Bizans'ın Fethi (29 Mayıs 1453)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.236
Gösterim
Adı:
Bizans'ın Fethi
Alt başlık:
29 Mayıs 1453
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051852638
Çeviri:
Ahmet Arpad
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Bizans
Bizans
Bizans
“Bu noktada Mehmet’in aklına harikulade bir plan gelir. Konstantiniye önünde hiçbir işe yaramadan öylece duran kadırgalarını karadan yarımadayı aşırtıp, Haliç körfezine sokacaktır. Çok cüretkâr ve soluk kesici bir girişim olan yüzlerce geminin yarımadanın tepelerinden taşınmasını Bizanslılar, bir zamanlar Anibal ve Napoléon’un hızla Alp Dağları’nı geçebilmesinin olanaksız olduğuna inanmış Romalılarla Avusturyalılar gibi, daha ilk günden çok saçma bulurlar. İnsanoğlunun deneyimlerine göre gemiler sadece denizde hareket edebilir.

Bir donanmanın tepeleri aşması kesinlikle mümkün değildir. Ancak mümkün olmayanı gerçekleştirmek çılgın istençlerin simgesidir. Askeri dâhi savaş kurallarını önemsemez, gerektiğinde denenmiş yöntemleri değil, kendi yaratıcı düşlemini uygular.”

Stefan Zweig işte böyle anlatıyor, İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar kitabında, 29 Mayıs 1453 tarihinde, Fatih Sultan Mehmet tarafından icat edilen, tarih kitaplarında o güne dek eşine rastlanmayan girişimi.

“Bireylerin yaşamında ve tarihin akışında yüz yılları belirleyecek bir kararın tek bir güne, tek bir saate, tek bir âna sıkıştırıldığı çok trajik ve yazgıyı belirleyen anlara çok ender rastlanır,” diye sürdürüyor sözlerini büyük yazar.

Bizans’ın Fethi de, Zweig’ın olağanüstü anlatımıyla dile gelen, geçmişin karanlığına ışık tutan o anlardan biri hiç şüphesiz.
80 syf.
Ağır ağır okumak için direndiğim yine Stefan Zweig klasiği daha ne yazık ki bir çırpıda bitmesine engel olamadim. Tartışmaya açık bir Kitap. Zweig tarafsızlıkla ele alındığı söylenen kitapta istanbulun Fetih öncesi ve sonrası Savaş ortamına kadar anlatıldığı bu kitapta Savaşın seyirini değiştiren Kerkaporta Kapısından, Fatih Sultan mehmed'in üstün zekâsı ile tepeleri aşarak suya indirdigi donanmasina vede son taarruz öncesi ordusuna verdiği sözlerine kadar en ince ayrıntısına kadar okuyacağınızı bilin isterim.
94 syf.
·1 günde·6/10
Tarihimizi hep kendi kaynaklarımızdan okuyoruz küçüklüğümüzden beri. Okuyoruz ama okuduklarımız objektif mi ? Çoğu objektiftir lakin yinede insan karşı tarafında düşüncelerini merak ediyor.
Bende Yahudi asıllı bir yazar olan Zweıg'ın gözünden bakmak istedim İstanbul'un fethine . Zweig'ın dili her zamanki gibi anlaşılır ,sade ve akıcı. Kitap maksimum 1 saatte bitecek incelikte yani Zweig O bizim bildiğimiz tarih kitaplarındaki ayrıntıyla incelememiş.
Ben kitapta bazı şeylere değinmek istiyorum. Zweig İstanbul'un alınmasının en önemli unsurunun, Bizanslıların dikkatsizlik sebebiyle kapalı tutması gereken bir geçit kapısını açık unutmasıdır der. Halbuki İstanbul sadece bir geçit kapısının açık unutulması ile değil Fatih Sultan Mehmet'in bir çok stratejik atağı ile alınmıştır. Ayrıca Zweig Osmanlı ordusunu bir nevi Cengizhan ordusuna benzeterek Bizans'ın feth edildikten sonra 3 gün boyunca yağmalandığını bütün değerli eserlerin yakılıp yırtıldığını belirtmektedir. Böyle bir durumun söz konusu olması bir yana ihtimali bile yoktur Fatih Sultan Mehmet gibi 7 dil bilen aydın , düşünür , Bilim insanı olan birinin bu değerli eserleri yok etmesi iddiası komiktir. Ayrıca Bizans'ı fethettikten sonra hiçbir Bizans halkının canına bir zarar gelmeyeceğine dair bizanslı halkının kendi dili ile onlara söz vermiştir .

