·
Okunma
·
Beğeni
·
2827
Gösterim
Adı:
Biz, Ölümlüler
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585224
Kitabın türü:
Çeviri:
Berke Kılıç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Ya Seçilmiş Kişi değilseniz?

Ya zombilerle, ruh emici hayaletlerle ya da o mavi parlak gözlü, ölüm getiren, yeni çıkan şey her ne ise onunla savaşması gereken kişi değilseniz?

Ya sadece liseden mezun olmak, baloya gitmek ve birileri okulu tekrar havaya uçurmadan Henna'ya çıkma teklifi etmek isteyen Mickey gibiyseniz?

Çünkü bazen her hafta bir yenisi yaşanan krizlerden daha büyük sorunlar da vardır ve bazen sıradan hayatınızdaki sıradışı şeyleri keşfetmeniz gerekir.

Dağ aslanları en yakın arkadaşınıza tapıyor olsa bile.

Ödüllü yazar Patrick Ness'in bu cesur romanı bize, olağandışılığın farklı şekillerde karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

"Farklı, komik ve sevgi dolu bir hikâye. Kesinlikle kaçırılmamalı."
-Kirkus Reviews-

"Ness'in bilimkurgu romanı, uçarı fütürist fantezilerle dalga geçerken aynı zamanda sadece hayatta olmanın bile ne kadar önemli bir zafer olduğunu vurguluyor. Bu akıllarda kalıcı, duygusal ve okuru sık sık güldüren kitap kesinlikle başarılı olacak."
-Booklist-

"Zıpır esprileri sevenler ve alışılagelmiş hikâyeler yerine insanı düşündüren hikâyeleri tercih edenler, bu eşsiz ve zekice ele alınmış kurguyu takdir edecektir."
-School Library Journal-
264 syf.
·4/10
Biz, Ölümlüler nedense içeriğini bilmememe rağmen çok ön yargılı olduğum bir kitaptı. Ama fuarda arkasını görüp okuyunca bir hayli sevmiş ve “bu tam benlik!” demiştim.

Bunu dememin nedeni, yazarın ele alacağı konuyu çok güzel seçmesiydi. “Herkes seçilmiş kişi olmak zorunda değil.” Bu yazıyı görmem bile kitabı seveceğimi düşünmeme yetti çünkü ne bileyim, dünyayı kurtarmasa bile içlerinde kendimizi bulabileceğimiz güzel karakterler vardır diye düşünmüştüm.

Ama beklediğim gibi olmadı.

Kitabın başları tıpkı diğer kısımları gibi karmakarışıktı. Kitabın ilk yarısı hiçbir şey anlamadım. Sonları geçtim, başları cidden karmakarışıktı çünkü siz kitabı genç yetişkin türü bilerek okumaya başlıyorsunuz ama kitapta fantastik olaylar geçiyor ve siz bir bütünlük yakalamaya, bağlantı kurmaya, bu olaylar gerçek mi yoksa kitap içinde hikayeler mi diye düşünmeye başlıyorsunuz.

Yani kısaca demek istediğim kitap çok yüzeyseldi. Vermek istediği mesajı iyi verebildiğini veya kitabın başarılı olduğunu düşünmüyorum çünkü düşününce cidden insana kattığı bir şey yok. En azından bana göre. İçerisine her şeyden biraz eklenmeye çalışılmış ama bu kitabı anlamsızlaştırmış ve karmaşıklaştırmış.

Yani Kedi Tanrısı ne? Mavi ışık, indie çocuk olayı ne? Ölümsüzler ne?

