Bizim Diyar

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.931
Gösterim
Adı:
Bizim Diyar
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
274
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055257057
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Bizim Diyar
Bizim Diyar
Sevinç Çokum, Balkan coğrafyasına Yahya Kemal'in imlediği gibi bakıyor.

Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum, bir göç hikâyesi anlatıyor. Bu göç, bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç. Sürgün elbette: Osmanlı'nın kaybettiği Balkanlar'dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna, o büyük hüzne varıyor. Bir yanda ölümler, bitmeyen zorlu yolculuklar, kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü; öte yanda dirayet, kenetlenme, öfke ve yan yanalık.

Bizim Diyarın en belirgin duygusu, bu kenetlenme olmalıdır. İstanbul'da son bulan bu göçü, herkes başka yerlerde, başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir. Ama hep o inatla. Ve elbette "geçse de hiç unutulmayacak" bir hafızayla.
"Hangi birini anlatayım? Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor. Patlamalar, alevler, açılan gedikler, sessizce ölen askerler... İnleyen yaralılar... Bu bir imtihandır ana. Burada kendimizi öğreniyoruz. Yaşamaya hakkımız olduğunu, düşmanımızı öğreniyoruz... Telefonlar... Tayyarelerin gelip geçişi... Sudaki günün parıltılarına, gece yıldızlara bakmaya zaman yok. Otlar nemli, böcekler kuşlar öter durur. Siperler, dikenli hatlar... Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş. Geceleri türkü okuyorlar. Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk. Yeniden toparlandık. Yeniden doğduk."
274 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Yazarın ilk, benimse okuduğum ikinci kitabı.Eğer tarihte Osmanlının son dönemleri, meşrutiyet yıllarındaki Balkanları görmek istiyorsanız iyi bir başlangıç olabilir.
Bir yanda İttihatçılar, diğer yanda Abdülhamitçiler.Memleket yangın yerine dönmede.Kurtuluş kimdedir bilinmez.Bilinen bir şey varsa hürriyet aşkıdır.Ve göçler...Yitirilmiş topraklardan yapılan göçler.Nerelerdir peki o tapraklar derseniz 'Bizim Diyarlar'dır, Balkanlardır.Balkanlar bir feryad, bir ağıt yeri yüreklerde.Bulgarı, Sırbı, Yunanı birleşmiş Türkleri sürmeye çalışır topraklarından.Ve biz bu sürgünü bir ailenin üzerinden okuyoruz.Öyle bir aile ki köklü, güçlü, bulunduğu yerde nam salmış bir aile.Tıpkı Osmanlı gibi.Yavaş yavaş dağılmaya başlar bu aile.Usturumca'dan Selanik'e oradan Anadoluya.
Genel olarak sevdim ben bu eseri, yaşanılan acılara ortak oldum.Ama bir yandan da yarım kaldım.Çünkü yazar benim en çok merak ettiğim kısımları çok hızlı geçmiş.Ben isterdim ki romandaki bazı karakterlerin duygu dünyalarına girelim, hislerine ortak olalım, sonları nasıl olmuş bilelim.Ortadan kaybolanlar nerelere gitti, bazı ölümler nasıl gerçekleşti, ihanet içinde olanların sebepleri nelerdi?Sanırım şahıs kadrosunun yoğunluğundan bu yarım kalışlar.Kitap için tek eksik bulduğum kısımlar bu.
Son olarak Balkanlar bir zamanlar bizimdi, ve biz oralardan kendi isteğimizle değil zorla göçle gönderildik.Bu göçlerin yıkımı, acıları, yaşanılan işkenceler yaşayanlarda koca bir yaradır.Yaşananları bir nebze olsun merak ediyorsanız buyrun Bizim Diyarlara.Keyifli okumalar.
274 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitap okumayı çok severim. Belli bir konu yoktur dikkatimi çeken kitabı okurum. Fakat bu kitap benim için çok özel bir kitap. Yıllar önce kitap fuarından almıştım. 1970 basımı. 4 5 kez tekrar tekrar okuduğum bir kitap. İçimi parçalayan, bir aile daha ne kadar parçalanır diye defalarca düşündüğüm bir kitap oldu her zaman. Her okuduğumda sanki ilk kez okuyormuş gibi hissettim. Bence herkesin okuması gereken özel ve nadir kitaplardan biri.
274 syf.
·9/10 puan
Öncelikle şunu söylemeliyim ki popüler kültürde fazla açığa çıkmadığından fazlaca bilinen bir kitap değil Bizim Diyar. Romanın güzelliğine bakacak olursanız gösterilen ilgi ile ters orantılı oluyor. Romanda Osmanlı'nın dağılmadan önceki zamanlarındaki Selanik'teki bir ailenin öyküsü anlatılıyor. Osmanlı dağılmaya başlıyor, Balkanlar elden gitmeye başlıyor. Dolayısıyla aile de göç etmek zorunda kalıyor. Bu göç, tüm göçlerde olduğu gibi zorluklarla geçiyor. Bu zorluklar öyle iyi anlatılmış ki. Kitabı okurken sanki siz de o ailenin bir üyesi gibi hissediyorsunuz. Üstelik kitapta öyle güzel yerler var ki bu göç boyunca. Altını çizecek cümle oldukça fazla. Okumayı düşünüyorsanız eğer kesinlikle okuyun. Yaşanılan zorlukları unutuyoruz, zorlukları ve onları çekenleri anımsamak ve düşünmek için harika bir fırsat.
274 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Çokum'un yazarlık hayatının ikinci romanı. Bir göç hikâyesi anlatılıyor. Aslında bu göç, bizim çok yakından bildiğimiz bir mecbûri göç. Yâni, sürgün.Osmanlı'nın kaybettiği Balkanlar'dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusu vermeye çalışılmış. Bir yanda ölümler, bitmeyen yolculuklar, kendi toprağından ayrılmanın o derin üzüntüsü; öte yanda kenetlenme, şükür, öfke.. Sıcacık bi kitap.. Çokum'un gerek üslûbu gerek kurgusu tıpkı Aytmatov tarzı, belki bu yüzden beni sardı. Tek kelimeyle; m ü t h i ş bir kitap. Okuyun.
Tuhaf bir kıpırtı var içimde.Türklüğümü hiç böylesine derinden hissetmemiştim.Kendimize dönelim, kendimizi tanıyalım diyorum.Hürriyet önce kendimizi tanımakla başlıyor.
Sevinç Çokum
Sayfa 36 - Cönk yayınevi
İnsan herşeyi öğrenmek istiyor. Ama okumakla bitmiyor. Sonu gelmiyor okumanın...
Sevinç Çokum
Sayfa 74 - Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Güzelliği gör kızım. Ağacın nasıl meyva verdiğini gör. Kurulu düzenine bak, hayreti öğren.
Sevinç Çokum
Sayfa 211 - Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Hürriyet, gülüşlere benzer bir şeydir. Hürriyet, Pembe ablanın çeyiz sandıklarına resmedilen kuşlar ve bahçeler gibi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bizim Diyar
Baskı tarihi:
Haziran 2012
Sayfa sayısı:
274
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055257057
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Bizim Diyar
Bizim Diyar
Sevinç Çokum, Balkan coğrafyasına Yahya Kemal'in imlediği gibi bakıyor.

