Bize Göre

·
Okunma
·
Beğeni
·
15,9bin
Gösterim
Adı:
Bize Göre
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078184
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayıncılık
Ahmet Hâşim, Bağdat'ta doğdu. 12 yaşında İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne verildi. Mekteb-i Hukuk'a devam etti. İzmir Sultanisi'nde Fransızca ve Edebiyat Muallimliği, Maliye Nezaret Mütercimliği yaptı. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerini gördü.

Şiirinin temellerinde Şeyh Galib, Abdülhak Hamid, Cenap Şahabettin yatar. Fransız şiirini ve poetikasını tanıdı. Saf şiir nazariyesini benimsedi. Yazarın bu eseri, iki bölümden meydana gelir: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları. Bize Göre; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur. Bir Seyahatin Notları ise yazarın daha çok Paris üzerine telif ettiği metinlerden meydana gelir. Bu kronikler Türkçenin seçkin ve güzel metinlerindendir. Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle..
224 syf.
·1 günde·8/10 puan
1887-1933 yılları arasında yaşayan yazar/şair Ahmet Haşim’in denemelerinden oluşan eser “Bize Göre”.

Şahsına münhasır bir yazar Ahmet Haşim. Bunu denemelerindeki düşüncelerinden anlıyoruz elbette. Zaten çoğu önemli insanın, yazarın veya sanatçının; çok normal, sıradan insanlar olmasını bekleyemeyiz, diye düşünüyorum. Ahmet Haşim de enteresan duygu ve düşüncelerini korkusuz ve çekinmeden, “kendine göre” dile getiriyor. Bir deneme eseri için çok başarılı bir isim: “Bize Göre”. Baştan kabul ediyor yazar, söylediklerinin tamamen kesin net gerçekler olmadığını. Bize göre böyle diyerek işin içinden sıyrılıveriyor.

Bu bağlamda Haşim’in bazı düşüncelerine katılmayabilir, karşı çıkabilirsiniz, bu çok doğal. Karşınızda enteresan bir yazar var çünkü. Leylekleri, "ay"ı, akşamı çok seven; buna karşın köpeklerden, kargalardan, bahardan, güneşten nefret eden; bir tahtakurusundan cümlelerce “müthiş bir böcek” diye bahsedip, tahtakurusunu yere göğe sığdıramayan, başparmağı en önemli organımız olarak anlatan ve sayamadığım türlü değişik fikirlere sahip bir yazar Ahmet Haşim. Bu kitap, bu değişik düşünceleri bize aktaran bir eser.

Karşıt düşünceler duyduğunuzda “hadi oradan” deyip kestirip atan bir okur değilseniz, ki bir okur asla böyle olmamalıdır diye düşünüyorum, bize yazarının yaşadığı dönemi çok güzel anlatan bu kitabı keyif olarak bir çırpıda okuyacaksınız…
144 syf.
·2 günde·4/10 puan
Kitaba Dair Genel Deneyim:
Ahmet Haşim'den bir kitap okumuş olmak adına Yapı Kredi Yayınları baskısını satın aldım.

Kitap Ahmet Haşim'in kendine özgü bakış açısıyla deneme formatında çeşitli konuları ele aldığı bir kitaptı.

Dilinin yalınlığı hoşuma gitmiş olsa da içerik olarak beklediğimi bulamadığım bir kitap oldu. Tekrar elime alıp okuyacağım türde bir kitap değildi. Ahmet Haşim'i merak edenler haricinde tavsiye etmiyorum.