Bir okur yorumunu okudum ve kitabı gerçekten özetlemiş:

“İndie çocuklar, Kedi Tanrısı gibi fikirler çok özgün ve insanı hemen kitaba ısıtan konular olsa da, yüzeysel anlatılmıştı ve bana göre, kitabın anlattığı belirli bir konu yoktu.
Sanki yazarımız, aklında biriktirdiği bütün kahramanları bir kitaba toplamış gibi. Ama düşünün, Romeo, Nâzım Hikmet, Taylor Swift, Şrek, Keloğlan ve Joker, aynı kitabın konusu olabilir mi? Keloğlan ve Taylor Swift'in, Nâzım Hikmet ve Şrek'in paylaşabilecekleri nasıl bir ortak konu vardır ki?
Karışık ve zevksiz gelir.”

Cidden aynen böyleydi.

Ayrıca şu indie çocuk muhabbeti de bana biraz gereksiz geldi. Kitabın sonu da saçma geldi. Bu kitaba dair her şey saçma geldi bana.

4 puanın tek nedeni de kitabın dilinin akıcı olması ve birkaç güzel alıntı olması. O kadar.

Normalde çok okumak istiyorsanız okuyun derim ama bence bunu bir daha düşünün.
264 syf.
·8/10
Biz, Ölümlüler çıktığı günden beri okumayı dört gözle beklediğim bir kitaptı.Elime geçince de hiç bekletmeden okuma listeme ekledim. Bu yazardan Canavarın Çağrısı adlı kitabı da okumayı çok istiyordum ama nasip bu kitabına imiş. Konu olarak farklı sorunlar yaşayan bir arkadaş topluluğunun yaşadığı şeyleri konu alıyor.Kurgusu daha arka kapak yazısını okuduğumda bile ilgimi çekmişti. Sadece gençlerin sorunlarına değinip, sıkıcı bir genç kurgu yazmak yerine yazarın işin içine fantastik ögeler katarak olayı özgün hale getirmesi çok hoşuma gitti.Ama bir puan kırmamın da sebebi olan , olayları çok yüzeysel geçme işini hiç yapmasa idi keşke.Kurgudaki kedi tanrısı, indie çocuklar fikri çok özgün ve farklı olabilir belki fakat bunları işleyiş biçimi beni pek tatmin etmedi.Yani tam istediğim tadı alamadım kitaptan.Ana karakterin yaşadığı sorunlar ve duygu geçişlerini çok iyi aktarabildiğini ve ilk defa yanlış kararları yüzünden bir karaktere sinirlenmediğimi de belirtmek isterim. Aldığı kararların arkasındaki nedenler bana gayet mantıklı geldiği için genel olarak ana karakteri sevdim diyebilirim.Bunun dışında kitabın özgün kurgusunun yanında çok da yalın ve akıcı bir anlatımı vardı.Böyle anlatım tarzına sahip kitapların benim rs'den çıkmama epey yardımı dokunuyor ve size de faydasının dokunacağına eminim.Tam olarak istediğim hazzı yaşayamamış olsam da fena bir kitap değildi benim için.Size de öneririm, çünkü dili sade olsa da bakış açınızı değiştiren bir anlatım tarzına sahip ve kesinlikle size bir şeyler katacağını söyleyebilirim.
264 syf.
Biz, Ölümlüler.
Kocamaan bir beklentiyle aldığım bir kitap.
Patrick Ness'in sihirli kaleminden çıkmış olsa da, olaylar bana karışık ve çok yüzeysel geldi.
İndie çocuklar, Kedi Tanrısı gibi fikirler çok özgün ve insanı hemen kitaba ısıtan konular olsa da, yüzeysel anlatılmıştı ve bana göre, kitabın anlattığı belirli bir konu yoktu.
Sanki yazarımız, aklında biriktirdiği bütün kahramanları bir kitaba toplamış gibi. Ama düşünün, Romeo, Nâzım Hikmet
, Taylor Swift, Şrek, Keloğlan ve Joker, aynı kitabın konusu olabilir mi?
Keloğlan ve Taylor Swift'in,
Nâzım Hikmet ve Şrek'in paylaşabilecekleri nasıl bir ortak konu vardır ki?
Karışık ve zevksiz gelir.
Ne kadar kısa, bitirmesi kolay ve çerezlik bir kitap olsa da, tamamen bahsettiğim konuyu, İndie Çocuklar, Kedi Tanrısını içerseydi daha çok beğenebilirdim bence. Çünkü fikirler muhteşem ama kenara atılmış, üzerinde durulmamış.
İyiydi, ama çok daha iyilerini de gördüğüm olmuştu.
264 syf.
·2 günde·5/10
Merakla beklediğim Patrick Ness kitabıydı Biz, Ölümlüler...

