Boğaziçi Şıngır Mıngır (Salah Bey Tarihi 3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.443
Gösterim
Adı:
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Alt başlık:
Salah Bey Tarihi 3
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755701912
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Boğaziçi, Dünya Coğrafyasının en güzel kesitlerinden biri. Doğanın, Tarihin ve Şimdiki Zaman'ın benzersiz bir alaşımı. Üzerine çok şey yazıldı iki bin yıldır, ama Salah Birsel'in "Boğaziçi Şıngır Mıngır"ı başka: Günün her saatinde nasıl renk değiştiriyorsa, Birsel' in üslubu da öyle.
- Enis Batur
(Arka Kapak)
456 syf.
·Puan vermedi
“Bu şehr-i Sitanbul ki bir misl ü behâdır
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedadır”(Nedim)

Denize sıfır bir nefes çekiyoruz, şöyle Boğaz’ı ince ince süzerek. Allah var güzel memleket. Gerçi artık Yahya Kemal’in ‘Aziz İstanbul’undan çok Tevfik Fikret’in fahişe İstanbul’una benziyor ama olsun hala güzel hala alımlı... Neyse her şeye rağmen hala İstanbul’u ve onda yaşamayı sevenlerdenseniz bugün bir Boğaz turuna davetlisiniz. Ama altımızda şehir hatları vapuru değil Salâh Bey’in kayığı var. Kürekler hem mekana hem de zamana karşı çekiliyor.(Burada dileyenler arka fonda Münir Nurettin Bey’den ‘Aheste çek kürekleri mehtab uyanmasın’ gazelini dinleyebilirler.) Yeryüzü de gökyüzü de rengarenk. Her semtte başka vaka, her yalıda ayrı dedikodu, her sarayda farklı entrika var. Hezarfen Kartal kanadıyla Galata’dan süzülüyor. Beşiktaş’ta Abdülhamid-i Sani Han Hazretlerinin tahta şeref buyuruşlarının 25. sene i devriyeleri töreni. Yanımızdaki saltanat kayığında yazlık sarayına giden Halife hazretleri. Boğaz’ın cennet misali meyve bahçelerinden göz hakkı almaya da müsade var.Arada Ahmet Rasim’le Salah Birsel rakı neyle ve de nasıl içilir diye tartışıyorlar. Emirgan, İstinye, Arnavutköy, Kandilli, Beykoz... Göksu cıvıl cıvıl, kimi pikniğe kimi hayırlı bir kısmet bulmaya gelmiş. Beşiktaş’ın her köşesinde bir şair ve edip; demli sohbetler kaynatıyorlar. Işıl Işıl bir boğaz. Şair’in ‘Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer’ mısrasının bilenler için mübalağa olmadığı anlaşılıyor.
Fanilik insanoğlunun alın yazısı. Bu eşsiz gezinin de sonu geldi. Salah Bey’e selam ve saygıyla veda ediyoruz. Artık dağılacağız, herkes meşrebine göre. Bu güzel şehirde yaşadığı için dileyen Eyüp Sultan’a şükür namazına dileyen Kalamış’a bir tatlı huzur almaya.
Yazı böyle bitsin istemezdim ama kitabı okuduktan sonra o manzaralardan geriye sadece kırıntılar kaldığı için kendimi tutamadım.”Ex-payitaht olan şu nadide şehrin şantiyeden hallice bir mevkide bulunmasında katkısı olan kim varsa gün yüzü görmesin. Diktiği usulsüz ucubeler sıratta sırtına yük olsun. Bir yudum oksijene muhtaç kalsın da katlettiği ağaçlar o şifalı havayı ondan esirgesin.”
Lütfiye SOYLU
Lütfiye SOYLU Boğaziçi Şıngır Mıngır'ı inceledi.
@yeleken·01 Nis 2015·Kitabı okumadı
Salah Birsel'i okurken bin kitap okumuş hissi olur insanda.Kendine has o eşsiz diliyle tarihe, bugüne, insana dair içten ve derin yazılar.Nar gibidir Salah Birsel'in kitapları.Çarşıdan alırsınız bir tane, açıp okursunuz bin tane:)
456 syf.
·4/10
Üslup mükemmel olabilir ama fikirler tutarsız bir taraftan sitayişle bahsettiği güzelim bahçeleri anlatırken Diğer taraftan Lale soğanlarına verilen paraların boşuna gittiğini ima eder Madem öyle neden o zaman bu bahçelerin güzelliğinden bahsediyorsun Demek ki bu paralar bir güzellik için yatırılmış. Her bir güzelim bahçeyi anlatırken bir Osmanlı paşasının ya da sadrazamın yahut padişahın oraları haksızca ele geçirdiğini ima eder Halbuki Dünyanın düzeni böyle yalılarda fakirler oturacak değil ya sistem bu.
Ayrıca tarihin hüzün dolu sayfalarına kendi yorumunu katarak bühtan üstüne bühtan an iftira üzerine iftira savunmuştur. sayfa29'dan: Sultan 3. Mehmet Osmanlı tahtına oturduğu gün boğdurttuğu 5 erkek kardeşini eğlence için bindiği Baştardesin arkasına bağlatır boğaz akıntısında Hora tepen tabutları seyretmeden Neşve seni bulamaz. Bu nasıl bir yalan böyle. Koyu satırlarında güzelim İstanbul manzaralarını anlatırken satır aralarında Osmanlı ya resmen kin kusmuştur. Ne yapalım Osmanlı büyük bir devlet çok güzel bahçeler çok güzel Yalılar şehirler inşa etmiş bazılarının zoruna gidiyor olabilir...
456 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Salah Birsel' i bu kitapla tanıdım .
Akıcı bir Türkçe nin yanında iğneleyici konuşmaları ,ikilemeleri , kendine has kelimeleri dikkat çekiyor .

