Geri Bildirim

Biz, ÖlümlülerPatrick Ness

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.398
Gösterim
Adı:
Biz, Ölümlüler
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
264
ISBN:
9786059585224
Kitabın türü:
Çeviri:
Berke Kılıç
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Ya Seçilmiş Kişi değilseniz?

Ya zombilerle, ruh emici hayaletlerle ya da o mavi parlak gözlü, ölüm getiren, yeni çıkan şey her ne ise onunla savaşması gereken kişi değilseniz?

Ya sadece liseden mezun olmak, baloya gitmek ve birileri okulu tekrar havaya uçurmadan Henna'ya çıkma teklifi etmek isteyen Mickey gibiyseniz?

Çünkü bazen her hafta bir yenisi yaşanan krizlerden daha büyük sorunlar da vardır ve bazen sıradan hayatınızdaki sıradışı şeyleri keşfetmeniz gerekir.

Dağ aslanları en yakın arkadaşınıza tapıyor olsa bile.

Ödüllü yazar Patrick Ness'in bu cesur romanı bize, olağandışılığın farklı şekillerde karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

"Farklı, komik ve sevgi dolu bir hikâye. Kesinlikle kaçırılmamalı."
-Kirkus Reviews-

"Ness'in bilimkurgu romanı, uçarı fütürist fantezilerle dalga geçerken aynı zamanda sadece hayatta olmanın bile ne kadar önemli bir zafer olduğunu vurguluyor. Bu akıllarda kalıcı, duygusal ve okuru sık sık güldüren kitap kesinlikle başarılı olacak."
-Booklist-

"Zıpır esprileri sevenler ve alışılagelmiş hikâyeler yerine insanı düşündüren hikâyeleri tercih edenler, bu eşsiz ve zekice ele alınmış kurguyu takdir edecektir."
-School Library Journal-
Biz, Ölümlüler çıktığı günden beri okumayı dört gözle beklediğim bir kitaptı.Elime geçince de hiç bekletmeden okuma listeme ekledim. Bu yazardan Canavarın Çağrısı adlı kitabı da okumayı çok istiyordum ama nasip bu kitabına imiş. Konu olarak farklı sorunlar yaşayan bir arkadaş topluluğunun yaşadığı şeyleri konu alıyor.Kurgusu daha arka kapak yazısını okuduğumda bile ilgimi çekmişti. Sadece gençlerin sorunlarına değinip, sıkıcı bir genç kurgu yazmak yerine yazarın işin içine fantastik ögeler katarak olayı özgün hale getirmesi çok hoşuma gitti.Ama bir puan kırmamın da sebebi olan , olayları çok yüzeysel geçme işini hiç yapmasa idi keşke.Kurgudaki kedi tanrısı, indie çocuklar fikri çok özgün ve farklı olabilir belki fakat bunları işleyiş biçimi beni pek tatmin etmedi.Yani tam istediğim tadı alamadım kitaptan.Ana karakterin yaşadığı sorunlar ve duygu geçişlerini çok iyi aktarabildiğini ve ilk defa yanlış kararları yüzünden bir karaktere sinirlenmediğimi de belirtmek isterim. Aldığı kararların arkasındaki nedenler bana gayet mantıklı geldiği için genel olarak ana karakteri sevdim diyebilirim.Bunun dışında kitabın özgün kurgusunun yanında çok da yalın ve akıcı bir anlatımı vardı.Böyle anlatım tarzına sahip kitapların benim rs'den çıkmama epey yardımı dokunuyor ve size de faydasının dokunacağına eminim.Tam olarak istediğim hazzı yaşayamamış olsam da fena bir kitap değildi benim için.Size de öneririm, çünkü dili sade olsa da bakış açınızı değiştiren bir anlatım tarzına sahip ve kesinlikle size bir şeyler katacağını söyleyebilirim.
Merakla beklediğim Patrick Ness kitabıydı Biz, Ölümlüler...