Tabi bu kitabı okumamızın amacıda farklı gözlemlerin bakış açısını görmek idi bunuda görmüş olduk.. iyi okumalar...
80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Sadece "onlar"ın gözünden bizim fethimizin nasıl göründüğünü merak ettiğim için bir kitapçının tavsiyesi üzerine almıştım. Meraklarıma ve sorularıma cevap buldum. Tavsiye de ederim.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Zweig ın böyle bir kitabı olduğunu gördüğümde çok şaşırmıştım. Hemen temin edip okumak istedim. Çünkü Türkler ya da Müslümanlar tarafından dünyaya mal olmuş olayları yabancı yazarların gözüyle okumayı çok severim ve onların düşüncelerini çok merak ederim. Zweig de öyle güzel anlatmış ki fethi bir an oradayım sandım. Kitabı yazarkenki tarafsızlığına hayran kaldım. Kitap yine kısacık, bir solukta bitirebiliyorsunuz .Her zamanki gibi harikaydı Zweig.
94 syf.
Ona Son Avrupalı diyorlar. Çünkü çöküş ve yeniden Doğuş Avrupasının yazarı (1881 -1942 ) Çünkü Montaigne' in düşünsel eğiliminin tezgahından geçmiş. Freud Adler Jung psikolojik çözümlemelerin deha yıllarında yaşıyor. Freud'un deyimiyle 'kültürde tedirginlik"yılları. Bilinenlere farklı açılardan bakıyor. Ben onu biyografileriyle tanıdım. Nietsche'yi ilk ondan okudum. Kuşkusuz Stefan Zweig çağının psikoloji birikimini her satırına sindirmiş bir yazar.


Bu kitabın bakışında Zweig de ilk kez rastladığım "oryantalizm" dili oldu. Çok ilginç bir okuma deneyimi özellikle tarihçiler için.
Bizim ecdat İstanbul'u fetih ederek sadece bir şehri değil aynı zamanda bir imparatorluğu fetih etmiştir. Doğu Romayı , Bizansı fetih etmiştir. Yıllardır bize anlatılanların haricinde olan olaylar durumlar var kitapta.  Tarihi bazı anlarda açık bulunan kapıdan öylesine sızar ki orda yeniden yazılmaya başlar. Bizim tarihimizin pek az yazdığı bilgi örneğin kerkoporta kapısının açık unutulması ve Osmanlı güçlerinin o kapıdan girerek tarihin akışını değiştirmesi batı için avrupa için bir yitirilme dövünme anı iken bu an bizim için bir müjde ve zafer anı.
Bu savaş pek çok acıdan farklıdır ve bu farkları zweig abi bize farklı acılardan göstermeyi son derece ustalıkla başarmış. Özellikle biz kendi olaylarını sadece dinleyen milletler için tekrar tekrar okunması kuşatanların yanısıra kuşatılanlar için o dönemin nasıl geçtiğini anlatan çok önemli bir eser.
Zweig için denilmesi gereken extra nokta şu olabilir bu kitap için bize durumu sadece düz yazı giden tarih şeklinde anlatmayıp durumun içinde yaşayan insanlara göz değdirmesi o kadar güzel olmuş ki anlatmaya gerek yok okuyorsunuz vesselam
#masamdakiler #neokuyorum #okudumbitti #zweig #bizansinfethi
80 syf.
·1 günde·9/10
Fethin oluşunu başka kaynaklardan da okuduğum kadarıyla tarafsız yazılmış bir eser. Kısa, sade ve akıcı bir dille kaleme alınmış. 80 sayfa olduğu için en fazla bir saatte okunabilir.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Nerden başlasam bilemedim. En iyisi okunması gereken bir kitap olduğu gerçeğinden başlamak. Objektif bir kitap olduğu kesin. 80 sayfa olduğundan bir çırpıda biten bir kitap. İstanbul'un fethini bilinmeyenleriyle anlatmış başından sonuna Zweig. Kerkaporta kapısını ve beraberinde getirdiği olayları da ayrıntılı bir şekilde incelemiş. Sonuç olarak size çok şey katabilecek bir kitap o yüzden en kısa zamanda okumanızı tavsiye ederim...
80 syf.
·Beğendi·8/10
Avusturyalı bir yazarın gözünden İstanbul'un Fethi...

Okullarda öğretilen tarih,öğretici tarihtir.Milli şuur aşılanır.Atalarımızın geçmişte kurdukları devletler yüceltilir.Haliyle Türk ve islam devletleri ile ilgili öğrendiğimiz çoğu şey eksiktir.İşte bu ''Öğretici Tarih Yazımı''nın gizlediği bazı şeyleri yazmış Zweig.
Örneğin,biz Osmanlı'nın İstanbulu fethedince yağmalamadığını öğrendik.Fakat 3 gün boyunca İstanbul'un yağmalandığından bahsediliyor.İngilizce wikipedia'da da böyle yazıyor.
Hep Osmanlı'nın İstanbul'u fethetmesinin sebebi olarak ''Bizans Avrupayı Osmanlı'ya karşı kışkırtıyordu''diye gördük.Fakat öğrendik ki Bizans Osmanlı'dan korunmak için bunu yapıyordu.Zaten bu kadar küçük bir devlet durduk yere kışkırtmaz değil mi Osmanlıyı?
Hep Avrupalı devletlerin antlaşmaları feshedip uymadıklarını gördük.Tarih ders kitaplarında hep Avusturyalılar,Macarlar,Ruslar antlaşma bozdular dendi.Osmanlı'da bozuyordu aslında.
''Öğretici tarih yazımı''bize doğru bilgiler vermiyor.Ben ilk kez bunu bu kitapla anladım.
Teşekkürler Zweig.
94 syf.
güzel hatta çok güzel, her şeyi ile çok güzel bir kitap. okunması, anlatımı vs vs on numara olmuş. Ancak müjdelenmiş bir olayın kapının açık unutulması sonucu gerçekleştiğine inanmadım, inanamadı. Yazarın dili kullanımı anlatımı çok güzel ama tarafsız gibi görünüp, aşıladığı başka fikirlerinin olduğuna ikna olmuş durumdayım. Ayrıntıya girmeden Kerkporta Kapısının açık unutulması bölümüyle ilgili "Türkler Ansiklopedisi"nde yer alan "İstanbul'un Fethi" başlıklı makalenin ilgili bölümü ile cevap vermek en mantıklısı olacak sanıyorum. Çünkü bu konu takıntı haline geldi. İlgi bölüm şöyle:
"Nitekim bunun ardından 300 Türk askeri ikinci surları aşarak içeri girmiş, burada cereyan eden savaşta, arkadan zamanında destek sağlanamadığı için bunlar geri püskürtülmüşlerdi. Fakat hemen ardından büyük bir kuvvet içeri girerek ikinci surları aşmıştı. Bar-baro bunların 70.000 kişi olduğunu yazar.45 Bu şiddetli savaş sırasında Giustiniani yaralandı ve hemen kendi gemisine taşındı. Bizans halkı arasında şehrin düştüğü ve askerlerin içeri girdikleri şayiası yayıldı. Halk panik içinde gemilere binebilmek için Haliç limanına inmeye başladı. Topkapısı gediğine saldıran kuvvetlerle Edirne-kapı ile Canbazhanekapısı (Kerkoporta) arasındaki yıkıntılara saldıran kuvvetler iki sur arasında bir süre çarpıştıktan sonra birleşerek Edirnekapısı'ndaki müdafileri çevirdiler, aynı anda üç noktada onları dağıtarak şehre girmeyi başardılar."
80 syf.
·4/10
Kitabı okudum hikayenin akıcılığı ve anlatımı çok güzel. Fakat yazar tarafsız olarak konuyu ele aldığına dair iddialar var. Bence tam olarak öyle olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kitapta Fatih Sultan Mehmed Han'ı askerî bir deha olarak övüyor. Buraya kadar güzel. Bir sıkıntı yok. Ancak aynı zamanda amaçları dogrultusunda her türlü sinsiliği ve zalimliği yapan biri olarakta gösteriyor. Özellikle kitabın son kısmında yazılana göre Fatih'in askerlerine verdiği bir söz var ki! Akla, mantığa ve tarihsel bilgiye sığmayacak şekilde. Bu söz su şekilde: Fetih gerçekleştiği takdirde askerlerine 3 gün boyunca yağma hakkı vermesi; Bizanslıların karısı, kızı, değerli esyalari ganimet olarak askerlerine vermesidir. Yani bu zamanda bile bizim askerimiz bir yerde bir çay içse para verecek olduğu kimse olmasa parasını bırakıp çıkıyor. Yani enteresan! Stefan Zweig Bizans'ın Düşüşü
Askeri dahi, savaş kurallarını önemsemez, gerektiğinde denenmiş yöntemleri değil, kendi yaratıcı düşlemini uygular.
Stefan Zweig
Sayfa 56 - Everest Yayınları
Bir kez daha umudun coşkulu sevinci, mor bir bulut gibi, bütün umudunu yitirmiş, hüzünlü kentin üzerinde yükselir.
Stefan Zweig
Sayfa 51 - Everest Yayınları
“Eğer sakalımın tek teli bile kafamdan geçenleri bilseydi, onu çeker koparırdım.”
Stefan Zweig
Sayfa 57 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bizans'ın Fethi
Alt başlık:
29 Mayıs 1453
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051852638
Çeviri:
Ahmet Arpad
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Bizans
Bizans
Bizans
“Bu noktada Mehmet’in aklına harikulade bir plan gelir. Konstantiniye önünde hiçbir işe yaramadan öylece duran kadırgalarını karadan yarımadayı aşırtıp, Haliç körfezine sokacaktır. Çok cüretkâr ve soluk kesici bir girişim olan yüzlerce geminin yarımadanın tepelerinden taşınmasını Bizanslılar, bir zamanlar Anibal ve Napoléon’un hızla Alp Dağları’nı geçebilmesinin olanaksız olduğuna inanmış Romalılarla Avusturyalılar gibi, daha ilk günden çok saçma bulurlar. İnsanoğlunun deneyimlerine göre gemiler sadece denizde hareket edebilir.

Bir donanmanın tepeleri aşması kesinlikle mümkün değildir. Ancak mümkün olmayanı gerçekleştirmek çılgın istençlerin simgesidir. Askeri dâhi savaş kurallarını önemsemez, gerektiğinde denenmiş yöntemleri değil, kendi yaratıcı düşlemini uygular.”

Stefan Zweig işte böyle anlatıyor, İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar kitabında, 29 Mayıs 1453 tarihinde, Fatih Sultan Mehmet tarafından icat edilen, tarih kitaplarında o güne dek eşine rastlanmayan girişimi.

“Bireylerin yaşamında ve tarihin akışında yüz yılları belirleyecek bir kararın tek bir güne, tek bir saate, tek bir âna sıkıştırıldığı çok trajik ve yazgıyı belirleyen anlara çok ender rastlanır,” diye sürdürüyor sözlerini büyük yazar.

Bizans’ın Fethi de, Zweig’ın olağanüstü anlatımıyla dile gelen, geçmişin karanlığına ışık tutan o anlardan biri hiç şüphesiz.

Kitabı okuyanlar 137 okur

  • Birgül Kanca Şimşek
  • İlayda Deper
  • emre güleç
  • seda
  • Nehir
  • Fehime ERGÜN
  • Bilal Kavak
  • Tugay Şen
  • Serdar Görkem Saka
  • lazcuk

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.8 (1)
9
%1.8 (1)
8
%5.3 (3)
7
%1.8 (1)
6
%8.8 (5)
5
%8.8 (5)
4
%1.8 (1)
3
%1.8 (1)
2
%0
1
%0