Bıyık Söylencesi

7,0/10  (2 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
686 gösterim
Bıyık Söylencesinin en önemli kişisi, yıllar boyu bir kasabanın durgun yaşamını renklendiren, olağanüstü bir bıyık. Kasabalılar geçmişlerinin ve geleceklerinin parlak simgesi olarak görürler onu; her gün bakımını yapan berber kendi yapıtı olarak değerlendirir; genç kızlar geceleri uçarak dolaştığına, bu arada sık sık kendi yataklarına uğradığına inanırlar; türküsünü çıkarmaya çalışan ozan sürekli elinden kaçırır onu. Bıyığı taşıyan kişiye gelince, yavaş yavaş onun bir uzantısı durumuna gelir, altında silinir, onun göstergelik ettiği şeyi, erkekliği bile yitirir neredeyse, gene de her şeyden üstün tutar onu. Tek bir kişi direnir bu zorlu bıyık karşısında: bıyığı taşıyan kişinin karısı. Onun da bıyık yolundan döndürmeye gücü yetmez. İşte Bıyık Söylencesinin öyküsü, ama okudukça göreceksiniz, Peygamberin Son Beş Günü gibi Bıyık Söylencesi de öyküsüne indirgenebilecek romanlardan değil.
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    168
  • ISBN:
    9755106403
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Dilekovski 
23 Eki 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 5/10 puan

Cumali, askerliğini tamamladıktan sonra köyüne döner. Babası Hacarifa'nın işlerini takip ettiği için tıraş olma fırsatı bulamamış; saçı, sakalı ve bıyığı iyice uzamıştır. Berbere gittiğinde, Berber Ziya, Cumali'yi tıraş eder ama bıyığına dokunmaz. Cumali askerlikte bıyıksızlığa alışmıştır; bıyığının kesilmesini ister ama Berber Ziya bunu reddeder. Gelecek vaat eden bıyığı kesmez. Tıraşı izleyen Cumali'nin kan kardeşi Tuzsuz Vaysal ve diğerleri de bıyığın geleceğinin parlak olduğu kanaatindedirler. Çevresinin desteğini alan Cumali'nin tek çekincesi nişanlısı Bedriye Abla olsa da erkeklik gururu ile bıyık bırakmaya karar verir. İlk karşılaştıklarında Bedriye de nişanlısına bıyığının yakıştığını söyler ve Cumali'nin bıyık bırakmasına onay vermiş olur. Cumali'nin bıyığı, Berber Ziya'nın gözetiminde kısa sürede beklenenin ötesinde bir gelişme gösterir.
Bıyık, Cumali'in erkekliği, onuru, namusu olur. Herkes Cumali'nin bıyığına imrenir. Hatta bir "bıyık söylencesi” oluşmaya başlar ve bu söylence ile Cumali "Karapala” namıyla anılmaya başlar.