Bizim Dimitri (Hiç Gitmek İstemediler)Harun Çelik

·
Okunma
·
Beğeni
·
486
Gösterim
Adı:
Bizim Dimitri
Alt başlık:
Hiç Gitmek İstemediler
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
362
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944915793
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kent Kitap
Bir ömür oldu Yunanistan'a geleli ama buraya alışamadım. Evlendim, ev bark edindim, çocuklarım oldu ama kendimi halen buraya ait hissedemiyorum. Bir gün olsun Prevezeliyim ya da Yunanistanlıyım demedim. Diyemedim çünkü ben İstanbulluyum, ben Anadoluluyum. Burası benim yaşadığım yer ama benim vatanım Türkiye'dir. Ben burada olsam da ruhum hep İstanbul'da" diyordu Dimitri Abi.Ayrılma vakti geldiğinde Olga Ablanın benden bir ricası oldu: "Harun kardeşim. Sana bir şişe su versem. Samsun'a gittiğinde bir avuç toprak alsan, bir saksıya koysan ve bir çiçek diksen. Karadeniz'in toprağına diktiğin o çiçeği sana vereceğim su ile sulasan. Ve sonra, çiçeğe ve toprağa 'Bu Olga'nın suyudur, Yunanistan'dan size gönderdi' desen." Olga abla bunları söylerken, çok duygulandı ve ağladı.
(Tanıtım Bülteninden)
Mübadele yıllarında birisi 12 diğeri 4 yaşında iki Türk kardeş anne ve babalarıyla birlikte, memleketlerinden gönderilmek üzeredirler. Ancak kötü kalpli bir Yunan askeri kızı ve annesini alıkoyar. Baba ve erkek kardeş yeni ülkelerine giderler. Aradan 70 sene geçer. Anne ve baba ölmüş. Kardeşler yıllarca birbirlerinden haber alamamışlardır. En nihayetinde birisi onların hikayesini bilir ve iki kardeşi buluşturmak ister. Ancak ablanın yüreği bu heyecana dayanamaz; kardeşi yoldayken o vefat eder.

Göçmenleri taşıyan gemilerden birinde bir Rum kadının bebeği vefat etmiştir. Kurallara göre salgın riskiyle ölüler denize atılacaktır. Anne kalbi buna katlanamaz. ‘Yapmayın’ der, ‘atmayın’ der ama dinletemez. Sonunda o genç anne kucağında ölü bebeğiyle birlikte Ege’ye atlar ve sularda kaybolur.

Çok hazin öyküler değil mi? Bunlar gibi bir sürü var. Ve maalesef bunların hepsi gerçek. Ancak küçük bir değişiklik yaptım. Aslında anlattığım kardeşler Rum; anne ise Türk’tü. Şimdi duygularımız değişti mi? Değişmemeli… Çünkü acılar ortak, hasret ortak ve hepsi de insan.

Harun Çelik, Bizim Dimitri’ye alt başlık olarak ‘Hiç Gitmek İstemediler’ cümlesini seçmiş. Doğru da yapmış. Kitap Türkiye’den Yunanistan’a giden Rumlar ile Yunanistan’dan Türkiye’ye gelen Türklerin hikayelerini anlatıyor. Yani mübadillerin…

Kendisi de bir Karadenizli olan Çelik’in üç farklı zaman diliminde Yunanistan’a yaptığı seyahatler ile Türkiye’deki mübadillerle yaptığı görüşmeler var kitapta. Çelik hadiseye insani yönden ve objektif bakmaya çalışmış. Kitabın tamamında bu insani bakış açısı kendini hissettiriyor.

Mübadeleye ilgi duyuyorsanız sizin için ideal bir kitap bu; yok eğer duymuyorsanız duymanızı sağlayabilecek kadar da iyi.
Bir solukta okuyup bitirdiğim bir kitap. Baştan sona yaşanmışlıklarla dolu. Acı, öfke, hüzün ve daha böylesi bütün duyguları yaşatıyor. Okurken kanımızı donduran, tahayyül bile edemeyeceğimiz şeyler tarihimizin bir parçası, geçmişimiz. Eminim ki birçoğumuz bunlardan bihaberiz. MÜBADELE; okul müfredatındaki gibi yüzeysel geçilemeyecek kadar büyük olaylarla dolu.. Kitapta herkesin kendine ders çıkaracağı bir nokta olacaktır. Ben artık bu kıyısında yaşadığım limana daha farklı bakıyorum. Bir zamanlar ne hayatlar göçmüş burdan diyerek.... Ah be Eleni ne vardı az daha dayansaydın?
Merhaba kitap severler,
Tek solukta okudugum bu kitabi nasil yorumlayabilirim bilmiyorum ama şu bir gercek ki ; okurken icim parcalandi , yuregim acidi ,gozlerim yaşla dolu bitirdim kitabı.Kitabın son cumleleri ise beni öyle bir savurdu ki kendimi defalarca Selanik türküsünü dinlerken buldum.
Bu kadar acı, yoksulluk, çaresizlik ,hasret yaşanmışiki yakada da lakin bir an bile umudu o güzel yüreklerinden silmemişler.Vatan bildikleri topraklarından ayrılmak zorunda kalan bu çaresiz insanlar ,bir gün geri gelecekleri umuduyla yaşamışlar koca ömürlerini...
Kitabın her bir satırı özlem ve çaresizlik...
Kayaların bile dayanamadığı bu acıya ,sen nasıl dayandın insanoğlu??
70 yıl öz kardeşinden ayrı yaşamak??Daha ötesi yoktu işte... Onun da yüreği dayanamadı ve bu koca hasretliğin biteceğine inandığı o gün
öz kardesinin yolda oldugu siralarda gozlerini hayata yumdu...