Yazarlık hayatının ikinci romanı olan bu metinde Çokum, bir göç hikâyesi anlatıyor. Bu göç, bizim aslında çok yakından bildiğimiz bir mecburi göç. Sürgün elbette: Osmanlı'nın kaybettiği Balkanlar'dan ayrılmak zorunda kalan bir ailenin çeşitli bireyleri üzerinden bütün göçlerin o temel duygusuna, o büyük hüzne varıyor. Bir yanda ölümler, bitmeyen zorlu yolculuklar, kendi toprağından ayrılmanın derin üzüntüsü; öte yanda dirayet, kenetlenme, öfke ve yan yanalık.

Bizim Diyarın en belirgin duygusu, bu kenetlenme olmalıdır. İstanbul'da son bulan bu göçü, herkes başka yerlerde, başka zamanlarda yaşamış ve sonunda yerleşik olabilmiştir. Ama hep o inatla. Ve elbette "geçse de hiç unutulmayacak" bir hafızayla.
"Hangi birini anlatayım? Gece ışıldaklar karayı yalayıp geçiyor. Patlamalar, alevler, açılan gedikler, sessizce ölen askerler... İnleyen yaralılar... Bu bir imtihandır ana. Burada kendimizi öğreniyoruz. Yaşamaya hakkımız olduğunu, düşmanımızı öğreniyoruz... Telefonlar... Tayyarelerin gelip geçişi... Sudaki günün parıltılarına, gece yıldızlara bakmaya zaman yok. Otlar nemli, böcekler kuşlar öter durur. Siperler, dikenli hatlar... Askerlerden biri incir toplayıp getirmiş. Geceleri türkü okuyorlar. Yıllardır böyle birlik olunması için uğraşıp durmuştuk. Yeniden toparlandık. Yeniden doğduk."

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • nisa
  • Karalama Defteri
  • pınar olcar
  • Düştüm ama toparlancam
  • Şeyda
  • Gamze
  • Bilgehan Soner
  • Güzide Demirhan
  • #Ü.ن.l.#
  • FıSTıKÇı ŞaHaP

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (9)
9
%18.5 (5)
8
%14.8 (4)
7
%14.8 (4)
6
%3.7 (1)
5
%3.7 (1)
4
%3.7 (1)
3
%0
2
%3.7 (1)
1
%0