Ahmet Haşim in deneme olarak hazırladığı bu kitapta köşe yazılarını bir araya getirip,az sözcüklerle herşeyi güzel bir şekilde nasıl anlatılabileceğini gözler önüne sermiş bulunuyor...Düz yazının en güzel eseri olmuş diyebilirim..bendeki 2007 baskısıdır..Okumaya değer nayif bir kitap...
Ahmet Haşim'in şiir diliyle nesir dilinin ne kadar farklı olduğunu biliyoruz. Fakat bu kitap, bu yargının vücut bulmuş hâli sanki. Kitap gerçekten hem Haşim'e hem de dönemine göre oldukça sade bir dile sahip. Yine şiirlerinin aksine bu kitapta sembol yok, yazar ne anlatmak istiyorsa doğrudan anlatıyor.
Bize Göre, sanatçının 1928'de İkdam gazetesine yazdığı denemelerin toplamı. Sanatçının günlük hayatını, hayata bakış açısını gözlemlemek; dönemin özelliklerini görebilmek için okunabilir. Ben, edebî meselelere biraz daha değinmesinşi beklerdim. Hatırımda kaldığı kadarıyla sadece Cenap Şahabettin ve Ahmet Hikmet ile ilgili birkaç satır var. Bu anlamda beklentimi karşılamadı. Fakat şiirseverler, Haşimseverler şairi her yönden tanıyabilmek için okuyabilir.
İlk denemelerden pek haz almasamda git gide beni içine çeken bir kitap oldu. Bazı denemelere kalbimi bıraktım. Yazı dili biraz ağır o yüzden bazı okuyucuları biraz sıkılabilir. Haşim’i şiir dünyasından tanımakla bu denemelerden tanımak iki ayrı deneyim resmen. Bazı düşüncelerini hiç sevmeyip tasvip etmesem de bazı düşünce ve hislerini kendime yakın buldum. Farklı bir deneyimdi bu kitap benim için. Mutlaka okunmalı diyemem ama bence okuyana zevk veren bir eser. Sevenlerine iyi okumalar.
Not: Benim kendime ennn yakın gördüğüm Hayvanat Bahçesi denemesi.
çok ağır bir dille yazmış yazar. 100 yıl öncesi yazarlarımızın diline o kadar yabancıyız ki o kadar basit kelimeler kullanmaya başlamışız ki günlük hayatta bu kadar basitleşmiş olmak yada basitleştirilmiş olmak beni üzdü. Ahmet haşim gibi akşam kızıllıgını bende severim fakat bu kadar karamsar bir insan oldugunu bilmiyordum okurken insanın içi sıkılıyor. yazara saygısızlık olmasın ama kpss de çıkmasa merak edip de okumazdım bu denemeyi :)
Bize GöreAhmet Haşim · Elips Kitapları · 20124,452 okunma
Selam. 2020'nin ve ocak ayının ilk kitabı. Ahmet Haşim'i bildiğim kadarıyla biraz kendime benzetirdim fakat nesnel bilgiler değil yazdığı kitabı okumak bana nasıl bir düşünce yapısı olduğunu gösterdi. Çok büyük beklentiyle başlamış olsam da umduğumu bulamadım hatta çok farklı bir tarz buldum. Ahmet Haşim'in karamsar bir gece şairi olduğunu bilirdim ama hayattaki hiçbir şeyi kolay kolay sevmediğini bilmezdim. Kitap iki kısımdan oluşuyor. Yanlış hatırlamıyorsam ilk bölüm İkdam'da yazdığı yazılardan, diğer bölüm ise Paris seyahatinden oluşuyor. Bazı yerleri gerçekten güzeldi ama bu güzel yerler bana göre ciddi bir azınlık. "İçimi kararttın bee" dediğim yerler bile oldu. Imdb: 3.1 verdim. Ne olursa olsun okumam gereken bir kitaptı. Kalbim katrana dönse de okumaktan pişman değilim. Tşk.
Bize GöreAhmet Haşim · Elips Kitapları · 20124,452 okunma
Bize Göre kitabı Ahmet Haşim 1928 yıllarında İkdam Gazetisinde yazmış olduğu yazılardan oluşan deneme türünde bir eser.Denemelerinde Türkiye'de yeniliklerle gelen değişimlerin kavramlar üzerindeki etkilerinden,gazeteciliğin fikir,sanat yazılarındansa artık reklamlarla dolu bir ticaret kaynağına dönüştüğünden,doğadaki unsurların insanlara nasıl sirayet ettiğini şiirsel bir dille anlattığı,Paris seyahatindeki gözlemlerinden bahsettiği çok farklı konulardan oluşan incecik ama içi dolu bir kitap.Ayrıca Cenap Şehabettin, Süleyman Nazif,Gazi Mustafa Kemal ve Ahmet Hikmet gibi dönemin ünlü şahsiyetlerine dair yazıları da mevcut.Okurken beni zorlayan çoğunlukla Osmanlıca kelimeler olması oldu.Daha önceden hayatımda duymadığım birkaç kelimeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum:Batiülhareke(davranışı ağır),bilakaydüşart(kayıtsız şartsız) ve tahteşşuur(bilinçaltı)
Nesirde şiirsel bir dili,gezi ve gözlem yazıları okumayı sevenlere önerimdir.