Kitap kısa, okuması kolay, size bir şeyler katabilecek içerikte ama sevemedim. Hayalle gerçeği birleştirmeyi seven bir yazar Patirck Ness. Çocuk psikolojisini, genç psikolojisini yansıtmakta çok başarılı bulduğum bir yazar. Diğer kitabı Canavarın Çağrısını'nı okuduğumda kendisine hayran olmuştum.

Belki diğer kitaba olan sevgim yüzünden çok beklentiye girmiş olabilirim. Bu sebeple bu kitap bana yetmemiş olabilir diye düşünüyorum.

Daha önce hiç Patrick okumadıysanız seversiniz ama durumunuz benim gibiyse beklentisiz okuyun.

Benzer kitaplar

Kitap başlarda karışık geldi. Yazarın dilini anlamakta ne yazık ki güçlük çektim ilk anda fakat bu benden kaynaklı da olabilir. Fantastik duygusal komik... bir çok şey var bu kitapta ve ben gerçekten beğenerek okudum. Biraz devamının gelmesinide istedim sanırım ama ikinci kitapta ne anlatabilir bilemiyorum :)
Ben kitabin konusunu genel olarak beğenmedim bana karmaşık ve saçma geldi yazarın vermeye çalıştığı birkac düşünce vardı fakat onun haricinde benim için okunmasada olur tarzında bi kitaptı
Kitaba başlarken hakkında hiçbir şey bilmediğim için beklentim de yoktu. Ama pek çok kişi beğenmediğini dile getirdi.
Bir tarafta fantastik bir olay var. İndie çocukları kullanarak dünyayı ele geçirmeye çalışan ölümsüzler, zırt pırt her yerden çıkan mavi ışıklar, ölümden dönen hayvanlar falan filan. Diğer taraftaysa bir grup lise son sınıf öğrencisi arkadaşın birbirleriyle ve aileleriyle olan problemleri var. Hikayenin anlatıcısı 17 yaşındaki Mikey, obsesif kompulsif bozukluğa sahip. Kız kardeşi anoreksik, en yakın arkadaşı eşcinsel ve çeyrek zamanlı tanrı, sevdiği kız misyoner anne babasıyla birlikte Orta Afrika'ya gitmek üzere.
Bu iki hikaye birbiriyle paralel olarak ilerliyor fakat yazar fantastik kurguya daha az yer verip ana karakterleri olayın dışında tutmuş. Zaten amacı hikayedeki olağanüstü şeylere değil gayet normal olan insanların problemlerine dikkat çekmekmiş gibi görünüyor. Bunun farkında olsam da okurken konunun dışında kalmışlık hissinden kurtulamadım.
Mikey ve arkadaşları sürekli indie çocuklara rastlıyorlar, olağanüstü bir şeyler olduğunun farkındalar fakat asla olaya dahil olmuyorlar. Hal böyle olunca bu fantastik ögeler hikayede eğreti duruyor. Hele bir de Jared'in kedi tanrı meselesi yok mu? Beni iyice zıvanadan çıkardı. Bu kasaba önceden de fantastik olaylardan nasibini almış diye anlatılıyor ama kitaptaki bu olağanüstü dünyaya hiç mi hiç adapte olamadım. Yazarın vermek istediği mesaj; "Herkes dünyayı kurtarmak zorunda değil, hepimiz seçilmiş kişiler değiliz. Ama herkes kendi hikayesinin kahramanı olabilir." şeklindeydi sanırım. Düşünce güzel fakat işlenişini ve karakterleri sevmedim.
Kitabın ismi biraz daha fantastik detayların olacağını düşündürmüştü bana, fakat o fantastik olayların kısa kısa, detayına girilmeden verilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı. Onun dışında dönen olay, arkadaş grubu içindeki ilişkiler sıcak ve güzeldi. Yalnızca Mickey ve arkadaşlarının hikayesi anlatılıyor olsa gerçekten güzel bir kitap. Ama Ölümsüzler işin içine girince, orada dönen olayları merak etmeden duramadım. Detay verilmeden birer paragraf halinde arada bir bahsedilmesi de merakımı iyice artırdı. Yazarın istediği de buydu belki, merak etmemizi ve arada bir "acaba indie çocuklar ne yapıyor, Ölümsüzlere ne oldu" diye düşünmemizi istedi :)
Yorumun aslı ve tamamı --> https://yaprakonur.wordpress.com/...mluler-patrick-ness/

