Adı:
Bitmeyen Kavga
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
453
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Dubious Battle
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gözlem Yayınları
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck, 1930'lu yılların Amerikası'nda hayatını bitmeyen bir kavgaya adamış Mac'le deneyimsiz ama atak Jim'in elma bahçelerindeki işçiler arasına katılarak başlattıkları bir grevi anlatıyor...
316 syf.
·Puan vermedi
Herkese merhaba..inceleme kısmıyla pek ilgim alakam olmasa da bu kitaba inceleme yazmak istedim =)))
zira emekciler,isciler,koyluler bizim isimiz ....
Neresinden baslayıp nerde bitircem bilmiyorum .Ama burda biraz kopya ceken sinsi ogrenci kılıgına burunup sevgili Tuco 'nun izinden gitmeyi planlıyorum =)))) zohahahhahaha ..
Suraya birkac KEY WORDS bırakayım...

#mercimek
#tarla
#gunes
#traktor
Bunlar bizimle ilgili olanlar

#elma
#kamyon
#grev
#fakirlik (diz boyu olandan hani =)

Bunlar da kitapla iligili kısım
---------------------------------------------
Gel gelelimmm bunları cumle icinde kullanıp olan bitenle bagdastırmaya!!!!!!
Arkadas hani koyde yasanır koylu olunur daa bu kadarı da fazla...Bizimkisi abartılı feodalite (bknz :Yozgat Koyluleri)

Bizim buralarda gecim tarzı bellidir...Guzun eker yazın bicersin..

Ne demis Asık Veysel " Kazma ile dovmeyince kıt verdi.."

Uretim tarzı topraga dayalı..

Okuyup kendini kurtaranlari saygı ile tenzih ediyoruz.. bizimkilerde mercimek,nohut,bugday iklimin kaldıracagı seyler ekiyorlar...Mercimek korkulu ruyamız...Oyle zorlar ki adamı ...hani imkan bulsan mercimek mevsimi denizasırı memleketlere kadar daha da donemezsin...biz de gelenegi bozmadık bu sene haddinden fazla zorlandik tarlada..eeeee EMEK'siz para kazanılmıyor...
Tepede gunes altında biz un helvası gibi kavuruyor bizi ...
Oyle sıcak oyle sıcak kii ici katkı maddesi dolu margarinler gibi eriyoruz ...En sonunda dayanamadik ...hayır orda orgutu toplum kurup isi greve goturcez..ama gel gor ki yapamıyoruz ucundaki babamız....

Neyse efenimmmmm zar dedik zor dedik hergun traktorumuze binip tarlaya gittik isimizi hallettik cok sukur ...
!!!!!!!!!!!!!!!
Gelelim kitaptaki garibanlara...
Onlarda bizden hallice..ac karnını doyurmaya calısıyor millett..
Patron zalimm..
Emek veriyorsun aldıgın karsılık hic niteliginde ...
Biz mercimek isine daldıkkkk ..Onlarda mevsimi gelince elma toplamaya gidiyolar.. bir deli bir kuyuya tas atıyor kırk akıllida cıkarmaya calısıyor ..
Bizim isguzarlar milleti orgutleyip greve goturuyor ...Elde silah yokkk kapitalistler tum guclere sahip..Yuregini ortaya koyuyor halk ..
Kamyonunu,evini,bahcesini bu ugurda feda ediyorlar... Aldı basını gidiyor bir kavgaaa ..Kıyıdan koseden doktor, onder bir yerde orgutleniyorlar ..
Mucadele son gazz ...Emekcileri doyurmak icin kız tavlayan mı dersin (inek ,domuz vs yiyecek bir seyler koparıyor )
..
Posta kutularına mektup koyanlar miii ???

Kan dokmeden devrim olur muuu ?
Kan da akıyor mezarda kaziliyor ...

Bu kavga boyle surup gidiyor ...kazan kim derseniz ...
Kazanan Kapitalizm her zaman oldugu gibi...

Birazda kitabin diline degineyim ...kitabı ikinci el almıstım ve yayınevi cok kotuyduuu ..Oyle kelimeler vardi ki birden kitaba Nasrettin Hoca kactı sandım (ye kurkum ye dunyası vardı bir yerde )
bazi yerlede cevirmenin Yozgatlı oldugu kanısına vardım =))))) ( yel yeperek )
...
Dili guzeldi ,ceviri kotu olsada...
Ama sonu pek umdugum gibi bitmedi ...
Belki biraz daha devam edebilirdi kitap..Farkli bir sonla bitebilirdi ...
Esen kalın ..Kitapla kalın ..

Kiraz Tadında okumalar a dostlar.. =)))
333 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Daha da önemlisi eğer Steinbeck kişisel görüşlerine yer verdiyse bunlar Mac'in değil, Doktor Bruton'ın ağzından çıkanlar. Doktor ne sermayedar ne de mavi yakalı. Ne kapitalizm ne de komünizm aklına yatıyor. O işin biraz daha felsefi tarafında. Bu bitmeyen kavgayı insanın içindeki iyi ve kötünün savaşı olarak görüyor. Kızılların aksine bireye önem veriyor. Grevde siyasi olayları, işçi sınıfının hareketlerini değil, bireyin toplum içindeki hareket tarzını ve kötü ile iyi arasındaki mücadelesini gözlemliyor. Grev kampında çalışmasının tek nedeni "insan"a şahit olma hevesi. Çünkü ona göre bu da onun bitmeyecek savaşlarından biri. İnsanın içinde kendine duyduğu sevgi ve nefret bir arada bulunuyor, sürekli çatışıyor ve biri diğerini dengeliyor. Bütün bunlar insanın kendi içindeki çekişmenin yansıması belki. Bu yüzden insan ancak son bir birey (kendisi) kalıncaya kadar herkesi yok ettiğinde huzur bulabilir. Bütün bunlar kitaba siyasiden çok felsefi bir alt metin kazandırıyor
228 syf.
·26 günde·Beğendi·7/10
Açıkça söylemem gerek, kitaptan beklentim büyüktü. Büyük bir hevesle başlamıştım fakat bitirdiğim de aynı duyguları maalesef hissedemedim, aksine biraz da sinirliyim doğrusu. Kim bilir, belki de bu benim eksimliğimdir.

Kitap, grevde ki işçilere öncülük etmeye çalışan iki devrimci'nin başından geçenleri anlatıyor. Evet neredeyse diyaloglar birkaç kişi etrafında dolaşıp durmuş desem sanırım haksızlık etmiş olmam. Farklı karakterler, grev kırıcılar, mülk sahipleri vb arasında ki diyaloglara da yer verilse daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bu yanıyla bence eksik kalmış. Bunun dışın da okuyanı pek sıkmayan akıcı bir dille yazılmış.

Okuyacak olanlara haksızlık etmemek için kitabın içeriğine pek girmek istemiyorum. Ancak kitap hakkın da genel olarak birkaç şey söylemesem olmaz.
Doğası gereği hiçbir grev sadece ücretler artırılsın, şartlar iyileştirilsin veya hiçbir anlamda uzlaşamayacak iki sınıf şiddete başvurmadan mutabık kalsın diye yapılmaz. Asıl amaç; ezilen emekçilerin birliğini sağlamak, dostu düşmanı ayırt edebilmesi için bilinçlendirmek ve kavganın meşruluğunu kavratmaktır. Tabii bunun yanın da birkaç tali neden de sayılabilir ki, bunlar da ender olarak zamana ve mekana göre önceden sezilemeyen gereksinimlerden kaynaklanabilir.

Kitap da anlatılan iki devrimcinin asıl amacı da bu, buraya kadar hiçbir sorun yok. Fakat devrimcilik, zafere giden yolda her yol mübahtır mantığı ile icra edilemez, edildiğin de ise adı devrimcilik olmaz. Emeği için grev kararı almış emekçi kitlesi en cesur kararı vermiş demektir ki devrimci kişilik için sağlam bir potansiyeldir bu. Sırada ki görev onları bilinçlendirmek, öfkelerini doğru hedefe yönlendirmektir, bir kaç kişiyi düşmana katlettirip kargaşa yaratmak değil. Fakat kitapta öyle bir anlatılmış ki, sanırsınız halktan değil bir hayvan sürüsünden bahsediliyor. Kargaşa çıksın, düşmana saldırılsın da nasıl olursa olsun mantığı yansıtılmış. Devrimci diye nitelendirilen kişilerin, eğer eylem başarısız olursa kaçacak yerleri bile hazır...