Kitaplara dair videolar ve daha fazlası için; http://www.youtube.com/c/Toykalem
  • Karabibik
    6.4/10 (697 Oy)387 beğeni3.148 okunma957 alıntı13,1bin gösterim
  • Kendi Gök Kubbemiz
    8.6/10 (486 Oy)496 beğeni1.875 okunma3.639 alıntı11,6bin gösterim
  • Zehra
    7.4/10 (1.122 Oy)812 beğeni5,1bin okunma2.350 alıntı26,1bin gösterim
  • Gülistan
    8.3/10 (626 Oy)734 beğeni2.813 okunma7,2bin alıntı27,5bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.466 Oy)3.420 beğeni13,6bin okunma15,4bin alıntı97,8bin gösterim
  • Cezmi
    7.7/10 (496 Oy)475 beğeni2.571 okunma1.469 alıntı17,1bin gösterim
  • Değirmenimden Mektuplar
    7.1/10 (359 Oy)302 beğeni1.643 okunma606 alıntı12,1bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (3.256 Oy)3.259 beğeni11,7bin okunma36,5bin alıntı65,6bin gösterim
  • Kutadgu Bilig
    8.8/10 (524 Oy)599 beğeni1.890 okunma4.687 alıntı24,1bin gösterim
  • Kelile ve Dimne
    8.3/10 (732 Oy)692 beğeni3.779 okunma3.075 alıntı21,6bin gösterim
216 syf.
·4 günde·4/10 puan
Ahmet Haşim çoğunlukla şiirleriyle bilinir. Deneme yazılarının da olduğunu bilmiyordum, kitap kulübünde Mart ayı kitabı seçilince haberim oldu. Kitaba büyük bir beklentiyle başladım ancak maalesef beklediğimi bulamadım. Düşüncelerinin büyük bir kısmının benimle uyuşmadığını fark ettim ve ne yazık ki biraz sığ buldum. Kadınlar hakkında söyledikleri beni hüsrana uğrattı. Resmen kadınlardan nefret ediyor ve onları alt bir sınıf olarak değerlendiriyordu.
* * *
Görüşleri benimle uyuşmayan her kitabı beğenmemezlik yapan birisi değilim, farklı fikirlere açığım ama bu kitap; okuma grubumuzda genel olarak sevilmedi diyebilirim.
104 syf.
1920 li yılları anlatan güzel bir deneme. Kitapta en çokta dikkatimi çeken konu 1928'lerde arabaların yolları doldurması kargaşaya sebebiyet vermesi, Haşim şimdi yaşasa ne derdi acaba? Keyifli okumalar.
144 syf.
·7/10 puan
Modern Türk şiirinin kurucularından biri olarak görülen Ahmet Haşim, sembolleri oldukça başarıyla kuran ve eserlerine sembolizmi mümkün mertebe yansıtan bir isim... Genel olarak şiir konusunda çalışmaları olsa da gazetelerde ve dergilerde yazarlık yapmıştır. Bu kitap da yazarlık deneyiminden meydana gelmiştir. 1928 yılında yayımlanan bu kitap, Haşim'in İkdam Gazetesi'ne yazdığı denemelerden seçilerek oluşturuldu. Yalın, açık ve fazlasıyla akıcı bir yazı diliyle dikkat çeken kitapta, yazar bazı yerlerde mizaha başvuruyor ve Batı toplumlarını odağına alarak eleştiriler yapıyor. Ayrıca genel olarak gördüğümüz o şiirsel ve sembolik anlatımı, denemelerine de sirayet etmiş durumda... Birçok yerde bana göre kapalı düşünceleri var; fakat kitabın adından anlaşıldığı üzere, yazar da sadece kendi fikirlerini belirttiğini söylüyor.

Kitabımız iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde, İkdam adlı gazetede yayımlanan denemelerini görüyoruz. Bu denemelerde, günlük hayatın içerisindeki konuları açık bir dil ve kendine has anlatımıyla işliyor. Gazetelerin formatını eleştiriyor, Atatürk'ü canlı görüşünü tasvir ediyor, edebiyatın temel problemini ele alıyor, aşk ve evliliği kıyaslıyor. Aşk, bahar, atlar, eleştirmenlik, sinema, Cuma günü, dil, kargalar, üslup, esnemek, başparmak vb daha pek çok günlük hayat ögesi, Haşim'in denemelerinde vücut buluyor. Burada kadınlara bakış açısını ve onlara biçtiği düşük statüyü asla doğru bulmuyorum. İkinci bölümde ise yazarın İtalya, Avusturya ve Fransa seyahatinden yazdığı denemeleri görüyoruz. Açık bir dil, Batılı toplumlara bakış açısı ve çok güçlü gözlemler içeren bu seyahat bölümünde, Haşim bizlerle izlenimlerini paylaşıyor. Burada bir doktor ile konuştuğu "Bir Akşam Sohbeti" adlı deneme, bir hayli dikkat çekiyor ve kitapta en sevdiklerimden oldu.
224 syf.
·3 günde·3/10 puan
Ahmet Haşim'in gözlemlerini aktardığı, bir gazetenin köşe yazılarını andıran türde bir kitap olmuş. Açıkçası beğenmedim. Ve hatta zaman kaybı olarak görüyorum.
144 syf.
·2 günde
Edebiyatımızın az ama öz üreten titiz kalemlerinden Ahmet Haşim’in çeşitli gazetelerde yazdığı yazılardan oluşan bu eserin ilk bölümü, kendisinin birçok konuda fikir beyan ettiği denemelerden oluşuyor.
Bu bölümde Atatürk’ü, birçok yazarımızı ve dönemin sosyolojik yapısına ışık tutan çeşitli konuları görebilirsiniz. Bunlarla beraber yazarın geniş bir kültür birikimi olduğunu da görebiliyorsunuz yazılarında.
Denemelerin kısa ve yormadan okunabildiğini belirteyim. Ahmet Haşim’in düzyazıdaki dili, şiirlerine nazaran oldukça sade ve anlaşılır. Bunun yanında denemelerinde göze çarpan bir diğer unsur da yazarın hafif sivri, mizahi bir dili olduğudur.