Kitap kısa, okuması kolay, size bir şeyler katabilecek içerikte ama sevemedim. Hayalle gerçeği birleştirmeyi seven bir yazar Patirck Ness. Çocuk psikolojisini, genç psikolojisini yansıtmakta çok başarılı bulduğum bir yazar. Diğer kitabı Canavarın Çağrısını'nı okuduğumda kendisine hayran olmuştum.

Belki diğer kitaba olan sevgim yüzünden çok beklentiye girmiş olabilirim. Bu sebeple bu kitap bana yetmemiş olabilir diye düşünüyorum.

Daha önce hiç Patrick okumadıysanız seversiniz ama durumunuz benim gibiyse beklentisiz okuyun.
264 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yazar, paralel ilerleyen iki hikâyeden doğaüstü olmayanı ana hikâye olarak seçip ilerletip diğerini süsleme unsuru olarak kullanmış. İlginç bir şey yapayım derken okuyanın kafasını karıştırmaktan öteye gidememiş sanki.

O saçma doğaüstü hikâye bölümleri olmasaydı, çeyrek tanrılı bile olsa diğer kısmı ile lise son sınıf öğrencilerinin, mezuniyet yaklaşırken hayata atılma korkularını anlatan ortalama bir gençlik romanı olarak görür, geçer giderdik.

Belki de doğaüstü kısımlarına ağırlık verdiği takdirde sıradan insan öykülerinin onun gölgesinde kalıp anlatmak istediklerinden uzaklaşacağını fark ettiğinden böyle bir yöntemle yazmıştır.

Çok fazla şey beklemeden okursanız hoşlanacağınız bir kitap çıkmış ortaya.
264 syf.
·4 günde
Biz, Ölümlüler...

"Herkes seçilmiş kişi olmak zorunda değil. Herkes dünyayı kurtaran adam olmak zorunda değil. Pek çok insan sadece hayatı ellerinden gelen en iyi şekilde yaşamak, kendileri için iyi olan şeyleri yapmak, iyi arkadaşlar edinmek, hayatlarını daha iyi hale getirmek, insanları doğru düzgün sevmek zorunda. En başından beri dünyanın bir anlamı olmadığını bilse de, yine de mutlu olmanın bir yolunu bulmak zorunda." 

Bu kadar güzel bir konu, nasıl bu kadar karışık ve anlaşılmaz bir kitaba dönüştürülebilir ki?  Bu kitabı sevenlerden özür dilerim ama benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Kitabın başı, sonu o kadar karışıktı ki bazı yerlerde ne okuduğumu bile anlamadım. Sadece okuması kolay bir kitap olduğu için bitirebildim. Yoksa yarım bırakırdım gibime geliyor. 
Yazar vermek istediği mesajı iyi aktaramamış. Kitap çok yüzeysel kaldı. Bir sürü konu var ama yazarın kafası karışık bir dönemine gelmiş gibi her konu daldan dala atlamış. Kafamda soru işaretleri ile bitirdim kitabı.

Kedi Tanrı?
Her yerden fırlayan mavi ışıklar?
İndie çocuklar? 
Ve ölümsüzler? 
Keşke her şeyden biraz ekleme olmasaymış. 
264 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Ya seçilmiş kişi değilseniz?

Ya ZOMBİLERLE, ruh emici HAYALETLERLE ya da o MAVİ PARLAK GÖZLÜ, ölüm getiren, yeni çıkan her şey ne ise onunla savaşması gereken kişi değilseniz?

