Bize Nasıl Kıydınız

7,6/10  (98 Oy) · 
538 okunma  · 
88 beğeni  · 
5.024 gösterim
Binlerce gül gördüm koparılmış atılmış.
Laleler de gördüm ki çok ucuza satılmış.
Gençler, yaşlılar gördüm hep aldatılmış.
Manen soruyorlardı, bize nasıl kıydınız?

Karanlıkta ışık vurmuş bir çift gamli göz
Adeta göz yaşları fışkırmıştı göz göz.
Garipler ovasından geçerken duyduğum söz.
Hepsi birden diyordu, bize nasıl kıydınız?
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9756717035
  • Yayınevi:
    Mektup Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Kübra Savan 
12 Tem 22:55 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Bu sefer eskilerden bir kitap okumak istedim ve tesadüfen bu eser geçti elime. Kitap başlarda çok akıcı geliyor. Ama daha sonra sürekli diyalog şeklinde ilerlemesi sıkıyor biraz. Üslup olarak daha çok ilkokul ya da lise çağlarına hitap ettiğini düşünüyorum. Konu olarak da kısmen güncel diyebilirim çünkü dinden uzaklaşmış avrupai bir gençlikten söz ediyor. Tesettürlü bayanlara nine gözüyle bakılıyor. (Şuan çok şükür öyle bir sorunumuz kalmadı.) Olay akışı ise şu şekilde: Başrolde Rabia adlı bir kız var. Annesi dinine düşkün bir bayan babası onun kadar değil malesef. Babası İhsan bey amcasının eşiyle yasak aşk yaşıyor ve buna oğlu İsmail şahit oluyor. Bunun üzerine baba oğlunu susturmaya çalışırken malesef onu öldürüyor. Buna da anne şahit oluyor ve aklını yitiriyor. Ismail'in ölümü annenin üstüne kalıyor. Bu da yetmiyormuş gibi sevgilisinin olduğu iddiaları yayılıyor. Tesettürlü bir bayan olduğu için zaten tüm kapalılar böyle imajı veriliyor. Başlarda Rabia bakıyor annesine ama sonra dayanamıyor onu bir akıl hastanesine yatırıyorlar. Bir süre sonra vefat ediyor. Vefatından sonra Rabia babasının yasak ilişkisine şahit oluyor ve tüm mahalleli önünde babasını tutuklattırıyor...
Bundan sonraki olaylar Rabia'nın Hüseyin abiyle tanışması ondan dini bilgiler öğrenmesi ve çevresindeki insanları hep dine davet etmesi şeklinde gelişiyor..
Kitap için ne çok iyi ne de çok kötü diyebilirim. Bence siz de okuyup Emine Şenlikoğlu'nun üslubuyla tanışmalısınız. İyi okumalar

Abdurrahman Köseoğlu 
15 Eyl 02:06 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir kıyımın görgü tanığı olarak onun nasıl gerçekleştiğini çok güzel anlatan ve o kıyıma reddiyeler yazarak okurlarını irşat eden güzel bir eser içimizdeki zıtların kutuplaştığı kitap.

nuh tufan 
02 Ağu 18:44 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabın gidisati beni sasirrti ben huseyin ve rabia evlencek diye beklerken ramazan rabiayi istemeye geldi ve rabiayla ramazan evlendi tavsiye ederim bu kitabi cok muhtesem bir kitap

Fatma okur 
30 Haz 22:05 · Kitabı okuyor · Puan vermedi

Sorarlar : Allah 'a niçin inanıyoruz ?
Cevap şudur : Var da onun için inanıyoruz .
Başka cevap arama hepsi aynı cevapta .
Kaç boyut bakarsan bak hepsi aynı ebatta .
Aklı olmayan balık suda, suyu sorarken ,
Benzemekmi istiyorsun o balığa sen?
GÖRDÜĞÜN HER ŞEYE BAK; SANAT NASIL İŞLENMİŞ ?
İŞLEMELER ORTADA , İŞLEYENSENSE , GİZLENMİŞ .



Kitaptan alıntıdır

ziya çoban 
06 Nis 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir solukta okunacak kitaplardan birisi. okunmasını tavsiye ederim. Başarılı bir eser.................................................................

nurettin atıcı 
14 Tem 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 9/10 puan