Patrick Ness'le resmi olarak tanışma vaktim gelmiş de geçiyordu; Biz, Ölümlüler'in konusunu duyduğumda da vurulmuştum, ee dolayısıyla kitap elime geçtiği gibi bitti.

Herkes seçilmiş kişi olmak zorunda değil.

Kitabın temelde ele aldığı fikir bu; herkes dünyayı kurtaran, vampirlerle aşk yaşayan, ruh emici hayaletle savaşan, ölümsüzlerin dünyayı gele geçirmesini engelleyen o özel çocuklardan olamaz. Mükemmel bir başlangıç fikri, değil mi? En azından bence öyleydi. Yazar böylece okurun kendini daha özdeşleştirebileceği karakterler ve hikaye ortaya koymaya çalışıyor.

Bence baş karakterlerimizin hiçbiri aslında sıradan değil. Hepsinin kendine ait güçlü ve zayıf yanları olan, aslında indie çocuklardan çok da farklı olmayan karakterler ama anlatım en basit tabiriye yavan.

Evet, kitap sürükleyici, insan eline aldığı gibi bitiriyor ama anlatımda bir şeyler eksik sanki. Belki de benim Patrick Ness'ten beklentilerim çok yüksekti...

Çeviri ve editörlük konusuna gelirsek... More Than This sayesinde Patrick Ness'in çevirilmesi ne kadar zor bir yazar olduğuna aşinayım, kullandığı basit cümleleri altına gizlediği derin anlamları kaçırmadan ve cümlelerin o basitliğini bozmadan Türkçe'ye aktarmak gerçekten beceri isteyen bir iş. Çevirmen Berke Kılıç bunu başarmak için çabalamış ve çoğunlukla da başarmış, ki bu kendisinin ilk çevirisiymiş. Yine de arada sorunlu cümleler kalmış. Bu, büyük ihtimalle editörlükle rahatça çözülebilecekken sanırım çevirmenin daha önce editörlük yapmasına güvenilerek çok dikkat edilmeden basılmış, keşke öyle olmasaymış da biz de daha keyifli şekilde okuyabilseymişiz.