Bize GöreAhmet Haşim · Elips Kitapları · 20124,452 okunma
Ahmet Haşim’in “Bize Göre” kitabı deneme türündeki köşe yazılarından oluşuyor. Dış çevrenin insan üzerindeki etkilerini ve izlenimlerini anlatmayı amaçlamış. Paris günlerinde edindiği bu
Ahmet Haşim
Tür: DENEME
Türk şiirinin dev ismi Ahmet Haşim’in Bize Göre eseri; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur.
Ahmet Haşim, Paris seyahati sonrasında orada edindiği izlenimleri uzun yıllar yazdığı İkdam gazetesinde fıkralar halinde yayınlamıştır. Çeşitli tarihlerde İkdam'da yayınlanan bu yazılar, 1928 yılında İkdam'da Bize Göre adı altında kitaplaştırılmıştır. Bize Göre'de fıkra türünde 42 yazı bulunmaktadır.
Ahmet Haşim "Bize Göre"de Batı medeniyetinin insanımız üzerinde bıraktığı yıkıcı etkiyi günlük hayatın ayrıntılarına işaret ederek anlatmaya çalışır. Bazen mizaha yakın anlatımıyla doğu ve batı arasında kalan bir toplumun dünyasını, bir şair gözüyle tasviridir.
Okuduğum ilk kitabıydı Ahmet Haşim’in, şiirlerini çok seviyorum. Tamamen kendine has düşünceleri olan biri, birçoğuna katılamasam da okurken keyif aldım, kitabın son kısımları Paris seyahatinden gözlemledikleri ve eleştirileri diyebiliriz. Tavsiye ederim.
Ahmed Haşim, Fecr-i Ati topluluğu üyesi Türk şair ve yazardır.
Bağdat'ta doğmuştur. Babası mülkiye kaymakamlarından ve Bağdat'ın eski ve bilinen ailelerinden biri olan Alusizadelere mensup Ahmet Hikmet Bey; annesi ise yine Bağdat'ın ileri gelenlerinden Kahyazadeler'in kızı Sara Hanım'dır. Meşhur tefsir alimi Mahmud el Alusi Ahmet Haşim'in babasının dedesidir. Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü. Aynı sebepten dil olarak da sadeceArapçayı öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne yatılı olarak verildi. 1907'de mezun olunca Reji İdaresine memur olarak girdi. Bir taraftan da Mekteb-i Hukuk'a devam etti. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği (1914 - 1918) sırasında Çanakkale Cephesinde bulundu. Ayrıca Anadolu'nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. 1924'te Paris'e, 1932'de de hastalığı sebebiyle Frankfurt'a gitti. Çeşitli yerlerde memur olarak çalışan Ahmet Hâşim, daha çok öğretmenlik yaptı. Sanâyi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) mitoloji dersleri hocalığı ve Mülkiye Mektebi'ndeki Fransızca öğretmenliği görevlerine ölünceye kadar devam etti.
Hâşim'in sanat ve edebiyata ilgisi Galatasaray Sultanisi'nde başlar. Bilinen ilk manzumesi "Leyâl-i Aşkım" 1901'de "Mecmua-i Edebiyye"de yayınlandı. Bu dönemde Muallim Naci, Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret ve Cenab Şahabeddin'in tesiri altında kaldı. Son sınıfta iken Fransız şiirini ve sembolistleri tanıdı. Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı. 1905 - 1908 yılları arasında yazdığı ve Piyâle kitabına aldığı "Şi'r-i Kamer" serisindeki şiirleri hayal zenginliği, iç ahenkteki kuvvet ve büyük telkin kabiliyeti ile dikkat çekti ve beğenildi. 1909'da kurulan Fecr-i Âti'ye girdi. "Edebiyatı ideolojinin değil, estetiğin emrine vermek" prensibinden hareket eden Fecr-i Âti grubunun yayın organı Servet-i Fünûn dergisinde şiirler yayınladı ve Servet-i Fünûn - Edebiyat-ı Cedide - topluluğuna yapılan hücumlara makaleleriyle katıldı. 1911'de yayınlanan Göl Saatleri adlı şiirleriyle haklı bir şöhret kazandı. Fecr-i Ati dağıldıktan sonra siyasi ve edebi akımların dışında kendisine has bir şiir ve nesir anlayışının tek temsilcisi olarak kaldı.
Dış dünya gözlemlerini kendi prizmasından geçirerek anlatır; sonbahar, akşam kızıllığı ve karamsarlık önemli temalardır. Ahmet Haşim fıkraları, denemeleri ve gezi yazılarıyla da önemli bir yazardır. Düz yazılarında dili sade ve oldukça başarılıdır.