Rabia annesinin attığı kahkahalardan korkarak babasına seslenir. Odaya girdiklerinde annesini perişan ve delirmiş halde görür Rabia. Ney yapacaklarını bilemez ikisi de. Ayrıca Rabia’nın küçük kardeşi İsmail de ortalarda yoktur. Polis bunun araştırmasını da yapmaktadır. Annesi Hacer Hanım dindar bir kadındır. İffetini koruyan bu kadın hakkında ise kocasını aldattığı onu gören küçük oğlu İsmail’i öldürdüğü yönünde iftiralar çıkmış, bu durum Rabia’yı bir hayli üzmüştür. İlk başta çok diretir, bakımını yapar fakat artık dayanamayan Rabia annesinin akıl hastanesine gönderilmesine razı olur. Fakat aklı hep annesindedir. Ona orada nasıl bakacaklarını düşünmektedir. Sık sık annesini ziyarete giden Rabia bu sırada bir tekstil fabrikasında işe başlar. Orada aklını çelmek isteyen birçok insan çıkar. Herkes onu bildiğinden şaşırtmaya, dinden uzaklaştırmaya sürükler. Burada çalışan bir de Hüseyin adında bir adam vardır. Hüseyin ise Rabia’ya doğruyu ve gerçeği anlatmaktadır. Hüseyin, bu anlattıklarından dolayı bazıları tarafından sevilmez, yobaz olarak karşılanır ancak dinleyenlerin sayısı hayli fazladır. Sık sık bu çelişkilerin içinde kalan Rabia’nın kafası karışır. Giyimi bile değişmiştir. Her gün biraz daha açık kıyafetlerle gelir. Bu durum Hüseyin’i üzer. Nihayetinde Rabia, Hüseyin’i dinler ve doğru yolu bulur. Bu sırada Rabia’nın annesi ölür. Ve Hacer Hanım için camide mevlit hazırlıkları yapılır. Rabia annesinin ölümünden sonra çok düşünmüş ve olan biteni çözmüştür. Herkes camiye toplanınca ayağa kalkarak bu durumun sanıldığı gibi olmadığını, aslında babasının annesini amcasının eşi ile aldattığını, ikisini beraberken gören İsmail’i babasının öldürüp kömürlüğe attığını söyler. Polis araştırmasını tamamlar ve Rabia’yı da haklı görüp babasını hapse atar. Anasız babasız kalan Rabia’yı mahalledekiler Hüseyin ile evlendirmek isterler. Ancak ikisi de birbirini kardeş gibi gördüklerinden mümkün olmaz. Aslında Hüseyin nişanlıdır. Hüseyin dini propaganda yapıp, hapse girince nişanlısı beklemez ve nişanı atar. Nihayetinde Hüseyin hapisten çıkar ve Rabia’yı ziyarete gider. Fakat öğrendiği şeye şaşırmıştır. Rabia evlenmiştir.

Derya Aslan 
10 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çocukluk çağımda okudum ve halen aklıma geldikçe olumsuz etkisini yaşıyorum. Bu tür romanların amaçı nedir o yıllardan beridir merak ediyorum. Toplumu sapkınlaştırarak ötekileştirmek sonrada kınamakmı!!!!

Kitaptan 48 Alıntı

SlmbnKüçükStajer 
 29 May 13:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adamın birisini karakola götürmüşler.
Komiser sormuş:
-Bu adamını niçin dövdün?
-Bana su aygırı dedi.
-Ne zaman dedi?
-Üç yıl önce .
Deyince, komiser şaşırmış.
-Ee üç yıl önce söylediyse o zaman niçin dövmedin de, şimdi dövdün?
Adam cevap vermiş:
- Su aygırını iki saat önce gördümde , onun için komiser bey demiş.

Bize  Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 63)Bize Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 63)
SlmbnKüçükStajer 
31 May 14:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Allah için yap , insanlar için yaparsan hüsrana uğrarsın... Bu insanlar birden kaldırır ama yine birden yere vurur.''

Bize  Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 174)Bize Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 174)
SlmbnKüçükStajer 
31 May 14:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Milletin ahmağı, doğru bir şeye inanmak için saatlerce delil arar, yanlış bir şeye hemen inanır.''

Bize  Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 188)Bize Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 188)
SlmbnKüçükStajer 
30 May 13:41 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Biraz önce bana'' siz '' diyordunuz. Kapıcı olduğumu öğrenince '' sen'' demeye başladınız. Farkındasınız değil mi? İnsanlığa göre değer vermiyorsunuz , mesleğe göre değer veriyorsunuz.

Bize  Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 97)Bize Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 97)
SlmbnKüçükStajer 
29 May 12:58 · Kitabı okudu · Puan vermedi

-Aysel'in günü var bugün.
-Aysel'e, Ayşegül'e gün var, Allah'a gün yok. Olacak iş mi bu? Allah'ın verdiği günü Allah'a (cc.) vermekten mi kaçınıyorsunuz?

Bize  Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 41)Bize Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 41)
SlmbnKüçükStajer 
29 May 12:54 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ne demiş Yunus Emre :''Sen seni bil sen seni,senden sorarlar seni.''Biz kendimizi bilelim.

Bize  Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 41)Bize Nasıl Kıydınız, Emine Şenlikoğlu (Sayfa 41)
5 /