Adı:
Biz Osmanlıyız
Baskı tarihi:
Şubat 2006
Sayfa sayısı:
224
ISBN:
9789752691452
Kitabın türü:
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Osmanlı toplumu, bir "sevgi, şefkat ve yardım toplumu"ydu. Devlet, "hayat ve hayrat devleti", insan "hayrat ve hasenat insanı"ydı. 

Osmanlı'da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için de hayatta fuzuli şeylere yer yoktu. 

Osmanlı İnsanı "kıble yürekli"ydi. Faziletliydi, dürüsttü çevreciydi, medeniydi, nazikti; cihana örnekti. Hedef ve gayret sahibiydi. Zaferler ve başarılar hayatın bir parçasıydı. 

Osmanlı'da, insan hakları gözetilirdi. Herkes ibadetinde, kıyafetinde, seyahatinde, ticaretinde özgürdü. 

Osmanlı'da "güçlü olan haklı" değil, "haklı olan güçlü"ydü. Adalet duygusu, hayatın her alanını kaplamıştı. 

Devlet milletle bütünleşmişti. Farklı kültürler, asırlarca barış içinde bir arada yaşamıştı. 

Osmanlı, yetiştirdiği "cevher insan"larla dünyaya nam salmıştı. 

* * *
Tarih gerçek bir "ibret aynası" ve tam bir "tecrübe tahtası"dır. Ve boşuna yaşanmış bir tecrübeler yığını değildir. 

Bugün, geçmişimizden ders almanın ve "yeniden Osmanlı" demenin tam zamanı.
(Arka Kapak)
 
'Biz Osmanlıyız' isimli kitabımızı tek bir cümle ile özetlemem gerekirse, Osmanlı'nın hayât nizâmına dâir çok kıymetli bir eserdir.

Kitabın içeriğinde; Osmanlı'nın adâlet anlayışına, kültür anlayışına, eğlence anlayışına, yemek âdâbına, adam yetiştirme husûsuna, sevgi, şefkat, yardımlaşma, saygı, sadâkat gibi mânevî değerlere yer verilmiş. İmânlı bir Müslüman olarak Âhiret'e dönük hayâtımızın içerisinde, nasıl bir nizâm ile yaşamamız gerektiği konusuna da değinilmiştir. Fazîlet, dürüstlük, çevrecilik, medeniyet, kültür, nezâket, dayanışma, İmân, hedef, başarı, zafer gibi birçok inceliklerin yer aldığı bu kitap, 'imkânsızlıklar içinde imkânı bulmak' ve İmân dolu yüreklerin cesâreti ile elde edilen zaferlerinden de bahsediyor. Ayrıca Osmanlı Târihinde yetiştirilmiş olan "Cevher İnsanlar'a da yer verilmiş; Mîmâr Sinan gibi..

Osmanlı devletinin büyüklüğü, önderliği, örnekliği ve başarıları..

İşte tüm hakîkatleri ile Osmanlı Târihi.. Unutturulmaya çalışılan gerçekler.. "Hiç bitmeseydi.." dediğim bir eser. "Bir kez daha Osmanlı Târihine hayran kaldım" desem yeridir.

Kesinlikle okunulmasını tavsiye eder, hayırlı okumalar dilerim.
Tarihimizin altın sayfası Osmanlımızı kısa hikayelerle dile getiren eserde yazarın uslubundaki akıcılık ve olaylardaki bütünlük tarihimizi severek okumumızı sağlıyor.Tarih şuuru için okunmalı....

Benzer kitaplar

Bir zamanlar süper güç olan Osmanlı Devleti hakkında geniş bir bilgiye sahip olabileceğiniz, gayet akıcı ve basit bir dille yazılmış bu kitabı özellikle gençlerin okumasını tavsiye ederim.
Osmanlı'nın sadece savaştan ibaret olmadığını, aslında monarşi gibi gözüken devlet yönetiminin adı konulmamış yarı Cumhuriyet olduğunu, bilinmeyen, görülmek istemeyen Osmanlı'nın derin ve mükemmel yüzünü anlatmış.