İKİLEMELERDEN BAZILARI ŞÖYLE : Gıdım gıdım ,set set, fık fık kaynamak , aşna fişne , fat fut atlamak ,vızık vızık , tartak martak , yalak yanşak ,yel yepelek yelken kürek , zanu-ber-zanu , hoşforoş , fıştıkı fıştıkı .


VE BAZI KELİMELER : Fotografi , Teravi , Yiyinti , Kitakse ,Demdeme ,Elado , Mahşerallah .
Severek ve keyifle okuduğum kitaplardan biriydi .
456 syf.
·Beğendi·9/10
Yine Birsel dili ve akıcılığı. İstanbul gözünüzün önünde canlanır okurken. Satır aralarına dikkat etmek gerekir. Birsel oraları bile doldurmaktadır.
456 syf.
·27 günde·5/10
'Salah Bey Tarihi' ana başlığı altında yayınlanan bir seri. Tarih-anı-biyografi karışımı bir türü var kitabın.
Salah Birsel edebiyatımızın önemli denemecilerinden birisi. Onun için denemeleri daha tercih edilebilir. 'Binbir Gece Denemeleri' başlığı altındaki denemeleri bulunup okunabilir.
Bu kitap yer yer sıkıcı bir anlatıma sahip. Osmanlı döneminin günlük hayatıyla ilgili çok fazla detaya indiği yerlerde öğrenmememin hiçbir şey kaybettirmeyeceği bilgiler olarak düşündüm buraları. Fakat eski İstanbul'u bilmek isteyenler ve İstanbul yeniden keşfetmek isteyenler için bulunmaz bir eser. Ayrıca Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Mithat Efendi gibi edebiyatçılarla ve bazı padişahlarla ilgili özel bilgilerin yer aldığı bölümler ufuk açıcıydı. Mesela kardeş katlinde bulunan bazı padişahların, kardeşlerinin cesetlerini birkaç gün yanlarında tutarak ölüye sarılıp af dilediklerini anlattığı bölüm hayli etkileyiciydi.
Eğer yanlış değilse Ayhan Işık'ın liseden Fransızca Öğretmeni olduğu da söylenir.
456 syf.
·6 günde·8/10
Birbirinden bağımsız 38 parça kısa denemelerden oluşan İstanbul Boğazının tarihi dokusu, güzellikleri, bilhassa yalıları,konakları ve saraylardaki yaşamları padişahlar,sadrazamlar,sultanlar,şehzadeler üzerinden aktaran önemli bir eser.
456 syf.
·Puan vermedi
Edebiyatımızın en meşhur deneme kitaplarından biri olmasına rağmen benim hiç tat alamadığım bir eser. Salah Birsel hakkında o kadar övgü dolu söz duyduktan sonra karşıma çıkan denemeler açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı.
Tevfik Fikret onlara: "Yiyin efendiler yiyin, bu yağma sofrası sizin" dedikçe onlar da durmadan dinlenmeden, soluk almadan tıkınırlar.
1946 Şubatında, bir pazar günü, üç adam, Şişli’den yola çıkıp, Mecidiyeköy-Zincirlikuyu üzerinden derelere, tepelere vurmuşlar -o sıralar ortalarda Levent ya da Etiler adını taşıyacak tek bir kulübe bile yoktur- ve Baltalimanı çayırına inmişlerdir. Bu üç adam bizim Sait Faik, Oktay Akbal ve Salah Birsel’den başkası değildir. Yolda Sait bir ara Oktay’la Salah’ı durdurmuş, eliyle uzaktaki bir koyuluğu göstererek: “İşte Menekşeli Vadi orası.” demiştir. Sait bir öyküsünde bu Menekşeli Vadi’yi şöyle anlatır: Sabahleyin uyandığım zaman dışarıya baktım. Önümde, sis içinde bir bahçe uzanıyordu. Kenarda yansı cam, yansı hasır örtülü “ser” gibi bir şey vardı. Pencereyi açtım. Güzel bir menekşe kokusu burnuma doldu. Hava ılık, ılıktı. Sonra sis ağır ağır açıldı. Gözümün önüne bir bostan serildi. Lahanalar, çiçekler, maydanozlar, salatalar şaha kalkmıştı. Ötelerde, çiçeklerin arasında, başka bahçeler, başka yamru yumru binalar gözüküyordu. Her taraf aynı bitki, aynı hayvan, aynı çarpık ve birbirinden epey uzak binalarla dolu idi. Menekşe, her taraf menekşe kokuyordu. Yolun tam ortasından şarıl şarıl bir de dere akıyordu. Akşam eve gelirken bu derenin içinden mi geçmiştik? Ayaklarım bile ıslanmamıştı.
10 Mayıs 1917 günü Rıza Tevfik Arnavutköy'de "Gözlerin" adlı şiirini yazmıştır:

Ruhumda gizli bir emel miarar,
Gözlerime bakıp dalan gözlerin!
Aklıma gelmedik bilmece sorar,
Beni hülyalara salan Gözlerin!

.... İçimde yer edip kalan gözlerin, özlem gecelerinin üzüncünü döker...
Sanki İstanbul bir güzel bahçe olup bu evler de onun güzel çiçekleriydi. Bu çiçekler sonbahar rüzgarlarıyla soldu. İstanbul güz mevsiminde yalnız yeşillikten oluşan bir çayıra dönüştü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Alt başlık:
Salah Bey Tarihi 3
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
456
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755701912
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Boğaziçi Şıngır Mıngır
Boğaziçi, Dünya Coğrafyasının en güzel kesitlerinden biri. Doğanın, Tarihin ve Şimdiki Zaman'ın benzersiz bir alaşımı. Üzerine çok şey yazıldı iki bin yıldır, ama Salah Birsel'in "Boğaziçi Şıngır Mıngır"ı başka: Günün her saatinde nasıl renk değiştiriyorsa, Birsel' in üslubu da öyle.
- Enis Batur
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 102 okur

  • Şahin Akkuş
  • Selma
  • YsnBhc
  • By
  • Mery
  • Levent Kıvrıkoğlu
  • Emre Tanrıverdi
  • Elif Diril
  • Erdem AYDIN
  • Mehmet Akif Cesur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%15
55-64 Yaş
%5
65+ Yaş
%5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.7
Erkek
%43.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.2 (1)
9
%25 (6)
8
%16.7 (4)
7
%8.3 (2)
6
%8.3 (2)
5
%16.7 (4)
4
%8.3 (2)
3
%0
2
%0
1
%4.2 (1)