İkinci bölüm ise yazarın Paris’teki seyahatinden edindiği gözlemlerden oluşuyor. Bu kısımda Paris’i, farklı yönlerine değinerek anlatıyor. Şehrin o zamanki görünüşünü, sosyolojik ve hatta sanatsal yapısını öğrenebileceğiniz bilgiler var. Ayrıca yazarın derin gözlem gücü ve eleştirel bakış açısı da görülebiliyor bu kısımda.

Denemelerindeki her görüşe katılmamakla beraber genel itibarıyla severek okuduğum bir kitaptı. Nihayetinde denemede yazar, kişisel görüşlerini belirtir ve bir şeyler kanıtlama kaygısı gütmez. Bunu düşünerek okuyunca yazarı da tanımak için iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Son olarak deneme okumaya başlamak için bu kitabın iyi bir tercih olacağı kanaatindeyim. İyi okumalar diliyorum.
156 syf.
·2 günde·8/10 puan
Eser, Haşim'in İkdam gazetesinde 1928 yılı boyunca sanat ve edebiyat sütunlarında kaleme aldığı köşe yazılarından mürekkep. Yayına hazırlayan Mustafa Çiçekler'in, kitabın ön sözünde söylediğine göre sadeleştirmede aşırıya kaçılmamış fakat ben buna rağmen oldukça anlaşılır buldum. Ya Haşim nesirde çok açık bir dil kullanıyor ya da Çiçekler'in aşırıya bakışı biraz farklı.

Eserin dili ve üslubunu bir kenara bırakacak olursak, editöryal işçilik bakımından dağınık buldum. Kitabın ikinci kısmı olan seyahat bölümünde bu durum gözlenmese de kitaba ismini veren "Bize Göre" kısmında, daldan dala atlanmış gibi duruyor. Kronolojik sıralama yerine içerik bakımından birbirine daha benzer nitelikte köşe yazıları birbiri ardına sıralanabilirdi bana kalırsa. (Gazi başlıklı yazı hariç. O diğerlerine göre daha geç bir tarihte yazılmış olmasına rağmen, önemi bakımından girişten hemen sonraya yerleştirilmiş.)

Haşim, köşe yazılarının konularını günlük hayatta karşılaştığı durumlardan ve edebiyattan alıyor. Edebiyat ve sanattan bahsederken (özellikle şiirden) sızlanmayı andıran bir öfkeyle eleştiriler savuruyor. Ama Haşim'in onu haklı kılacak bir özelliği var: O, mevcut durumu eleştirirken durumu değiştirmek için hiçbir şey yapmayanlardan değil. Özellikle "Mecmua" ve "Münekkit" başlıklı yazılarına katılmamak elde değil.

Edebiyatta yeniliğin ve diriliğin yanında yer alan Haşim, toplumsal değişiklikleri hazmedebilmiş görünmüyor. Arada bir kendini tutamayıp serpiştirdiği kadın karşıtı yazıları önce 19. asırın son demlerinde yetişmiş bir adamın bu kadar modern olabileceği düşüncesiyle hoş görülebilir geldi. Fakat seyahat yazılarının yer aldığı bölümde Fransız kadınını pervasızca övüşüyle kafamı karıştırdı ve epey de kızdırdı. Özellikle "Erkekleşme", "Kürk", "Cazibe", başlıklı yazılarında açıkça kadın düşmanı bir tavır sergiliyor.

"Erkekleşme"de, yaygın intiharları dahi kadının ekonomik özgürlüğünü ele almasına, iş hayatına karışmasına bağlayıp bilime, siyasete vb. erkek alanı görülen alanlara ayak basan güçlü kadını, "Binlerce asırlık erkek medeniyetini anlamak ve benimsemek için işe pek geç koyulan kadın, şimdi müthiş bir gayrete mahkumdur. Er geç, zihin yorgunluğu, dünya yüzünü, saçı vaktinden evvel dökülmüş, cascavlak düşünür kadın başlarıyla da dolduracaktır." şeklinde tanımlıyor.

"Cazibe"de ise artık tamamen sınırını aşarak, kadına çekicilik tavsiyeleri veriyor. Tavsiyeleri, kadının çok konuşmaması ve yılışmaması yönünde. "Bazı kadın başları, gerçekte, altın, elmas ve yakuttan yapılmış tiksindirici birer alıklık deposudur." diyerek bize söylenecek hiçbir söz bırakmıyor.