Daha nice yarım yaşanmış hayatlar vardi iki yakada da!
Valizlerinde az eşyaları vardi ama yurekleri umutla doluydu...
Rum'u ,Türk'ü,Müslümanı,Ortodoksu aynı kaderi paylasti bu adaletsiz dunyada....Canlari cok yandı... Hep "öteki" oldu gittigi yerde....
Biliyorlardı evlerine yerlestikleri kisilerin torunlarinin bir gün kapılarını çalacaklarını...Yine de gocunmadılar ,sonsuz sevgiyle buyur ettiler onları!

Sevgi ögretilmiyordu ,sevgi içinde yaşatılıyordu...
Kinin kimseye yararı dokunmadı bu zamana kadar.Her daim ait olduğu kalbi çürüttü, yok etti.
Bu güzel hasret kokan insanlar bu dunyadan alacakli gitti ...

Söylenecek aslında çok şey kalmıyor bu kadar acının üstüne!Çünkü ne kadar bir şeyler söylemeye çalışsak da kelimeler yeterli gelmemeye başlıyor.
Bu kitap eğer bir yerlerde karşınıza çıkarsa mutlaka alıp okuyun derim sevgili kitap severler.
Tarafsız bir gözle okunduğunda yaşanılanlar çok sert bir şekilde yüreğinize dokunacaktır eminim.




Dip Not: Kitap boyunca "Yunanlı" kelimesi kullanılmıştır.Kelimenin doğrusu "Yunan" dır. Bilgilerinize sunarım.

Sevgiyle kalın...
Karşıdaki insanın yanlışı benim doğrumdur anlayışı ise sanırım en büyük tutarsızlıklarımızdan bir tanesi ...İki yanlışın bir doğru etmeyeceğini kimse anlamak istemiyor .
Tüm insanlar birlikte huzur ve barış içinde yaşasa . Hiçbir sınır olmasa , hiçbir sınır kapısı kalmasa , kimse savaşmasa ve silahlar yok olsa ...
Hep " Bir gün evimize döneceğiz " diyen ama bir daha evine asla dönemeyenlerin hikayesidir her şeyin özeti ...
Aslında kelimeler masum da , bizler o kelimelere , hayal dünyamızda , öyle anlamlar yüklüyoruz ki masum kelimeler birden vebalı gibi oluveriyorlar...Aslında kirli olan kelimeler değil , bizim zihnimiz .
Katilin ismi sadece katildir . Ve tüm katiller birbirinin kardeşidir , tıpkı tüm iyi insanların kardeş oldukları gibi ...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bizim Dimitri
Alt başlık:
Hiç Gitmek İstemediler
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
362
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944915793
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kent Kitap
Bir ömür oldu Yunanistan'a geleli ama buraya alışamadım. Evlendim, ev bark edindim, çocuklarım oldu ama kendimi halen buraya ait hissedemiyorum. Bir gün olsun Prevezeliyim ya da Yunanistanlıyım demedim. Diyemedim çünkü ben İstanbulluyum, ben Anadoluluyum. Burası benim yaşadığım yer ama benim vatanım Türkiye'dir. Ben burada olsam da ruhum hep İstanbul'da" diyordu Dimitri Abi.Ayrılma vakti geldiğinde Olga Ablanın benden bir ricası oldu: "Harun kardeşim. Sana bir şişe su versem. Samsun'a gittiğinde bir avuç toprak alsan, bir saksıya koysan ve bir çiçek diksen. Karadeniz'in toprağına diktiğin o çiçeği sana vereceğim su ile sulasan. Ve sonra, çiçeğe ve toprağa 'Bu Olga'nın suyudur, Yunanistan'dan size gönderdi' desen." Olga abla bunları söylerken, çok duygulandı ve ağladı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Stefania Giorgio
  • Fatma iFot
  • Muhammet ikbal Kılıç
  • Beyza Köse
  • Lütfü Bilgin
  • YASİN YILMAZ
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%60 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0