Zaten bir zaman makinem olsa o döneme gidip sonsuza kadar orda o derin anlayış içinde yaşamak isteyen biriydim. Kitabı okuduktan sonra bu isteğimin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gördüm.

Kitap fazlasıyla sade bir dille yazılmış. Okumak oldukça kolay ve hızlı olabiliyor böylelikle. Konu başlıkları oldukça iyiydi. Şuanki toplum olarak "dikkat edersek" alacağımız dersler var. Neyse ben çok anlatmayayım size iyi okumalar..
gerçekten tarihimizi, tarihimizin inceliklerini sıkıcı olmayan anlaşılır bir dille anlatan harika bi kitap...
Kesinlikle çok güzel bir kitaptı, yazar Osmanlı'yı ve kültürünü çok iyi anlatmış.
Eski Türklerin bir dini hayatları vardı,dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak.
Kitap Osmanlı imparatorluğunda yaşanan olayları anlatmış. Özellikle padişahların hayatlarından kesitler verilmiş. Eleştirdiğim nokta osmanlinin hep güzel yönleri ele alınmış. Iyimser bir kitap..
Osmanlı"da "güçlü olan haklı" değil, "haklı olan güçlü"ydü. Adalet duygusu, hayatın her alanını kaplamıştı. Devlet milletle bütünleşmişti. Farklı kültürler, asırlarca barış içinde bir arada yaşamıştı. Osmanlı, yetiştirdiği "cevher insan"larla dünyaya nam salmıştı.
Tarih gerçek bir "ibret aynası" ve tam bir "tecrübe tahtası"dır. Ve boşuna yaşanmış bir tecrübeler yığını değildir. Bugün, geçmişimizden ders almanın ve "yeniden Osmanlı" demenin tam zamanı"
Her bir bölümünde tarihimizin farklı zamanlarından mekanlarından hoş kesitler sunuyor. Kimi zaman Fatih Sultan Mehmet ile Konstantinopoli nasıl fethedeceğini düşündüm, kimi zaman Niğbolu Kartalı Yıldırım Bayezid Han'ın dizinin dibinde "Ayak Divanında" halkın şikayetlerini dinledim, kimi zaman da Arakiyeci İbrahim Ağa ile bir rüya uğruna Bağdat yollarına düştüm.

Bu kitap sayesinde Osmanlı Tarihimizdeki daha önce hiç duymadığım bazı ender şahsiyetleri de tanıma fırsatı buldum.

Genel anlatımı ve içeriğini çok beğendim ancak tek hoşuma gitmeyen kısımlar yazarın sürekli kıssadan alınan hisseyi gözümüze sokarak yazması ve sürekli şimdiki Türkiye'yi ve insanımızi kötülemesiydi.
Tek kelimeyle harika bir kitap. Kitabı zevkle bir gün içinde bitirdim. Kitap bittikten sonra geçmişe olan özlemim daha da arttı. O dönemlerin zihniyetini anlama açısından herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Yazar bu eserinde Osmanlı hakkında yanlış bilinlenenleri ele almış. Hakikatli bir bakış açısı geliştirmemiz için akıcı ve ikna edici bir üslupla açıklamalarda bulunup, Osmanlı tarihinde yaşanmış bir çok hadiseye yer vermiştir. Tarihe ilgili olanlar, muhtemelen bildiği bir çok olayın bu kitapta yer aldığını görecektir. Bu durumun en güzel yanı kıymetli bir çok hikayenin iki kapak arasında toplanıp yer yer yazarın görüşüyle de desteklenmiş olmasıdır. Şimdiden iyi okumalar.
Hiç şüphesiz, Şehzade Mehmed'in kulağına Peygamber (a.s.m.) müjdesini ilk fısıldayan annesidir. Mukaddes hedefini ve aslî vazifesini dem dem ruhuna nakşedenlerin başında yine o gelir.
... anne babaların en çok dikkat etmeleri gereken hususlardan biri, hatalarını, kusurlarını aleniyete dökmemek, açık açık kavga etmemek, dedikodu yapmamak, yani hatalarını çocuklarına yansıtmamaktır.
Artık nezaketi bile boş verdik.
Eşlerimizden bahsederken "hanımefendi", ya da en azından "hanım" diyeceğimize, son derece kaba bir üslupla "bizim karı", "bizim evdeki", "bizim kaşık düşmanı" diyoruz. İslâm'ın öngördüğü nezaket içinde birbirimize "rica" etmeyi unutmuş, eşimize ve çocuklarımıza neredeyse hizmetçi muamelesi yapmaya başlamışız.
Bir insanın yetişmesinde çevrenin önemini inkâr kabil değildir.
En azından üzerine titrenen kişinin çevre tarafından ifsat edilmemesi gerekir. Sultan Mehmed'in yetiştiği çevre olgun insanların olgunlaştırdığı bir çevredir.
Mahalle şuuruyla oluşmuş gözetim mekanizması, çocuğu hem gözlemlemede, hem de doğru örneklerle doğruya yönlendirmektedir.
Çocuklara "adam" muamelesi yapılmaktadır. Onlara selâm verilmekte, selâmları alınmaktadır. Böylece çocuk kendine güveni ve kişiliğine saygıyı öğrenmektedir.
"Eğlence" mantığımız Avrupa'yı taklide başladığımızdan bu yana değişti. Hayatımıza "vur patlasın, çal oynasın" ölçüsüzlüğü hâkim oldu.
Osmanlı'da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için de hayatta fuzuliyata (gereksizlik) yer yoktu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Biz Osmanlıyız
Baskı tarihi:
Şubat 2006
Sayfa sayısı:
224
ISBN:
9789752691452
Kitabın türü:
Yayınevi:
Nesil Yayınları
Osmanlı toplumu, bir "sevgi, şefkat ve yardım toplumu"ydu. Devlet, "hayat ve hayrat devleti", insan "hayrat ve hasenat insanı"ydı. 

Osmanlı'da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için de hayatta fuzuli şeylere yer yoktu. 

Osmanlı İnsanı "kıble yürekli"ydi. Faziletliydi, dürüsttü çevreciydi, medeniydi, nazikti; cihana örnekti. Hedef ve gayret sahibiydi. Zaferler ve başarılar hayatın bir parçasıydı. 

Osmanlı'da, insan hakları gözetilirdi. Herkes ibadetinde, kıyafetinde, seyahatinde, ticaretinde özgürdü. 

Osmanlı'da "güçlü olan haklı" değil, "haklı olan güçlü"ydü. Adalet duygusu, hayatın her alanını kaplamıştı. 

Devlet milletle bütünleşmişti. Farklı kültürler, asırlarca barış içinde bir arada yaşamıştı. 

Osmanlı, yetiştirdiği "cevher insan"larla dünyaya nam salmıştı. 

* * *
Tarih gerçek bir "ibret aynası" ve tam bir "tecrübe tahtası"dır. Ve boşuna yaşanmış bir tecrübeler yığını değildir. 

Bugün, geçmişimizden ders almanın ve "yeniden Osmanlı" demenin tam zamanı.
(Arka Kapak)
 

Kitabı okuyanlar 388 okur

  • Nur LALE
  • Süleyman Koralay
  • Büşra
  • Aslihan kayhan
  • Rainbow 2071
  • Bora
  • Hatice
  • Feyzullah AKYEL
  • Hatice Erciyas
  • erdal arslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.7
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%34.3
35-44 Yaş
%16.4
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.7
Erkek
%42.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.6 (42)
9
%22.9 (27)
8
%16.9 (20)
7
%12.7 (15)
6
%4.2 (5)
5
%3.4 (4)
4
%0.8 (1)
3
%0.8 (1)
2
%0
1
%2.5 (3)

Kitabın sıralamaları