Boğaziçi Mehtapları

·
Okunma
·
Beğeni
·
1818
Gösterim
Adı:
Boğaziçi Mehtapları
Baskı tarihi:
Mart 1997
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757696957
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bağlam Yayınları
Baskılar:
Boğaziçi Mehtapları
Boğaziçi Mehtapları
Boğaziçi Mehtapları
Boğaziçi Mehtapları
Abdülhak Şinasi'yi okurken nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Yazış, yâni bütün san'atlara benzeyen bir san'at... Abdülhak Şinasi, nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden muharrirlerimizdendir. Bu da onun hesabına kaydedilecek mazhariyetlerdendir. -Ahmet Hamdi Tanpınar- Ülkü, 1 Mayıs 1943 Fahim Bey ve Biz muharriri şiirin ve ince zekâsıyla derin hassasiyetinin en tam ve kemalli ölçüsünü bize Boğaziçi Mehtapları'nda vermiştir. -Yakup Kadri Karaosmanoğlu- Ulus, 1 Aralık 1944 Bu kitabı kâh tatlı bir rüya görür gibi zaman ve mekânı unutarak, kâh benim de tanıyabildiğim, yaşıyabildiğim Boğaz'ı hatırlattığı yerlerde hüzünlenerek okudum. Bu harikulâde nesrin musikisini ise her zaman dinledim. -Ziya Osman Saba- Vakit, 1 Şubat 1944 Abdülhak Şinasi Hisar'ın "Boğaziçi Mehtapları" isimli kitabı, Türk edebiyatının en mükemmel eserlerinden biridir. Abdülhak Şinasi'den başka hiçbir edibimiz bu mevzuu bu kadar derin bir hassasiyetle, başından nihayetine kadar bu derece muhteşem bir şiire bürüyerek değil de, doğrudan doğruya şiir halinde yazamadı.
-N. S. Örik- Tanin, 22 Eylül 1943
195 syf.
Yazarın bu kitabı için Nahit Sırrı Örik şöyle demiştir: "Türk edebiyatının en mükemmel eserlerinden birisidir. Abdülhak Şinasi'den başka hiçbir edibimiz bu mevzuyu bu kadar derin bir hassasiyetle, başından nihayete kadar bu derece muhteşem bir şiire bürüyerek değil de, doğrudan doğruya şiir halinde yazamadı."
Kesinlikle şiirimsi bir anlatımla yazılmış olan anılar, boğazdaki mehtap ve saz gecelerini nefis bir dille anlatıyor. Kitap Hazırlanış, Toplanış, Musiki Faslı, Sükût Faslı, Aşk Faslı, Dağılış, Hatırlayış olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. Elinize alıp bir oturuşta okuyabileceğiniz bir kitap değildir. Her bölümün içinde ayrı başlıklardan oluşan anılar mevcuttur. Benim tavsiyem belli aralıklarla bu bölümleri okuyarak ilerlemektir. Yoksa sıkılabilirsiniz. Kitabın edebi değerinin fazlasıyla var olduğunu unutmayınız. Anlatım tarzı, yapılan benzetmeler kitabın konusunun yanında ayrıca değerlendirilmelidir.
195 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabın kapağını açtığımız vakit bilinmeyen bir ses mazinin kapalı, esrarlı kapılarına “açıl susam” demişte bize satırların ardından bambaşka bir dünya açılmışçasına efsunkâr bir diyâr sunulmuş gibi, bu zamana ait olmayan bir başka zamanda dolanıp durmuşuz gibi. Mazi lekesiz, gamsız hep mesutmuş gibi...
221 syf.
Hani durup durup özlemle hatırladığınız anılarınız vardır ya böyle kendi kendinize hiç konuşmadan bakışlarınız bir noktaya odaklı bir şekilde saatlerce anlatırsınız o günleri kendinize.
gönlünüze tatlı acı bir özlem gelir derin bir nefes alırsınız ağzınızda lezzetli bir yemek keyfi bir huzur tadı kalır öyle bir şey işte bu kitap.
Hiç yaşamadığınız anılarınızı hatırlıyorsunuz o özlemi o keyfi hissediyorsunuz.
Ayrıca kitabın sonlarında izafiyet teorisine değinilmesi de çok hoş olmuş. Keşke konuşabilsem arkadaş olabilsem dediğim yazarlardan bilgili duygulu... Ah Abdülhak Şinasi Hisar...
195 syf.
·8/10
Boğaziçi'de tur yapmak isteyenler , mehtaba katılmak isteyenler oralara gitmese de bu kitabı okuyarak zaten mehtaba katılmış olacaktır.
195 syf.
·124 günde·Beğendi·8/10
Boğaziçi Muhatapları, güzel bir İstanbul anlatısı. Bu denemede Abdülhak Şinasi Hisar'ın betimlemelerine ve benzetmelerine hayran olacaksınız. Türkçenin güzelliğini göreceksiniz bu deneme kitabında.
195 syf.
İstanbul'u dinlemek ve duymak için mutlaka okunması gereken bu kitap, İstanbul üzerine yazılmış sayılı şaheserlerden. Hisar, Boğaziçi'ni mevsim mevsim, saat saat yaşatmayı başarıyor; geçmiş zaman cennetinde görülen bir medeniyet rüyasına götürüyor.
“O zamanlarda dağınık İstanbul'un her mahallesi diğerlerine sanki hasret çekerdi ve biz İstanbul'un herhangi bir yerinde olsak başka bir semtin daüssılasını duyardık.”
Zira uzaktan gördüğümüz şeyler bize daima daha çok güzel görünür ve daha çok hoşumuza gider. Halin bütün dikenleri gözlerimize batar. Halbuki mazinin bize batacak dikenleri ortada değildir.
"Bir millete yapılabilecek sinsi ve en şeytani hücum onun vicdanından mazisini almak, hafızasında mazisini yok etmektir. Bundan mahrum edilen bir millet en emin kuvvetini kaybetmiş olur."
- " (…) Günün veya gecenin hisli bir anında birden küçük bir şey geçer, gönlümüzü taşıran bir damla düşer.
Uzakta bir vapur sesi haykırışa benzer.
Karşımızda bir servi titreyerek boynunu büker.
Bir gülün kokusu bize çok gelir.
Bir martının haykırışlarıyla sükut bir kumaş gibi yırtılır.
Havada esrarlı bir ürperiş duyulur
(...) O saniyenin aydınlığında ve uyanıklığında ruhumuzun, karanlık aleminde, nasıl bir bekleyiş halinde olduğunu görürüz...."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boğaziçi Mehtapları
Baskı tarihi:
Mart 1997
Sayfa sayısı:
195
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757696957
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bağlam Yayınları
Baskılar:
Boğaziçi Mehtapları
Boğaziçi Mehtapları
Boğaziçi Mehtapları
Boğaziçi Mehtapları
Abdülhak Şinasi'yi okurken nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Yazış, yâni bütün san'atlara benzeyen bir san'at... Abdülhak Şinasi, nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden muharrirlerimizdendir. Bu da onun hesabına kaydedilecek mazhariyetlerdendir. -Ahmet Hamdi Tanpınar- Ülkü, 1 Mayıs 1943 Fahim Bey ve Biz muharriri şiirin ve ince zekâsıyla derin hassasiyetinin en tam ve kemalli ölçüsünü bize Boğaziçi Mehtapları'nda vermiştir. -Yakup Kadri Karaosmanoğlu- Ulus, 1 Aralık 1944 Bu kitabı kâh tatlı bir rüya görür gibi zaman ve mekânı unutarak, kâh benim de tanıyabildiğim, yaşıyabildiğim Boğaz'ı hatırlattığı yerlerde hüzünlenerek okudum. Bu harikulâde nesrin musikisini ise her zaman dinledim. -Ziya Osman Saba- Vakit, 1 Şubat 1944 Abdülhak Şinasi Hisar'ın "Boğaziçi Mehtapları" isimli kitabı, Türk edebiyatının en mükemmel eserlerinden biridir. Abdülhak Şinasi'den başka hiçbir edibimiz bu mevzuu bu kadar derin bir hassasiyetle, başından nihayetine kadar bu derece muhteşem bir şiire bürüyerek değil de, doğrudan doğruya şiir halinde yazamadı.
-N. S. Örik- Tanin, 22 Eylül 1943

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • İsmail Yıldırım

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0