Ya sadece liseden mezun olmak, baloya gitmek ve birileri okulu tekrar havaya uçurmadan Henna'ya çıkma teklifi etmek isteyen Mikey gibiyseniz?

Çünkü bazen her hafta bir yenisi yaşanan krizlerden daha büyük sorunlar da vardır ve bazen sıradan hayatınızdaki sıradışı şeyleri keşfetmeniz gerekir.

Dağ aslanları en yakın arkadaşınıza tapıyor olsa bile...
264 syf.
·6/10
Öncelikle merhaba:D
Bu kitaptan çok bir beklentiniz olmasın benim hiç beklediğim gibi değildi bu kitaba hiç bir önyargı ile başlamadım yada yorum okumadım kitabın ortalarına geldim ve kendi kendime yüm kitap böyle olmayacak herhalde falan dedim 1000kitapı açtım ve yorumları okudum umudum düştü ama şunu dedim “yok yaa sonun muhteşem olacak bu gereksiz sıkıcı kısımlara harcadığım zamanı bana geri vereceksin inanıyorum” ama ne yazık ki öyle olamdı bu kitabın hayala nası bu kadar ödül almış anlamıyorum bu kitaba harcayacağınız zamanı cadı avcısı okumakla harcayın derim:)
264 syf.
·2 günde·7/10
Kitap başlarda karışık geldi. Yazarın dilini anlamakta ne yazık ki güçlük çektim ilk anda fakat bu benden kaynaklı da olabilir. Fantastik duygusal komik... bir çok şey var bu kitapta ve ben gerçekten beğenerek okudum. Biraz devamının gelmesinide istedim sanırım ama ikinci kitapta ne anlatabilir bilemiyorum :)
264 syf.
·Beğendi·3/10
Ben kitabin konusunu genel olarak beğenmedim bana karmaşık ve saçma geldi yazarın vermeye çalıştığı birkac düşünce vardı fakat onun haricinde benim için okunmasada olur tarzında bi kitaptı
264 syf.
·5 günde·2/10
Kitaba başlarken hakkında hiçbir şey bilmediğim için beklentim de yoktu. Ama pek çok kişi beğenmediğini dile getirdi.
Bir tarafta fantastik bir olay var. İndie çocukları kullanarak dünyayı ele geçirmeye çalışan ölümsüzler, zırt pırt her yerden çıkan mavi ışıklar, ölümden dönen hayvanlar falan filan. Diğer taraftaysa bir grup lise son sınıf öğrencisi arkadaşın birbirleriyle ve aileleriyle olan problemleri var. Hikayenin anlatıcısı 17 yaşındaki Mikey, obsesif kompulsif bozukluğa sahip. Kız kardeşi anoreksik, en yakın arkadaşı eşcinsel ve çeyrek zamanlı tanrı, sevdiği kız misyoner anne babasıyla birlikte Orta Afrika'ya gitmek üzere.
Bu iki hikaye birbiriyle paralel olarak ilerliyor fakat yazar fantastik kurguya daha az yer verip ana karakterleri olayın dışında tutmuş. Zaten amacı hikayedeki olağanüstü şeylere değil gayet normal olan insanların problemlerine dikkat çekmekmiş gibi görünüyor. Bunun farkında olsam da okurken konunun dışında kalmışlık hissinden kurtulamadım.
Mikey ve arkadaşları sürekli indie çocuklara rastlıyorlar, olağanüstü bir şeyler olduğunun farkındalar fakat asla olaya dahil olmuyorlar. Hal böyle olunca bu fantastik ögeler hikayede eğreti duruyor. Hele bir de Jared'in kedi tanrı meselesi yok mu? Beni iyice zıvanadan çıkardı. Bu kasaba önceden de fantastik olaylardan nasibini almış diye anlatılıyor ama kitaptaki bu olağanüstü dünyaya hiç mi hiç adapte olamadım. Yazarın vermek istediği mesaj; "Herkes dünyayı kurtarmak zorunda değil, hepimiz seçilmiş kişiler değiliz. Ama herkes kendi hikayesinin kahramanı olabilir." şeklindeydi sanırım. Düşünce güzel fakat işlenişini ve karakterleri sevmedim.
264 syf.
·8/10
Bence güzeldi. Yazarın vermek istediği mesajlar çok güzeldi. SEÇİLMİŞ KİŞİ fikrini çok güzel işlemişti bence. Ama sonu öyle olamalı mıydı? Sonu güzeli ama bir şeyler eksikti sanki.
''Ben kimseyi acıdığımdan öpmem,'' dedi.
''Hiçbir şeyi acıyarak yapmam. Acımak küçümsemektir.
Acımak, diğer kişiden daha yüksekte olduğunu varsaymaktır.''
Patrick Ness
Sayfa 233 - Yabancı Yayınları
"Son zamanlarda böyle... döngülere takılmış durumdayım ve kurtulmak giderek zorlaşıyor."
"Seni incitse bile mi?"
"Salakça olduğunu bilsem bile."
"Bir kuyunun dibindeymişim gibi hissediyorum. Bu derin, çok derin bir deliğin fazlasıyla dibindeymişim de yukarı baktığımda küçük bir ışık noktası görüyormu­şum, beni duyması için birilerine ciğerlerim patlayana kadar bağırmam gerekiyormuş ama yaparsam yanlış şeyi söyleyecekmişim ya da beni dinlemeyeceklermiş ya da benimle dalga geçeceklermiş gibi hissediyorum."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Biz, Ölümlüler
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059585224
Kitabın türü:
Çeviri:
Berke Kılıç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Ya Seçilmiş Kişi değilseniz?

Ya zombilerle, ruh emici hayaletlerle ya da o mavi parlak gözlü, ölüm getiren, yeni çıkan şey her ne ise onunla savaşması gereken kişi değilseniz?

Ya sadece liseden mezun olmak, baloya gitmek ve birileri okulu tekrar havaya uçurmadan Henna'ya çıkma teklifi etmek isteyen Mickey gibiyseniz?

Çünkü bazen her hafta bir yenisi yaşanan krizlerden daha büyük sorunlar da vardır ve bazen sıradan hayatınızdaki sıradışı şeyleri keşfetmeniz gerekir.

Dağ aslanları en yakın arkadaşınıza tapıyor olsa bile.

Ödüllü yazar Patrick Ness'in bu cesur romanı bize, olağandışılığın farklı şekillerde karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

"Farklı, komik ve sevgi dolu bir hikâye. Kesinlikle kaçırılmamalı."
-Kirkus Reviews-

"Ness'in bilimkurgu romanı, uçarı fütürist fantezilerle dalga geçerken aynı zamanda sadece hayatta olmanın bile ne kadar önemli bir zafer olduğunu vurguluyor. Bu akıllarda kalıcı, duygusal ve okuru sık sık güldüren kitap kesinlikle başarılı olacak."
-Booklist-

"Zıpır esprileri sevenler ve alışılagelmiş hikâyeler yerine insanı düşündüren hikâyeleri tercih edenler, bu eşsiz ve zekice ele alınmış kurguyu takdir edecektir."
-School Library Journal-

Kitabı okuyanlar 274 okur

  • Dilara Akbulut
  • Nazlı harman
  • Bilmem
  • Emine Cangi
  • zeynep
  • Aleyna
  • Aley
  • Esma Yavuz
  • Haffa Geçmiş
  • Gizem Gökçayoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%60.4
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%11.3
35-44 Yaş
%1.9
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%96.2
Erkek
%3.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10 (13)
9
%10 (13)
8
%11.5 (15)
7
%13.1 (17)
6
%23.1 (30)
5
%14.6 (19)
4
%4.6 (6)
3
%6.2 (8)
2
%3.1 (4)
1
%3.8 (5)