Kısaca kitap mükemmel değil, hatta mükemmel olmaktan çok uzakta ama bence yine de okunması gerekiyor... Seçilmiş kişi anlatımlarının dışında bir şeyler görmeyi, bu anlatımların eksik yanlarının fark etmeyi, psikolojik rahatsızlıklarla başa çıkmanın nasıl bir şey olduğunu ve gerçekten de herkesin kendi hikayesinin baş kahramanı olduğunu görmek için.
Açıkcası kitabı büyük beklentiyle okumaya başlamıştım ama malesef beklentimi karşılayamadı.Bilmiyorum nedense kitaba bi ısınamadım.Güzeldi ama bence etiket fiyatına değecek bir kitap değil.Bundan daha güzel ve ucuz kitaplar da var.Pek tavsiyelik değil sanki.
Biliyorum bir çok kitaba bunu diyorum ama kitap mükemmeldi. Yani ilk defa ana karakterlerin mükemmel olmadığı, aksine özel güçleri olan insanların olduğu bir dünyada normal insanlar oldukları bir kitap okudum ve çok hoşuma gitti.
Kitap konusuyla ve kapağıyla ilgimi çekmişti. Okumaya başladığımda gerçekten çok sıktı. Elime alıp alıp bıraktım ve bir an önce bitsin modundaydım. Sonra ise şaşırtıcı bir şekilde elimden bırakamadım. Gerçekten olaylar çok güzel ilerledi. Karakterlere veda etmek üzmedi desem yalan olur. Keşke hayatlarının devamında neler olacağını öğrenebilseydik.
''Ben kimseyi acıdığımdan öpmem,'' dedi.
''Hiçbir şeyi acıyarak yapmam. Acımak küçümsemektir.
Acımak, diğer kişiden daha yüksekte olduğunu varsaymaktır.''
Patrick Ness
Sayfa 233 - Yabancı Yayınları
Aslında her koşulda korkunç bir şey olacakmış gibi hissediyorum.Bunu hep hissediyorum.Mutlu olduğumda bile.
"Gençlerin en büyük hataları,karanlığı ve dünyadaki zorlukları tek görenin kendileri olduğunu düşünmeleridir."
‘’...Bir kuyunun dibindeymişim gibi hissediyorum.
Bu derin, çok derin bir deliğin fazlasıyla dibindeymişim de
yukarı baktığımda küçük bir ışık noktası görüyormuşum,
beni duyması için birilerine ciğerlerim patlayana kadar bağırmam
gerekiyormuş ama yaparsam yanlış şeyi söyleyecekmişim ya da
beni dinlemeyeceklermiş gibi hissediyorum.’’
Patrick Ness
Sayfa 194 - Yabancı Yayınları
O halde siz de benim için gerçeğin ne olduğunu söyleyemezdiniz.Seçimi yapan bendim.Siz değil.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Biz, Ölümlüler
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
264
ISBN:
9786059585224
Kitabın türü:
Çeviri:
Berke Kılıç
Yayınevi:
Yabancı Yayınları
Ya Seçilmiş Kişi değilseniz?

Ya zombilerle, ruh emici hayaletlerle ya da o mavi parlak gözlü, ölüm getiren, yeni çıkan şey her ne ise onunla savaşması gereken kişi değilseniz?

Ya sadece liseden mezun olmak, baloya gitmek ve birileri okulu tekrar havaya uçurmadan Henna'ya çıkma teklifi etmek isteyen Mickey gibiyseniz?

Çünkü bazen her hafta bir yenisi yaşanan krizlerden daha büyük sorunlar da vardır ve bazen sıradan hayatınızdaki sıradışı şeyleri keşfetmeniz gerekir.

Dağ aslanları en yakın arkadaşınıza tapıyor olsa bile.

Ödüllü yazar Patrick Ness'in bu cesur romanı bize, olağandışılığın farklı şekillerde karşımıza çıkabileceğini hatırlatıyor.

"Farklı, komik ve sevgi dolu bir hikâye. Kesinlikle kaçırılmamalı."
-Kirkus Reviews-

"Ness'in bilimkurgu romanı, uçarı fütürist fantezilerle dalga geçerken aynı zamanda sadece hayatta olmanın bile ne kadar önemli bir zafer olduğunu vurguluyor. Bu akıllarda kalıcı, duygusal ve okuru sık sık güldüren kitap kesinlikle başarılı olacak."
-Booklist-

"Zıpır esprileri sevenler ve alışılagelmiş hikâyeler yerine insanı düşündüren hikâyeleri tercih edenler, bu eşsiz ve zekice ele alınmış kurguyu takdir edecektir."
-School Library Journal-

Kitabı okuyanlar 101 okur

  • Rumeysa Kaya
  • Esra Noyan
  • sana ne oluyor tolstoyevski
  • Şenay Kılıç
  • Güneş Geçkil
  • Müberra Karcı
  • SelisCeyd
  • MAKASAPATU
  • sedef gürler
  • Esra Noyan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.8
14-17 Yaş
%60.4
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%11.3
35-44 Yaş
%1.9
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%3.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%96.2
Erkek
%3.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.7 (8)
9
%15.9 (10)
8
%9.5 (6)
7
%15.9 (10)
6
%22.2 (14)
5
%12.7 (8)
4
%1.6 (1)
3
%4.8 (3)
2
%4.8 (3)
1
%0