Daha yazacak çok fazla şey var fakat bunları inceleme de ele almak istemiyorum. Hem kitabın ''Talihsiz'' karakteri Jim her şeyi açıklamış gibi;
''Hayır... Düşünüyorum... Şimdi bir dövüş kazandık ve bizimkilere barikatları anırttık ama yine de her zamandan çok yakınız yenilgiye. biz buraya bir şeyler yapmaya gelmiştik Mac. Her şeyi bombok mu ettiik yoksa''

Kitabın ismi ''Ne yapmamalı?'' olsa sanırım daha iyi olurdu.
Bu yazıyı yazmadan önce, kitabın yazıldığı tarih de başta olmak üzere birçok şeyi inceledim acaba haksızlık etmiş olurmuyum diye, ama şu an haksızlık etmediğimin farkındayım.
Yazarın okuduğum ilk kitabı olduğunu da belirtmeliyim, bir başka kitabı ''Gazap Üzümleri''ni aldım ve yazarı da tanımak için onu da yakın zaman da okuyacağım.
316 syf.
·Puan vermedi
J.Steinbeck yapıtlarında çoğu zaman olayları bütün çıplaklığıyla anlatarak okuyucusuyla buluşturdu. Fakat aynı zamanda kendi görüşlerini de yarattığı karakterlere ustaca yerleştirmiştir. Yaklaşım ve hislerini net bir şekilde gözlemleyebiliyoruz eserlerinde. Bitmeyen Kavga'da ise yazar, işçi sınıfı arasındaki bağı kuvvetlendirmek, onları birlik ve dayanışmaya teşvik etmek adına 2 devrimci öncülüğünde başlattıkları greve sahip çıkmalarını sağlamak amacıyla daha çok Jim ve Mac'in başından geçenlere odaklıdır.Olaylar silsilesi bir yana bence kitabın özü insanın kendisine doğru yaptığı yolcukukta iyi ve kötüye yaklaşımlari, gösterdikleri uyum ve yaptıkları tercihtir. Bitmeyen kavgamız ilk önce kalabaliklar içinde bile kendimizle vermiş olduğumuz devamlı mücadelemizdir. Beğenerek okuduğum bir kitaptı. Yazar sorunlara doğru yaklaşimlarla ilerlemis bence.Herkese tavsiye ederim.
316 syf.
·Beğendi·10/10
lisedeyim artık. liseli olmuşum okulda. dünyanın kralıyım diye düşünüyorum. sonra sorumluluklar geliyor. abiler ablalar anlatıyor da çok umurumda olmuyorlar. sonra bir abla bir kitap veriyor al oku diyor. zaten o zamana kadar ne kadar geyik takılmış olsam da bizim zamanımızın en büyük eğlencesi, en büyük zihin geliştiricisi her daim kitaplar olmuştu.2 günde okuduğumu hatırlıyorum. iki gece klozetin üstünde kitabı okuyarak sabahlamıştım. ne de olsa derste uyurum gerekirse diye düşünmüştüm. ama elimden bırakamadığım için ancak bitirdikten sonra akşamdan sabaha uyuyup kendime gelmiştim. ve "bitmeyen kavga"yı okumuştum ve artık solcuydum. ....bütün bu haksızlıkları yapanları karşıma getirin de hepsinin aklını alayım tarzında ergen düşüncelerim olmuştu. ama bu kitabın hayatıma ektiği solculuğu hiç bir zor benden alamadı!
316 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Merhaba,
Uzun zamandır böylesine etkileyici bir Steinbeck kitabına denk gelmemiştim. Tamam bir Gazap Üzümleri değill ama okurken sizi etkileyen, karalterlerin duygularını hissettiren eserlerinden biri.
Kitap da elma toplayıcısı olarak çalışan sezonluk tarım işcilerinin ücretlerini düşürdükleri için giriştikleri grev hikayesini okuyorsunuz.
Fakat iki karakter var kitap da onların amacını asla anlayamadım Mac ve Jım. Hatta ben ilerleyen sayfalarda Jim Mac'den ayrılır sanıyordum ama fena halde yanıldım.
Bu iki karakter gerek taktikleri ile gerek soğuk kanlı tavırları ile kitap boyunca sizi yer yer kızdırıp, yer yer de şaşırtabilir. Fakat bazı satırlarda ise onlara hak verirken bulacaksınız kendinizi. Dedigim gibi kitap bitti ama ben hala o iki karekterin asli görevini çözemedim.
Bunun dışında sürekleyici bir eser olduğunu söyleyebilirim. Tıpkı diğer Steinbeck eserleei gibi.
Şimdiden herkese keyifli okumalar dilerim.
Youtube kanalım için;
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
316 syf.
·4 günde·Puan vermedi
İşçi sınıfının yüzyıllardır süregelen ve hâlâ da devam eden haklı kavgası... Bitmeyen ekmek, emek kavgası... Steinbeck bu romanında bize insanlığın bitmeyen kavgasını tüm dürüstlüğü ve tüm çarpıcılığıyla sunuyor. Eser, kötü koşullarda az ücretle çok çalışmak zorunda kalan elma işçilerinin haklarını aramak için giriştikleri örgütlenmeyi konu alıyor. Tek silahı elleri olan örgütlü insan topluluğunun; devlete, düzene, kapitalizme, topluma, sınıf ayrımcılığına karşı yegâne silahı isyandır. Ve kitap bize bu isyanı tüm yalınlığıyla sunuyor. Kitapta bizi aklımızdan ve kalbimizden vuran birçok konu ele alınmış Steinbeck'in cesur kaleminden. İlk olarak öfkesi isyana dönüşen işçi sınıfının ya da tüm düzeni sorgulayanların birleşince nasıl bir canavara dönüşüp engel tanımadıkları müthiş çözümlenmiş. Ayrıca kitaptaki Dr. Burton karakterinin devrime bakışı, burjuva kesimi devrimcilerin düşünce yapısını özütlüyordu (bence). Ben bu kısımları okurken Lenin'in devrimci görüşlerini sezdim. Ah bir de şu paragraf var;
"Senin sorunun doktor, komünist olamayacak kadar aşırı solda olman." Ve bir de günümüz sisteminde devrim mücadelesinin hastalıklı yönlerini "parti" üzeinden anlatıyordu yazar. Hiç bitmeyecek devrim kavgası Steinbeck'in etkili kalemiyle bizi derinden sarsıyordu yani. Ne kadar komünist ne kadar devrimcisiniz bilmem. Kimsiniz nasıl düşünürsünüz ya da her ne ise işte bilmiyorum. Sadece çok okuyun ve devrimle kalın.....
316 syf.
·9 günde·9/10
John Steinbeck ile ilk olarak Gazap Üzümleriyle tanıştım. Gazap üzümleri kadar güzel diğer bir kitabı ise Bitmeyen Kavga adlı eseridir sanırım.
Kitabın konusuna değinmek gerekirse; İşçi sınıfının grevine önderlik eden Jim ve Mac adında iki devrimcinin başından geçen olaylar anlatılmaktadır ve genel olarak bakıldığında , aslında işçi sınıfının yüzyıllardır süregelen haklı kavgası kitaba konu olmuştur.
Kitap Jim adlı karakterin partiye üye olmak istemesi ile başlar. Parti sorumlusu ile konuşması aslında “bitmeyen bu kavga” nın sebep ve sonuçlarını yansıtmaktadır. Bakınız;
Üyeliğe başvuru sırasında “…Neden partimize katılmak istiyorsun?…” diye soran Harry’e “…tüm ailem bu düzenin kurbanı oldu…” ve “…Bir amaç uğruna çalışmak istiyorum…” diyerek içinde bulunulan durumu anlatır bu ufak diyalog.
Ayrıca John Steinbeck ‘in kendisi de genç yaşlarda tarım işçisi olarak çalışmıştır. Bundan dolayıdır ki süreci çok iyi bir şekilde gözlemleyebildiğinden dolayı bunu başarı ile kitaplarına aktarabilmiştir.
Herkese keyifli okumalar diliyorum:)
316 syf.
·4 günde·8/10
1930 lu yılların Amerikası ve, John Steinbeck o yılların Kaliforniyasından sergiler eserini.
1930 yılının altını çizmek gerekir.
Ne den?
1. çünkü dünya 1929 ekonomik bunalımın etkisindedir .
2.Çünkü, dünya siyasetten ve ekonomik güç dengeleri bloklara ayrılmış.
3. Çünkü. dünya bu blokların başını çeken süper güçlerin sistemleri arasında sıkışıp kalmış, Yeni bir dünya haritası oluşturulma hazırlıkları başlanmış.
4. Dünya kapitalizmin peşinden mi giderek şekil alacak yoksa sosyalizm in peşi sıra mı yol alacak....?
5. İşte bu çerçeveye sokulmuş...bir dünyada, yazarlar da bu ahval içerisinde fikiriyatları ve kalemleri ile , yol aldılar.
Bitmeyen Kavgada bu atmosferin bir ürünüdür.
O zamanlarda üretim araçlarının başında geleni olan TORAK;. bu toplumsal olaylarda, emekçiler ile büyük toprak sahipleri arasındaki çetin çatışmaların oluştuğu yerlerdi..
Yazarın kaleme aldığı hikayede işte böylesi bir çatışmanın Marksit bir yaklaşımla resmedilmesidir..,
Bireysel mücadelenin.bir hiç olduğu,, eylemlerin bütün işcilerin desteği ve örgütlenmesi ile hedefe ulaşamasa dahi amaçlardan birin gerçekleştireceği gerceğini ortaya koymakta.
Yazar nefis ve sürükleyici bir dil kullanmış. Ama bu arada Çevirmen Tuncay Gökmenin hakkını da vermek gerek...Bazı deyimler, tanımlamalar, Öz değişler Türkçeye uygun ve bizim kullandığım ifadelerle cevirmiş. adeta bir Türk yazarın eserini okur gibi okuyorsunuz.
Bazen de konunun Amerika da değilde, 1917 Bolşevik Devriminden önce Çarlık Rusyasın da geçiyor sandığım zamanlar olmadı değil.
Bu tarz konulardan hoşlanan okurlar için tavsiye ederim.
316 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
İşci sınıfının hayat şartlarını direnişinin nasıl gerçekleştirildiğini bu roman ile kolayca öğrenebilirsiniz. John Steinbeck zaten onları akıcı anlatmak için yaratılmış gibi sıkılmadan okuyacağınızdan eminim.Ah bide bu sonunun anlamsız bitmesi yok mu...
Ve insan, karşısına çıkan her engeli aşmış, her düşmanı yenmiş. Yalnız bir tanesinin üstesinden gelememiş. Evet, yalnızca kendisini yenememiş. İnsanlık nasıl da nefret ediyor kendi kendisinden.
Devleti yıkmaya kalkmışım. Oysa yaptığım bir konuşma da, açlıktan ölen insanların varlığından dem vurmuştum yalnızca."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bitmeyen Kavga
Baskı tarihi:
1993
Sayfa sayısı:
453
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
In Dubious Battle
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Gözlem Yayınları
Nobel ödüllü yazar John Steinbeck, 1930'lu yılların Amerikası'nda hayatını bitmeyen bir kavgaya adamış Mac'le deneyimsiz ama atak Jim'in elma bahçelerindeki işçiler arasına katılarak başlattıkları bir grevi anlatıyor...

Kitabı okuyanlar 1.288 okur

  • Seyyar Toner
  • Agni Lebannen
  • Mehmet Sakin BEKLEN
  • esra yılmaz eraslan
  • Cevat Bayhan
  • Rifat gültekin
  • Serqo
  • Engin Y.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları