma yolunda" birini okuyacaksınız kitapta...

Şimdi gelelim "ağzımı kulaklarıma getiren" ve bana bu kitaba tekrar inceleme yazdıran olaya...
Kemal 29 Nisan'da Hatay'a gelmişti, söyleşiye..ki kitap fuarının en güzel günüydü. Tabi canım memleketim, kitap okuyan sayısı içinde Kemal'i tanıyan kişi sayısı 20 bile değildi...masanın etrafında toplandık, yanındaki sandalyede onu dinledim, ben konuştum, diğerleri konuştu o bizi dinledi. Çok güzel bir 45 dakika geçirdik. Kemal o masadan kalkarken söz yine geleceğim Hatay'a dedi, yine görüşeceğiz...
Ve o gelmeden, ben gitmeden biz yine buluştuk bugün. Ne? Nasıl?deme hemen canım insan, telefonda konuştuk. Kemal bugün Diyarbakir'da kitap fuarindaydi, ben oradaki bir arkadaşımı aradım, o da benim için gitti fuara ( ki hala dua ediyorum ona, çok çok diyebildiğim kadar çok minnet :) ) görüntülü konuşmadık ama olsun, telefonda:

"Merhaba ben Arzu, Hatay kitap fuarına geldiğinde söyleşiye gelmiştim" dedim, o da:
" evet Arzu Nalbant dimi, hatırladım" dedi.
O kadar mutlu oldum ki, anlatamam. Yazdıklarına inandığınız ve sadece bir kere rastladığınız bir insan sizi hatırlıyor, -ki konusmadan once arkadasim fotoğrafımı falan da göstermedi, hatirlatma amaçlı - telefonda sizinle sohbet ediyor. Bunlar, bütün bu duygular gerçekten çok "mis"..

Ben bugün gerçekten çok mutluyum :)
Umuyorum ki, sen de bugün, yarın hep mutlu olursun bu yazıyı okuyan canım insan..

Iyi ol, iyi kal..sev, sevin :)
288 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Uzayan kısalan saçlardan
Sana ait olmayan anlardan
Gitmediğin yollardan yorulmadın mı?"

Kitabın arka kapağındaki bu satırlar okuma sebebimdir.
Kitabın monolog şeklinde çok duru, sade ve orijinal bir anlatımı var. Kahraman, bütün ruh halleri, bütün tepkileri ve bütün hisleriyle en ince teferruatına kadar tanıtılırken, diğer kişileri kahramanın tanıdığı kadar tanıyoruz.
Kurgu olarak internet ortamında yaşanan bir yakınlaşma, aşk ve hayal kırıklığını ele alıyor. Araya serpiştirilmiş şiirler başarılı ve farklı. Her ne kadar kısmen +18 içerikler mevcut olsa da yazarın kendine özgü dili kitabın akıcılığını perçinliyor.
288 syf.
·5 günde
Muhteşem bir dili, kurgusu ve çok farklı bir atmosferi var. Yazarın anlatımına hayran oldum. Kitap roman fakat içinden şiirler de geçiyor. Ben Kemal Hamamcıoğlu ile ilk şiirleriyle tanışmıştım, kitabı alış sebebim şiirleriydi. Bu kitabı kaybedenler kulübünün üyeleri, tutunamayanlar en iyi anlayacak en çok. Acıdan geçmek, belli bir yaşanmışlıkta olmak lazım bu kitabın derinliklerini görebilmek için. Bitiyor olmasına üzüle üzüle okudum, hala etkisindeyim. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyun, okutun..
288 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
2 gün içerisinde bitirmeye çalıştığım bir kitap kendileri. Hatta yemekle arama giren bir kitap diyebilirim :) Konusu bakımındandır belkide.. o kadar günümüz aşklarını anlatıyor ki. Tam yaşadığımız günün romanı. Sosyal medyadan yapılan tanışmalar, telefon üzerinden yürütülen ilişkiler, heyecanı emojiler üzerinden yaşamak.. GÖZ KIRPMA EMOJİSİ GÖNDERDİ DİYE SEVİNMEK örneğin. Hiç tanımadığın bir kişi, sadece sosyal medyanın sana tanıttığı kadarını biliyorsun ama bir emojisiyle bir sözüyle gününün nasıl geçeceğini şekillendirebiliyor. Kemal Hamamcıoğlu'nun youtube kanalındaki içeriklerde şiirlerinin bir çoğu var zaten ama romanın kurgusuyla şiirler o kadar bütünleşmiş ki.. Hayran kaldım. Şöyle bir kitap olsun kafamı dağıtayım karışık olmasın ama sürükleyici olsun diyorsanız tavsiye edilir. Şiirler, günlükler, yazılan senaryolar keyif vericiydi :)
288 syf.
·10/10
Kendimden cümleler bulduğum her kitaptan ayrılırken bir damla göz yaşı süzülüyor yanağımdan...insanlara hoşçakal derken neden hiç bu kadar üzülemiyorum acaba? hoşçakal...
288 syf.
·8 günde
Adıyla arka kapak yazısıyla dikkatimi çekmeyi başaran kitabı sonunda okudum. Okumadan önce pek beklentim yoktu. Fakat beklenti seviyemi birkaç tık doyurduğunu söyleyebilirim.

Kurgunun gidişatı, içindeki şiirler, karakterin psikolojik durumu her şey birbiriyle uyumluydu. Severek beğenerek okudum. En çok da şiirlere aşık oldum.

Kitabın özetini çıkarmaya gerek duymuyorum. Aklınıza değil, kalbinize hitap eden bir kitap olmasından mütevellit elinize alıp birkaç cümlesini okumanız yeterli, etkilenmek için.

Günümüz aşklarının, teşhirciliğin, teknolojik tanışmaların arasına bir noktalı virgül yerleştiriliyor bu kitapla.

Kemal Hamamcıoğlu'nun naturalist bir üslupla kaleme alması da ayrı bir özellik. Tamam, bazı unsurların gözardı edilmeyerek okura sunulması güzel bir şey de bazen çoğu kitaplarda küfür gibi sözlerin apaçık dile getirilmesi hoşuma gitmiyor. Bu yönden biraz sarmadı beni.

Zira genelde anlamda kurgunun sağlamlığının yanı sıra hislere dokunmayı başarmış ya, işte bu nokta benim için çok değerli.

Okudum, deneyimledim ve farklı kitaplara açık olmak gerektiğini anladım. Yoksa bu kitabı fark etmemek olmazdı.
288 syf.
·7/10
Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevdiniz mi ? Sevginizden pencereden görünen o çiçekleri bakış açınızla boyadınız mı? Sevmek gerçekten ne uzun.. Yazar ben dilini kullanmış yazarken, kadın duygularını çok iyi harmanlamış..Konusuysa internet aşkları, görmediğiniz birini veya görme imkanınızın olmayacağı birine olan bağlılık.. içselleştirmiş olduğu yalnızlıkla aşkı arıyor kahramanımız.. Twitter üzerinden birinin gülüşüne hayran oluyor ve takip ediyor aynı hızla karşıdan tepki alıyor.. Bu kitap beni sarmadı demiştim fakat sonlara doğru vuruşunu iyi yaptı..Biraz fazla cinsellik unsuru olsa da rahatsız etmiyor..
Twitter kullanıcısı, müzikle uğraşan, karşısındakiyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan Barış ne yapmış olabilir ?? Meraklısına keyifle..
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Bir çırpıda bitiverenlerden.. İçerisinde çokça şiirlerin bulunduğu bu kitapta, kendinize pay çıkaramamanız mümkün değil. “Aklıma ne zaman gelsen, gökyüzüne kadar zıplamak istiyorum” Bu da en sevdiğim alıntı
288 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlk okumaya başlayacağım zaman fazla bir beklentim yoktu ama elimden bırakamadan okuduğum kitaplardan biri oldu.
Mutsuz bir kadın ,
Yalnız bir kadın ,
Belki biraz belki çokça kırgın, hissiz bir kadın
Belki de hissizlerin içinde çok hisli bir kadının hayatla, aşksızlıkla, maskelenmiş insanlarla, en çokta kendi ile savaşını anlatıyor. Bu kitapta bence herkes kendinden bir parça bulacak ...
288 syf.
·9/10
Alışılagelmişin dışında bir kitap. Bu da benim favori kitaplarımdan biridir. Sanal alem aşklarından yola çıkılarak yazılmış, ama asıl etki altında bırakan hikayenin gidişatına göre yazılmış şiirler. Umut etmeyi ve vazgeçmemeyi hatırlatıyor bizlere. Yazarın ilk romanı umarım devamı da gelir. (bundan önce Garaj isminde oyunu kitap haline getirilmişti.)
Dünyanın derdi böylesine koyuyken, vasat hikayelerin aydınlanmaya ihtiyacı yok. uykuya tutununca kırıldıkları yerden sönüyorlar ne de olsa.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050946291
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Uzayan kısalan saçlardan, sana ait olmayan anlardan,
gitmediğin yollardan yorulmadın mı?
canım,
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
his boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
çok sevince anladım.
hayat, o evde yerin yok diyor. yerini bil.
evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum.
ellerini takip ediyorum, hala.
elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
kalp sıkışıyor, el buz.
yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
geçmiyor.
ev buz.
anlamaktan yoruldum.
sarılmaktan.
sen, o evde - sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?
öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.

Kitabı okuyanlar 303 okur

  • sorrow
  • hermione.
  • Berna sunar
  • özge karaaslan
  • Dara BAKIRCIOĞLU
  • Elif kaya
  • Elanur YILMAZ
  • Buket GÖNÜL
  • Mathilda
  • Kitapzede

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8
14-17 Yaş
%16
18-24 Yaş
%32
25-34 Yaş
%28
35-44 Yaş
%12
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.7
Erkek
%8.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%32.1 (36)
9
%23.2 (26)
8
%17 (19)
7
%7.1 (8)
6
%9.8 (11)
5
%3.6 (4)
4
%0
3
%2.7 (3)
2
%0
1
%4.5 (5)

Kitabın sıralamaları