Adı:
Bitanem
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
480
ISBN:
9786054401833
Kitabın türü:
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Adım Leyla. Bu benim romanım. İstanbullu diplomat bir çiftin, arkadaşsız, kurallarla biçimlendirilmiş, aynı yerde yaşıyor olmasına rağmen annesinin yüzüne hasret, babasını sadece resmi bayramlarda görebilen, babaannesiyle Ankara'da büyümüş bir kızıyım. Amacım; kendimi, eksikliklerim ve yanlışlıklarımla çırılçıplak soymaktı. Bu bir anlamda çirkinliklerimin, acılarımın, özlemlerimin, pişmanlık duyup utandığım, hatta neden yaptığımı bile anlayamadığım davranışlarımın bir dışa taşması, itirafı. Belki de ölmeden önce sırtımdaki yükleri atmanın bir yolu...

Adım Yücel. Bu romanı Bitanem yazmış. Gerçekten de o benim bitanemdi; onu ilk kez gördüğüm günden, gözlerimi bu dünyaya yumuncaya kadar. Ben yaşamaya onun gözlerinde başladım ve hayata veda etmeden gördüğüm son şey, yine onun gözleriydi.

Okulun ilk haftasında tanıdım onu; o da benim gibi çelimsiz bir kızdı. Konuşmaya başlayınca onun da Türkçesinin benden daha iyi olmadığını anladım. Aylül, Mardinli bir Süryani kızıydı. Elimi ilk tutan kişiydi bu tanımadığım yeni dünyada, ilk arkadaşımdı, yıllarca hayatımdaki en değerli yeri tutan ve hasretinden öldüğüm dostumdu.

...Hayır, annemle babamın öldüklerini öğrendiğimde ağlamadım. Onlara öyle öfkeliydim ki; kucaklarının tadını bile bilmediğim, kokularını hatırlamadığım ve çocukluğumu onlarsızlığa mahkûm ettikleri ve beni bırakıp gittikleri için...

...Sonra burnumun ucunu öpüp, bir de teşekkür ederek arkasını döndü. Bir dakika bile geçmeden uyumuştu. Kocamın temasıyla kutsadığı kadınlığım, kendine destek yaptığı omuzlarım ve burnumun ucuyla üşüdüm.
Gayet iyi ama biraz kendini tekrarlayan bir aşk romanıydi yinede okuma konusunda rahat ilerliyo bazı kısımları merak bile ettirdi denilebilir az okunma oranına bakilirsa bence şans vermeye degebilir.
Çok güzel bir aşkı konu alan bir romandı. Ancak anlatımı biraz sıkıcı ve tekrar bakımından okuyucuyu yoruyor. Kitabın bölümleri farklı zamanları anlattığından zaman zaman hikayeden kopmalara neden oluyor. Genel olarak yürek burkan hazin bir sonla biten aşk romanı..

Benzer kitaplar

Bir evin içinde iki yabancı gibi, sevgisiz,duygusuz zorunlu bir evliliği sürdüren iki insanın, çocukları,gelenek ve görenekleri için kırgınlıklar,hüzünler, pişmanlıklar ,acı ve keder içinde keşkeleri ile yitip giden hayatlarını anlatırken, aynı zamanda her yaşta insanın imkansız aşklar yaşamasının mümkün olduğunu,vuslata ermek mümkün olmasa bile umut etmeyi ve kalblerdeki aşkın hiç kaybedilmediğini, sevdiklerini kaybetme pahasına fedakarlık yaparak kendilerini yavaş yavaş öldüren bir kafese hapsetmeleri bu kadar güzel anlatılamazdı.Farklı roman karakterlerinin hayatlarına ara ara geçiş yapması,dün ve bugüne arasındaki olayların birbiri ile iç içe olması kafa karışıklığı yaratıyor olsa da insan fıtratında bulunan iyi kötü tüm duyguları bir arada yaşatan, ikilemde kalınan duygu yoğunluğununun analizini tüm çıplaklığıyla anlatan bu kitabı ben çok beğendim.
"Bu kez de sen gülüyordun. Ama seni birazcık tanımaya çalışsalar bu gülmelerin senin isyan çığlıkların olduğunu anlarlardı."
Sakın söylemek istediğiniz güzel şeyleri ertelemeyin. Belki de bu, o insanı ne kadar sevdiğinizi söyleyebileceğiniz son şansınızdır.
Ama galiba o anda ihtiyacım olan tek şey başımı sokacak bir dam altı yerine sırtımı sıvazlayacak ve bana bir kırıntı kadar bile olsa kaybettiğim güveni verecek bir yürekti.
"uzun kirpiklerinden sular damlayan o kocaman kahverengi gözlerini düşünüyordu, o ufak, enik gibi çelimsiz şey'in."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bitanem
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
480
ISBN:
9786054401833
Kitabın türü:
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Adım Leyla. Bu benim romanım. İstanbullu diplomat bir çiftin, arkadaşsız, kurallarla biçimlendirilmiş, aynı yerde yaşıyor olmasına rağmen annesinin yüzüne hasret, babasını sadece resmi bayramlarda görebilen, babaannesiyle Ankara'da büyümüş bir kızıyım. Amacım; kendimi, eksikliklerim ve yanlışlıklarımla çırılçıplak soymaktı. Bu bir anlamda çirkinliklerimin, acılarımın, özlemlerimin, pişmanlık duyup utandığım, hatta neden yaptığımı bile anlayamadığım davranışlarımın bir dışa taşması, itirafı. Belki de ölmeden önce sırtımdaki yükleri atmanın bir yolu...

Adım Yücel. Bu romanı Bitanem yazmış. Gerçekten de o benim bitanemdi; onu ilk kez gördüğüm günden, gözlerimi bu dünyaya yumuncaya kadar. Ben yaşamaya onun gözlerinde başladım ve hayata veda etmeden gördüğüm son şey, yine onun gözleriydi.

Okulun ilk haftasında tanıdım onu; o da benim gibi çelimsiz bir kızdı. Konuşmaya başlayınca onun da Türkçesinin benden daha iyi olmadığını anladım. Aylül, Mardinli bir Süryani kızıydı. Elimi ilk tutan kişiydi bu tanımadığım yeni dünyada, ilk arkadaşımdı, yıllarca hayatımdaki en değerli yeri tutan ve hasretinden öldüğüm dostumdu.

...Hayır, annemle babamın öldüklerini öğrendiğimde ağlamadım. Onlara öyle öfkeliydim ki; kucaklarının tadını bile bilmediğim, kokularını hatırlamadığım ve çocukluğumu onlarsızlığa mahkûm ettikleri ve beni bırakıp gittikleri için...

...Sonra burnumun ucunu öpüp, bir de teşekkür ederek arkasını döndü. Bir dakika bile geçmeden uyumuştu. Kocamın temasıyla kutsadığı kadınlığım, kendine destek yaptığı omuzlarım ve burnumun ucuyla üşüdüm.

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Ozseme
  • Gülseren Saraç
  • Fatma Yeşildağ
  • Hazal Yazıcı
  • Arife
  • Dilara Hacıfazlıoğlu
  • Nrdn Krmn
  • Emine Korkut
  • sdozkan
  • Nazmiye gençer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%36.8
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%21.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91.7
Erkek
%8.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (8)
9
%10 (2)
8
%30 (6)
7
%10 (2)
6
%10 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0