Neticede, Haşim çağdaşı sanatçılara öfkeli, kadınlara mesafeli, bir yandan çocuksu bir yandan karamsar kişiliğini yaşadıklarıyla, yaşadıklarının düşündürdükleriyle bir gazete yazıları silsilesiyle açıkça ortaya koymuştur. Kimi yönleriyle okunası, kimi yönleriyle bir koliye kaldırılası bir eser.
156 syf.
·3 günde·7/10 puan
Ahmet Haşim'in gözlemlerini aktardığı, bir gazatenin köşe yazılarını andıran türde bir kitap..
Ahmet Haşim bu yazılarında o dönemde ki arkadaşlarıyla geçen konuşmalardan tahliller yapıyor, seyahat ettiği ve gezip gördüğü yerlerin yapısına ilişkin bilgiler veriyor.Toplumda gördüğü ve kendine vazife çıkardığı konularda yorumlarda bulunuyor.Her bir konuyla ilgili birer ikişer sayfada meseleyi çözüyor ve okuyucuyu da sıkmıyor.
224 syf.
·Beğendi·8/10 puan
15 yıl aradan sonra yeniden buluştuğumuzda,sıradan şeylere bu kadar güzel tasvirler yaparak her cümledede yüzümde kocaman gülümsemeler oluşmasını sağlayan sevgili Ahmet Haşim...

Seni ne kadar özlediğimi okurken daha iyi anladım...insan sevdikleriyle arasına bu kadar yıl koymamalıymış...

Bu kitabın özellikle "Bize Göre" bölümünü çok beğendim...Ahmet Haşim'in o gün dikkatini çeken şeylerle ilgili yazdığı , duygu ve düşüncelerini anlatan bu cümlelerde kimi zaman hüzün,kimi zaman hayret kimi zaman mutluluk hissettim...
İkinci bölüm kısa Paris seyahatini anlatıyor,o bölümün ilk bölüm kadar etkileyici olmadığını kabul ediyorum...

Ahmet Haşim...Ne güzel anlatmışsın Esnemeyi,Çingeneleri,Fransız Kadınlarını,Baş Parmağı...40 derecelik ateşin bile,ne kadar güzel yönleri varmış...

Kısacık,hemen okunan ama okudukça içinizi ısıtan cümlelerle dolu bir kitap...
140 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ahmet Haşim'in deneme-inceleme türündeki bu eseri İkdam dergisinde yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Yazılar dönemin şartlarını olduğu gibi yansıtıyor bu nedenle. Ahmet Haşim her konuda yazmış, dönemin şairlerinden, şiirlerinden, yazın dünyasından, dönemin yaşam tarzı, insanları, yurt dışı gezileri... bazıları da eleştiri niteliğinde olmuş yazıların. Edebiyata dair düşüncelerini de sık sık paylaştığı yazılarında Ahmet Haşim'in görüşlerini görmemiz mümkün. Kitabı beğendiğimi söyleyemem ama deneme türü sevenler için okunabilir bir eser olmuş.
Kim diyor ki kadın şimdi, eskisi gibi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında hakiki çehreyi hiç görmek mümkün mü? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı?
---Kadın ne yapardı bilmem... Fakat boyalar olmasa bilmem ki göz nasıl boyanırdı?
Aşk geçici, evlilik ise daimidir. Evliliği aşkın devamı zannetmiş nice safdil çiftler üç ay geçmeden dudaklarda ateşin söndüğünü görmüşler ve bir akşam kendilerini karşı karşıya esner bulmaktan hayret etmişlerdir. Aşk değişmeyince ölür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bize Göre
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
168
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059078184
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Araf Yayıncılık
Ahmet Hâşim, Bağdat'ta doğdu. 12 yaşında İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne verildi. Mekteb-i Hukuk'a devam etti. İzmir Sultanisi'nde Fransızca ve Edebiyat Muallimliği, Maliye Nezaret Mütercimliği yaptı. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerini gördü.

Şiirinin temellerinde Şeyh Galib, Abdülhak Hamid, Cenap Şahabettin yatar. Fransız şiirini ve poetikasını tanıdı. Saf şiir nazariyesini benimsedi. Yazarın bu eseri, iki bölümden meydana gelir: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları. Bize Göre; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur. Bir Seyahatin Notları ise yazarın daha çok Paris üzerine telif ettiği metinlerden meydana gelir. Bu kronikler Türkçenin seçkin ve güzel metinlerindendir. Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle..

Kitabı okuyanlar 2.338 okur

  • Ruken Abi
  • Muhammed Ali
  • Onur Adışen
  • Elif SAYIN
  • Zozan Demirel
  • Ümit Ç.
  • Mahmut Andı
  • Papillon
  • Aruz.
  • Eyüp Yıldız

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (1)
9
%0
8
%0.2 (1)
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları